Terakkililer Güzel Atlar Ülkesindeydi

Her iki yerleşkemizden ortaokul 7. sınıf öğrencilerimiz, 1 – 3 Haziran tarihleri arasında Pers dilinde “Katpatuka” yani “Güzel Atlar” ülkesi olarak bilinen Kapadokya’ya gittiler. Sosyal Bilimler Bölümümüzün organize ettiği gezide Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Çavuşin Kasabası, Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi,  Narlı Krater Gölü, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Tuz Gölü ve Ihlara Vadisini gezdiler. Öğrencilerimiz, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi tanıdılar.

İstanbul’dan başlayan kültür turunun ilk günkü durağı; 13. yüzyılda yaşamış büyük Türk düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi oldu. Öğrencilerimiz, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Anadolu’nun Türkleşmesinde katkısı olan ve düşünceleri Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesiyle örtüşen; insan, Tanrı ve evren sevgisi, hoşgörüye dayalı öğretileri ile dünyada tanınan Hacı Bektaş Veli’nin Müzesi’ni rehberler eşliğinde gezme ve tanıma fırsatı yakaladılar. Müzenin ardından, Kızılırmak Nehri kıyısında yürüyüş yapıp dondurma molası ile ilk günü tamamladılar.

Gezinin ikinci gününde ilk durak Oniks Taş Atölyesi’ydi. Bu atölyede ustasından değerli taşlar hakkında bilgi edinen ve taşların işlenmesi ile ilgili görsel bir şölen izleyen öğrencilerimiz, taş işçiliğinin ve ustalığının ne kadar değerli bir meslek olduğunu kavradılar. Ayrıca değerli taşlardan yapılmış el emeği, göz nuru birçok ürünü görme ve satın alma şansı buldular. İkinci durak ise açık hava müzesi eğitiminin başlatıldığı yer olan Göreme Açık Hava Müzesi’ydi.  Öğrencilerimiz, hemen hemen her kaya bloğunun içinde yer alan kiliseleri, şapelleri, yemekhaneleri ve oturma mekânlarını görüp, rehberlerimizden detaylı bilgiler edindiler. O dönemdeki insanların yaşantıları ile ilgili çıkarımlar yapmaya çalıştılar.

Açık hava müzesinin dolaşılmasından sonra, Kapadokya bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan, Göreme-Avanos Yolu üzerindeki Çavuşin kasabasına hareket ettiler. Kasabadaki tarihi mekânların gezilmesi ve küçük bir panoramik turun ardından öğrencilerimiz, eski çağlarda “Keşişler Vadisi” olarak bilinen ve kendine özgü peribacaları ile ünlü Paşabağları’nı gezdiler. Paşabağları’nı gezintisinin tamamlanmasından sonra Üç Güzeller Peribacalarının görülmesi için Ürgüp kasabasına yol aldılar. Küçük bir turun ardından öğrencilerimiz peri bacalarını inceleyip fotoğrafladı.

İkinci günün son durağı ise Avanos’ta yer alan Çanak-çömlek atölyesiydi. Çömlekçilik mesleğinin babadan oğula geçtiğini öğrenen, mesleğin incelikleri hakkında bizzat ustalarından bilgiler edinip çömlek yaptılar.

kapadokya gezisi

Üçüncü günde; Nevşehir ili, Kaymaklı Kasabasında yer alan Kaymaklı Yeraltı şehrine gittiler. 8 katlı olup Hititler döneminde yapılan, Roma ve Bizans dönemlerinde de diğer alanlarının oyularak genişletildiği ve yeraltı şehrine dönüştürüldüğü bu ilginç yapı öğrencilerimizin oldukça ilgisini çekti. Birbirine dar koridorlarla bağlanan odalarını, şarap depolarını, su mahzenlerini, mutfak ve erzak depolarını, havalandırma bacalarını ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı nasıl önlem aldıklarını öğrenerek yer altı şehri turunu heyecan içinde tamamladılar.

Daha sonra, Dünya’nın ikinci büyük kanyonu olarak bilinen Kapadokya’nın doğa harikası Ihlara Vadisi’ne doğru yola çıktılar. Yol üzerinde yine bir doğa harikası olan ve Kapadokya bölgesinin tek krater gölü Narlı Krater Gölü’ne uğrayarak fotoğraf çektiler. Özellikle yaz mevsiminde hareketlenen gölün muhteşem manzarası öğrencilerimizi büyüledi. Manzara eşliğinde çekilen fotoğrafların ardından vadiye doğru hareket ettiler.

kapadokya gezisi

Öğrencilerimiz; bitki örtüsü, kilise ve şapelleriyle doğa, tarih, sanat ve kültür olgusunun bir arada buluştuğu bir kanyon vadisi olan Ihlara Vadisi hakkında bilgi sahibi oldular.  Sonra, uzun bir yürüyüşün ardından yine vadi yakınlarında bulunan Belisırma Restoran’da geleneksel yemeklerin tadına bakmak için öğle yemeği yediler ve Tuz Gölü’ne gittiler. Ülkemizin ikinci büyük gölü olan ve tuz ihtiyacımızın %40’ının karşılandığı, turistik ve ticari açıdan son derece önemli göl kıyısında kısa bir yürüyüş ve fotoğraf çekiminin ardından İstanbul’a doğru yola çıktılar.

Gezi sonunda öğrencilerimiz, doğal ve tarihi güzellikleriyle kapılarını dünyaya açan, tarihin ve doğanın birleştiği, insan eli,  emeği ve duygusuyla şekillendirilmiş büyülü bir bölgeyi tanıma fırsatı yakaladılar. Edindikleri bilgi ve deneyimler, gördükleri esrarengiz oluşumlar onların yaşantılarına yeni bir boyut kattı. Böylece ortak mirası tanıma, anlamlandırma ve koruma fikrinin ne kadar önemli olduğunu anladılar.

 

Terakkili Denizciler Yelkenli Teknelerini Tamamladı

0

Levent Yerleşkemizden Lise Denizcilik Kulübü öğrencilerimiz, iki yıl önce başladıkları 5 metrelik pirat sınıfı yelkenli tekne imalatını bitirdiler:

Öğrencilerimiz önce güverte kaplama çalışmalarına başladılar.

Terakkili denizcilerin yelkenli teknesi Terakkili denizcilerin yelkenli teknesi Terakkili denizcilerin yelkenli teknesi Terakkili denizcilerin yelkenli teknesi

Teknenin salma ve paslanmaz parçalarını Autocad’de çizdirerek CNC’de kestirdiler.

Terakkili denizcilerin yelkenli teknesi

Salma kasası imalatına başladılar.

Teknenin bordasını zımparalayarak tesviye ettiler.

Tekneye epoksi uygulanarak elyaf ile kapladılar.

Teknenin güverte çıtalarını yerlerine monte ettiler.

Teknenin epoksi macun kaplamasını ve boyasını yaptılar.

Teknenin taban kaplamasını yaptıktan sonra yelken donanımlarının montajını yaptılar.

Terakkili Gençler Kendi Seçtikleri Dersleri Akademisyenlerden Dinledi

0

Levent Yerleşkemizden lise öğrencilerimiz, 22. Kariyer Günlerimiz kapsamında 29 Mayıs Salı günü Bilgi Üniversitesinde “Terakki Üniversitede: Tadımlık Dersler” etkinliği gerçekleştirdi. 11. sınıf öğrencilerimiz ve istekli 12.sınıf öğrencilerimiz, bilişim hukukundan genetik ve biomühendisliğe kadar kendi seçtikleri çeşitli dersleri akademisyenlerden dinledi.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimiz öğrencilerimizin üniversite ve meslek seçimlerinde doğru karar verebilmelerine yardımcı olmak için tüm seneye yayarak Kariyer Günleri etkinlikleri düzenliyor.

Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Zeynep Çatay, öğrencilerimizle “Flört Şiddeti” konulu bir ders yaptı. Çatay, dersine psikoloji biliminin konusu ve uzmanlık alanlarını anlatarak başladı. Ardından Bilgi Üniversitesi’nde psikoloji bölümüyle ilgili genel bilgi veren Çatay, psikoloji okumak isteyen öğrencilerimize çeşitli önerilerde bulundu. Dersin ikinci bölümüne; flört şiddetinin ne olduğu, nasıl tanımlanması gerektiği, şiddeti ortaya çıkaran ve devamlılığına yol açan koşulların neler olduğu gibi sorularla devam etti ve öğrencilerimiz de görüşlerini paylaştı. Şiddetin sadece fiziksel olmadığı; psikolojik, cinsel, ekonomik ve dijital şiddet şeklinde farklı türlerinin olduğunun vurgulandığı ders, flört şiddeti ile nasıl mücadele edilebileceği üzerine tartışılarak sona erdi.

Bilişim Hukuku dersinde Doç. Dr. Leyla Keser Berber, teknoloji ve bilişimin insan yaşamını günümüzde nasıl etkilediği, toplum yaşamını nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle aktararak bireyin bu gelişmelere nasıl uyumlanabileceği ve kişisel haklarının korunması hakkında bilgiler verdi. Meslek seçimi yaparken hukuk temel başlığında hukuk alt başlıklarının tanıtımını da yapan Keser, hukukta branşlaşmanın önemini; bireysel, toplumsal yaşamda fark yaratmanın bireylerin bu alandaki seçimlerine dayalı oluğunu gelecekle bağ kurarak, yaşamla örtüştürerek somutladı. Keser, AB’nin kişisel verilerin korunması ile ilgili çıkardığı yasalar ve yasaların uygulamaları hakkında bilgi verdikten sonra Türkiye’de de  çıkan yasa ve uygulamalardan örnekler paylaştı. Bu yasaların yapılma gerekçelerini söyledi. Keser, AB ve Türkiye örneklerinden sonra dünyadaki “verileri koruma yaklaşımları” hakkından karşılaştırmalı bilgiler sundu. Türkiye’de kanunların yürürlük süreci hakkında bilgi verdikten sonra “kişisel veri” kavramını tanımlayarak bu kavramın önemine değindi.  Kanununda; “veri sahiplerinin”, “veri sorumlusu” karşısında sahip olacağı haklar hakkında bilgilendirme yaptı. Ardından öğrencilerimizin sorularına yanıt veren Keser, öğrencilerimize derse gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederek dersi sonlandırdı.

Reklamcılık dersinde İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Gresi Sanje, öğrencilerimize reklamcılık mesleği ile ilgili ayrıntıları, zorlukları ve diğer mesleklerden farklarını anlattı. Derse katılan her bir öğrencimizden hedeflerini öğrendi ve onlarla önerilerini paylaştı. Üniversite uygulamalarının liseden farklarını,  devlet-özel üniversite farklarını, kendi kariyer sürecini, üniversite ve bölümünün koşullarını, bölümün her sınıf düzeyindeki  uygulamalarından kısaca bahsettikten sonra, reklamcılıkla ilgili kampanyaları tamamen öğrencilerle yürüttüklerini, kendileri markalara gitmeyip markaların direkt onlara teklif getirdiklerinden bahsetti.

tadımlık dersler

İletişim Fakültesi Televizyon Haberciliği ve Programcılığı RGB Workshop dersi, reklamcılığa katılan öğrencilerimizin ikinci oturumda canlı yayın stüdyolarını gezmeleri ve bilgilenmeleri ile devam etti. Çalışmayı yürütüen Öğretim Görevlisi Alper Özçakır, canlı yayında stüdyoda yayın akışını en ince detayına kadar öğrencilerimizin deneyimlemesini sağladı. Öğrencilerimiz; yönetmen, reji, resim seçici birimleri tarafından stüdyoda gezerek bilgi sahibi oldu.

Öğrencilerimiz 7/24 İşletme dersini İşletme Fakültesinden Prof. Dr. Beyza Oba’dan dinlediler. İşletmenin tanımı, endüstri 4.0’ın getirdikleri yenilikler, işletmede verilerin gerçek hayattan toplandığına bu sebeple işletmecinin günlük hayatın içinde olduğundan söz etti. Eğitimde iki temel ilkeyi önemsediklerinden, bu ilkelerin ilkinin yaparak öğrenme, diğerinin ise eğlenerek öğrenme olduğundan ve bunları nasıl yaptıklarından bahsetti. Son olarak, paylaşım ekonomisinin ve online platformların günümüzdeki önemine değindi.

 

İşletme Fakültesinden Doç. Dr. Ayça Giritligil ve ekibi, Senden İyi Ekonomist Olur. Dene, Gör! dersinde öğrencilerimiz, ekonominin hayatımızda ne kadar önemli bir rol oynadığını ve hayatın tüm alanlarıyla nasıl ilişkilendiğini yaratıcı oyunlar oynayarak keşfettiler. Deneysel iktisat alanında çalışmalar gerçekleştiren Giritligil ve ekibi; ekonominin sosyoloji, psikoloji, tarih, hukuk, felsefe ve diğer toplum bilimleri ile ilgisini “Davranışsal İktisat Modelleri” üzerinden örneklerle sundu. Öğrencilerimiz merakla takip ettikleri ve aktif olarak katıldıkları interaktif oyunlarla, bireylerin ekonomik kararlar verirken nelere dikkat ettiklerini, ne gibi ahlaki ve toplumsal faktörleri dikkate aldıklarını fark ettiler. Toplum refahı, vergi sistemleri, bireysel çıkarlar, gelişmiş toplumlar gibi konularda yapıcı tartışmalar yaptılar.

tadımlık dersler

Mimarlık Fakültesi Atölye Workshop uygulamasını öğrencilerimiz Arş. Gör. Canan Erten ve Eda Özgenel ile birlikte gerçekleştirdiler. Başlangıçta Mimarlık fakültesi hakkında genel bilgi içeren bir sunum yaptılar. Atölyenin amacı aydınger kağıdından origami metodu kullanarak bir fener yapmaktı. Erten ve Özgenel, bu konunun aynı zamanda mimarlık birinci sınıf öğrencilerinin bu seneki ilk dönem final ödevi olduğunu paylaştı. Örnekleri görmek üzere kampüsün açık alanında gezdiler. Öğrencilerimiz o sırada açık alanda grup halinde çalışan mimarlık öğrencileri ile bir araya gelip merak ettikleri soruları yönelttiler. Atölye çalışmasında bu çalışmaların daha basit versiyonu olan bir fener tasarladılar. Temel geometri ve üç boyutlu düşünme kavramlarını, bu tasarımı yaparken nasıl kullanılabileceklerini öğrendiler. Her öğrenci kendi fener tasarımını yaptı. Atölye süresi boyunca öğrencilerimiz akıllarına takılan sorulara akademisyenlerden cevap aldı.

Nedir Bu Mühendislik? başlıklı sunumu öğrencilerimiz Mühendislik Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Yiğit Dağhan Gökdel’den dinledi. Gökdel, mühendisliğin günümüzde çok değiştiğini vurgulayarak derse başladı. Elektronik mühendisi olmasına rağmen uğraştığı biyoloji, fizik ve kimya temelli projelerden bahsetti. Bir mühendisin bir çok dalı birbirine entegre ederek nasıl farklı mühendislik ürünleri ortaya çıkarılabileceğini anlattı. Öğrencilerimiz mühendislik için ön planda ne yapmaları gerektiğini öğrendi.

Genetik ve Biomühendislik sunumunda öğrencilerimiz Mühendislik Fakültesi’nden Hilal Taymaz Nikerel ile buluştu. Nikerel, daha önce çalıştığı bir projeyi öğrencilerimize anlattı. Hedeflerinin canlıların az miktarda ürettiği Süksinat adlı proteini E.coli bakterisi kullanarak daha fazla üretmek olduğunu vurguladı ve deney süreçlerinden bahsetti. Bölümde yaptıkları diğer çalışmalardan da örnekler vererek sunumunu tamamladı.

Enerji Sistemleri Mühendisliği dersi Dr. Füsun Tut Haklıdır’ın rehberliğinde gerçekleşti. Öğrencilerimiz, enerji konulu dersten sonra ‘Santral Enerji Müzesi’ gezdi ve bilgi edindiler.

Öğretim Üyesi Enes Bayram ise öğrencilerimizle mutfak sohbeti yaptı. Bayram, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Atölyesi’ni seçen öğrencilerimizle Santral İstanbul kampüsünün özgün yapısının bir parçası olan ‘Kitchen’da bir araya geldi. Bayram öğrencilerimize kendi geçmişi, Üniversiteye kabul süreci ve öğrencilik dönemi boyunca yaşadıkları üzerine kısa bir sohbet yaptıktan sonra mutfak önlüklerini giyen öğrencilerimize kurabiye yapımında dikkat edilmesi gereken noktaları uygulamalı olarak anlattı. Malzemelerin eksik veya fazla konulması durumunda olabilecekleri açıkladı. Bunun ardından tezgah başına geçen öğrencilerimiz ikişerli gruplar halinde kendi karışımlarını hazırladı ve hamurlarını yoğurup tepsilere kurabiyelerini yerleştirdiler. Fırına verilen kurabiyelerin pişmesini beklerlerken; Bayram hazırladığı sunumu öğrencilerimize izleterek Gastronomi alanında dersler, öğretim üyeleri, mutfakta yaşam, öğrencilik yaşamı, staj ve sonrasında iş olanaklarını paylaştı.

tadımlık dersler

22. Kariyer Günleri’nde Dekanlarla Buluşma: Mesleğe Göz Kırpmak

0

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimizin öğrencilerimizin üniversite ve meslek seçimlerinde doğru karar verebilmelerine yardımcı olmak için tüm seneye yayarak gerçekleştirdiği 22. Kariyer Günleri etkinliklerimiz “Dekanlarla Buluşma: Mesleğe Göz Kırpmak” konulu panel ile devam etti. Panel, Levent Yerleşkemizde Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de gerçekleşti.

Bu planlama doğrultusunda Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Dr. Canan Atılgan, Öğretim Üyesi Dr. Erkay Savaş, Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Abdullah Daşçı, Sanat ve Sosyal Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Dr. Özgür Kıbrıs, 29 Mayıs Salı günü lise 9. sınıf öğrencilerimizle buluştu.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi Koordinatörümüz Demet Uysal’ın moderatörlüğünde yürütülen panelde akademisyenlerimiz, Sabancı Üniversitesi’nde uygulanan “Temel Geliştirme Programı” hakkında kısa bilgilendirme yaparak fakültelerinde yer alan alt bölümlerden ve akademik programlarından, Columbia Üniversitesi ile işbirliğine gidilerek Sakıp Sabancı kürsüsü oluşturulduğundan bahsettiler.

Öğrencilerimizin hedeflerine gidecek yolda üniversite seçimi yaparken; öncelikle bölümlerin ders programlarını incelemelerini, lisans öğrenci sayısı kadar yüksek lisans öğrenci sayısına da dikkat etmelerinin önemini vurguladılar.

Üniversitenin yetkinlik kazanılacak yer olarak görülmesi gerekliliğine değindikleri konuşmalarında önemli olanın üniversite eğitimi sürecinin içeriğinin doldurulması gerekliliği olduğunu ifade ettiler. Her anlamda donanımlarını sağlayacak dersleri verecek üniversiteyi seçmenin “Bütünleşik İnsan” olma yönünde en önemli adım olduğunu paylaştıkları konuşmalarında; edebi yönü güçlü, kendisini ifade konusunda yetkin, yazma becerileri gelişmiş bireyler olmanın en önemli katma değer olduğunu belirttiler. İş dünyasının kendisini birçok alanda geliştirmiş, düşünmeyi bilen, tek boyutlu olmayan, problemlerin birden fazla çözümü olduğunun farkında olan ve meraklı bireyleri tercih ettiği gerçeğinden söz ettiler. Ortalama 90 yıllık bir yaşamda kişinin 3 kez kariyer yapma fırsatı olduğunu vurgulayarak, meraklarını kovalayabilecekleri meslekleri seçmelerini dile getirdiler.

 

Bu sene gerçekleşecek diğer 22. Kariyer Günleri etkinliklerimiz: “Terakki Üniversite’de: Tadımlık Dersler”, “Sabancı Üniversitesi Gezisi”, “2019’a Yaklaşırken Yükseköğretime Hazırlık ve Meslek Seçim Süreci Konferansı”, “Meslek Gözlem Çalışmaları”, “Meslek Tanıtımları” ve “Tercih Konferansı”.

 

Rönesans’ın İzinde: Terakkili Öğrenciler İtalya’daydı

Her iki yerleşkemizden ortaokul 7. sınıf öğrencilerimiz, 24 – 27 Mayıs tarihleri arasında İtalya’yı gezdiler. Rönesans dönemini, öncesi ve sonrası bağlamında Sosyal Bilimler dersinde çeşitli etkinliklerle tanıyan öğrencilerimiz, İtalya’da öğrendiklerini pekiştirme ve saha incelemesi yapma fırsatı buldular.

Sosyal Bilimler Bölümümüzün organize ettiği bu gezinin ilk gününde öğrencilerimiz; Toscano bölgesinde yer alan kulesiyle meşhur Pisa şehrini gezdiler. Pisa şehrinde; Piazza del Duomo, Piazza de Miracoli (Mucizeler Meydanı), Vaftizhane ve Katedral’i incelediler. Öğrencilerimiz, Pisa Kulesi’nde keyifli vakit geçirip, eğlenceli fotoğraflar çektiler.

Ardından, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Sienna şehrine ulaştılar. Klasik bir Ortaçağ şehri olan Sienna, kırmızı tuğlalı binalarıyla öğrencilerimiz için oldukça dikkat çekiciydi. Sienna’da; Basilica di San Domenico, Duoma (Şehrin en büyük Gotik Katedrali), Piazza del Duoma (Duomo Meydanı) ve Piazza del Campo’yu gezdiler. Öğrencilerimiz, Sienna’nın “contrade” olarak adlandırılan 17 mahallesinin ilginç hikâyelerine büyük ilgi gösterdi.

italya gezisi

Gezinin ikinci gününde, Rönesans sanat ve mimarisinin kalbi olan Floransa şehrini gezdiler. Öğrencilerimiz güne Arno Nehri’nin ikiye böldüğü şehrin en güzel tepesinden,  Floransa’nın eşsiz manzarasının keyfini çıkararak başladılar. Ayrıca nehir boyunca yürüyerek, ünlü Floransa Kütüphanesi’ni ve Ponte Vecchio (Eski Köprü) manzarasını izlediler ve Piazza della Signoria’ya (Senyörler Meydanı) ulaştılar. Bandinelli, Ammannati, Giambologna, Cellini, Michelangelo gibi sanatçıların eserleriyle donatılmış, açık hava heykel müzesi niteliğindeki meydanı büyük bir hayranlıkla incelediler. Hemen yanında yer alan Vaftizhane ise Michelangelo tarafından “Cennetin Kapısı” olarak adlandırılan altın kapı hakkında bilgiler edindiler. Gezinin en önemli duraklarından biri olan Uffizi Müzesini büyük bir ilgi ve hayranlıkla incelediler.

Gezinin üçüncü gününde, dünyanın en güzel antik şehirlerinin başında yer alan İtalya’nın başkenti Roma şehrine gittiler. Sarayları, müzeleri, parkları, meydanları, tapınakları, kiliseleri, tiyatroları gibi birçok özelliği ile dünyanın en çok ziyaretçi çeken şehirlerinden Roma’da geziye Panteon ile başladılar. Palatine ve Capitoline tepelerine yayılmış bir alanda bulunan kalıntılar aracılığıyla Roma uygarlığı hakkında bilgi sahibi oldular.

italya gezisi

Gezi, tarihi M.Ö.72’ye dayanan Dünyanın en büyük amfi tiyatrosu, mimari ve mühendislik açısından en önemli eserler arasında yer alan Colosseum ile devam etti. Colleseum’da gladyatör oyunlarının yapıldığı alanları gezen öğrencilerimiz, bu mimari eseri hayranlıkla incelediler. Ardından Konstantin Takı (Zafer Anıtı), dünyanın en eski stadyumu Circus Maximus, Trojan Ticaret Merkezi gezildi. Meydanları, çeşmeleri ve anıtsal yapıları ile ünlü Roma’da, Via del Corso, Piazza Novano (Novano Meydanı), Piazza di Spagna (İspanyol Merdivenleri), Fontana di Trevi (Âşıklar Çeşmesi), Victor Emanuelle II Anıtı, Piazza del Popolo (Popolo Meydanı) ve Piazza Venezia Meydanı’nı dolaştıktan sonra Vatikan Devleti’ne doğru yola çıktılar. Yol üzerinde bulunan, Osmanlı şehzadesi Cem Sultan’ın da hapsedildiği Castel Sant Angelo’yu (Melekler Kalesi) görerek Vatikan’a ulaştılar. Kubbe planını Michelangelo’nun yaptığı Piazza di San Pietro (San Pietro Meydanı ve Bazilikası) gördüler.

Gezinin son gününde İtalya’nın UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Antik Roma kentlerinden Pompei ve Napoli’yi gezdiler. Öğrencilerimiz, binyıllara meydan okuyan Pompei sokaklarında gezdiler; dünyanın en eski pazar yerlerini, antik Roma hamamlarını, tapınaklarını, adalet sarayını ve o dönemden kalan taşlaşmış insan ve hayvanları gözlemleme fırsatı buldular. Pompei’den sonra İtalya’nın üçüncü büyük şehri olan Napoli turunu gerçekleştirdiler. Castel Nuovo (Yeni Kale), Galleria Umberto I, Duomo Catedrali, Piazza del Plebiscito, San Francesco di Paola Bazilikası ve eski şehir merkezindeki tarihi sokakları gezdiler. Napoli şehrinin mimari ve kültürel dokusunu gözlemlediler. Galleria Umberto’nun bir benzerinin de İstanbul’daki Çiçek Pasajı olduğunu da öğrendikten sonra, İstanbul’a dönmek üzere yola çıktılar.

 

Terakkili Gençler 4. GIN Günü’nü Düzenledi

0

Levent Yerleşkemizden Lise Küresel Sorunlar Ağı (Global Issues Network – GIN) Kulübü öğrencilerimiz, 30 Mayıs Çarşamba günü Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de 4. GIN Günü’nü (4th GIN Day) gerçekleştirdi.

Bu sene Terakkili gençler, International School of Bremen tarafından düzenlenen “GIN Forum in Bremen” etkinliğine ve daha sonra da International School of Luxembourg tarafından düzenlenen “13th Global Issues Network Conference” konferansına katıldı. Bremen GIN forumunda öğrencilerimiz “Afrika’nın Farklı Yönleri” konulu bir sunum yaptılar. Lüksemburg GIN konferansında ise “İstismar” ve “Hayvan Hakları” başlıklı konuları tartıştılar. Ardından, bu uluslararası konferanslarda edindikleri bilgileri ve kendi sunumlarını Terakki’de organize ettikleri GIN Günü’nde arkadaşları ve öğretmenleriyle de paylaşmak istediler.

Bu GIN Günü’nde öğrencilerimiz, önce “İnsan Hakları” başlıklı sunumlarını, sonrasında ise “İfade Özgürlüğü”, “İstismar”, “Hayvan Hakları” gibi konularda yurt dışında yaptıkları sunumları gerçekleştirdiler.

GIN Kulübü öğrencilerimiz çalışmaları ve deneyimlerine dair görüşlerini şu sözlerle ifade etti:

Pınar Sahillioğlu (Fen 10A)

“Hak ihlalinin de bir hak olarak görüldüğü bu dönemde, insanların haklarının ne olduklarını bilmeleri ve onları savunmaları çok önemlidir. GIN kulübü olarak bunu fark ettiğimizde haklar konusuyla ilgili sunumlar hazırlamaya karar verdik ve GIN günümüzde okul arkadaşlarımıza sunmak üzere dört farklı sunum hazırladık. 

İki senedir üyesi olduğum bu kulüp aslında bir kulüpten fazlası çünkü biz bir aile olduk. Birbirimize zor zamanlarında yardım eden, çevresindekileri kendilerini geliştirmeleri ve daha duyarlı bir birey olmak için bilinçlendiren ve gerektiğinde de uyaran kocaman bir aile olduk. Bu sene Bremen ve Lüksemburg’da olmak üzere iki konferansa katıldım ve her GIN konferansından sonra yaşadığım o aydınlanmayı tekrardan yaşadım. Aynı zamanda bu sene 4. kez düzenlenen GIN günümüzde de görevli olmak ve okul arkadaşlarımı bilinçlendirebilmek benim için bir onurdu. 

Herkes kulübümüze gelebilir veya kulübümüzde olmadan kendilerini bilinçli bireyler kılabilirler fakat GIN size bireysel aydınlanmalarınızı diğer insanlara da yansıtacak bir platform sağlar. Size kendinizden çok daha büyük bir değişim başlatma olanağı sunar. Bu nedenle GIN bir ayrıcalıktır ve ben de bu kulüpte olmaktan mutluluk ve onur duyuyorum.”

Elif Ece Altıonok (9D)

“Global Issues Network’e katılmanın lisenin ilk yılında verdiğim en güzel kararlardan biri olduğunu düşünüyorum. Ben bu yıl GIN’de sadece insanlara bilgilendirici bir sunumun nasıl yapılacağını değil aynı zamanda insanların  hayatlarını nasıl değiştirebileceğimizi gördüm. Bu 2 dönem boyunca karşılaştığımız her olayda ekip ruhunu, dayanışmayı, kriz anlarını yönetmeyi ve daha birçok becerimizi geliştirdiğimizi düşünüyorum. Başlarda birbirine yabancı 18 genç ve onların kulüp öğretmenleri olarak çıktığımız bu yolda kulüp saatleriyle yarattığımız o sıcak aile ortamı ise bana göre bizlere bu yıldan kalacak en güzel hediye niteliğinde. Yurt dışı konferanslarına her ne kadar katılamamış olsam da ekip olarak bu sunumlar için harcadığımız keyifli zamanları hatırlamanın ileride yüzümde özlem dolu bir tebessüm oluşturacağına eminim. Bu güzel yıl için tüm ekip arkadaşlarıma ve bizi her zaman destekleyen, her zaman yardımımıza koşan kulüp öğretmenimiz Zeynep Kıvılcım Arslan’a  teşekkür ediyorum ve sonraki GIN senelerimizin de en az bu yılki kadar güzel geçmesini diliyorum.”

Derin Kırbeyi (9G)

“GIN kulübünün bir üyesi olarak, bu yılın çok verimli geçtiğini söyleyebilirim. Bu yıl katıldığımız yurt dışı konferanslardan Bremen ve Lüksemburg için yaptığımız sunumları hazırlamak adına çok çalıştık ve bunun ödüllerini insanları bilgilendirme hissi, kendimizi sunumda geliştirme ve uluslararası bir platformda sosyalleşerek aldık. Ayrıca bu yıl 4.sünü düzenlediğimiz geleneksel GIN günümüzde sunduğumuz İnsan Hakları, İfade Özgürlüğü, Hayvan Hakları ve İstismar hakkındaki sunumlarımız ile okulumuzun öğrencilerini dünyadaki sorunlara karşı biraz daha bilinçli hale getirdik. Eğer kişisel deneyimlerimden konuşmak gerekirse, bu yılın bizi tam anlamıyla birbirimize bağladığını söyleyebilirim çünkü her sunum çalışmamızda birbirimize yardım ettik ve bu bizi birbirimize yakınlaştırdı. “

Ege Peri (11B) & Deniz Peri (11F)

“Yurt dışındaki sunumlara katılamamış olmamıza rağmen sene sonu katıldığımız GIN günü hem bize çok şey kattı hem de sunumları yaparken ve hazırlarken çok eğlendik. Sunum becerilerimiz gelişti ve özgüvenimiz arttı. Ayrıca takım ruhumuz da son derece gelişti. GIN kulübünü herkese tavsiye ediyoruz, özelikle sunum becerilerini ve topluluk önünde konuşma becerilerini geliştirmek isteyen insanlara.”

Bora Ofluoğlu (11F)

“Ben GIN kulübüne 10.sınıfta katıldım. Bana dünya sorunları hakkında pek çok bilgi kazandırdı. Bu süreç kendimi geliştirmemi sağladı. Dünya hakkındaki vizyonumu genişletti. Aynı zamanda yaptığımız sunumlar bana sunum becerileri kazandırdı. Grup çalışmaları sayesinde takım ruhunu öğrendim ve yeni arkadaşlar kazandım. İki yıldır GIN kulübünde bana çok şey katan arkadaşlarıma ve öğretmenime çok teşekkür ediyorum.”

 

“Global Issues Network / Küresel Sorunlar Ağı” neyi amaçlar?

Global Issues Network / Küresel Sorunlar Ağı dünyayı daha iyi bir yer yapmak isteyen lise çağındaki genç beyinlerin her yıl çeşitli okul ve ülkelerde yapılan konferanslarla bir araya gelmelerini sağlar. Bu konferanslara katılan okullar konferans konusu hakkında sunumlar yapar, diğer okulların sunumları izler; paylaşılacak bir fikri, anlatılacak bir hikayesi ve iyiye doğru değişim için çağrısı olan ana konuşmacılar ile tanışıp onları dinleme fırsatını yakalar. Sadece küresel bir soruna ışık tutmaktan daha ötesini yapmayı amaçlayan GIN konferansları, bir konu, sorun hakkında sunum yapan öğrenci gruplarından çözüm önerileri beklemektedir. Çözüm önerileri ve Hareket Planları; kısa, orta ve uzun vadede gerçekleştirilmesi planlanan üç basamaklı bir sürece yayılır.

Öğrencilerden her süreçle ilgili rapor yayımlamaları beklenir. Ayrıca öğrenci grupları sunumları esnasında diğer katılımcılar ile yaptıkları istişareden çıkan farklı çözüm önerileri ile de planlarını geliştirebilirler. Amaç, bir soruna ışık tutup o konu hakkında katılımcıların farkındalıklarını arttırmanın yanı sıra, o sorun ile ilgili çözüm önerileri paylaşmak, geliştirmek, uygulamak ve diğer katılımcıları da konunun çözümü için kendi çevrelerinde harekete geçmeye ilham olmaktır.

 

Terakkililer Almanya, İsviçre ve Fransa’yı Kapsayan Bilim ve Kültür Gezisi Yaptı

Her iki yerleşkemizden ortaokul 8. sınıf öğrencilerimiz, 22 – 26 Mayıs tarihleri arasında Almanya-İsviçre-Fransa’yı gezdi.

Öğrencilerimiz ilk gün Sttutgart’da bulunan Mercedes-Benz ve Porsche müzelerini gezdi. İkinci gün; Zürih’de bulunan FİFA binası, EHT Zürih Üniversitesi, Bern şehrine gittiler. Gezinin üçüncü günü, Nestle Çikolata Fabrikası ve CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) Kampüsünü ziyaret ettiler. Dördüncü gün G’ruyere köyü, Montrö Chillon Şatosu ve Cenevre’yi dolaştılar.

BİLİM VE KÜLTÜR GEZİSİ

Öğrencilerimiz son gün, Cenevre Patek Phillippe Saat müzesini gezdikten sonra Cenevre’ye yakın mesafede bulunan Fransız kasabası Annecy’de gölde ve şehirde bisiklet gezisi yaptılar.

BİLİM VE KÜLTÜR GEZİSİ

Bu gezi programında yer alan Zürih Teknik Üniversitesi ve CERN kampüsü ziyaretleri ile öğrencilerimiz parçacık fiziği hakkında ortaöğretim seviyesinde temel bilgileri yerinde edindiler. CERN araştırmaları hakkında farkındalık kazandılar ve meraklı, araştırmacı, çalışkan olmanın akademik kariyer için önemini içselleştirdiler.

BİLİM VE KÜLTÜR GEZİSİ

 

 

Sınav Stresini Tüm Aile Yaşıyor, Ergenlikle Gerginlik Artıyor

0

Milli Eğitim Bakanlığı ortaokul öğrencilerinin Liselere Giriş Sınavlarına hazırlanırken yaşadıkları pek çok olumsuzluğu ve bunlara bağlı oluşan sınav kaygısını ortadan kaldırılmak için sınavsız geçiş uygulamasını başlatmıştı. Uygulamanın ilk yılı olması nedeniyle yaklaşık bir milyona yakın öğrencinin sınava girmek için başvuruda bulundu.

Sınavla öğrenci alınacağı açıklanan okul sayısı tüm Fen ve Sosyal Bilimler Liselerinin dâhil edilmesiyle 600’den 1366’ya çıkarıldı. ‘Merkezi Sınavla Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumları listesine göre, aralarında Ankara Fen, Atatürk Fen, Kabataş Erkek, Galatasaray ve özel program ve proje uygulayan liselerin de olduğu, toplam 1.366 ortaöğretim kurumu merkezi sınavla öğrenci alacak.

Bu tür seçme ve yerleştirme sınavlarında başarıyı hedefleyen öğrenci ve velilerin sınavlara hazırlık sürecinde yaşadıkları duygular zaman zaman değişiklik gösterse de temelinde heyecan, endişe ve kaygı vardır.

Öğrenciler kimi zaman motive olmanın, çaba ve hedefe kilitlenmenin getirdiği yüksek enerji ile kimi zaman da beklentilerin yorduğu bıkkın ve dağınık bir ruh hali bu yarışa hazırlanıyorlar. Hemen hemen her çocuğun yaşadığı inişli ve çıkışlı bu ruh hali çocukları olduğu kadar onlara bu yolculukta destek olmaya çalışan anne babaları ve öğretmenleri de oldukça etkiliyor.

Lise Giriş ya da Üniversite Giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerin ortak özelliği ergenlik döneminde olmaları. Ergenlik dönemi bilindiği gibi biyolojik bir olayla başlayıp toplumsal rollerin benimsenmesiyle biten uzun bir süreçtir. Fiziksel ve duygusal değişimlerin yoğun yaşandığı bu dönemde hızlı değişen ruh hallerine şahit oluruz. Yoğun duygusal iniş çıkışlar, artan sinirlilik, dürtüsellik, saldırganlık ve depresif duygu hali, heyecan arayışı ve risk alma sıklıkla görülen durumlardır.

Bunların yanında yaşama yön veren önemli değişikliklerin de etkisinden kurtulamaz ergen. Okul ya da arkadaş çevresinin değişimi, belirli dönemlerde karşı karşıya kaldığı sınavlar önemli bir yer tutar ergenin hayatında.

Bu dönemde hedefe kilitlenmiş başarılı öğrenciler ailelerinin beklentileri doğrultusunda ders çalışma ve bol test çözme konusunda üzerlerinde yoğun bir baskı hissediyorlar. Okul dersleri ve sınavlarına çalışma, özel derslere yoğunlaşma, sporcular gibi sınava hazırlık kamplarına alınmaları zaten yoğun tempodan yorulan öğrenciler üzerinde ayrı bir baskı ve gerilim yaratmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin bu yoğun çalışma temposundan bıktıkları, yaşadıkları kaygı ve stresten kurtulmak için de sınav gününün gelip çatmasını dört gözle beklediklerini biliyoruz.

“Bizimki çok sinirli, her şeye parlıyor”, “Dokunsan ağlayacak”, “Geçen gün deneme sınavına girerken bir baktım elleri buz gibi”, “Anne, sınavlardan önce kalbim ağzımdan fırlayacak gibi oluyor, diyor”… Bu ve benzeri cümleler, duygular, düşünceler, fiziksel belirtiler ulusal düzeyde yapılan sınav dönemlerinde gençlerden çok sık duyduğumuz cümlelerdir. Sınanma duygusunun verdiği rahatsızlıktan dolayı birçok genç ve ailesinin sık sık karşı karşıya kaldığı bu tür durumlar sınavların yaklaştığı bu dönemlerde üst düzeyde oluyor.

Sınavlar belirli bir alanda edinilen bilgi ve becerilerin düzeyini belirlemek için yapılan bir değerlendirme sürecidir ve sınırlı alandaki bilgi ve becerilerin öğrenilmişlik düzeyini ölçer.

Kaygı ise, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık halidir. Sınav ve sınanma durumlarında gözlenen duygusal durum kaygıdır.

Sınav kaygısını üst düzeyde yaşayan öğrencilerin, davranışsal açıdan bir kaçınma eğilimi içine girdiği, özellikle kas gerginliği, kalp atışlarında artış, tükürük bezlerinin aşırı çalışması, terleme ve mideye asit salgılama gibi temeli psikolojik ama belirtileri fizyolojik olan tepkiler gösterdiği görülür.

Öğrencilerin düşünsel tepkileri açısından da bakıldığında performans düşüklüğü, başarısızlık ve bunların doğurabileceği “vahim” sonuçlar üzerinde akılcı olmayan irrasyonel düşüncelere daldığı görülür.

Bu nedenle sınav kaygısının temelinde sandığımız gibi sınavlar değil, sınavlara kişilerin yakıştırdığı anlamlar, yönelttiği düşünsel tepkiler, iç konuşmalar, yorumlar ve sübjektif değerlendirmeler yatmaktadır.

Her duygu gibi kaygı da kişinin, yaşamını sürdürebilmesi ve yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Amaç, kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanılan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır.

Bu nedenle uygun düzeyde bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Sınava girecek bütün herkes kaygı yaşar ki belli bir seviyeye kadar olan kaygı yararlıdır, uyanıklık sağlar, koruyucudur, dikkati toplamaya yardımcı olur ve öğrencinin motivasyonunu arttırır. Kaygının hiçbir zaman “0” düzeyine inmesini istemeyiz, çünkü uyanıklığı ve motivasyonu yok eder.

Sınav Kaygısı Yaşadığınızı Nasıl Anlarsınız?

Bir sınava girmeden günlerce önce sınavı başarıp başaramayacağınız düşüncesi beyninizi aşırı derecede meşgul ediyorsa ve yoğun bir kaygı hissediyorsanız üstelik bu kaygı sizin gündelik işleyişinizi bozuyorsa, uykularınızı, yemek yemenizi etkiliyorsa, sınava girerken eliniz ayağınız titreyip, soğuk soğuk terlemeye başlıyorsanız, sınavda beyniniz zonkluyor ya da soruları heyecandan okuyamıyorsanız yoğun bir sınav kaygınız var demektir.

 

Sınav Kaygısı Yaşayan Öğrencilerde Sıkça Görülen Belirtiler;

• Zihinsel belirtiler: Dikkat dağınıklığı, konsantre olamama, sınavın sonucu ile ilgili olumsuz öngörülerde bulunma (Olmayacak, kazanamayacağım, … gibi).
• Duygusal belirtiler: Gözlemlenebilir düzeyde huzursuzluk, endişe, sinirli bir birey haline gelme, kolaylıkla ağlama, korku, çaresizlik, panik.
• Davranışsal belirtiler: Sınavlardan kaçınma, sınav sırasında dona kalma ve eylemde bulunamama
• Fiziksel belirtiler: Baş ağrısı, sabahları kendini yorgun ve halsiz hissetme, uyumakta zorlanma, mide ve bağırsak sistemine ait sıkıntılar, iştahsızlık, kalbin hızlı çapması, ellerin soğuk ve terli olması.

Kaygı Öğreniliyor ve Bulaşıyor;

Nasıl düşünüp davrandığımız çocukluktan edindiğimiz bir alışkanlıktır ve anne babamızın nasıl düşünüp davrandığının da etkisi altındadır. Çocuklar, ebeveynlerinin pek çok tavır ve davranışlarını alırlar. Taklit yoluyla edinilen bu tepkiler arasında olumsuz, yargılayıcı, red edici bakış açıları da bulunmaktadır. Kaygı zihinde yer alan olumsuz düşüncelerden beslenir. Kaygının kendisi bulaşıcı bir duygu olduğundan, çocuğun çevresinde kaygılı bireylerin varlığı ve bunların çocuk tarafından algılanması veya özdeşim kurması kaygılı bir kişilik oluşumuna neden olabilir.

Kaygıya Neden Olan Düşünceler;

Sınav kaygısı yüksek bireylerde gözlenen belki de en önemli düşünce yanlışlığı, sınavların bilgi ve becerinin test edilmesinin ötesinde kişiliğin sınanması olduğuna inanmaktadır. Oysa bir sınav sonucuna, bütün bir kişilik değeri atfetmek yerine, bütünün parçalarından birindeki bir aksama diye bakabilmek, sınav kaygısını önemli ölçüde azaltır.
Performans kaygılı kişilerin irrasyonel düşünce kalıplarından birisi de, “Daha önce başarısız isem, şimdi de başarısız olacağım.” şeklindeki düşünceleridir. Bunun gerçekçi bir çözümü, bilgi eksikliklerini görüp bu eksikliklerin giderebilmesidir.
Sıklıkla rastlanan bir başka düşünsel tepki de, sınanmadaki başarısızlığın, öncelikle önemli sayılan kişilerin gözünde değer ve sevgi kaybı anlamına geldiğidir. Başkalarının gözünden düşme, geleceğin mahvolması, başkalarının üzüntülerine neden olma, dışlanma korkuları. Tüm bunlar zaman geçtikçe birer yanılgıya dönüşmektedir. Gençler anne baba sevgisinin bir ön koşulu olmadığını bilmeliler.
Kaygılı bireylerin düşünce hatalarından biri de, kendilerini başkalarıyla bir kıyaslamaya tabi tutmaları veya çevrenin bu noktadaki eğilimlerdir. Ancak her kişiliğin öne çıkan ve değerli olan özellikleri vardır.
Bir diğer yanlış inanış da “meli, – malı” lama eğilimidir. Başarmalıyım, kazanmalıyım, onları memnun etmeliyim, hata yapmamalıyım vb. “Süpermen sendromu” da diyebileceğimiz bu tür düşünce stiline sahip olmak ta kaygıyı yükseltmektedir. Hayat bununla daha da zorlaşmaktadır.

Sınav Kaygısı Aslında Bir Kısır Döngü;

Sağlıklı olan bir duygu, yoğun yaşanmaya başlanırsa ve diğer insanlarla ilişkilerini, kişinin bireysel yaşamını olumsuz yönde etkilerse rahatsızlık boyutu ortaya çıkar. Her şeyin fazlası zararlı olduğu gibi kaygının da fazlası zararlıdır. Düşüncelerdeki aksaklıkların neden olduğu kısır döngü kırılamadığında sorun büyür.

Sınavlarına hazırlık süreci, hem öğrenciler hem de anne baba açısından önemli ve zor bir dönemdir. Sınav hazırlığı öğrenciyi yıpratmakta, fiziksel ve psikolojik olarak yormaktadır. Anne babalar ergenlik dönemini (fiziksel, sosyal ve duygusal değişimlerini) anlamakta zorlanırken bir de bu dönemde hazırlanmaya çalıştıkları zorlu sınavların yarattığı baskıyı ve sınav kaygısının etkilerini tanımakta zorluk çekebilirler. Sınav kaygısını yoğun yaşayan çocuklar gerçek performanslarını kullanmadıklarından yoğun bir karamsarlık duygusu da yaşayabiliyorlar.

Sınavların sonucuna göre seçilmenin önemli olduğu günümüzde çocuklar yoğun stres altında çalışıyorlar. Ana babalar da iyi niyetle çocuklarına destek olmaya çalışsalar da, sınava hazırlanan öğrencilerin olduğu evlerde gerginlikler yaşanabiliyor. Sınava hazırlık döneminde anne babaların kendi duyguları ile çocukların gereksinimlerini ayırt edip onları anlamaları, destek olmaları ve onları rahatlatmaları için kendilerini geliştirmeleri önerilmektedir.

Çocuklara; İhtiyaç anında yanınızdakiler

Aile ve yakın arkadaşlar; Bu kişiler bize gereksinim olan sevgi, şefkat ve dayanışmayı gösterirler. Onlarla sorunlarımızı konuşmak, ilişkimizi sıcak tutmak moralimizi yükseltir.

Sorun olduğunda başvurabileceğimiz uzman kişiler; Bunlar genellikle sahip olduğunuz sorun ve çözümleri konusunda uzmanlaşmış kişilerdir. Okul psikolojik danışmanları, psikologlar ve psikiyatristlerden yardım isteyebilirsiniz.

Bizim yaşadığımız sorunları yaşayan kişiler; Sınav kaygısı olan herkes bir diğerini daha kolay anlayabilir. Fikir alışverişinde bulunmak, sorunu paylaşmak yalnızlık duygusunu azaltır. Sorunu kişiselleştirmeyi önler. Bireysel görüşmelerle birlikte grup çalışmaları sınav kaygısını çalışırken son derece etkilidir.

Anne babalara;

Yoğun ve koşuşturmalı bir dönem olan sınava hazırlık süreci hem çocuklar hem de anne babalar için zorlu bir dönemdir. Bu zorlu dönemde anne baba olarak çocuklarımıza verdiğimiz desteğin önemi büyüktür. Sınava hazırlanan bir çocuğun annesi ve babası olarak neleri yapabilirsiniz?

Sınav, öğrenci için az ya da çok kaygı yaratan bir olgudur. Biraz kaygı, uyarıcı etki yapar ve sınava hazırlık sorumluluğunu artırır. Ancak aşırı kaygı, performansı olumsuz etkiler. Dikkat edin.
Çocuğunuzdan beklentilerinizi gerçekçi kılın. Bunun için çocuklarınızın bireysel yeteneklerini ve farklılıklarını iyi tanıyıp, neyi başarıp neyi başaramayacağını doğru değerlendirmeniz yetecektir.
Çocuklarınız neleri iyi başarıyorsa onları bu konuda desteklemelisiniz. Neleri yapamayacaklarını söyleyip yargılamaktan çok daha iyidir.
Çocuklarınızı kendi istekleriniz ve beklentileriniz doğrultusunda zorlamayın. Çocuklarınızın herkesten farklı bir kişiliğe ve potansiyele sahip olduğunu unutmamalıyız.
Çocuğunuzun kaygılarını sizinle paylaşmasına fırsat verin, onu teşvik edin.
Samimi olun, bu konuda zorlanmayın. Sınav sonuçları dâhil hiçbir şey sizi çocuğunuzu sevmekten alıkoyamaz. Onu sevdiğinizi ve sevmeye devam edeceğinizi hep söyleyin. Bu ona iyi gelecektir.
Çocuğunuz sizin için değerli ve önemlidir. Ona güvendiğinizi, elinden geleni yaptığına inandığınızı söyleyin.
Sizden neler beklediğini, ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun.
Sınavlar aslında ailelerin kendilerini bu anlamda test etmeleri için önemli bir fırsattır. Sınavlar geçicidir ama sonuçları çocuğunuz ile ilişkilerinizi kalıcı olarak etkileyebilir. Önemli olan sağlıklı ilişkileri aile içinde sağlamak ve sürdürmektir.

Alpaslan Dartan
Özel Şişli Terakki Lise ve Fen Lisesi Müdür Yardımcısı

Türk PDR Derneği İstanbul Şube Başkanı (2012 – 2017)

2. Terakki Bahar Bayramı’ndan…

0

Tepeören Yerleşkemizden Lise Öğrenci Birliği Başkanı Ömer Faruk Yazıcı (11D) ve Levent Yerleşkemizden Lise ve Fen Lisesi Öğrenci Birliği Başkanı Baran Turanbaranoğlu (11E) 2. Terakki Bahar Bayramı‘nda yaptıkları açılış konuşmaları:

 

“Saygıdeğer öğretmenlerim, sevgili arkadaşlar,

 

Ben Tepeören Yerleşkesi Öğrenci Birliği Başkanı Ömer Faruk Yazıcı. 

Bugün İkincisi düzenlenen Terakki Bahar Bayramı’na hepiniz hoşgeldiniz.

 

19 Mayıs, gençlik; gençlik gelecek demektir. Türk genci, Türk İstiklali ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yılmaz bekçisi, bugün ve yarınların en büyük güvencesidir.

 

İki yerleşkemizin etkileşimi, bir olma duygusu ve “Tek Terakki. İki yerleşke.” algısını pekiştirmek amacıyla toplandığımız bugün kapsamında hem 19 Mayıs Atatürk’ü anma gençlik ve spor bayramını hem de Terakki bayramını kutlayacağız.

 

Bu değerli günün programında; Basketbol, Futbol ve Voleybol turnuvaları, Graffiti etkinliği, Çiçek dikimi, Halat çekme ve çuval yarışları, müzik ve dans gruplarımızın gösterileri, Edinburg Dükü Bronz Ödül töreni ve son olarak ise Son Feci Bisiklet grubunun konseri yer almaktadır.

 

Gün içinde detaylı bilgileri kayıt masalarından alabilirsiniz.

 

Etkinliğimiz boyunca, waffle, yiyecek, içecek standı ve şenliğin anısı adına tasarlanan tişört ve bilekliklerin satışı gün boyunca sizlerle olacaktır.

 

Revir ve ambulansımız da yine gün içerisinde sizlerle olacaktır. 

Ambulans, güvenlik kapısının olduğu yerde bulunacak, Revirimize ise Döner standının bulunduğu kapıdan gidebilirsiniz. 

 

Acil toplanma alanımız ise şu an bulunduğumuz bölgedir.

 

Etkinlikler süresince ilkokul ve ortaokulda derslerin devam etmesi sebebiyle binalarında bulunmamanızı sizlerden rica ederiz. 

 

Bu yapılanmada biz öğrencilerin isteklerini gerçekleştirme doğrultusunda, yardımlarını eksik etmeyen öğretmenlerimize, lise müdürlerimize ve vakfımıza çok teşekkür ediyorum.

 

Ayrıca görev dağılımında önemli bir parçayı üstlenen Levent Yerleşkesi Öğrenci Meclisi’ne ve Meclis Başkanı, değerli arkadaşım Baran nezdinde tüm öğrencilere teşekkürlerimi sunuyorum. 

 

Köklü bir tarihe ve önemli bir kitleye sahip okulumuzun bir öğrencisi olarak, Terakki bayramının sonraki senelerde de kutlanmasını temenni ediyorum.

 

Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyor, sözü Baran’a bırakıyorum.

 

Tekrar Hoşgeldiniz!”

 

Ömer Faruk Yazıcı (11D)
Lise Öğrenci Birliği Başkanı
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Tepeören Lisesi


Değerli Arkadaşlarım,

Hepiniz yeniden hoş geldiniz!

Yaklaşık bir buçuk aylık bir çalışma ile iki yerleşkemizin öğrenci meclisleri olarak sizler için Terakki Bahar Bayramının ikincisinin hazırlıklarını üstlendik. Öncelikle hazırlık aşamalarında bize verdiği destekler için vakıf yöneticilerimiz, okul müdürlerimiz ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.

Burada olmamızın öncelikli amacı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün biz gençlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın anlam ve önemini Terakki birlikteliği ile gözetmektir.

Biz Terakkili öğrenciler olarak bu birlikteliği gerçekleştirilecek olan etkinliklere hep beraber güzel ve mutlu bir biçimde kutlayacağız.

Biliyoruz ki Terakki öğrenci ve öğretmenlerinin böyle bir etkinlikle bir araya gelmesi ‘Terakkili’ lik duygumuzu geliştiriyor. 

Geçmişte Levent yerleşkemizde henüz yalnızca ilkokul varken Nişantaşı’ndaki okulumuzun öğrenci ve öğretmenleriyle  Levent yerleşkesinde bir araya gelinir, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı yarışmalarla, oyunlarla coşkuyla kutlanırmış.

Biz bugün hem geleneği günümüze aktarmak hem de geleceği birlikte çoğaltmak için bir aradayız.”

Baran Turanbaranoğlu (11E)
Lise ve Fen Lisesi Öğrenci Birliği Başkanı
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Lisesi

Terakki Vakfı Gençlik Tiyatroları Festivali’nin 23.sü Gerçekleşti

23. Terakki Vakfı Gençlik Tiyatroları Festivali, “Özgürlük sahnesinde yolculuk…” temasıyla 21 – 26 Mayıs tarihleri arasında Levent Yerleşkemizde Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de gerçekleşti.

Bu yıl festivalimizde; KUMBARACI50 6’dan Sonra Tiyatro Topluluğu, Terakkili öğrencilerin seçimiyle Terakki Vakfı Tiyatro Ödülü’nü, duayen oyuncu ve rejisörlerimizden Ahmet Levendoğlu ise Festival Onur Ödülü’nü aldı.

Festivalimize katılan tiyatro gruplarından Yeditepe Özel Eğitim Meslek Lisesi öğrencileri Mehmet Selin Sağdıç’ın “Bavul” adlı oyunuyla En İyi Toplululuk Ödülü’ne layık görüldü. Güngören Erdem Bayazıt Anadolu Lisesi öğrencileri, M. McDonagh’ın “Inishmaan’ın Sakatı” oyunuyla Jüri Özel Ödülü; Kemal Hasoğlu Anadolu Lisesi öğrencileri ise W. Shakespeare’in “Macbeth” oyunuyla En İyi Dekor, En İyi Kostüm, En İyi Işık ödülleri aldı.

23. Terakki Vakfı Tiyatro Festivali

Festivalimizde sergilenen diğer oyunlar; Güngören Gençosman İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Yaşar Kemal’den uyarlanan “Dağın Öte Yüzü” oyunu ve Kabataş Erkek Lisesi öğrencilerinden F. G. Lorca’nın “Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü” oyunuydu.

23. Terakki Vakfı Tiyatro Festivali

En İyi Oyuncular Ödülü; Güngören Erdem Bayazıt Anadolu Lisesinden Nur Eyşan Uygun ve Rümeysa Yılmaz, Yeditepe Özel Eğitim Meslek Lisesinden Duygu Öztürk, Kabataş Erkek Lisesinden Kardelen Koç’un oldu. Övgüye Değer Oyuncular ise Kemal Hasoğlu Anadolu Lisesinden Özlem Yıldız ve Sabri Kumbasar, Güngören Gençosman İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden Duygu Kula, Yeditepe Özel Eğitim Meslek Lisesinden Hakan Güner’di.

Her zaman olduğu gibi ödül değerlendirmesine katılmayan Terakki Oyuncuları ödül gecesinde; Tiyatro Eğitmenimiz Cüneyt Yalaz’ın Bertolt Brecht ve Charlie Chaplin’den uyarlayıp yönettiği “Ayıklık Hastalığı”nı sergiledi.

Ortaokul Öğrencilerimiz İspanya’yı Gezdi

Levent Yerleşkemizden ortaokul 6. sınıf öğrencilerimiz, 16 – 20 Mayıs tarihleri arasında İspanya’da Barcelona, Girona, Figueras şehirlerini ve Andorra Prensliğini yakından tanıdı. Sosyal Bilimler Bölümümüzün organize ettiği bu geziyle öğrencilerimiz, kültürel etkinliklerin ve gezilerin toplumlar arası etkileşimdeki rolünü fark etti.

Gezimizin ilk gününde öğrencilerimiz, Akdeniz’in batı kıyısında yer alan, Romen, Arap ve Hristiyan kültürlerinin zengin bir karışımı olan liman şehri Barcelona’ya ulaştı. Yapılan panoramik şehir turunda Sagra de Familia Kilisesi, Plaza de Catalunya; Plaza Espanya ve Antoni Gaudi eserlerinden UNESCO Dünya Miras Listesine alınmış, ilginç mimari özelliği olan Casa Milà Barcelona ve Casa Batlla’yı gezdiler. Öğrencilerimiz, yapılan panoramik şehir turunun ardından, Mirador’a tepesine çıkarak, şehri bütün olarak görüp fotoğrafladılar. La Barceloneta’da yer alan Akdeniz kıyısındaki limanda yürüyüş yaptılar.

İkinci gün öğrencilerimiz, Figueres şehrinde bulunan Dali Müzesi ve Girona şehir turunu gerçekleştirerek, kültür ve tarih dolu zamanlar yaşadılar. Ünlü ressam Salvador Dali’nin yaşadığı Figueres şehrinde yapılan kısa bir turun ardından Salvador Dali Müzesi’ne gittiler. Rehberleri, Katalan sürrealist ressam Dalí hakkında öğrencilerimize bilgi verdi. Gerçeküstü eserlerindeki tuhaf ve çarpıcı imgelerle ünlenmiş olan sanatçının en iyi bilinen Belleğin Azmi eserinin incelenmesi ile başlayan müze turunda Dali’nin ressam kimliğinin yanı sıra heykelcilik, fotoğrafçılık ve filmcilikle ilgilendiğini öğrenmeleri Dali’ye hayranlıklarını daha da artırdı.

ispanya gezisi

Müze gezisinin tamamlanmasının ardından, müzenin bahçesinde yer alan kafede öğle yemeği yiyerek o büyülü atmosferi soluma fırsatı buldular ve büyük bir deneyimle müzeden ayrılıp orta çağdan kalma tarihi Girona şehrine doğru hareket ettiler. Şehrin; Katedrali, Yahudi Mahalleleri ve dar sokaklarında dolaşan öğrencilerimiz, rehberlerinin anlattığı ilginç ve heyecanlı hikayeleri ilgiyle dinledi. Girona şehrindeki turlarını tamamladıktan sonra, Barcelona şehrine vardılar. İkinci günü, Hard Rock Cafe’de yedikleri akşam yemeğiyle tamamladılar.

Gezimizin üçüncü gününde durakları Andorra Prensliğiydi. Sabah kahvaltısının ardından, Andorra Prensliğine giden öğrencilerimiz, Fransa-İspanya sınırında konumlanmış olan bu küçük prenslikte dünyanın en küçük ülkelerinden birini görebilme, doğal güzellikleri arasında yürüyebilme, Pirene Dağları eteklerinde dolaşabilme şansını yakaladılar. Bununla birlikte, Salvador Dali eserlerini şehrin her yerinde olduğunu fark ettiler. Sonra, Andorra’dan ayrılarak Barcelona’ya doğru yola çıktılar. Barcelona yat limanında akşam yemeğiyle günü sonlandırdılar.

Dördüncü günde önce, Gaudi’nin hayat verdiği Parc Guell’i gezdiler. Barselona’daki zengin iş adamlarından oluşan bir grup, insan için yapılmaya başlanan ve bahçeli evlerden oluşan bu Gaudi eserini büyük bir ilgiyle inceleyen ve hikayelerini dinleyen öğrencilerimiz, eşsiz bir görsel şölen ve zeka ile karşılaştıklarını belirttiler.

ispanya gezisi

Parc Guell’i gezdikten sonra İspanya’nın Barselona şehrinde bulunan ve Avrupa’nın en büyük futbol stadyumu olan, Estadio Nou Camp (Stadyum)’a doğru yola çıktılar. Tüm dünyada Camp Nou olarak anılan stadyumun resmi ismi Estadi del Futbol Club Barcelona (‘FC Barcelona Stadyumu’)’dır. Öğrencilerimiz stadyuma ulaştıktan sonra yerel rehber eşliğinde stadyuma giriş yaptılar. İlk olarak müzesini dolaştılar, toplantı salonunu ve soyunma odalarını gezdiler ve soyunma odasından sahaya çıkarak heyecan verici bir deneyim yaşadılar. Stadyumda sporcuların kulübesinde oturdular, bol bol fotoğraf çektirdiler ve bu havayı solumanın mutluluk verici olduğunu belirttiler. Formalarını aldıktan sonra da stadyumdan ayrıldılar.

Sonra, Barcelona’nın en otantik bölgelerinden biri olan Gotik Mahalleye gittiler. Roma duvarları, ortaçağ yapıları, romantik meydanları, Katedrali, kiliseleri, labirentli sokakları ile Gotik Mahalle (Katalanca’da Barri Gotic veya İspanyolca’da; Barrio Gotico)’nin Barselona tarihinin başladığı yer olduğu bilgisini edindiler. Gotik Mahalle turunun ardından Barselona’nın kalbi konumundaki La Rambla’ya giderek bu caddenin havasını soluma, kafelerinde keyfini çıkarma, ailelerine ve kendilerine küçük hediyeler alarak anılarını kalıcı hale getirme fırsatı yakaladılar.

Günün finalini ise müzik ve dans gösterisinin yer aldığı Flamenko Show izleyerek yaptılar.

Beşinci günde ise İspanya ile vedalaştılar. Dolu dolu geçirdikleri İspanya gezisinden kültürler arası eğitim, tarih, sanat, spor gibi birçok kazanımla dönmelerinin yanı sıra önemli bir yurt dışı deneyimi yaşadılar. Doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel yapısı ile İspanya gezisi, öğrencilerimiz için unutulmaz anılarla doluydu.

Terakkili Girişimcilerden Alzheimer Dostu Ev

Levent Yerleşkemizden lise ve fen lisesi öğrencilerimizin Alzheimer hastalarının en temel fonksiyonlardan biri olan yemek yemeyi unutma ve ilaçları zamanında alamama gibi sorunlarına çözüm olarak bir proje geliştirdi: AlzhEv: Alzheimer Dostu Ev. Bu proje ise Turkcell’in Genç Arıkovanı sitesinde yayınlandı.

Genç Arıkovanı, lise çağındaki girişimcilerin geliştirdikleri teknoloji ve inovasyon odaklı projelerin hayata geçmesi için ihtiyaç duydukları kaynağı toplumdan edinmesini sağlayan bir kitlesel fonlama platformudur. Genç girişimcilerin desteklenmesi için kurulan bu platformda alınan destek sonucunda herkesin kullanabileceği bir ürün haline getirilmesi için fon sağlanacak.

Projeyi öğrencilerimiz Onur Sertgil (F9), Perihan Yıldız Topal (F9), Buğra Turan (F9), Ece Karataş (F10) ve Yiğit Evcil (9C) Bilişim Teknolojileri Öğretmenimiz Murat Özkan danışmanlığında gerçekleştirdiler.

Öğrencilerimizin başvurusunu kabul eden Arıkovanı’nın proje kriterleri şunlar:

  • Teknoloji ve inovasyon odaklı,
  • Son tüketiciye yönelik geliştirilmiş,
  • Prototipi hazırlanmış,
  • Kısa zamanda seri üretime geçebilecek,
  • Daha önce herhangi bir satış aktivitesi gerçekleştirilmemiş olması gerekiyor.

Talepleri onaylanan projeler öncelikle ‘Hazırlık” aşamasına geçiyor. Bu aşamada ilk kez hedef kitlesiyle buluşan proje, Arıkovanı topluluğundan aldığı geri bildirimler ile topluluğun ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda evrilme fırsatı yakalıyor.

Öğrencilerimize verilen bir günlük “girişimcilik” eğitiminden sonra çekilen tanıtım filmini buradan izleyebilirsiniz.

 

13. Öykü Yazma Yarışmamız Gerçekleşti

Levent Yerleşkemizde ortaokul 7. sınıf öğrencilerimiz arasında düzenlenen 13. Öykü Yazma Yarışmamızın ödül töreni 17 Mayıs Perşembe günü Terakki Vakfı Kültür Merkezi K2’de gerçekleşti.

Türkçe Bölümümüzün gerçekleştirdiği yarışmanın seçici kurulunda Feyza Hepçilingirler, Adnan Binyazar, Oya Adalı ve Türkçe Bölümü Başkanımız Başak Aslı Paçacı Şener yer aldı. Yarışmada öğrencilerimizden Sena Vardar (7I) “Umudun Melodisi” öyküsüyle birinci, Demir Demirkır (7H) “Yedi Saniye” öyküsüyle ikinci ve Nazlı Yamaçoğuz (7B) “Babam ve Ben” adlı öyküsüyle üçüncü oldu. Eylül Tan (7J) ise “Topuzsuz Balerin” adlı öyküsüyle mansiyon ödülüne layık bulundu.

Ayrıca, ödül törenine katılan jüri üyelerinden Adnan Binyazar, okumanın yazmayı beslemesi üzerine öğrencilerimizle kısa bir söyleşi yaptı.

Terakkililer Kütüphane Şenliğinde Çeşitli Etkinliklerle Buluştu

Terakkililer, her yıl gerçekleşen Kütüphane Şenliği’nde tüm haftaya yayılan çeşitli birçok etkinlik yaptı.

Kütüphanelerimizin her sene düzenlediği Kütüphane Şenliği;  Levent Yerleşkemizde 7 – 11 Mayıs, Tepeören Yerleşkemizde 14 – 18 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti.

Yazarlarla Atölye ve Söyleşiler

Levent Yerleşkemizden ilkokul 1. sınıf öğrencilerimiz Kütüphane Şenliği etkinlikleri kapsamında Yazar Eda Albayrak ile ilkokul kütüphanemizde “Bidigago” kitabının Yaratıcı Düşünme ve Yazma etkinliğinde buluştu. Albayrak, akıl ile ilgili çeşitli sorular sorarak öğrencilerimizin kişisel yaratıcılıklarını ön plana çıkartan, zekâyı geliştiren yaratıcı oyunlar oynattı.

Her iki yerleşkemizden ilkokul 2.sınıf öğrencilerimiz “Kayıp Sorular” kitabının yazarı Çiğdem Gündeş ile söyleşti. Gündeş, soru kavramının önemini vurguladı ve yazarlık hakkında konuştu. Söyleşi sonunda öğrencilerimizin kitaplarını imzaladı.

4. sınıf öğrencilerimiz “Lataşiba” isimli kitabın yazarı ve çizeri İrem Uşar ile buluştu. Terakkili öğrencilerle interaktif bir söyleşi gerçekleştiren Uşar, kitabını yazma serüveni ve kitabın konusu zıtlıklar üzerine sohbet etti. Öğrencilerimiz, kitaplarını Uşar’a imzalattıktan sonra söyleşi sona erdi.

2018 kütüphane şenliği

Okuma Tiyatrosundan, Domates Yetiştirme etkinliğine…

Tiyatro oyuncusu ve oyun yazarı Fikret Terzi, 3. ve 4. sınıf öğrencilerimizle “Ah Karagöz Vah Karagöz” kitabının “Okuma Tiyatrosu” etkinliğinde bir araya geldi. Terakkili öğrencilere, sanatın önemi, geleneksel kültürümüz gölge tiyatrosu ve “Hacivat Karagöz” oyunu hakkında bilgi veren Terzi, “Hacivat Karagöz” oyununu öğrencilerimizle birlikte kitaptan okuyarak seslendirdi.

Tepeören Yerleşkemizden anaokulu 4, 5 ve 6 yaş çocuklarımız, doğayla ilgili farkındalığı artırmak için düzenlenen domates yetiştirme etkinliğine katıldı. Çocuklarımız, öncelikle domatesin yetişme hikayesini dinledi. Ardından, domatesin yapısını inceledi. Etkinlik sonunda öğrendikleri yeni bilgileri domates tohumu ekerek pekiştirdi. İlkokul 1. sınıf öğrencilerimiz, Levent Yerleşkemizden ilkokul ve ortaokul seviyesindeki Çizgi Film Kulübümüzün hazırladığı “Benim Evim Kitaplık” çizgi filmini izlediler.

2018 kütüphane şenliği

Tepeören Yerleşkemizden lise öğrencilerimiz “Kitap Sohbetleri ve Kitabını Al Gel Etkinlikleri” gerçekleştirdi. Lise öğrencimizin açılış konuşmasıyla başlayan etkinliklerde, öğrencilerimiz okudukları kitapları birbirlerine tanıttı, en sevdiği bölümlerden birer kesit okudu ve kitap tavsiyelerinde bulundu. Kitap okuma alışkanlıklarının da konuşulduğu etkinlik, öğrencilerin fikir paylaşımlarıyla sona erdi.

Her iki yerleşkemizden 1. ve 2. sınıf öğrencilerimiz, Terakki’de Kütüphaneci olan Nurcan Zenginer ile “Çocuk Yogası” etkinliği gerçekleştirdi. Levent Yerleşkemizde 1. sınıf öğrencilerimiz “Eve Yolculuk” adlı kitabın, Tepeören yerleşkemizde ise 2. sınıf öğrencilerimiz “Güneşli Şirin Köyü” adlı kitabın öyküsünü dinleyerek öyküye uygun yoga hareketlerini yaptı.

2018 kütüphane şenliği

Levent Yerleşkemizden Anaokulu 6 yaş çocuklarımız, “Masal Abla Kitap Tiyatrosu” tarafından hazırlanan kitap sevgisi, kitap okuma alışkanlığı ve tasarruf yapma konularının işlendiği “Benim Kitap Hazinem” adlı tiyatro oyununu Terakki Vakfı Kültür Merkezi K2’de izledi.

Her iki yerleşkemizde de öğrencilerimizin kütüphane konusunda farkındalıklarını artırmak için “Benim İçin Kütüphane…” adlı rollup banner çalışması yapıldı. Öğrencilerimiz kütüphanenin, okumanın kendilerine neler çağrıştırdığı; kütüphaneye verdikleri değeri ifade ettikleri kelime veya kelime gruplarını “Benim İçin Kütüphane…” adlı rollup banner çalışmasına ve bulutlara yapıştırdı ve fotoğraf çektirdi.

Terakkili öğrenciler, hafta boyunca Levent yerleşkesinde İ1 binası katında ve Tepeören yerleşkesi İlkokul kütüphane katında ilkokul 4. sınıf öğrencilerimizin seramik dersinde yapmış oldukları “Seramik Çalışmaları Sergisi” ile resim sergisini gezdiler.

Tepeören Yerleşkemizden lise öğrencilerimiz “Kütüphane Keşfi Etkinliği” yaptı. Seçilen Terakkili öğrenciler, takımlar halinde kütüphaneye gelip zamanla yarışarak, kütüphane web sayfası, elektronik kaynaklar ve kaynakça konularında hazırlanan etapları tamamladılar. Düzenlenen tören ile öğrencilerimize katılım sertifikaları ve ödülleri verildi.

2018 kütüphane şenliği

Levent Yerleşkemizde Ortaokul Terakki Brass Band grubu öğrencilerimiz hazırladıkları Brass İntro-Rumba Barcelona-Latin Potpuri- Lambada dinletilerinden oluşan müzik gösterisini ortaokul öğrencilerimize sundu. Tepeören Yerleşkemizde ise  Ortaokul Gitar Orkestrası ve 6.7.Sınıflar Keman Orkestrası dinletilerinin yanı sıra öğrencilerimiz piyano ve keman dinletileri de sundular.

Tepeören Yerleşkeömizden lise öğrencilerimiz, okuma eyleminde farkındalığı amaçlayan “Her Şeyi Bırak, Oku” etkinliğinde belirlenen saatte her şeyi bırakıp sınıflarında kitap okudu. Ayrıca Liseli gençler, 4, 5 ve 6 yaş seviyesindeki Terakkili miniklere lise kütüphanesinde hikaye ve masallar okuyarak Anaokulu Kardeşine Kitap Oku” etkinliğini gerçekleştirdi.

Kütüphane Şenliğimiz; Ayışığı Dağıtım, Altın Kitaplar Yayınevi, ABM Yayınları, Günışığı Kitaplığı, Kelime Yayınları, Kırmızı Kedi Yayınları, Özgür Kitabevi, Mitos-Boyut Yayınevi, Pandora Kitap ve Yayın, Redhouse-Sev Yayınları ve Tudem Yayınlarının katılımıyla sona erdi. Kitap stantlarını belli program dâhilinde gezen ilkokul ve ortaokul öğrencileri, bu stantlarda kendi yaş ve seviyelerine uygun olan kitapları inceleme fırsatı buldular.

2018 kütüphane şenliği

BİR(i)LİK Projemizde Konuğumuz Prof. Dr. Fatma Savran Oğuz’du

İstanbul Üniversitesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Savran Oğuz, 11. sınıf öğrencilerimizden Elif Emra Oğuz (11A) ve Eytan Hiçsolmaz (11C) liderliğinde sürdürülen Bir(i)lik projesi kapsamında 15 Mayıs Salı günü konuğumuz oldu. Oğuz, Tepeören Yerleşkemizde lise öğrencilerimize kök hücre ve kemik iliği nakli ile ilgili bir sunum yaptı.

11. sınıf Biyoloji Dersi Performans Ödevi olarak başlayan, daha sonra bir sosyal sorumluluk projesine dönüşmesini beklediğimiz Bir(i)LİK projesinin ilk etkinliği, konunun uzmanı Prof. Dr. Fatma Savran Oğuz’un lise öğrencilerimiz için yaptığı sunumla başladı.

Oğuz sunumunda, kök hücre ve kan bankalarının hangi amaçlarla kurulduğu, kimlerin kök hücre bağışçısı olabileceği ve bağış sürecinde yapılması gerekenleri anlattı. Ülkemizde bağışçı sayısının yeteri kadar olmadığını ifade ederek, toplumu bilgilendirmenin önemi üzerinde durdu. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz, kök hücre ve kemik iliği bağışında alıcı kadar gönüllü vericinin sağlığının ve kişisel verilerinin titizlikle korunduğu, sürecin zannedildiği kadar zor ve yıpratıcı olmadığı ile ilgili bilgi sahibi oldu.

Daha önce bağışçı olmuş ve bir alıcıya ulaşmış biri olan Tepeören Yerleşkemizde Lise Müdür Sekreterimiz Melike İlgen, deneyimlerini paylaştı ve sürecin sanılandan daha kolay gerçekleştiğini dile getirdi. Oğuz, bu konuda toplumda farkındalık yaratma çalışmalarına kesinlikle ihtiyaç olduğunu belirterek, öğrencilerimizin bu konudaki girişimlerini takdir ettiğini ve bu projenin devamını dilediğini söyledi.

Konferansın sonunda öğretmen ve personellerimizden 30 kişi ilik bankası için gönüllü verici oldu ve İstanbul Üniversitesi Tıbbi Biyoloji çalışanları tarafından kendilerinden kan örnekleri alındı.

Bir(i)lik projesi