Neden Flipped Classroom (Ters yüz Sınıflar)?

Flipped  Classroom  metodu  son  dönemde  birçok  eğitimcinin  ilgilendiği  bir  metod haline gelmiştir. Genel hatlarıyla bu metod geleneksel öğretim yöntemlerini tam tersine çevirerek öğrencilerin öğretmen tarafından anlatılması planlanan konuyu sınıf dışında, kayıtlı bir materyalden öğrenmesi ve de normal şartlarda sınıf dışında yapılacak ödevlerin sınıf içinde öğretmenle ve sınıf arkadaşlarıyla veya bireysel olarak yapılarak konunun pekiştirilmesi anlamını taşımaktadır. Birçok sınıfta öğrenciler dersi pasif olarak dinler ardından  kısa  süreli  olarak  konunun  tartışılması  ile  ders  sonlandırılır.  Ders sonunda öğrencilere evde yapmaları için işlenen konuya yönelik alıştırmalar ödev olarak verilir. Bu metod öğrencileri ders dışında konuya önceden hazırlar ve ardından konu ile ilgili sınıf içinde pekiştirici alıştırmaların yapılmasını öngörür.

Flipped Classroom metodunun çıkış noktası 2007 yılında Jonathan Bergman ve Aaron Sams adlı eğitimcilerin Woodland Park Lisesi’nde derslerini kaçıran öğrenciler için hazırladıkları ve kaçırılan dersi anlattıkları videoları internete yükleyip, öğrencilerine göndermeleri ile başlamıştır. Daha sonra bu yöntemi etraflarındaki diğer eğitimcilerle paylaşmaları istenmiş ve hızla bu yöntem diğer eğitimciler tarafından da benimsenmiş ve uygulanmaya başlanmıştır. Burada oldukça önem verilen bir etken öğrencinin normalde sınıf ortamında belki bir kez dinlemek suretiyle anlaması beklenen içeriğin ev ortamında istenilen oranda dinlenmesine ve izlenmesine olanak sağlanarak aynı hızda öğrenmeyen öğrenciler için özellikle yararlı olduğu kanısıdır.

Detroit yakınlarındaki Clintondane Lisesi’nde bu yöntemle dersler işlenmeye başlandığı zaman yapılan araştırma şu sonuçları ortaya koymuştur. Daha önce geleneksel yöntem kullanılırken ilk yılda İngilizce dersinde %50 öğrenci, Matematik dersinde ise %44 öğrenci başarısız olurken bu yöntem sonrası bu oranlar %19 ve %13 olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra sınıf içi disiplin problemi yaratan öğrencilerin sayısı 736’dan 249’a kadar düşmüştür.

Aydın (1998)’a göre derslerin etkinliğine yönelik yapılan birçok çalışmada disiplin ve motivasyon   problemlerinin   en   önemli   etkenler   olduğu   ortaya   konulmuştur.   Bu   açıdan bakıldığında bu yöntemin sınıf içi disiplin problemlerinin minimum düzeye indirilmesi ile öğrenci başarısını olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir. Kauffman (1998), öğretmenlerin öğrenciyi yönetme ve kontrol etme rolünden etkin dinleme rolüne geçmelerinin sınıf içi disiplin problemlerini azaltmada çok etkin olacağını belirtmektedir.  Burada öğrencilere yönelik bahsedilen disiplin problemleri öğrencilerin dersi etkin dinlememesi ve gerektiği kadar derse katılmamaları yönündedir. Öğrenciler ortalama bir saatlik zaman diliminde ve çoğunlukla pasif halde bulundukları bir ortamda disiplin ve motivasyon problemleri yaşamaktadır.  Ayrıca Demirel’e (2008) göre farklı öğrenme hızına sahip öğrencilerle her ne kadar homojen sınıflarda yer almış olsalar da birbirlerine göre farklı algı seviyesindeki kişilerin aynı konu üzerinde aynı hızla eğitim görmeleri her zaman istenilen olumlu sonucu doğurmamaktadır.

Cockrum (2014), Flipped Classroom metodunu kullandığı sınıflarda çok başarılı olan öğrencileri ile bireysel diyaloglara ve konu ile ilgili daha derinlemesine iletişime geçebildiğini belirtmiştir. Yine aynı kitabında Cockrum (2014), bu metodu kullanmadan önce sınıf içinde zamanının çok fazla bir bölümünü sınıf yönetimi kurallarının uygulanmasına yönelik harcadığını ve eskiden sınıf içinde disiplin problemi yaşatan öğrencilerin artık bu problemleri sergileyecekleri bir ortamın olmaması ile disiplin problemi yaşatmadıklarından bahsetmiştir.

Nilson (2013) araştırmasında Flipped Classroom modeli ile eğitim yapılan sınıflarda 21. Yüzyıl becerilerinin kullanımı ve öğrencilerin kendi öğrenimlerini izleyebilme şansını kolaylıkla bulabildiklerini öne sürmüştür. Bunun yanısıra bu yöntemle gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinde kullanılan kavram haritası (concept-map), zihin haritası (mind-map), kavram diagramları (concept-circle) ile öğrenenlerin eğitim materyallerine yönelik kolaylıkla eleştirel düşünme yöntemleri geliştirebildiklerini belirtmiştir.

Öğrenci başarılarının arttırılması ve öğrencilerin dersi gerçekten sevmesi ve benimsemesi için pek çok değişkene ihtiyaç vardır. Bunlardan belki de en önemlisi derste kullanılan yöntemdir. Özellikle son dönem araştırmalarda öğrencilerin, öğrenilen konuyu gerçek hayatta kullanabilmeleri ve interaktif bir ders ortamında derse aktif olarak katılabilmeleri konularının çok önem taşıdığı kanıtlanmıştır. Tüm bu yönleriyle bakıldığında   Flipped Classroom metodu kullanımının öğrencilerin okuma, dinlediğini  anlama,   yazma  ve  konuşma  becerilerini  geliştirmelerinde  ne  kadar  etkili olduğunun, öğrenci ve öğretmen motivasyonunu nasıl olumlu yönde etkilediği ve sınıf içi disiplin problemlerini ne oranda değiştirdiğinin anlaşılması noktasında büyük önem taşımaktadır. Ayrıca 21.yüzyıl öğrenen profiline yönelik eğitim öğretim metodlarında teknoloji kullanımının değerlendirilmesi açısından da Flipped Classroom metodu kullanımı önem taşımaktadır.

Bu metodun kullanımı ile öğrenciler kendi algı hızlarına uygun hızda eğitim materyalini çalışma olanağı bulurlar. Bu metod ile öğrenme öğrencilerin bireysel hızlarına göre öğrenen tarafından yönetilir bir olgu haline gelir. Sınıf ortamında ise önceden temin edilen öğretim malzemesine yönelik tasarlanan eğitici ve eleştirel düşünceyi teşvik edici aktiviteler ve çalışmalarla öğretim aktiviteleri özgür bir ortamda öğretmenin danışman ve yönlendirici rolüyle yer aldığı bir süreç içinde gerçekleşir.


ELT Akademik Uzman
Burcu Kayıtmaz

 

 

 

Terakkili Genç Kimyacılar Farklı Kültürlerle Tanışıyor, Deneyler Yapıyor

0

Kimya Bölümümüz, Terakki’nin 130 yılı aşan bilim, sanat, kültür alanındaki birikimini çevresiyle paylaştığı 130+ Projesi kapsamında üç senedir gerçekleştirdiği Terakki Laboratuvar Kardeşliği Projesi’ni uluslararası platform eTwinning’e taşıyarak Yunanistan’daki Music School of Komotini ile 13 – 16 Mart tarihleri arasında “Making Experiments-Learning Different Cultures” adlı bir proje gerçekleştirdi.

Avrupa Komisyonunun e-Öğrenme Programının ana hareketi olarak 2005’te başlatılan ve  2007’den itibaren Yaşam Boyu Öğrenme Programı’na entegre edilen eTwinning topluluğu, Avrupa’daki okullar arasında iletişim kurulmasını, işbirliği yapılmasını, projeler geliştirilmesini, fikirlerin ve uygulamaların paylaşılmasını sağlamak için katılımcı okullara yönelik bir platform sunuyor. Çalışma alanı olan eTwinning Portalı, öğretmenlerin proje, fikir ve uygulamalarını birbiriyle paylaşabilmeleri ve platformdaki çeşitli özelleştirilmiş araçları kullanarak beraber çalışabilmeleri için onlara çevrimiçi araçlar sağlıyor.

2011 senesinden beri öğretmenlerimizin deneyimini, öğrencilerimizin bilgilerini ve laboratuvar donanımını İstanbul’un laboratuvar dersliklerinde deney yapma imkanına ve koşullarına sahip olamayan kardeş okullarla paylaşan Kimya Bölümümüz, bu sene Yunanistan’daki müzik okulu ile laboratuvar deneyimlerini paylaşma ve farklı bir kültür tanıma fırsatının yaratılmasını sağladı.

Yunanistan’daki Music School of Komotini’den 2 öğretmen ve 14 lise öğrencisinin katılımıyla gerçekleşen kimya içerikli eTwinning projemizde misafir öğrencilerimiz, 6 gruba ayrıldı. Terakkili gençler kimya laboratuvarında öğretmenlerin gözetiminde; “Periyodik Özellikler”, “KClO3 Ayrışması”, Asit – Baz Titrasyonu”, “Gümüş Ayna”, “Fosforun Yanması”, “PbI2 çökmesi / Polistirenin Monomerlerine Ayrışması” adlı 6 deneyi misafir öğrencilere gösterip deneylerin istasyon sistemiyle her grup tarafından yapılmasına yardımcı oldular.

Öğretmenlerimiz ise kimya dersine ilginin ve deney yapma isteğinin artırılması için seçilmiş  “Katot / Kanal Işınları”, “Çatapat” ve “Sonsuz Köpük” adlı 3 gösteri deneyi yaptılar. Fizik laboratuvarında da öğrenciler “Fırça Robot’’ etkinliğini gerçekleştirdiler.

Daha sonra öğrenciler projeyi bir anketle değerlendirip, duygu ve düşüncelerini dile getiren mektuplar yazdılar. Konuk okulun öğrencileri, enstrümanlar eşliğinde Türk ve Yunan parçalarını çalarak mini bir konser verdiler ve ardından spor salonunda çeşitli aktivitelerde bulundular.

Misafirlerimiz öğretmen ve öğrencilerimizin eşliğinde İstanbul’un tarihi ve turistik yerlerinden Sultanahmet tarihi yarımadasındaki Ayasofya, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıçı, Sultanahmet Camii ve Hipodrom alanını gezdiler.

Öğrenci ve öğretmenlerin deneyimlerini paylaştığı eTwinning iletişim aracı Twin Space’de Komotini müzik okulundan konuk öğrencimiz Nicolas’ın yorumu ise şöyle; “Ziyaretimiz sırasında ilginç  deneyler yaparak Kimya ve Fizik alanında bir çok deneyim kazandık ve en önemlisi yeni arkadaşlıklar kurduk. Bu ziyareti çok sevdim ve sizleri de okulumuza bekliyoruz.”

Öğrencimiz Sude Karatağ ise öğretmenlerinin büyük desteğini alarak mükemmel bir projeyi başarıyla tamamlamanın mutluluğu içinde duygularını, “Bu programı büyük bir farkındalıkla tamamlamış ve kendimize de birçok açıdan yeni şeyler katmıştık. Program boyunca bizi destekleyen tüm öğretmenlerimize bize bunları yaşama olanağı sundukları için teşekkürlerimi iletiyorum.” sözleriyle paylaşıyor.

Farklı bölümlerimizin de katkılarıyla Music School of Komotini ile ortak projelerimizin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi planlanıyor.

Mart 2014

Öğrenci Değişim Programımız Hollanda'da Gerçekleşti

0

2013 – 2014 öğretim yılındaki ikinci öğrenci değişim programımız, 23 – 29 Mart tarihleri arasında Hollanda’nın Breda şehrindeki Mencia de Mendoza okulu ile gerçekleşti.

Öğrenci değişim programımız ile Hollanda’ya giderek oradaki öğrencilerin evlerine konuk olan lise ve fen liselerinden toplamda 21 öğrencimizin kültürler arası paylaşımda bulunmaları, İngilizce konuşma becerilerini geliştirmeleri ve farklı ortamlarda yabancı dillerini kullanarak sosyalleşmeleri hedeflendi.

Bir hafta boyunca öğretmen ve öğrenci grubumuz çeşitli aktivitlerde bulundular. Okul içinde yapılan aktiviteler arasında çeşitli oryantasyon çalışmaları, fotoğraf yarışması ve şarkı yarışması, okul dışında ise ise yine öğrencilerin grup olarak çalışmasını sağlayan sanat atölyesi çalıştayı ve şehirden uzakta bir aktivite merkezinde gerçekleştirilen çeşitli spor faaliyetleri vardı.

Öğrencilerimiz bunların dışında Breda’da şehir turu ve Amsterdam’da günübirlik şehir turu yaptılar.

Programımızın ikinci aşamasında Hollandalı grubun 10 – 16 Mayıs tarihleri arasında şehrimizi ve okulumuzu ziyaret etmesi planlanıyor.

[nggallery id=72]

Terakkili Delegeler, JMUN 2014 Konferansındaydı

0

Sosyal Etkinlik Kulübümüz Terakki JMUN (Junior Model United Nations), 28 – 29 Mart tarihlerinde SEV Okulları’ndaki Birleşmiş Milletler çalışmalarının simülasyon yoluyla öğretilmesini sağlayan JMUN 2014 konferansına 6 ve 7. sınıflarımızdan 12 öğrenciyle katıldı.

Kulüp öğrencilerimizden İnci Temur (6B), Ayşenaz Kahveci (6B), Sude Metin (6B), Can Yıldız (6D), Tibet Tunaboyu (6D), Bora Akal (6H), Güneşhan Kıldıran (6H), Buse Şevval Aslan (6I), Selin Pınarer (7B), Umut Uçak (7C), Gülce Tanış (7F), Eda Güçhan (7I), sosyal etkinlik kulübü öğretmenlerimiz Öznur Türk ve Sian Fairley ile beraber katıldıkları konferansta Türkiye, Suriye, Arjantin ve Güney Kore’yi temsil ettiler.

“Suriye Çözümleri” temalı konferans süresince öğrencilerimiz Politika, İnsan Hakları, Silahsızlanma, Sosyal İlişkiler, Çevre, Ordu, Demokrasi, Cinsiyet Ayrımcılığı, Refah ve Sağlık konularında Irak delegelerini temsil ederek, bu konulardaki çeşitli sorunlara çözümler ürettiler.

Kulübümüzden iki öğrencimiz genel oturumda bütün diğer katılımcılar önünde “Hatay’a Yardım” ve “Suriye’de Silahsızlanma” konularında konuşmalar yaparak üretilen çözümlere katkıda bulundu. Konferans sonunda bütün öğrencilerimiz, SEV okulları tarafından verilen sertifikalarını almaya hak kazandılar.

 

Öğrencilerimiz Dünya Su Gününü Kutladı

0

Sosyal Bilimler ve Felsefe Bölümümüzün hazırladığı 22 Mart “Dünya Su Günü” etkinliklerinde öğrencilerimizin “Kuraklık” temalı afişleri, şiirleri ve kompozisyonları okul koridorlarında sergilendi.
[nggallery id=71]

11. sınıf öğrencilerimiz Bülent Gültekin, Deniz İmre, Elif Kaya, Eylül Korkusuz, Gizem Yenibayrak, Nisa Tuncay ve Selen Öz, 20 Mart Perşembe günü Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de gerçekleştirdikleri panelde “Suyun önemi, Kuraklık, Dünya’da yok olan sulak alanlar, Türkiye’de yok olan sulak alanlar, Su tasarrufu için alınabilecek önlemler” konularıyla ilgili bilgileri arkadaşlarıyla paylaştılar.

Her Yerde Oyun Her Yerde Matematik

0

Sınıf Öğretmenimiz Demet Canikli ve Bilişim Teknolojileri Bölüm Başkanımız Murat Özkan, 22 Mart Cumartesi günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Sütlüce Yerleşkesinde düzenlenen “Eğitim Teknolojileri Platformu” konferansında 3. sınıflar zümre öğretmenleriyle birlikte Bilişim Teknolojileri Bölümünün iş birliğiyle yürütülen Matematik Oyunları projesini sundular.

Oyunların matematik dersinin çeşitli kazanımlarını pekiştirmek için bir araç olduğunu vurgulayan öğretmenlerimiz, ayrıca oyunların sosyal becerileri, zihinsel süreçleri, dilsel becerileri, özgüveni, pratik zekâyı, okula uyumu, durumdan duruma geçişi, kuralları, sorgulamayı, farklılaştırmış eğitimi, motivasyonu, okula karşı olumlu tutumlar geliştirmeyi destekleyen önemli fırsatlar olduğunu dile getiriyor.

Öğretmenlerimiz, öğrencilerin dört işlem, ritmik saymalar ve problem çözme becerilerini geliştirmek için sınıf içinde ve dışında, teneffüste, evde ve mümkün olan her yerde onların matematik ile iç içe yaşamasını hedefleyen bir planlama yaptılar. Bu planlamanın önemli bir parçası da Bilişim Teknolojileri Bölümümüzün katkılarıyla yürütülen bilgisayar oyunları projesi.

“Her yerde oyun, her yerde matematik” anlayışıyla yürüttükleri süreç içinde öğretmenlerimiz, çarpma ve bölmeye yumuşak bir geçiş yapmayı ve zihinden dört işlem becerisini geliştirmeyi başardılar.

Uygulamalara başladıktan kısa bir süre sonra öğrencilerimiz sınıf içi ve bilgisayar oyunlarının sağladığı motivasyonla evde ve teneffüslerde ek çalışmalar planlayarak işlem hızlarını artırmak için çok çaba gösterdiler. Oyunların bir ders aracı olduğu ve bireysel gelişimin hedeflendiği anlayışı öğrencilerimize aşılandı; böylece rekabet ortamı değil ılıman öğrenme iklimi oluşturulmuş oldu.

Öğretmenlerimiz, kısa süreli, her yerde her an oynanabilen, tekrar imkânı sağlayan oyunlarla öğrencilerimizin işlem becerilerini ve zihinsel süreçlerini desteklediler. Böylece problem çözme, grafik okuma gibi analiz, sentez, değerlendirme beklenen becerilerin temelini sağlamlaştırıldı. Zihinsel işlem becerileri gelişen öğrencilerimiz, üst düzey beceri beklenen kazanımları almakta güçlük çekmediklerini yapılan değerlendirmelerde sergileyebildiler. Bunun yanında bilgisayar ortamlarında yapılan son testlerde işlem hızları ve doğru sayıları arttırdıkları gözlemlendi.

Öğrencilerimiz, kendi gelişimlerini ve oyunun onlara neler kazandırdığını, gönüllülükle, ayrıntılı rapor halinde öğretmenlerimize sundular.

Öğretmenlerimiz, çarpma işlemlerine geçilen süreçte velilerimizin “Nasıl çarpım tablosunu ezberlediler? Ne zaman çarpmayı öğrendiler? ” sorularıyla projenin hedeflendiği gibi gerçekleştiğine tanık oldular. Ayrıca velilerimiz “Biz çarpmadan ve bölmeden çok korkuyorduk hiç de korktuğumuz gibi olmadı.” gibi olumlu geri bildirimler de bulundular.

Kendileri için notlar alan ve planlama yapan katılımcı öğretmenlerin “Biz de bu sınıf içi oyunları kullanabilir miyiz? Bilgisayar oyunlarınızdan faydalanabilir miyiz? Kendi Bilişim Teknolojileri Bölümümüze önerebilir miyiz?” sorularına Terakkili öğretmenler, bu faydalı süreci onlarla paylaşmak için orada olduklarını vurgulayarak, eğitimde iyi örneklerin paylaşılması gerektiği cevabını verdiler.

http://bilisim.terakki.org.tr/matematikoyun/ (Matematik Oyunları)

http://www.youtube.com/watch?v=QeOitua2PMM (Projenin Kısa Tanıtım Filmi)

http://www.youtube.com/watch?v=0P-aInzdMwM (Proje Tanıtımı)

 

Öğretmenlerimiz FriendShip Wall – Arkadaşlık Projesini Sundu

0

Bilişim Teknolojileri öğretmenimiz Pınar Kadıoğlu ve İngilizce öğretmenimiz Arzu Yolaçan, 22 Mart Cumartesi günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Sütlüce Yerleşkesinde düzenlenen “Eğitim Teknolojileri Platformu” konferansında Bilişim Teknolojileri ve İngilizce Bölümlerinin The IB Primary Years Programme (PYP) kapsamında beraber yürüttüğü FriendShip projesini sundular.

Projede 3. sınıflar düzeyinde PYP ünitesi “Arkadaşlık” ile ilgili Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletindeki Charles M. Blalack okulu öğrencileriyle işbirliği içinde “Arkadaşlık Köprüsü” adlı ortak bir çalışma yapıldı. Öğrencilerimiz, İngilizce derslerinde üzerinde çalıştıkları “Arkadaşlık” konulu mektuplarını ve çizimlerini hazırladıktan sonra bilgisayar dersinde de sanal bir duvar olan Padlet üzerinde paylaştılar. Ayrıca proje kapsamında yine bilgisayar derslerinde bir Web 2.0 yazılımı olan BuildYourWildSelf ile kendi avatarlarını oluşturarak bu avatarlar aracılığıyla haberleştiler.

Projedeki hedef; “Arkadaşlık, sosyal bir varlık olan insan için önemlidir.” ana fikrinden yola çıkılarak öğrencilerimizin dijital ortamda kendilerini/yaşamlarını tanıtmaları ve farklı kültürden bireyleri/yaşamlarını tanımalarıydı. Arkadaşlık Köprüsü projesi, iki okul öğrencilerinin arasında yabancı dilde iletişimi sağlayan, arkadaşlık kurmalarına yardımcı olan ve onların teknolojiyi kullanarak, eğlenerek öğrendikleri bir proje oldu.

Birçok öğretmen, yönetici ve eğitim çalışanının ilgiyle izlediği bu sunumda izleyiciler, proje sürecinde kullanılan yöntem ve araçlar ile ilgili sorular yöneltti. Bilişim Teknolojileri öğretmenimiz ve İngilizce öğretmenimiz de Terakki’nin disiplinlerarası çalışmalar ve derslerde teknolojinin kullanımı konusuna verdiği önemi, yöntem ve uygulamaları paylaştı.

Sunum, paylaşımlarla ve olumlu geri bildirimlerle son buldu.

http://animoto.com/play/vTzRNo4OeGeR0V6w3y0GCg      (Sayılarla FriendShip Projesi)
http://tr.padlet.com/wall/acf6v821a0                               (Sınıftaki Dijital Panomuz FriendShip Wall)

 

Gelecek Bugünü Yaratır

Terakki’de 15 Mart Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz ‘From Here to Where?’ başlıklı Terakki ELT (English Language Teaching) eğitim konferansının açılış konuşmacısı, DaVinci Enstitüsü’nün kurucu başkanı ve kıdemli gelecek bilimcilerinden Thomas Frey’di.

Daha önce 15 yıl IBM’de mühendis ve tasarımcı olarak görev yapan ve burada 270’ten fazla ödül alarak IBM tarihinde en fazla ödül alan Frey, The Boulder Daily Camera gazetesi tarafından ‘İcadın Babası’ diye bahsedilmiştir. The Denver Post ve Seattle Post gazeteleri tarafından da ‘Gelecek Bilimcilerin Başkanı’ olarak anılan Frey, halen Google’da en çok aratılan gelecek bilimci olma ünvanını taşımakta.

Geleceğimizin tasarımcılarını eğiten öğretmenlerimiz ile bu değerli gelecek bilimciyi buluşturan TELT Konferansında, Frey’in konuşması eğitimciler için bir uyanış niteliğindeydi.

Frey’in konuşmasının ana hatları ‘Geleceği ne kadar biliyoruz?’, ‘Geleceğin becerilerini eğitime ne kadar aktarabiliyoruz?’ başlıkları ile özetlenebilir ve eğitimin Frey tarafından geliştirilen beş trendi ile detaylandırılabilir.

Frey’e göre gelecek insanların zihinlerinde şekillenmektedir fakat en büyük yanılgı zihinde geçen bu şekillenmenin etrafımızda mevcut gördüklerimizle ilgili olduğu düşüncesidir. Aslında gelecek, kişilerin zihinlerindeki vizyon algısı ile şekillenmekte. Ki bu da kendisinin ünlü söylemi ‘Gelecek, bugünü yaratır’ fikrini özetler niteliktedir.

‘Günümüzde yapmayı planladığımız projeleri geleceğin ihtiyaç ve becerileriyle doğru orantılı olarak gerçekleştirmediğimizde, bu projelerin yok olmaları kaçınılmazdır.’ diyor Frey. Bu gerçek eğitim-öğretim hayatı için büyük bir önem taşımakta. Bu fikirden hareketle günümüz müfredatının geleceğin ihtiyaç ve becerileri ile donatılmamış olması, eğitimin en büyük yanılgılarından biridir diyebiliriz.

Frey, 2030 yılı itibariyla birçok endüstrinin farklı şekillerde yeniden yaratılacağı ve 2024 yılı ile tepe noktasına ulaşan birçok sektörün 2030’a kadar hızlı bir düşüşe geçeceğini vurguluyor. Ancak burada önemli bir konunun altını çizerek iki terim kullanıyor Frey, ‘Yok edici inovasyon’ ve ‘Yeniden dönüştürücü/yaratıcı inovasyon’. Frey’a göre bundan sonra gelecekte yaratıcı inovasyonla şekillenecek birçok sektör farklı boyutlar ve formlarda karşımıza çıkacak. Bu noktada eğitimcilerin sektörel bazda yaşanması muhtemel bu değişimler hakkında bilgi sahibi olmalarının çok önem taşıdığını ve ancak bu şekilde bugün okula başlayan bir öğrencinin geleceğin becerileri ile donatılabileceğini savunuyor.

Peki bu değişim nasıl yaşanacaktır? Frey konuşmasında nasıl bir gelecekten bahsetmiştir? Bunları anlamak için Frey’in ‘eğitimde beş trend’ olarak bahsettiği trendlere bakmak gerekir.

Frey’in bahsettiği  birinci trend,Teknolojinin öğrenme stilimizi değiştirmesi’. Eskiden kütüphanelerde katalog taraması yapılması ve istediğin bilgiye ulaşma süresi ortalama 10 saat iken günümüzde bu 10 dakikaya kadar inmiştir. Gelecekte ise insanlara herhangi bir soru sorulduğunda cevabını bulmaları nano teknoloji sayesinde 10 saniyeye kadar inecek.

“Böyle bir ortama öğrencilerimizi hazırlıyor muyuz?”, “Müfredatımız bu yönde şekillenmekte midir?” gibi sorular Frey’in eğitimcilere sorduğu başlıca sorular arasında.

Ayrıca Who (Kim)/ What (Ne)/ When (Ne zaman)/, Where ( Nerede) sorularının yanıtlarının artık sorun olmaktan çıktığını artık bu soruların soru olarak bile kabul edilmeyecek hale geldiklerinden bahsediyor. Geleceğin asıl soruları Why ( Neden)/ How ( Nasıl)’dır. Bunu eğitim sistemimize ne kadar entegre ediyoruz, daha doğrusu öğrenme stilimizi buna ne kadar adapte ediyoruz?

‘Nano teknolojinin de etkisiyle eğitimin ‘Neden’ ve ‘Nasıl’ sorularına odaklanması gerektiği gerçeğini reddedemeyiz artık’ diyor Frey. Bugün teknoloji sayesinde her 60 saniyede 204 milyon e-posta, 1.87 milyon ‘like’(Facebook’ta), 1.4 milyon Skype konuşması, 47.000 aplikasyon indirimi yapıldığından bahseden Frey, bu hızın artık müfredatta yer alan ‘Kim’, ‘Ne’, ‘Ne zaman’ ve ‘Nerede’ soruları ile karşılaştırıldığında öğrencilerin gerçekliğinden çok uzakta olduğunun altını çiziyor.

Frey’in eğitimde bahsetmiş olduğu ikinci trend ise ‘Geleceğin endüstrileri ve bu endüstriler için gerekli becerilerin öğrencilere kazandırılması konusu’.  Frey, konuşmasında web-browser’ın yaratıcısı Marc Andreeson’ın ‘Software fiziksel dünyayı yok ediyor’ söyleminden bahsederek yapılan araştırmalara göre doktorların yüzde sekseninin yerini, bilginin ve akıllı makinelerin alacağından, bu akıllı makinelerin hastalıklara günümüz doktorlarına oranla çok daha hızlı ve etkin teşhis koyabileceklerinden bahsediyor. ‘O zaman bugün ana okuluna yeni başlayacak bir öğrencinin ileride doktor olmak istemesi ile bizim algıladığımız günümüz doktorluk mesleği becerileri ne kadar örtüşmektedir?’ diye soruyor. Bu noktada özellikle günümüz eğitimcilerinin bakış açılarını geleceğin mesleklerine çevirmelerinin önemi bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Fiziksel ortamın software ortamına taşınması ile internete bağlı aletlerde artışların olması eğitimcilerin düşünmesi gereken başka bir konu. Frey’a göre rakamlar bize 2020 itibariyle internete bağlı aletlerin dünyada yaşayan insan sayısını geçeceğini göstermekte. 2020 itibariyle 50 bilyon alet internete bağlı çalışacak. 2024 itibariyle ise trilyonlarca sensör etrafımızda olacak.

Bu da inovasyonun parçalara ayırılacağını göstermekte. Akıllı evler, akıllı arabalar, akıllı kıyafetler gibi. Ayakkabınıza indireceğiniz bir aplikasyonla saniyeler içinde ayakkabının işlevini değiştirmeniz gibi. Akıllı lenslerle etrafa bakıp, saniyeler içinde havanın derecesini, nemini ölçmeniz ya da tabağınızdaki yiyeceğin kalorisini görmeniz gibi. Böyle bir ortamda eğitim gören kişilerin farklı iş güçlerine sahip olmaları, bunlara paralel becerilerle donatılmaları gerçeğinin eğitimciler için ne kadar önem taşıdığının altını çiziyor Frey. Hala mevcut iş yüküne ve bunların gerektirdiği becerilerle öğrencileri donatmak, Frey’a göre geleceğin bizi yok etmesi anlamını taşıyor.

Frey’in eğitimde üçüncü trend olarak konuşmacılarla paylaştığı bir diğer konu ise ‘Geleceğin becerilerinin öğrencilere kazandırılması şartı’. ‘Peki geleceğe hazırladığınız öğrencilerinizin bu dünyada nasıl ve nerelerde iş bulabileceklerini biliyor musunuz?’ sorusunu soran Frey, bu konuda da eğitimcilerin ‘vizyoner düşünürler’ olmalarının önemini vurguluyor.

Frey’a göre 2030 itibariyle mikro üniversiteler ortaya çıkacak, sertifikasyonlar uzun yıllar süren eğitimler sonunda alınan diplomaların yerine geçecek. Yıllarca süren eğitim, bir noktada yok olacak çünkü hız ve bilgi bizim şu anda algıladığımızın ötesine geçeceğinden, yıllar alan geleneksel üniversite eğitiminin yerini çok özel konularda uzmanlaşılan iki – üç aylık mikro üniversiteler alacak.

3D baskılar, internet kullanımının da önüne geçecek. Örneğin istediğiniz bir hediyeyi 3D baskı ile arkadaşınıza gönderebileceksiniz. İstediğiniz ilacı evde basabileceksiniz. Peki bu eğitimi nasıl etkileyecek? ‘3D baskı okullar olacak artık.’ diyor Frey ve hatta bu çalışmaların ilk görüntülerini paylaşıyor katılımcılarla.

Frey’in eğitimcilerle paylaştığı dünyada,  insansız hava araçları ve kapsüllerle hızlı ulaşım gibi çarpıcı örnekler de var. Bu noktada eğitim alanında öne çıkan meslekler; 3D programlama eğitimi /sertifikasyonu ve kapsülle ulaşım kontrol görevlileri gibi meslekler. Eğitimin içeriğinde olacak çarpıcı değişiklikleri de klasik bir ekonomiye giriş dersi ile özetleyen Frey, bu dersin bir aplikasyon, oyun tasarımı, film ya da sanal gerçeklik gibi konularla öğretilebileceğinden bahsediyor.

Shared economy (Paylaşılan ekonomi) teriminin gelecekte çok önem kazanacağını söyleyen Frey, belki kullanırız, bir gün işimize yarar diye aldığımız, evimizde bulundurduğumuz, arabadan, çeşitli mutfak setlerine kadar birçok şeye sahip olmayacağımızı belirtiyor. Frey’e göre gelecekte ihtiyacımız olan şeylere sahip olmak yerine onlara ulaşımımız olacak sadece. Bu da ekonomide büyük bir değişime yol açacak. Örneğin 1 – zip-araba, 15 kişisel araba yerine geçecek. Etrafta bir yerden bir yere giden arabalarda taşıyıcılar olacak ve kişiler bu araçlardan on-line taşıma isteği ile yararlanabilecek. Aplikasyon geliştirme, 3D programlama ve kapsüllerle hızlı ulaşım gibi sektörler bu yüzden ön plana çıkacak. Günümüz otomobil sektörleri araba satmak yerine, ulaşım satar hale gelecek. ‘İşte öğrencilerimiz bu dünyada meslek sahibi olacak’ diyor Frey. Bu dünyayı yakından takip etmemiz gerektiğinin önemini tekrar tekrar vurguluyor.

Günümüzde var olan sektörlerin yenilikçi inovasyonla dönüşmemiş haline göre kalacaklarını varsayarak öğrencilere meslek edindirmek hiç gerçekçi değil diyen Frey, yok olacak her meslek yerine 2.6 milyon yeni iş olanağı geleceğinden ve bunların ön görüsü ile öğrencilerimizi geleceğe hazırlamak zorunda olduğumuzun altını çiziyor.

Frey’in bahsettiği dördüncü trend ise ‘Quantified – Self’. Yani vücudumuzun her şeyi hesaplayabilmesi ve vücudumuzun dışarıdaki bilgiyi ölçebilmesi. Kişilerin, akıllı aletlerle vücutlarına bağlanan sensörler aracılığıyla anında ölçümler yapabilmeleri. Vücutta yapılacak bir tarama ile kişinin hangi alanda kendini geliştirmesi gerektiği, hangi kitapları okumaya ihtiyacı olduğu gibi konular kolaylıkla ve hızlı bir şekilde belirleneceğinden, bunu anlamak için yıllar süren bir eğitime artık ihtiyaç kalmayacak olması Frey’in önemli öngörülerinden biri olarak ön plana çıkıyor.

Frey’in eğitimde beşinci trend olarak bahsettiği konu ise ‘Artan eğitim ihtiyacına karşın öğretmensiz eğitim formları yaratma zorunluluğu.’

Yapılan bir araştırmaya göre dünyada şu anda 18 milyon öğretmen açığı olduğunu, %23 oranında çocuğun eğitim olanağına sahip olmadığını ve bu yüzden de okula gitmediğinden bahsediyor. İleride kişilerin günümüzdeki her bir bireyin üç katı kadar eğitimli olacağı düşünülünce, öğretmensiz eğitimlerin yaratılma zorunluluğunun kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Frey’e göre bu durumda öğretmensiz eğitim bu açığın kapanmasında büyük rol oynayabilir. Harvard Üniversitesi profesörlerinden ve ‘The Innovations of Dilemma’ kitabının yazarı Clayton Christiansen, yaptığı araştırmada 2019 itibariyle tüm K-12 okullarının yarısının on-line eğitim vereceğini belirtiyor. Bu da öğrencilerin kendi hız, ilgi ve beceri düzeylerine göre bireysel eğitim alma olanağı anlamına geliyor.

Ayrıca Frey, günümüzde öğrenmeye ihtiyacımız olan her konu ile kendimiz arasına bir öğretmen yerleştirmekle, geleceğin beklentilerinin hızını da göz önünde bulundurarak öğrenme konusunda yeteri kadar hızlı hareket edemeyeceğimizi savunuyor.

Einstein’a göre ‘Eğitim, sürekli olarak kendi cahilliğimizi fark etmemizdir.’ diyerek sonlandırdığı konuşmasında Frey, çok da uzak değil, bugün  okula başlayan bir çocuğun , gelecekte 3D baskı evlerde oturup, sürücüsüz arabalar, insansız hava araçları ile donatılmış bir dünyada birden fazla robotla yaşayacağı ve bu çocuğu saniyeler içinde milyonlarca bilgiye ulaşacağı bir ortama hazırladığımızı unutmamamız gerektiğini vurguluyor.

Genel anlamda bahsettiklerinin bir uyanış niteliği taşıması gerektiğini, yeni nesil ve daha doğmamış olan neslin bizlere bağlı olduğunu söyleyen Frey, hayata geçirmek istediğimiz her projenin genel hatlarıyla özetlemeye çalıştığı dünyaya uygun bir vizyon ile bağdaştırılmasının önemine ve şayet bu elde edilmezse de geleceğin günümüzü yok edeceği gerçeğine dikkat çekiyor.

ELT Akademik Uzman
Burcu Kayıtmaz

Projemize TÜBİTAK’tan Avrupa Bölge Üçüncülüğü Ödülü

0

FEN 10 sınıfı öğrencilerimizden Meltem Bağdagül Korkmaz ve Yağmur Eda Bakırtaş, 17-20 Mart tarihleri arasında İTÜ Ayazağa Kampüsünde düzenlenen “44. Ortaöğretim Öğrencileri TÜBİTAK Araştırma Projeleri Avrupa Bölgesi” finalinde “Doğal Antioksidan Üzüm Çekirdeği Ekstraktının Ayçiçek Kızartma Yağının Oksidasyon Yoluyla Bozunmasını Önleme Potansiyeli” adlı projeleriyle Avrupa Bölge 3.sü oldular.

Öğrencilerimiz bu projede, hızla değişen yemek kültürü ve hızlı yemek (fast food) kültürünün oluşturduğu önemli atıklardan biri olan kızartma yağlarının ömrünü uzatmaya yönelik bir çalışma yaptılar.

Üzüm çekirdeği ekstraktının kızartma yağlarındaki antioksidan etkisini inceleyen öğrencilerimiz, kullanılan üzüm çekirdeği ekstraktlarının yağlardaki peroksit değerini % 45 gibi önemli bir oranda düşürdüğünü belirleyerek üzüm çekirdeği ekstraktlarının yağlarda doğal bir katkı olarak kullanılabileceğini ortaya koydular.

TELT Eğitim Konferansımız Fütürist Bakış Açısını Eğitimcilerle Buluşturdu

0

Yabancı Diller Bölümümüzün organize ettiği “From Here to Where?” ana başlıklı Terakki ELT (English Language Teaching) eğitim konferansı 15 Mart’ta Levent Yerleşkemizde yurt içi ve yurt dışındaki farklı kurumlardan gelen yaklaşık 550 katılımcı ile gerçekleşti.

Konferansın açılışını  Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübu Caz Korosu seslendirdikleri “Sing Sing Sing”, “When shall we three meet again”, “Summertime” ve “Macbeth” gibi parçalar ile yaptı.

Sonrasında dünyaca ünlü gelecek bilimci Thomas Frey, konuklara 2030 yılından itibaren genel anlamda farklı sektörlerde gerçekleşecek değişimler ile ilgili bilgi vererek, ileride öğrencilerimizi nasıl bir dünyanın beklediğini eğitimcilerle paylaştı  ve “Yarın bugünü yaratır.” (“Tomorrow creates today”) diyerek eğitim alanında herkesi yakından ilgilendirecek  temel bazı öngörülerde bulundu.

İkinci konuşmacı Cambridge yayınevinden çıkan “Classroom Management Techniques” adlı kitabı ile The Duke of Edinburgh ESU English Language kitap ödülünü alan Jim Scrivener’dı. Scrivener konuşmasında dijital dünyanın eğitime ve okuma becerilerine etkisi üzerinde durdu.

Jim Scrivener ve Thomas Frey, konuşmaları sonrasında kendileri için hazırlanan yazarlar köşesinde kitaplarını imzalayarak, katılımcılarla yakından sohbet etme fırsatı buldular.

Ortadoğu Teknik Universitesi Dekanı Prof. Gölge Seferoğlu eğitimcilerin 21.yüzyıl becerilerine yönelik kişisel gelişimleri üzerine yaptığı konuşmasında bu becerilerin sınıf ortamına ne şekilde aktarılması gerektiği üzerinde durdu.

Son olarak Bahcesehir Üniversitesi öğretim görevlisi Gökhan Yücel ise 21. Yüzyıl dijital çağ, eğitimde inovasyon gibi konulara yönelik detaylı bilgileri sunumunda katılımcılarla paylaştı.

Eş zamanlı oturumlarda “21. Yüzyıl becerileri öğrenen profili ve becerileri”, “dijital okur-yazarlık”, “eğitimde yaratıcılık” gibi alt başlıkların tartışıldığı konferans Speech Bubbles grubunun tiyatro gösterisi ile son buldu.

Fotoğraflar için Facebook fan sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Mart 2014

Liseli Gençler “Sözcüklerle Dans” 14. Şiir Festivalimizdeydi

Terakki, İstanbul ili lise ve diğer okullar arasında düzenlediği “Sözcüklerle Dans” Şiir Festivali’nin on dördüncüsünü bu yıl “Kadın” temasıyla 17 Mart Pazartesi günü Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de gerçekleştirdi.

Terakki Vakfı Okulları 14. Şiir Festivali 2014 bünyesinde tematik koşullu Terakki Lisesi ve Liseler Arası Şiir Yarışması’na 41 liseden 83 öğrenci ve 16 öğrencimiz şiir gönüllüsü olarak katıldı.

Öğrenciler, “Kadın” teması çerçevesinde kendi hayatlarından ve gördüklerinden yola çıkıp düşüncelerini, duygularını şiir disiplininin gereklerini de yerine getirerek sözcüklere, imgelere dönüştürdüler.

Şair Ömer Erdem, festivale çeşitli liselerden gelen istekli öğrencilerle 13 – 14 Mart tarihlerinde şiir atölyesi yaptı. Atölye çalışmasının sonucunda ise öğrencilerin ürettikleri metinler sergilendi. İki kategoride yapılan yarışma için toplam 99 şiir jüri tarafından değerlendirildi.

Festivalin seçici kurulundaki şairler; A. Ertan Mısırlı, Altay Öktem, Haydar Ergülen, küçük İskender ve Sennur Sezer’di. 14. Şiir Festivali Onur Ödülünün sahibi ise şair Nilay Özer oldu.

Liseler arası yarışmada Birincilik Ödülünü İstek Özel Bilge Kağan Anadolu Lisesi’nden  Büşra Naz Kandemir “Elma” adlı şiiriyle; İkincilik Ödülünü  Etiler Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nden Aybar Aykuş “Yalnızlık Senfonisi” adlı şiiriyle; Üçüncülük Ödülünü Halkalı Toplu Konut Lisesi’nden Armina Yüksel Aluç “Beyaz Bir Güvercin” adlı şiiriyle aldılar.

Terakkili öğrenciler arasında yapılan değerlendirmede ise Birincilik Ödülünü Deniz İmre “Başka Bir Sıfat” adlı şiiriyle; İkincilik Ödülünü Alara Kutlu “Rom Kadını” adlı şiiriyle; Üçüncülük Ödülünü Canberk Akgül “…” adlı şiiriyle aldılar.

Tüm şiirler “Sözcüklerle Dans” adlı şiir kitabında yayımlandı.

Mart 2014

Akıl – Zeka ve Strateji Oyunlarını Öğreniyor ve Öğretiyorum

0

5. sınıf Yaratıcı Zihinler Kulübü öğrencilerimiz, Ortaokul Matematik Bölümümüzün evrensel “Beyin Farkındalık Haftası” kapsamında 14 Mart’ta düzenlediği  “Akıl – Zeka ve Strateji Oyunlarını Öğreniyor ve Öğretiyorum” etkinliklerinde tüm yıl boyunca öğrendikleri akıl-zeka ve strateji oyunlarını koridorlara kurulan stantlarda arkadaşlarına ve öğretmelerine öğrettiler.

Beyin gücüne dikkat çekmek ve beyni etkili kullanma konusunda öğrencilerimizi bilinçlendirmeyi hedefleyen bu etkinlik dizisinde; Mastermind, Mangala, Quarto, Quoridor, Tavşan ve Tazı gibi kutu oyunları, Klasik ve Bölgesel Sudoku, Hazine Avı, ABC Kadar Kolay, Patika gibi kağıt kalem kullanmayı gerektiren mantık oyunlarını öğrenen ve oynayan öğrencilerimiz problem çözme ve akıl yürütme becerilerini geliştirerek, birçok oyunla tanışma ve bu oyunları oynama fırsatı buldular.

5. sınıflar katında gerçekleşen etkinlikte ise öğrencilerimiz, 13 Mart’ta velilerine bu oyunları öğrettiler. Öğrencilerimizin öğretmen, velilerimizin öğrenci olduğu bu etkinlik, akıl-zeka ve strateji oyunları oynanan keyifli bir saatin ardından sona erdi.

[nggallery id=70]

Ortaokul Öğrencilerimiz Pi Gününü Kutladı

0

Ortaokul Matematik Bölümümüz, 14 Mart Pi gününü tüm hafta boyunca 6 ve 7. sınıf öğrencilerimizle birlikte çeşitli etkinliklerle kutladı.

Matematik bölümümüz, pi sayısı ile ilgili hazırladıkları deneylerle öğrencilerimize pi sayısının neden sabit bir sayı olduğunu farklı şekillerde ispatlayan etkinlikler ile anlattı. Öğrencilerimiz, Plastik Sanatlar bölümümüzün de katkılarıyla her katı rengarenk rakamlarla oluşturulmuş pi sayısı ile donattı.

Öğrencilerimiz, pi sayısını anımsatan objeler ve pastalar tasarladılar. En güzel obje ve pastaların sahiplerinin açıklanması ve öğrencilerimizin karşılıklı, içinde “pi” hecesinin olduğu kelimeleri sıralayarak yarıştıkları “Pi Kelime Yarışması”nın finali ise günün sonunda yapılan yarışmalar, tiyatro gösterileri ve pi şarkılarıyla gerçekleşti.

[nggallery id=69]

 

Lise Öğrencilerimiz Dünya Matematik Gününü Kutladı

0

Lise Matematik Bölümümüz, her yıl Mart’ın ilk Çarşamba’sı kutlanan 5 Mart Dünya Matematik Günü için , 3 – 7 Mart tarihleri arasında hazırladıkları Zeka ve Mantık sorularını hafta boyunca hem panoda hem de her katta 2’şer adet olmak üzere duvarlara astılar. Her günün sonunda doğru yanıtlar arasında yapılan çekilişte öğrencilerimize zeka ve mantık oyunları hediye edildi.

Bununla beraber, “Bu Kimdir” köşesinde her gün ünlü bir matematikçinin fotoğraflarıyla birlikte yaptığı çalışmaların anlatıldığı bir pano hazırlandı.

11 – 13 Mart tarihlerinde ise Matematik Bölümümüz, Akıl Oyunları Kulübü ve  Oyun Mühendisliği Kulübü öğrencilerimizle birlikte  1. ve 2. katlarda ikişer masa kurdular.

Oyun Mühendisliği kulübü öğrencilerimiz; birinci masada ‘3 taş oyununu’, ikinci masada ‘Kinta oyununu’ öğrencilerimize tanıtıp oynattılar. Üçüncü masada, ‘3 boyutlu rubik su doku küpü’ oyununu  sıfırdan hazırlayarak yeni bir oyun yaratan Akıl Oyunları kulübü öğrencimiz Ekin Kılıç (Fen11), oluşturduğu yeni oyununun tanıtımını yaptıktan sonra öğrencilerimize oynattı. Dördüncü masada ise ‘Akıl Oyunları kulübü öğrencilerimiz hazırladıkları 5 adet zeka sorusunu öğrencilerimize sordu.

[nggallery id=68]

 

“Üzülmek Yetmez, Bir Yardım Eli Gerek”

İlkokul Öğrenci Birliği olarak sosyal sorumluluk projeleri kapsamında aldığımız karar doğrultusunda, sokak çocuklarına destek  olmak amacıyla 24-28 Şubat 2014 tarihleri arasında bir kampanya düzenledik. Bu kampanyayı düzenlemekteki amacımız, elde ettiğimiz gelirle sokak çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaktı. Bu doğrultuda Umut Çocukları Derneği Başkanı’yla iletişime geçilerek çocukların ihtiyaçları konusunda bilgi alındı.

Bu ihtiyaçları karşılamak amacıyla velilerimizden yiyecek ve içecek getirmeleri istendi. Getirilen yiyecek ve içeceklerin satışı, kurulan stantta öğrencilerimiz tarafından yapıldı.

Kampanya sonucunda toplam 5.797 TL gelir elde edildi. Elde edilen gelirle, Umut Çocukları Derneğine bağışlanmak üzere Arçelik firmasından 3 adet büyük boy buzdolabı, 1 adet büyük boy derin dondurucu, 1 adet çamaşır makinesi,

1 adet kurutma makinesi ve 1 adet elektrikli süpürge satın alındı.

Kampanyayı düzenleyen öğrencilerimiz 12 Mart Çarşamba günü İlk Adım İstasyonunu ziyaret ederek, Umut Çocukları Derneğine ürünleri teslim ettiler.

Kampanyaya katılan bütün velilerimize ve öğrencilerimize, gösterdikleri yoğun ilgi ve yaptıkları katkılar için teşekkür ederiz.

 

[nggallery id=67]