Öğrencilerimiz Yazar Nazlı Eray ile Buluştu

8. sınıf öğrencilerimiz, 5 Mart Çarşamba günü Terakki Vakfı K1 Kültür Merkezi’nde yazar Nazlı Eray ile buluştu.

Öğrencilerimizin ilgiyle dinlediği Nazlı Eray, yazarlığa başlama serüveninden ve onun için önemli öykülerinden biri olan “Mösyö Hristo”dan bahsetti. Gerçeküstücülük akımının niteliklerini taşıyan bu öykü, çeşitli dünya antolojilerinde yer alıyor.

Öğrencilerimiz, “Büyülü Gerçekçilik” akımının Türk edebiyatındaki temsilcilerinden olan Nazlı Eray’a merak ettikleri soruları yönelttiler. Söyleşinin ardından Nazlı Eray, öğrencilerimizin kitaplarını tek tek imzalayıp imza esnasında onlarla sohbetine devam etti.

 

4. Sınıflarımızın Beyin ve Farkındalık Haftası Etkinliği

0

4. sınıf öğrencilerimiz, 3 – 7 Mart tarihlerinde “Beyin ve Farkındalık Haftası” kutlamaları kapsamında fen laboratuvarında koyun beynini incelediler.  Ardından “Beynimiz” konulu bir sunum ve video izleyen öğrencilerimiz, görsellerle zenginleştirilmiş beynin bölümleri, işlevleri, koruma ve geliştirme yöntemleri hakkında bilgi sahibi oldular.

Dünya Matematik Günü “Büyük Risk” Yarışmamız

0

Ortaokul Matematik Bölümümüz, 5 Mart Dünya Matematik Günü etkinliklerimiz çerçevesinde “Büyük Risk” yarışmasının finallerini gerçekleştirdi.

6 ve 7. sınıflarımızın seviyesinde ayrı ayrı uygulanan yarışmada her seviyeden finale kalan üçer sınıf yarıştı. Hafta içi sınıflar arası yapılan ön elemeler sonrası finale çıkmaya hak kazanan sınıflarımız; 6B, 6E ve 6K, 7B, 7D ve 7E oldu.

Yarışmada beş farklı kategori ve her kategoride de 5 soru olmak üzere; toplam 25 matematik sorusu ile yarışan öğrencilerimiz, zevkli ve öğretici bir deneyim yaşarken, onları seyreden sınıf arkadaşlarına da heyecanlı dakikalar yaşattılar.

Öğrencilerimizin hem düşünüp, hem de eğlendikleri “Büyük Risk” yarışmasında, 6B ve 7D sınıflarımız birinci olmaya hak kazandı.

[nggallery id=65]

Nepal Sosyal Sorumluluk Projemizin İkincisi Gerçekleşti

6 öğrencimiz, Coğrafya Öğretmenimiz Nezihe Ecevit’in katılımıyla 27 Ocak – 7 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen Nepal Sosyal Sorumluluk Projemizin ikincisinde Katmandu, Bandipur ve Pokhara’da farklı yaşamlara tanıklık ederek bireysel ve toplumsal sorumluluklara karşı farkındalıklarını geliştirdiler.

11. sınıflardan öğrencimiz Dilara Küçük’ün Nepal ile ilgili izlenimlerini GEO dergisi Mart 2014 sayısında yayımlanan aşağıdaki yazısında okuyabilirsiniz.

“Nepal Projesi’ne katılmaya karar verdiğimde aklımda birkaç yardım etkinliğine katılmak, tarihi anıtları gezmek ve fotoğaf çekmekten ötesi yoktu. Bana katacağı tek şeyin iki haftalık güzel bir tatil olduğunu düşünmüştüm. Fakat ilk günden yanıldığımın farkına vardım.

Çoğu kişi insanları mutlu etmekle mutlu olunabileceğini söyler, bir şeyleri paylaşmayı önerir. Ben Nepal’de bundan çok daha ötesini gördüm. Gittiğimiz köyde ufacık bir gülümsememiz karşısında gözlerinin içi gülen çocukların mutluluğunda payımın olduğunu hissetmek hayatımda yaşadığım en mükemmel histi. Nepal’in kültürü ülkemizden çok farklı. Başta alışamadığımız bir sürü koşul oldu. Fakat birkaç gün geçirip kültüre adapte olunca hepimiz telefonlarımızı ellerimizden bıraktık. Elektriği aramaz, wi-fi gücünü ölçmez, soğuk suyun altında duş yapmayı dert etmez olduk. Başta ‘Hayatta yemem’ dediğimiz yemekler lezzetli gelmeye başladı.

Hepimiz gördük ki, hayatta asıl önemli olan çok farklı şeylerdi. Koşullar farklı bile olsa mutlu yaşamlar vardı Nepal’de. Maddiyatın ne kadar önemsiz ve geçici, maneviyatın ise ne kadar da değerli, hatta paha biçilmez olduğunu gördük.

Bu projenin tek taraflı bir yardım projesi olduğunu düşünmüyorum. Biz minik ellere güzel hediyeler verdik. Onları bildiğimiz konularda eğittik. Ama onlar da bize çok önemli dersler verdiler. Somut objelerimiz olmadan da gülebileceğimizi hatta daha bile içten gülebileceğimizi öğrettiler. Geçirdiğim zaman için, “Kesinlikle hayatımda yaptığım en güzel şeydi” diyebilirim.”

Nepal Sosyal Sorumluluk Projemizin Fotoğraflarını görmek için tıklayınız.

Öğrencilerimiz Rahmi Koç Müzesi’ndeydi

0

Sosyal Bilgiler ve Matematik dersleri disiplinler arası işbirliği çalışmaları kapsamında 26 – 27 Şubat tarihlerinde Rahmi Koç Müzesi’ni ziyaret eden 5. sınıf öğrencilerimiz, Sosyal Bilgiler dersinin ”Gerçekleşen Düşler” ünitesi çerçevesinde hazırlanan kitapçıkla müze eğitimi aldılar.

Müzede öğretmenlerimizin yaptığı yönlendirmelerle bilgiyi keşfeden öğrencilerimiz, teknolojik ürünlerin zaman içindeki gelişimini somut şekilde gördüler. Geçmişe yolculuk yaparak başlayan müze eğitiminin sonunda, teknolojinin ihtiyaçlarımızı karşılaması konusunda farkındalıklarını artıran öğrencilerimiz, müzenin “Renkli Matematik Dünyası-Eğlen+Öğren” bölümünde interaktif deney setleri ile dokunarak, düşünerek ve eğlenerek öğrenme fırsatı buldular, renkli ve eğlenceli cisimleri kullanarak matematiksel düşünmeyi gerektiren deneyleri tamamladılar.

Matematik;[nggallery id=61]

Sosyal Bilgiler;[nggallery id=62]

Terakki'de 4. Bilim Günleri

0

Kansersiz Yaşam Derneği ve Terakki Vakfı İlkokul ve Ortaokul aile birliğinin 4. kez düzenlediği “Bilim Günleri” projesi kapsamında 25 – 26 Şubat 2014 tarihlerinde farklı sınıf düzeylerinde öğrencilerimizin sağlıklı olmak konusundaki farkındalıklarını  güçlendirmek için çeşitli seminerler gerçekleşti.

İleri yaşlarda büyük problemlere ve ağrıya yol açabilecek duruş bozukluklarını engelleme ve enfeksiyonların bulaşma riskini azaltan doğru ve etkili el yıkamanın alışkanlık haline getirilmesini sağlamak üzerine Dr.N.Korkut Kasapbaşı “Çocuklarda Duruş Bozuklukları” ve Dr. Begüm Kayar “Mikroorganizmalari Taniyalim, Enfeksiyonlardan Korunalim, Ellerimizi Doğru Yıkayalım” içerikli sunumlar yaptılar.

[nggallery id=63]

Terakki Tepeören Projemize Ödül

0

Terakki Tepeören projemiz, Türkiye’deki inşaat sektörünün sürdürülebilir ilkeler ile gelişimine öncülük eden Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin (ÇEDBİK) 20-21 Şubat 2014 tarihlerinde üçüncüsünü düzenlediği “Sürdürülebilirlik – Sınırları Aşmak” temalı Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nde Sürdürülebilirlik Teşvik Ödülü’nün sahibi oldu.

Ödül, Okullar Genel Müdürümüz Mehmet Güneş’e Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Duygu Erten tarafından verildi.

Destination Imagination Kulübü Öğrencilerimizin Bölge Birinciliği

0

Uluslararası bir organizasyon olan Destination Imagination’ın 22 – 23 Şubat tarihlerinde düzenlediği “İstanbul Avrupa Yakası Bölge Finalleri” nde Destination Imagination Kulübü öğrencilerimiz birinci oldu.

Arın Kanber (6C), Eren Taşdemir (6K), Fermude Neşe Ürkmez (7B), Yasemin İdil Bora (7C), Ata Ulusoy (7H) ve Sarp User (8D)‘den oluşan altı kişilik okul takımımız TERAKKİ TIGERS, bu Bölge Birinciliği ile 22 – 23 Mart tarihlerinde yapılacak Türkiye Finallerine katılmaya hak kazandı.

Takım çalışması, problem çözme, yaratıcı ve eleştirel düşünme, risk alma, işbirliği, sabırlı olma, dayanıklılık ve etik anlayışın ön planda olduğu bu etkinlikte 55 takım, “Teknik”, “Bilim”, “Güzel Sanatlar”, “Doğaçlama”, “Yapısal”, “Sosyal Sorumluluk Projesi” ve “Yükselen Yıldız” başlıklarındaki 7 farklı görevden birini seçtiler. “Teknik” görevinde yarışan öğrencilerimiz, seçtikleri görevde yaptıkları çalışma ve anlık çözüm becerilerini test eden performansları sonucunda, kendi görevlerinde en yüksek puanı alan takım oldu.

[nggallery id=60]

Yazar Süleyman Bulut Konuğumuz Oldu

“Kocaman Küçük Deniz” ve ‘Toparlacık Nokta ve Arkadaşları’ adlı kitapların yazarı Süleyman Bulut, 20 Şubat Perşembe günü 1. sınıf öğrencilerimizle çevre kirliliği ve noktalama işaretleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Söyleşiye nokta, virgül, soru ve ünlem işaretleri canlandırmalarıyla renk katan öğrencilerimiz, okudukları kitapları imzalatma fırsatı buldu.

[nggallery id=59]

Öğrenci Birliği Darülaceze Ziyareti

0

Öğrenci Birliği olarak sosyal sorumluluk çalışmalarımız kapsamında 14 Şubat Cuma günü, 3. ve 4. sınıf temsilcilerimizle Darülaceze kurumuna ziyarete gittik. Darülaceze’de yaşayan büyüklerimizle sohbet ettik, anılarını dinledik. Anılarını dinlerken zaman zaman duygusal zaman zaman da neşeli anlar yaşadık. Yetkililerden kurumun tarihçesi ve işleyişi hakkında bilgiler edindik. Kurumun binalarını gezerek nasıl bir donanıma sahip oldukları konusunda fikir sahibi olduk. Orada yaşamını sürdürmek durumunda olan bakıma muhtaç yaşlılar için yapılanlar yüreğimize su serpti. Onların yaşamını daha kaliteli bir biçimde sürdürmeleri için her imkan kullanılıyordu.

Burada yaşayan büyüklerimizin rehabilitasyon merkezlerinde kilim, çorap, resim, seramik vb. çalışmalar yaparak hem bir eser üretme keyfini yaşadıklarını hem de kuruma katkıda bulunduklarını görmek çok güzeldi. Görme engelli yaşlıların kâğıt parçalayarak rehabilite olduklarını, zamanlarını değerlendirdiklerini ve geri dönüşüme katkıda bulunduklarını öğrendik.

Kurumun en önemli özelliklerinden biri de her dinden, her milletten insanın birlikte yaşaması. Burada yaşayanlar tüm dünyaya örnek olacak biçimde hoşgörü ve saygı içinde yaşamayı başarıyor. Kurum içerisinde cami, kilise ve sinegogun bir arada bulunması da bu hoşgörünün simgesi.

Daha sonra Müzik Bölümü Başkanımız Aykut Yılmaz, kurumda muhteşem bir konser verdi. Kurumun sakinleri ve konuklar, konseri keyif içinde izleyip çalan şarkılara eşlik ettiler. Ayrılmadan önce, aldığımız armağanları verirken herkesin gözleri dolmuştu.

Çok duygulu anlar yaşadık ve tüm yaşamımız boyunca unutamayacağımız anılarla okulumuza döndük.

Darülaceze’de yapılan işler hepimizi çok mutlu etmişti ve oradan büyük bir gönül rahatlığıyla ayrıldık.

İlkokul Öğrenci Birliği

[nggallery id=58]

Hazine Avı Etkinliği

0

6. sınıf öğrencilerimiz, 19 Şubat Çarşamba günü matematik bölümümüzün düzenlenlediği “Hazine Avı” oyununu oynadılar.

Sınıflardan seçilerek oluşturulmuş 11 grup, gün boyunca öğretmenlerimizin her aşama için hazırladığı soruları çözerek bir sonraki aşamaya geçtiler.

8 aşama ve 8 sorudan oluşan yarışmada, tüm soruları en hızlı çözen grup yarışmanın galibi oldu.

Matematik bilgisi, mantık ve el becerisi gerektiren sorularla uğraşan öğrencilerimiz, matematik derslerinde öğrendiklerini pekiştirerek eğlendiler. 6B sınıfımız birinci, 6H sınıfımız ikinci ve 6J sınıfımız ise üçüncü olarak oyunu tamamladılar.

[nggallery id=57]

Yılın İlk Öğrenci Değişim Programı Torino’da Gerçekleşti

0

2013-2014 öğretim yılının ilk öğrenci değişimi programı 18 – 24 Ocak tarihleri arasında İtalya’nın Torino şehrindeki Liceo Darwin Scientifico okulu ile gerçekleşti.

Program kapsamında fen lisemizden 17 öğrencimiz bir hafta boyunca Liceo Darwin Scientifico okulu öğrencilerinin evlerine konuk oldular. Öğrencilerimize Matematik Bölümü öğretmenlerimizden Seçil Erberdi ve Uluslararası Projeler Koordinatörümüz Yeşim Irmak Bozkurt eşlik etti.

Öğrencilerimiz bir haftalık değişim programında okul içinde ve dışında çeşitli etkinlikler yaptılar. İtalyan öğrenciler matematik, fizik ve müziğin iç içe olduğu ilgi çekici bir ders sunarak disiplinler arası çalışmaya güzel bir örnek gösterdiler. Her sene 9.sınıflarımıza performans ödevi olarak verilen Cahit Arf Projesi için Fen Lisesi 9.sınıf öğrencilerimiz özel bir hazırlık yaptılar.

Performans ödevini içeriğinde belirlenen ünlü bir matematikçinin hayatını grup olarak kısa film haline getirip oluşturdukları özgün çalışmaları, oradaki öğretmen ve öğrencilerle paylaştılar. Öğrencilerimiz ise dünyaca ünlü matematikçilerin hayatları hakkında hazırladıkları videoları İtalyan gruba izlettiler.

Okulda yapılan çalışmalar dışında öğrencilerimiz günübirlik Milano’ya, Bardonecchia dağına kayak aktivitesine, Torino şehir merkezinde bulunan Mısır Müzesi’ne ve Sinema Müzesi’ne, Rivoli’de bulunan Çağdaş Sanat Müzesi’ne giderek hem kültürel, hem sanatsal, hem de sportif aktivitelerde bulundular.

İtalya öğrenci değişim programımızın bu öğretim yılı kapsamında yapılacak olan ikinci ve son toplantısı 31 Mart – 06 Nisan  tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek.

Öğrencilerimiz Barselona Kültür Sanat Gezisindeydi

26-30 Ocak tarihleri arasında Plastik Sanatlar Bölümü öğretmenlerimiz, 18 öğrencimizle Barselona’ya kültür-sanat gezisine gittiler.

Öğrencilerimiz, öğretmenlerimizin rehberliğinde hem ilginç hem de keyifli mekanları gezdiler. Dünya sanatının devlerinden Picasso ve Joan Miro’nun müzeleri,  Macba Çağdaş Sanat Müzesi ve Gaudi’nin birçoğu müzeye çevrilmiş yapıları gezi programı içindeydi.

Beş gün süren bu gezide öğrencilerimiz parklar, caddeler, sahil hattı, bohem mahalleler, paella yemekleri gibi kentin zenginliklerini de tanıma imkanı buldular.

Bu yıl ilkini başarıyla gerçekleştirdiğimiz kültür-sanat gezisi, önümüzdeki yıllarda da farkı ülkelerle devam edecek.

Gelişim Dergimizin Yeni Sayısı Yayımlandı

Terakki Vakfı Okulları Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi olarak 2005 yılında ilk sayısını çıkardığımız “Gelişim Bülteni” isimli yayınımızı, sizlerin de bildiği gibi dört yıldır “GELİŞİM” isimli bir dergiye dönüştürdük. Yılda iki sayı olarak yayımlanan dergimizi 4000 adet basmakta siz velilerimiz başta olmak üzere, farklı kurumlarda çalışan meslektaşlarımıza, üniversitelere, Rehberlik Araştırma Merkezlerine ve ilgili diğer kurumlara ulaştırmaktayız. Gelişim Dergimiz’in bu yıla ait ilk sayısı Anaokulu ve 1.- 6.sınıf velilerimize öğrencilerimiz aracılığıyla 21 Ocak’ta  iletilmiştir. 7. ve 8. sınıflar ile Lise velilerimiz için de postaya verilmiştir. Her sayımızda olduğu gibi çocuklarınızla iletişiminizde size ışık tutacağını düşündüğümüz konulara değinmeye çalıştık.

Bu sayımızda yer alan konu başlıkları;

  • Anlamak, Anlaşılmak, Empati
  • Aktif Yaşam Aktif Beyin
  • Röportaj: Akran Zorbalığı/ Dr. Nevin Dölek
  • Meslek Seçimi
  • Tikler/Yard. Doç. Dr. Neslihan Zabcı
  • Çocuklar Sınıra mı Sınırsızlığa mı İhtiyaç Duyar?
  • Yaşama Dair, Ayrılık ve Bağlanma
  • Çeviri: Tükenmişlik Sendromu: Modern Toplumun Hastalığı mı?
  • Bizden Haberler’ dir.

Dergimizle ilgili görüşlerinizi, konu önerilerinizi gelisimdergisi@terakki.org.tr adresine iletebilirsiniz. Ayrıca, dergimize Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimizin web sitesinde yer alan http://www.terakki.org.tr/rehberlik/files/gelisim_dergisi2014-1.pdf linkinden de ulaşabilirsiniz.

Gelişim Dergisi ekibi adına, sizlere şimdiden çocuklarınızla birlikte geçireceğiniz, mutlu, huzurlu, güzel anılarla dolu bir yarıyıl tatili diliyorum. Sevgiyle kalın.

Uzman Psikolojik Danışman
Gelişim Dergisi Editörü
Revan Çoban

Karne Sonuçlarıyla Çocuk ve Aileler Nasıl Başa Çıkmalı?

2013 – 2014 öğretim döneminin birinci yarıyılı 24 Ocak’ta sona erdi, Türkiye genelinde yaklaşık 17 Milyon öğrenci karne aldı. Karneler doğal olarak kimi çocuk için ailesine göstermekten gurur duyduğu bir övünç kaynağı, kimi çocuklar için ise kaygı ve stres yaratan üzücü bir durum olabiliyor.  Sonuçları açısından sevindirici de olsa üzücü de olsa karne almak çocuğun benlik algısını, ailesiyle ilişkilerini ve yakın çevresiyle iletişimini önemli ölçüde etkileyen bir durumdur.

Okulda başarısız olan çocukların büyük çoğunluğu dokunsal ya da kinestetik olmakta ve yaşadıkları başarısızlıklar karşısında da genelde ailelerini yanlarında değil karşılarında bulmaktalar. Bu durumda da anne-baba-çocuk ilişkisinin bozulmasına neden olmaktadır. Araştırmalar bir çocuğun akademik başarısını etkileyen pek çok değişkenin olduğunu söylüyor. Çocukların kişisel yeterlilikleri, yetkinlikleri, alışkanlıkları, öğrenme biçimleri, ilişkileri yönetme süreçleri, okul iklimi gibi pek çok şey çocuğun başarı ya da başarısızlığında rol oynuyor. Ancak bunlar içerisinde en etkili ve belirleyici olanı anne-baba tutumunun olduğu da biliniyor. Bu nedenle bu ilişkiyi güçlü tutmak önce anne-babaya düşmektedir.

Eğitim sistemimizde de ölçme ve değerlendirme uygulamalarımız maalesef başarısızlığa odaklı, çocuklara olumlu geri bildirim vermeyen, onların başardıklarına değil başaramadıklarına odaklanılan bir yapı var. Bu yaklaşım nedeniyle de çocuklar, önce anne-babalarına sonra öğretmenlerine, arkadaşlarına ve yakın çevresine neden başaramadıklarının hesabını vermek durumunda kalıyorlar.

Kırık notların düzeltilmesinde çocuğa yol gösterecek bir pusula,  bir kılavuz gerekir. Bu da evde aile, okulda öğretmendir.

Karne sonuçları aşağı yukarı her anne babanın bildiği çok da sürpriz olmayan sonuçlardır. Sonuçlar doğru okunduğunda ikinci dönem neler yapılması gerektiği konusunda hem çocuklar hem de anne-babalar doğru kararlar alabilirler. Unutulmamalı henüz birinci dönem yeni bitmiş ikinci dönem de henüz başlamamıştır.

Aslında karneyle ortaya çıkan sonuç var olan eksikliklerin neler olduğunu bize göstermektedir. Sonuç olumsuz da olsa bunu bir fırsata dönüştürmek ve yeni bir değerlendirme yapma şansı hala vardır. Tutum ve davranış değişikliği, yöntemsel farklılıklar, neyi farklı yaparsam sonuç değişir düşüncesi başarı getirebilir. Her gün baş ağrısı çeken birinin bu ağrıdan kurtulmak için aynı ilacı tekrar tekrar alması sorunu çözmez, sonuç vermeyen tutum ve davranışlar da hedefe götürmez.

Anne baba olarak kırık karne sonuçları nedeniyle çocuklara tatili zehir edecek yasaklar koymak, baskılar kurmak onlarla olan ilişkileri bozar. Çocuğa rağmen başarı ve çözüm de mümkün değildir. Bu nedenle ortak bir uzlaşı arayıp birlikte oturup belirli aralıklarla konuşmalar yapmak duygu paylaşımını artırdığı gibi başarısızlıkların nedenleri üzerinde uzlaşabilmek de mevcut sorunların çözümünü kolaylaştırır.

Bilinen ve teyit edilen aslında çocuğun potansiyelinin farkına varılması ve bu potansiyelin ortaya konması için izlenen yolların çeşitlendirilmesi ve zenginleştirilmesidir. Bu da ancak ailenin desteğiyle mümkün olabilir.

Çocuğun karnesindeki kırıklara yaşamdaki başarısının değil, okulda derslerine yeterli çalışmadığının bir göstergesi olarak bakabilen ve durumu bütünsel değerlendirmeyen bir yaklaşım çocuğun istediği desteği ve güveni verir.

Öğrenilmiş çaresizlik duygusu bu çocukların en fazla göze çarpan sorunlarıdır. Çocuklar ne yaparlarsa yapsınlar bazı derslerde hiç iyi not alamıyorlar ve bu eşiği hiç aşamıyorlardır. Çocuklar açıkça söylemeseler de zorlandıkları bu anlarda anne babalarından ya da öğretmenlerinden destek beklerler. Bu desteğin bir göstergesi anne-babanın daha yakın ilgisi ve okul öğretmenleriyle kurduğu dirsek temasının artmasıdır.

Çocuğa, elde edilen sonuç kadar gösterilen çabanın önemli olduğu mesajı da inanarak verilmelidir. Çocuğun iyi notların yanında zayıf notlar alabileceği ve bu durumun çalışarak düzletilebileceğini bilmek ve ona güvenildiğini göstermek önemlidir.

 

Çocuklar için;

Sonuç ne olursa olsun tatil bir dinlenme, yeniden düşünme ve karar alma zamanıdır, bunu iyi değerlendirmeliler. Bazen çok istemelerine ve çok çabalamalarına rağmen bazı dersleri başaramayabilirler. Gerçek başarı, elimizden gelenin en iyisini yapabilmek ve kendi içimizde gelişim gösterebilmektir.

Bu doğrultuda ikinci dönem için kendi yeteneklerine uygun gerçekçi hedeflerle, iyi bir planlama yapmalı ve zamanı iyi kullanabilmeyi başarmaları gerekir.

Motivasyonlarını yüksek tutmak, karnedeki kırıklara odaklanmadan ve gözleri korkmadan kendi öğrenme biçimlerine uygun bir ders çalışma planı hazırlamalılar.

Düzenli ve aralıklı konu tekrarları yapmak, çalışılacak konular uzun ise onu parçalara bölerek çalışmak, konu kısa ise de o konuyu da bütün olarak çalışmak akılda kalıcılığı artırır ve öğrenmeyi kolaylaştırır.

Ders çalışmak gibi ilgi çekmeyen, zor ve sıkıntılı işler hep ertelenir, ertelemek için de bahaneler üretilir. Ancak başarı için sistemli çalışmak gerekir.

Çalışma saatleri en iyi öğrenilen, dikkatin en iyi olduğu zamanlara göre ayarlanmalı ve saatlerce çalışmak yerine kısa aralıklarla mola vererek çalışılmalı.

Ders çalışma sırası da önemlidir. En verimli zamanda daha zorlanılan derslerin çalışılması, benzer derslerin arka arkaya çalışılmayarak araya farklı dersler konulması verimi artırır.

Son olarak bilimsel araştırmalar düzenli uykunun ve doğru beslenmenin öğrenmeyi ve öğrenilenleri kalıcı hale getirdiğini söylüyor, bu nedenle çocuklar hem beslenmelerine dikkat etmeliler hem de düzenli uyku almaya gayret etmeliler.

Alpaslan Dartan
Terakki Vakfı Okulları Rehberlik Uzmanı
İstanbul Türk PDR Derneği Başkanı