Minik Çevreciler İş Başında

0

Anaokulu çocuklarımız minik birer çevreci bilinciyle, atıkları ayrıştırarak topluyor, onları geri dönüşüme kazandırıyor. Geri dönüşüm için afişler hazırlıyor. “Doğayı düşün, çözüm geri dönüşüm” sloganıyla arkadaşlarını bilgilendiriyor.

Okulumuzda 2010-2011 eğitim yılından itibaren Eko Okullar Programı yürütülüyor. Eko-Okullar Programı anaokulu ve ilköğretim okullarında çevre bilinci, çevre yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma eğitimi vermek için uygulanan bir program. Bu program, okullarda ISO 14001/EMAS üzerine kurulmuş bir çevre yönetim sisteminin uygulanmasını sağlıyor. Çocuklar bu program sayesinde yaşadıkları çevreye olan sorumluluklarını öğreniyorlar. İçinde bulundukları toplumu çevre duyarlılığı konusunda bilgilendirmek için çalışıyorlar.

Amazon’da Türkiye’den Eğitim Alanında Yayınlanan İlk e-kitap Öğretmenimizin

İngilizce öğretmenimiz Özge Karaoğlu Ergen’in, Brezilyalı öğretmen eğitimcisi Jennifer Verscoor’la beraber yazdığı “My First Digital Journey” (İlk Dijital Yolculuğum) adlı; TheRound yayınevi tarafından piyasaya çıkan e-kitabı tüm dünyada yayınlandı.

“My First Dijital Journey”; web teknolojilerini sınıf içinde kullanmak isteyen öğretmenlere yol gösteren bir başucu kitabı. Bu e-kitap, ilk defa teknolojiyi eğitimde kullanacak öğretmenlere, 20 farklı web aracını açıklıyor, örnek derslerle bu teknolojileri sınıflarında nasıl kullanabileceklerini anlatıyor.

Amazon’da Türkiye’den eğitim alanında yayınlanan bu ilk e-kitabı, Kindle ya da tabletlerinize indirilebilirsiniz:

http://www.amazon.com/My-first-digital-journey-ebook/dp/B00ANRWA26

Buluş Şenliği’nde Terakki’ye İki Ödül

Fen Lisesi öğrencilerimiz Ünal Cem Pişirici, Sinan Keyder ve Ege Erdoğan’dan oluşan takımımız hazırladıkları düzenekle 8 Aralık’ta  İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen 9. Buluş Şenliği-Invention Challenge İstanbul “Ruloyu Havada Çöz” yarışmasında “En Küçük Tasarım” ve “En Hafif Tasarım” ödüllerini aldı.

“Ruloyu Havada Çöz” adını taşıyan bu yılki yarışmada, bir tuvalet kâğıdı rulosunu havaya fırlatıp, havada yol alırken konfeti gibi çözülüp uzun ve tek parça bir kâğıt şeridi oluşturacak bir düzenek tasarlanıp yapılması istendi. Takımlar, geliştirdikleri düzeneklerle uzunluğu 18 metre, ağırlığı 140 gram’ı bulan tuvalet kağıdı rulosunu hem uzağa fırlatıp, hem de havada kopmadan açmak için yarıştılar.

Öğrencilerimiz bu amaca yönelik yaptıkları çalışmalarda üç farklı tasarımda düzenek geliştirdiler. Bunlardan en büyüğü tuvalet kağıdı rulosuna vuruş yapan bir düzenek. Biraz daha küçük olanı mancınık sistemiyle tuvalet kağıdını fırlatan ikinci düzenek . Üçüncü ve diğerlerine göre çok küçük olanı ise yine mancınık sisteminin kullanıldığı düzenek.

Düzeneklerin fırlattıkları kâğıt rulolarının havada yol alırken kendi ekseni etrafında dönerek kâğıt şeridin kopmadan açılması için çeşitli yöntemler geliştirildi. Okulun çeşitli mekânlarında yapılan deneme atışlarıyla bu düzenekler geliştirilip, en iyi neticeleri almaları sağlandı. Düzeneklerin yarışma dışında Fizik derslerinde başta “Atış” konusu olmak üzere, çeşitli konuların işlenmesi sırasında laboratuvar çalışmalarında kullanılması da planlanıyor.

Öğrencilerimize çalışmalarında Fen Projeleri Koordinatörümüz Ziya Bahtiyar, Fizik öğretmenimiz Şenol Özçelik, Laborantımız Ali Kurt ve teknisyenimiz Safi Demir destek verdi.

Buluş Şenliği Yarışması “Invention Challenge” adıyla, ABD Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’nın uzaya gönderilen roket, uydu ve uzay robotlarının tasarlanıp yapıldığı Jet Propulsion Laboratory (JPL) bölümü tarafından kendi bünyesindeki mühendisler ile çevre okullardaki öğrencilerin katılımıyla 1998 yılından beri her yıl düzenlenmekte. Yarışma, 2004 yılından beri aynı format ve içerikte ABD dışında sadece ülkemizde düzenlenmekte ve yarışmacıların projelerinde birbirlerinden esinlenmemesi için ABD ile aynı tarihte yapılmakta.

Yarının Dünyasına Hazırlanacaklar

0

[tag-cloud-fx][/tag-cloud-fx]

Değişim, dünya için artık kaçınılmaz bir olgu ve yaşam boyu öğrenmek de değişimin en vazgeçilmez parçası; dijital çağın gitgide artan kültürel çeşitliliği sayesinde insan, rotasını dünyaya çevirerek çevresindeki değişimlerin bir parçası haline geliyor ve küreselleşen dünya, toplumların zihnini şekillendirirken, bakış açısını da genişletmeye başlıyor. Yani, insanın diğer toplumlardaki gelişmelere tanık olması ve sorumluluk bilinciyle farklı yaklaşımları benimsemesi, bireyin bir bütünlük içinde düşünebilmesine neden oluyor. Böylece küresel dünya toplumlarını bir arada tutan bağlılık, bütünün bir parçası olduğumuzu algılayabilmemiz ile ortaya çıkıyor; farklı değerler ile gelişen toplum bireyleri, farklı kültürlerin de var olduğunu kabullenerek uluslararası bir zihniyet geliştirmeye başlıyor.

Kendi kültürüyle beslenerek uluslararası farklılıkların içinde gelişmeye başlayan birey, uluslararası bir köprü kurarak sınırlar ötesinde bir yolculuğa çıkıyor. Ancak, toplumların arasındaki etkileşimi sağlayan bu köprü, küresel dünyanın en önemli unsuru “eğitim” ile ayakta duruyor. Bu nedenle Terakki, öğrencilerini küresel ortama taşıyarak onu değişimin sürekliliğine hazırlamayı hedefliyor.

İlk yazıda da belirttiğimiz gibi, sosyal ağların bilgi akışındaki kolaylaştırıcı etkisiyle toplumlar arası iletişim güçleniyor ve sınırlar artık bir engel olmaktan çıkıyor. Ulusal kimlikler ise, toplumlar arasında gerçekleşmeye başlayan etkileşim sayesinde küresel vatandaşlık boyutu kazanıyor. Böylece dünyanın farklı noktalarında büyüyen kültürler, anlaşabilmenin yollarını arayarak birbirini tanımaya başlarken, küresel dünya “insan”ın çevresinde dönerek toplumları birbirine bağlıyor ve evrensel bir dil ile yaşamları ortak bir noktada buluşturuyor. Artık her bir adım, küresel dünyanın bilinmezliğine doğru atılıyor ve kültürler arası anlayış, sadece evrensel bir dil ile sağlanıyor. Uluslararası zihin ve kültürler arası anlayışı dilin zenginliği üzerine kuran International Baccalauerate (IB www.ibo.org), iletişim için içgüdüsel olan dil’in küresel bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

IB eğitim yaklaşımındaki sınıf ortamı ve bu ortamda öğrencinin bilişsel süreçlerine yapılan katkıyla birlikte dil ve kültürün rolü, uluslararası bakış için düşünce, söz ve eylem birliğinin kapılarını aralıyor. Tek dilli ve tek kültürlü bir eğitim, öğrencileri küresel bir toplum için yetiştirmeye ne yazık ki yeterli görünmüyor. Kültürel bir araç olan dil, insan ilişkileriyle örülen uluslararası etkileşimi her geçen gün yeniliyor ve kuvvetlendiriyor. Öğrencilerin yarının dünyasına hazırlanmasına yardımcı oluyor.

Küresel sınıfta farklı kültürel ve bilişsel özellikleri olan öğrenciler etkileşimi arttıran öğrenme ortamlarında uluslararası bakış açısıyla daha geniş bir dünyaya açılıyorlar.

Öngörülemez olan gelecek, uluslararası anlayışın ilke ve değerlerini kabul edip hayata geçiren bireyler tarafından şekillenecek gibi duruyor.

 

Eğitim Değişiyor Düşünceler Evrenselleşiyor yazısını okumak için tıklayınız.

Öğrencilerimiz Benin ve Güney Sudan’ın Delegeliğini Yaptı

0

Üsküdar Amerikan Lisesi tarafından 6 – 9 Aralık tarihlerinde düzenlenen Türkiye Uluslararası Model Birleşmiş Milletler Konferansı TIMUN’12 de 6 STIMUN (Şişli Terakki International Model United Nations) öğrencimiz Güney Sudan ve Benin ülkelerini temsil ettiler. Delegelerimiz, Silahsızlanma, İnsan Hakları, Toprak Anlaşmazlıkları, Çevre ve Yasa olmak üzere beş ayrı komitede görev aldılar ve hazırladıkları yasa tasarılarını geçirmek için dört gün boyunca çeşitli oturumlara katılarak tartıştılar.

Silahsızlanma Komitesinde (GA1 – Disarmament) teröristlere kitle imha silahlarının satışını engellemek, (measures to prevent terrorist groups from acquiring weapons of mass destruction), Orta Doğu’da nükleer silahtan arındırılırmış bölge oluşturulması (establishing a nuclear-weapon-free zone in the Middle East) ve ekonomik olarak daha gelişmiş ülkelerde aşırı dinci grupların neden olduğunu şiddet olaylarını yok etmek (eradicating violence caused by religious extremism in MEDCs), İnsan Hakları Komitesinde (Human Rights);  Suriye’deki insan hakları (human rights violations in Syria), hoşgörüsüzlük, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile savaşarak çok uluslu bölgelerdeki insan haklarının teşvik edilmesi ve korunması (the promotion and protection of human rights in a multicultural context through combatting of intolerance, discrimination and xenophobia) ve kadınların çocuk sahibi olma haklarının korunması (protection of the reproductive rights of females), Bölgesel Anlaşmazlıklar Komitesinde (GA3 – Territorial Disputes); Sudan ve Güney Sudan arasındaki Abyei ve Kafia Kingi bölgeleri sorunu (the territorial disputes between South Sudan and Sudan in Abyei and Kafia Kingi), Kosova sorunu (The question of Kosovo) ve küresel ısınma sonucu tahmin edilen toprak kayıpları sorunu (disputes arising from predicted land losses due to global warming), Çevre Komitesinde (GA4 – Environment); gezegenimizin bugünü ve geleceği için küresel iklimin korunması (protection of the global climate for the present and future of the planet), çevre dostu, alternatif enerji kaynaklarının araştırılması (exploring environmentally friendly alternative energy sources) ve içme suyuna küresel erişim (global access to safe drinking water), Yasa Komitesinde (GA5 – Legal); Cenova Konvansiyonuna göre çocuk askerlerin  durumu (the status of child soldiers under the Geneva Convention), yeni Milenyum geliştirme hedefleri oluşturma (establishing new MDGs) ve Orta Doğu’da iyi devlet yönetimi (ood governance in the Middle East) sorunları tartışıldı.

Delegeler çıkararak belli ülkeleri ve Birleşmiş Milletler kurumlarını temsil ettikleri Model Birleşmiş Milletler  simulasyonuna 2008-2009 eğitim öğretim yılından bu yana katılan Terakkililer bu öğretim yılında ise MUN kariyerlerine ilk adımlarını TIMUN’12 ile atan delegelerimiz, becerilerinin çoğunu aynı anda geliştirebilme imkânı buldular. Delegelerimiz, katılacakları konferanslara hazırlanırken yaptıkları çalışmalar ile sadece küresel sorunlar hakkında fikir sahibi olmakla kalmayıp bu konferanslarda araştırma, yazma, topluluk önünde konuşma, sorun çözme, farklı görüşleri değerlendirme ve uzlaşmaya varma, işbirliği ve yabancı bir dilde iletişim kurma gibi birçok beceriyi aynı anda geliştirme imkanı buldular ve böylece dünya vatandaşı olma yolunda önemli adımlar attılar.

Öğrencilerimizin Contemporary İstanbul 2012 Gezisi

Akbank Private Banking, Contemporary İstanbul’12 Uluslararası Sanat Fuarı’nda öğrencilerimiz çağdaş sanatın güncel örnekleri ile buluştu.

Sanatın yatırım yönünün, sanat koleksiyonerliğine ilişkin bilgilerin uzmanlar tarafından aktarıladığı Çağdaş Sanat Buluşmaları’nda bölgenin çağdas sanat koleksiyonerleri, yatırımcılar, iş dünyasından önemli isimler, genç sanatseverler ve galericiler bir araya geldi.

4. sınıf öğrencilerimizden oluşan bir grup öğrenci de 22 Kasım Perşembe günü, Contemporary İstanbul 2012 Etkinliği’ndeydi. Çağdaş sanat örneklerini  izleyen  öğrencilerimiz,  sergi  mekanındaki yapıtlar aracılığıyla çağdaş sanata dair kavramları inceleme fırsatı yakaladı.

Bu özel çalışmaya katılan öğrencilerimiz için; sanat ve sanat eseri hakkında düşünmek, sanatçılar arasındaki farkı bulmak, çağdaş sanata dair kavramları öğrenmek, bir düşünceyi anlatmanın sınırsız yolu olduğunu fark etmek ve yaratıcılıklarını kullanmak için özgür olduklarını keşfetmek eğlenceli oldu. Öğrenciler, isimlerini kendilerinin koydukları bir sokakta özgürce çalışıp; o sokak için eserlerini tasarladı ve  oraya ait bir tema olarak bıraktı.

[nggallery id=19]

TÜBİTAK Projesine Hazırlanan Terakkililer Astronot Prof. Al Sacco’yu Dinlediler

Gelecekte değişen dünya ve teknolojide ihtiyaç olabilecek yeni malzemelerin üretimi konusunda “Uzayda İleri Malzemeler Üretimi” araştırma merkezinin 1997 yılında başkan yardımcılığını yürüten Prof. Dr. Nurcan Baç, Zeolit Kristallerini büyütme çalışması kapsamında uzay mekiği ve uzay istasyonunda deneyler yaptı. Oldukça başarılı sonuçlar elde edilen bu deneylerde Nurcan Baç ile birlikte çalışan Prof. Sacco, Columbia mekiği uçuşu ile deneyleri uzayda da gerçekleştirdi. Bu uçuş ile uzaya giden Türk bayraklarından bir tanesi 1996’da dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e verildi.
Yeditepe Üniversitesi’nin 5 Aralık’ta düzenlediği organizasyonda, Prof. Sacco’nun bu uçuş sırasında yaşadıklarını ve yaptığı deneyle ilgili tecrübelerini paylaştığı konferans öğrencilerimiz tarafından büyük ilgi ile izlendi. Bu deneyim öğrencilerimizin TÜBİTAK için hazırladıkları projeler açısından da büyük bir motivasyon kaynağı oldu.

Müzik Merkezimiz Uluslararası Standartlarda Eğitim Veriyor

Uzun yıllardır Yaygın Eğitim çerçevesinde eğitim veren Müzik Merkezimiz, kasım ayı sonunda “London College of Music-University of West London” müzik eğitim programının yetkili eğitim ve sınav merkezi oldu.

Türkiye’deki müzik eğitim sistemini standartlaştırmak için uygulamaya geçen University of West London’ın organize ettiği “London College of Music” müzik müfredat programları, yüzyılı aşkın süredir İngiltere ve yurt dışında çeşitli seviyeler için müzik, tiyatro ve iletişim dallarında sınavlar düzenliyor.

Yaptığımız anlaşmayla London College of Music’in Türkiye Koordinatörü olan “Pera Güzel Sanatlar” tarafından yetkili eğitim ve sınav merkezi ünvanı alan  Yaygın Eğitim Müzik Merkezimiz, öğrencilerimizin seçtikleri alanlarda uluslararası kalite ve eğitim standartlarına uygun müzik eğitim metodlarının alınmasını ve bu eğitimin her seviyede belgelendirilmesini sağlayacak.

Yaygın Eğitim Müzik Merkezimizde eğitim alan öğrencilerimizin müzik eğitimlerini uluslararası standartlara ulaştırarak tüm dünyada geçerli olan derece ve diploma  seviye sınavları ve belgeleriyle akreditasyon kriterlerine uygun bir eğitim fırsatı sunacağız.

Team TERAKKİ, Shell Eco 2013 Bilgilendirme Toplantısına Katıldı

Uluslararası enerji verimliliği yarışması Shell Eco-marathon’a 9. kez katılmak üzere hazırlıklarını sürdüren okulumuz Shell Eco takımı “Team TERAKKİ”, Mayıs ayının ortasında Hollanda’nın Rotterdam şehrinde yapılacak olan Shell Eco-marathon Europe 2013’ün İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’inde 24 Kasım’da yapılan bilgilendirme toplantısına katıldı.

Team TERAKKİ’deki öğrenci ve öğretmenler, Türkiye’den katılacak diğer takımlarla birlikte Shell Eco-marathon Europe Teknik Lideri Gilles Vanier ve Medya Sorumlusu Petr Sindler’dan yarışmayla ilgili teknik bilgi aldı. Yarışmada değişen kurallar ve zaman çizelgesi üzerine daha çok odaklanılan toplantıda, sunumlardan sonra akıllara takılan sorulara cevap arandı. Toplantı sırasında Türk takımları birbirleriyle bilgi alış-verişinde bulunma fırsatı da buldu. Tecrübeli takımlar yeni takımlara bilgi ve tecrübelerini aktararak destek verdiler.

Toplantıdan sonra yurtdışından gelen konuşmacılarla bir araya gelip sohbet eden Team TERAKKİ, yarışmayla ilgili özel sorularını sorma fırsatı buldu. Toplantıya katılanlara dağıtılan Shell Türkiye (Shell & Turcas) kurumsal tanıtım kitapçığında Team TERAKKİ yarış aracının yarış sırasında pistteki fotoğrafının yer alması öğrencilerimizi sevindirdi.

Üç Boyutlu Görsellik İle Coğrafya Dersi

0

9. sınıf coğrafya müfredatı içinde önemli bir yer tutan “Topoğrafya Haritaları” konusunda Terakki Öğrenme Geliştirme Merkezi (TÖGEM) uzmanlarımız ve coğrafya öğretmenlerimiz ortak bir proje geliştirdi. Üç boyutlu görselliği kullanarak öğrencilerimizin konuyu daha güçlü bir şekilde kavramasını sağlamak için yapılan bu çalışmada üç boyutlu yüzey şekilleri oluşturuldu.

Öğrencilerimizin görerek ve dokunarak aktif bir ders ortamında öğrenmesi için ahşap malzemelerle üç boyutlu yüzey şekillerinin oluşturulduğu bu çalışmada rehber uzmanlarından Gürcan Avcu bu görsellerin hazırlanmasına yardımcı oldu. 9. sınıf seviyesindeki tüm sınıflarda hedeflenen öğrenme ortamı sağlandı ve uygulama sonucunda yapılan ölçme-değerlendirme çalışmaları sonucunda konunun daha iyi anlaşıldığı belirlendi. Böylece yeni bir uygulama daha Terakki’de hayata geçmiş oldu.

Öğrencilerimiz “Feel the Music of Europe” için İspanya’daydı

“Feel the Music of Europe” adlı Comenius projemizin 3. ziyaretini uluslararası projeler koordinatörümüz Yeşim Irmak Bozkurt, müdür yardımcımız Şafak Ucur, İngilizce öğretmenlerimiz Asuman Bozçetin, Eda Temiz ve müzik öğretmenimiz Fatma Diler Pekkan ve lise öğrencilerimiz Ayşe Bahçıvan, Kerem Duru, Buse Sarpkaya, Mert Yerlikaya, Nasuh Ege Açıkgöz, Cemre Su Arvas, İlayda Güler, Zehra Melis Sözer, Başak Toz, Begüm Şekercan, Can Kazaz, Elif Olkun, Meltem Doğa Koray ve İlayda Veyisoğlu ile İspanya’nın Almansa şehrindeki Conservatorio Profesional de Música Jerónimo Meseguer’in ev sahipliğinde 25-29 Kasım tarihleirnde gerçekleştirdiler.

Her ülkenin kendi geleneksel parçalarından birini hazırlayıp, müzik, dans ve işaret diliyle sunması gerektiği gösteride, Comenius projesi öğrencilerimiz “Katibim” parçasıyla 28 Kasım’da  İspanya Union Musical Almansa’da sahneye çıktılar. İspanya Ulusal Ajansı temsilcisinin, velilerin, öğretmen ve öğrencilerin de katıldığı gösteride Türk grubu’nun darbuka solo ile başlayan “Katibim” parçası izleyicilerin beğenisini topladı.

Tüm öğretmen ve öğrenciler proje tarihleri süresince İspanya’da yapılan gezilere, etkinliklere katıldılar; proje çalışmalarını devam ettirdiler. Belediye binasında “Hoşgeldiniz” resepsiyonuna katıldılar. Tarihi Almansa Kalesi, Pertini ayakkabı fabrikasını, Bodegas Piqueras şarap fabrikasını, Principe Felipe Fen Müzesi’ni, Multisport alanını gezdiler. Oceanografic turu, Cofrentes nehir turu yaptılar.

Tüm gezi boyunca öğrencilerimiz, Hollandalı, Çek ve İspanyol öğrenci ve öğretmenlerle iletişim kurarak değişik kültür ve kişileri tanıma ve paylaşımda bulunma fırsatı buldular. “Feel the Music” adlı Comenius Projesinin final toplantısına 27-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında okulumuz ev sahipliği yapacak.

Öğrenci Birliği Yardım Kampanyası

0

Okulumuzun İlkokul ve Ortaokul Öğrenci Birliği, sosyal dayanışma ve yardımlaşma çalışmalarında ülkemizin değişik bölgelerinde zor şartlar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan arkadaşlarına yardım eli uzatıyor. İzmir / Aliağa Şehit Kemal Ortaokulu, Gaziantep / İslahiye Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Ardahan / Göle Toptaş Köyü İlkokulu, Batman / Sason Aşağı Karameşe Köyü İlkokulu, Samsun / Vezirköprü Öğürlü Köyü Anbarcık Mahalle İlkokulu’ndaki öğrenciler için öğrencilerimiz 03 – 07 Aralık tarihleri arasında yardım kampanyası gerçekleştiriyor.

Öğrenci Birliğimiz, kampanya kapsamında; kitap (SBS hazırlık kitapları, hikaye, roman, ansiklopedi, kaynak kitap vb.) giysi, eşortman, ayakkabı, kırtasiye malzemesi, bilgisayar, projeksiyon cihazı, elektrik süpürgesi, yazıcı, basketbol-futbol-voleybol topu toplayarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı hedefliyor.

Olimpiyat Ateşi Terakki’de Yanıyor

0

Spor Kültürünü ve Olimpiyat Ruhunu Kazandırma Projesi

Terakki, 2020 Olimpiyatlarına aday bir ülkede geleceğin büyükleri olan öğrencilerimize, Olimpiyatların tanıtılması, sevdirilmesi, spor kültürünün oluşturulması ve olimpiyat ruhunun aşılanması için Beden Eğitimi ve Spor Bölümü ile Bilişim Teknolojileri Bölümleri’nin işbirliğinde Spor Kültürünü ve Olimpiyat Ruhunu Kazandırma projesi başlattı.

“Olimpiyat Ateşi Terakki’de Yanıyor” sloganı ile yola çıkılan bu proje ile her sene seçilen 4 farklı branşın öğrencilere tanıtılması ve sevdirilmesi hedeflendi: Atletizim, Hentbol, Halter ve Golbol (Paralimpik). Tanıtıcı afiş, grafik, logo tasarlamak, Web sitesi hazırlamak, Terakki Olimpiyatları maskotu tasarlamak, 23 Nisan etklinlikleri kapsamında 1.sınıf öğrencilerimize “Terakki Olimpiyatları” düzenlemek, “Terakki Olimpiyat Gönüllüleri” grubu oluşturmak, animasyon ve filmler hazırlamak, Türkiye Olimpiyat Komitesi ve Olimpiyatlara katılmış olan sporcular ile söyleşiler düzenlemek, Olimpiyat evine ve Enka atletizm pistine geziler düzenlemek ve son olarak da profesyonel bir hentbol takımı davet ederek maçları öğrencilerimize izletmek bu projenin temel etkinlikleri olacak.

Türkiye Olimpiyat Komitesi, bu proje için 30 Kasım’da okulumuzun misafiri oldu. “Spor Kültürü ve Olimpik Eğitim” adı altında Olimpiyat ruhu, tarihçesi, fairplay, beslenme, arkadaşlık gibi temaların yer aldığı interaktif sunumu 2 – 5. sınıf öğrencilerimizle paylaştı.

Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümran İnan'dan Terakkili Öğrencilere Öneriler

0

Terakkili öğrenciler, 17.Kariyer Haftası: “Geleceğin Bilinmezliğinde Kariyer Seçenekleri” programı çerçevesinde Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümran İnan’ı ağırladı. Prof. Dr. Ümran İnan’ın öğrencilere verdiği mesajlardan biri de “Başarının anahtarı, her bireyin içinde doğuştan gelen heves ve heyecanın doğru yönlendirilmesindedir.” oldu.

İnan öğrencilere, eğer istedikleri şeyi yaparlarsa başarılı olacaklarını, başarının da onlara mutluluk getireceğini ve mutlu bir kişinin de çevresini mutlu edeceğini söyleyerek aslında toplumu da iyi yönde etkilemiş olacaklarını ifade etti.

Başarıya kolay yoldan ulaşılamayacağını vurgulayan İnan,  başarıya giden yolda zorluğun yapıcı bir etki yarattığını açıkladı.

Öğrencilere kurum ve bireyler arasındaki bilgi alışverişinden bahseden İnan, kurumların daima önünü açarak ilerlemesi gerektiğini anlattı: “Siz bu okulun öğrencilerisiniz, okulu bir koridor gibi düşünün. Koridorun bir ucundan gelip diğer bir tarafından çıkacaksınız. Eğer bu kurum sizden sonra yenilenmemişse geriliyor demektir.” Ayrıca öğretmenler ve öğrenciler arasındaki ilişkinin de bir nesiller arası alışveriş olduğunu söyledi. İnan, kurum ve bireyler arasındaki güçlü bağdan bahsederek kurumu kurum yapanın bireyler olduğunu dile getirdi.

Bununla beraber İnan, “hürriyet” kavramının da önemi üzerinde durdu; “Bir kurum en serbest ortamı yaratıyorsa, ordan en yüksek verimi alır.” dedi.

Bilim ve eğitimde mükemmelliği hedefleyen İnan, üniversite eğitiminin bilgi nakletmek olmadığını anlatarak üniversite eğitiminin bir diyalog olduğunu dile getirdi.

İnan, zor olan şeylerin yapılmaya değer olduğunu ve geniş tabanlı eğitimin öğrenciyi geleceğin bilinmezliğine hazırladığını söyleyerek konuşmasını bitirdi ve öğrencilerin sorularını cevapladıktan sonra da konferans son buldu.

Eğitim Değişiyor Düşünceler Evrenselleşiyor

0

Dünya, eğitimin penceresini açtığımız her gün, uluslararası sınırları hafifleterek bizi büyük bir değişim rüzgarı ile karşı karşıya bırakıyor. Göçlerin de artmasıyla beraber dünya nüfusu giderek çoğalıyor ve insanlar, kültürel yapısı farklı insan toplulukları ile karşılıklı bağlılık sürecine girmeye başlıyor. Dünya düzeninde birbirini takip eden zincirleme değişimler ise her toplumda farklı gelişmelere sebep oluyor. Tahrip edilen Brezilya yağmur ormanları ile küresel ısınma arasındaki bağın insanı sınırlar ötesinde bir sorumluluk ile baş başa bırakması ve Amerika’daki oy sayısının Ortadoğu’daki barış sürecini etkilemesi gibi durumların çoğalmasıyla insan, bu küreselleşen dünyanın en önemli parçası haline geliyor.

Evrensel bir kimlik ile çevredeki gelişmeler karşısında çoğulcu bir tutum sergilemek ve “insan”ı hayatın odak noktasına koymak, kişiyi bireyselleştiren ve toplumu küreselleştiren bir dünya yaratıyor. Okullar ise dünya genelini böyle bir duyarlılık seviyesine yükseltmek için öğrenciyi uluslararası alana taşımaya çalışıyor. Terakki de bu alanda küresel eğitim tarzını benimseyerek, öğrencide var olan bilinci evrenselleştiriyor ve ona eleştirel düşünme yeteneği kazandırıyor. Sosyal, kültürel ve ekonomik değerleri etkileyen küreselleşme, uluslardaki eğitim modelinin şekillenmesinde büyük bir rol oynarken artık hayatın merkezine yerleşiyor ve teknolojinin gelişmesiyle beraber eğitim, gelecek için inşa ediliyor. Bilgi çağının büyümesiyle günden güne büyüyen sosyal ağlar, kolay bilgi akışıyla beraber insanları birbirine bağlıyor. Böylece ulusla ve onun ötesindeki dünya toplumlarıyla etkileşim halinde olan öğrenciler, ulusal kimliklerinin yanında, bilgi çağının en önemli iletişim aracı olan “küresel vatandaşlık” ile tanışıyor. Bireyin ulus ve insanlık arasındaki dengeyi yakalaması ise küresel vatandaşlık boyutlarının keşfedilmesinde büyük bir rol oynuyor.

Uzaklıkların giderek kısalması hatta yok olması ile bilişim çağındaki eğitim düzeni, kültürler arası etkileşimin bir parçası haline gelerek küreselleşmeye başlıyor ve ulusun kendi sınırları içinde üretmiş olduğu değerler, ulusal sınırları aşarak kültürel zeminde bir araya geliyor.

Yüz otuz yılı aşkın bir süredir öğrencilerini gelecek için hazırlayan Terakki, onlara etik değerler kazandırarak bilginin sorgulanarak elde edileceğini öğretiyor. Yaşam boyu öğrenmenin esas alındığı International Baccalauerate (IB www.ibo.org) gibi eğitim programları ise öğrencileri çağın bu hızlı değişimine ortak ediyor ve onları küresel dünyaya hazırlıyor; kendi öz değerlerinden kopmadan evrensel değişime ayak uydurabilen bireyler de kültürler arasında bir köprü kurarak iletişimi güçlendirmeye başlıyor. Üstelik küreselleşme bilincinin kazandırıldığı bu uluslararası eğitim programı sayesinde öğrenci kendini geliştirerek bireyselleşmeye başladığı gibi, kişinin dayanışmayı güçlendiren bu birey olma hali, evrensel düzen karşısında bir farkındalık bilinci oluştuğunu gösteriyor.

Dayanışma ve bağlılık ile oluşan farkındalık süreci, bireyin kendi düşüncelerini farklı kültürlerle beraber tartabilmesiyle hız kazanıyor; öğrenci değişim programları aracılığıyla dünyadaki okullar işbirliğinde bulunuyor ve farklı düşünce yapıları bir araya gelerek öğrenciler, sorgulayıcı ve çözüm üretmeye dayalı yaşam tarzını benimsemeye başlıyor.

Küresel vatandaşlığın sınıflara taşındığı bu bilgi çağında, toplumlar arası etkileşimi güçlendirmek ve buna bağlı olarak evrensel bir dil yaratmak, öğrencilerin yaşama hazırlanması açısından büyük bir önem taşıyor. Teknolojinin gelişmesiyle sınırlar zayıflıyor ve insan, toplum dayanışmasını canlı tutan bir kavram haline geliyor. Bağlılığın sembolü haline gelen insan, küresel bir akıl oluşturarak kendi yaşadığı toplumun ötesinde de bir hayat olduğunu fark ediyor. Sürdürülebilir bir gelecek için farklı bakış açılarına saygı duyan bu birey, kültürler arası anlayışı besleyerek kendinden evrensel bir vatandaş yaratıyor.