Lise Almanya Öğrenci Değişim Programı

0

Bu yıl yedinci kez gerçekleştirdiğimiz Öğrenci Değişim Programında, 19 – 27 Eylül tarihlerinde iki öğretmen ve 20 öğrenci Almanya’nın Freiburg şehrinden gelip şehrimizi ve okulumuzu ziyaret ettiler. Projeye katılan öğrencilerimiz Alman öğrencileri evlerinde misafir ettiler. Bir haftalık öğrenci değişim programı sonucunda öğrencilerimiz farklı bir kültürü yakından tanıma fırsatı bulup, öğrendikleri yabancı dili kullanarak keyifli ve faydalı bir hafta geçirerek yeni dostluklar kurdular.

Almanya ile olan değişim programı yeni öğrencilerle 2012-2013 öğretim yılında da devam edecek.

TERAKKİ’nin Facebook Platformundaki Haber Portalı eTERAKKİ Yayında

Web sitemiz, TERABook  (eski Açık Kapı), Youtube ve Facebook Fan Sayfamız’dan sonra dijital iletişim araçlarımıza bir yenisini ekliyoruz. Ülkemizdeki eğitim kurumları  arasında ilk uygulama olan, Facebook platformu üzerinde çalışan haber portalımız (social reader) eTERAKKİ.

eTERAKKİ uygulmasına Facebook’ta Terakki Vakfı Okullarını ‘beğenen’ herkes ulaşabiliyor.

Basılı ve dijital ortamlarımızda, öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz ve diğer takipçilerimiz için bugüne kadar oluşturduğumuz ‘haber ağımızı’ bu uygulama ile Facebook kullanıcılarına da taşıyoruz. Çocuk, genç ve eğitim konularına ilgi duyan herkese sosyal bir mecra yaratıyoruz.

Bu uygulamanın sağlayacağı olanaklarla tüm TERAKKİ takipçilerinin haberlerimize ve iletilerimize ulaşma hızının yükseleceğini, paylaşımlarının ve birbirleriyle  iletişimlerinin kolaylaşacağını ve zenginleşeceğini düşünüyoruz.

eTERAKKİ uygulamamızla ilgili bilgilendirme

Bu uygulamaya Facebook kullanan herkes ulaşabilir. Uygulamaya dahil olurken sizden Facebook tarafından bazı izinler istenecektir. Bu izinler tamamen uygulamanın işleyiş yapısı ve Facebook’un uygulama sistemi ile ilgilidir.

İstenen izinler ile ilgili açıklama;

  • “Senin adına paylaşımda bulunma” TERAKKİ’nin kurum ile ilgili önemli ve hızlı ulaşması gereken duyurularının Facebook kullanıcılarına anında ulaştırılması amacıyla istenen bir izindir.
  • “Özel arkadaş listene erişme” uygulamamızın özelliği ile ilgili bir izindir.  eTERAKKİ kullanıcıları kendi arkadaş listelerindeki kullanıcıların eTERAKKİ üzerinde hangi haberleri takip edip okuduklarını görebilmeleri için Facebook tarafından istenilen bir izindir. Bu yöntemle uygulama içinde “Popüler Haberler”, “Yakında Okunanlar” ve “eTRAKKİ Kullananlar” kısımlarında arkadaşlarınızı görebilmeniz mümkün olacaktır.

 www.eterakki.com

ya da  apps.facebook.com/eterakki

Terakkili Çocuklardan Hayvan Dostlarına

0

Öğrencilerimiz 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nü pek çok farklı sanatsal ve sosyal etkinlikle kutlayarak hayvan haklarına dair farkındalık kazanıyorlar.

Bu yıl yedincisi gerçekleşecek 04 – 12 Ekim tarihleri arasındaki “Dostlarımız” projesi,  başlangıcında iki etkinlikle yola çıktı. Ancak öğrencilerimizde ve velilerimizde önemli bir farkındalık yarattığı ve hayvan hakları bilinci kazanmanın “empati” ve “öteki” bilinci kazanmak için de önemli olduğunu gören bu projeyi yöneten öğretmenlerimiz her yıl sanatsal ve sosyal sorumluluk etkinliklerinin sayısını artırarak öğrencilerimize bu konunun içselleştirilerek öğrenilebileceği ders içi ve ders dışı farklı öğrenme ortamları sundular.

Terakki Vakfı Okulları’nda öğrenciler;

  • “Sokaktaki Dostlarım” adlı fotoğraf yarışmasına katılıp bu yarışmadaki fotoğrafların sergisindeki satışıyla elde edecek geliri barınaklardaki hasta köpekler için kullanarak,
  • Köpeklerle Yaşam Eğitmeni Ayşe Doğancı ve köpeği Güllü ile söyleşerek,
  • Barınaktaki köpekler için köpek maması kampanyası başlatıp hayvan barınağını ziyaret ederek,
  • “Dikkat! Soyumuz Tükeniyor” adlı performansla nesli tehlikedeki hayvanlara dikkat çekerek,
  • “Flipper’ı Kurtarmak” adlı belgesel film izleyip film sonrası yönetmen Savaş Karakaş’la söyleşi gerçekleştirip, yunus gösteri parkı bulunan belediyelere mektup yazarak,
  • Ormandan koparılarak bir sirkte yaşamaya mahkûm edilen üç gorilin hikâyesini anlatan “Gorillerle Dans” adlı tiyatro oyununu seyrederek,
  •  “Sıradan Bir Gün” adlı belgesel film izleyip belgesel sonrası yönetmen Tolga Öztorun’la söyleşi gerçekleştirilerek,
  • “Hayvanlar Yarışıyor” adlı yaratıcı drama çalışmasıyla hayvanların farklı özelikleriyle doğaya renk kattıkları ve doğanın bir parçası olduklarını öğrenerek, yaptıkları “Dostlarımız” adlı projeyle Hayvanları Koruma Günü’nü Hayvanları Koruma Haftası’na dönüştürüyor.

Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, sınıflar ile dört, beş ve altı yaş grubu öğrencilerimizin getirdikleri köpek mamaları, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfların hayvanları koruma kollarındaki öğrencilerimizle birlikte 12 Ekim  Cuma günü Yedikule Hayvan Barınağı’nı ziyaret edecekler. Gezi sonrası her düzey kendi içinde paylaşımda bulunacak. Her öğrencimize Yedikule Hayvan Barınağı’ndaki köpekler adına teşekkür kartı verilecek.

4 Ekim Perşembe günü saat 10.10’da, Köpeklerle Yaşam Eğitmeni Ayşe Doğancı ve köpeği Güllü, ikinci sınıf öğrencilerimizin konuğu olacak. Ayşe Doğancı ile ikinci sınıf öğrencilerimiz bir söyleşi gerçekleştirecek. Bu söyleşide öğrencilerimiz, sokak köpekleriyle yaşamak, hayvan barınakları, kısırlaştırma, kuduz gibi konularda bilgilendirilecek.

Üçüncü sınıf öğrencilerimiz, “Sıradan Bir Gün” adlı belgesel film izleyecek. Filmin ardından Yönetmen Tolga Öztorun ile söyleşi yapacaklar.

Dördüncü sınıf öğrencilerimiz, “Flipper’ı Kurtarmak” adlı belgesel filmi Filmin ardından Yönetmen Savaş Karakaş ile söyleşi yapacaklar. Etkinlik sonrası isteyen öğrencilerimiz yunus gösteri parkına sahip belediyelerin başkanlarına mektup yazacaklar.

Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerimiz arasında düzenlenen “Sokaktaki Dostlarımız” adlı fotoğraf yarışmasında öğrencilerimiz, sokak hayvanlarını gözlemleyip fotoğraflayarak sokak hayvanlarıyla birlikte yaşamaya dair fikir edinecek aynı zamanda da sahipsiz hayvanlara yardım etme ve hayvan dostu madalyası kazanma imkânı bulacaklar. Bu yarışmada öğrencilerimizin fotoğrafları Nasuh Mahruki, Ömür Gedik, Tolga Öztorun, Ateş Kantürk, Neslihan Tunç, Okyanus Pera Dizdar ve Başar ve Başar Aslan tarafından değerlendirilecek. Yarışmaya katılan fotoğraflar 2– 4. sınıf öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için sergilenip satışa sunulacak, bu sergiden elde edilecek gelirle de HAÇİKO (Hayvanları Çaresizlikten ve İlgisizlikten Koruma Derneği) ve Yedikule Hayvan Barınağı’na tıbbi yardım için bağışlanacak.

Üçüncü sınıf öğrencilerimiz, Dikkat! Soyları Tükeniyor isimli etkinliklerinde soyu tehlikede olan hayvanları araştıracaklar. “Seçtiğin hayvan konuşsa bize neler söylerdi?  Sorusunun cevabı olarak o hayvanın canlandıracaklar. Her sınıftan iki ya da üç öğrencimizin hazırladıkları performanslar birinci sınıf öğrencilerimize ve anaokulu çocuklarımıza okullarının Kültür Merkezimizde 11 Ekim Perşembe günü sergilenecek.

Bütün hayvanların farklı özelikleriyle doğaya renk kattıkları ve doğanın bir parçası olduklarına dair farkındalık kazanmaları amacıya düzenlenecek “Hayvanlar Yarışıyor” adlı yaratıcı drama çalışmasında altı yaş grubu çocuklarımız, 01 – 05 Ekim tarihleri arasında onlar için belirlenmiş günde, bir hayvan kostümü giyerek okula gelecekler. Bu hayvan kostümünü öğrenciler, ailelerinin de desteğini alarak kendileri tasarlayıp yapacaklar.

Tiyatro 34 tarafından sahneye koyulan “Gorillerle Dans” adlı tiyatro oyununda ormandan koparılarak bir sirkte yaşamaya mahkûm edilen üç gorilin hikâyesi anlatılmakta. Tüm canlıların yaşam hakkına saygı ve hayvan sevgisini işleyen oyun, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerimiz için 09 Ekim Salı günü, Kültür Merkezimizde sergilenecek.

Bilgi için       : Hafize Güner – Yaratıcı Drama Öğretmeni
Tel                  :
0212 351 00 60 Dahili: 356 ve 0535 346 11 48
E-posta         :
hafizeguner@terakki.org.tr, hafizecinar@yahoo.com

3. sınıflarımız “Düşünce Eğitimi” Dersi Alıyor

0

Bu yıl 3. sınıflarımız “Düşünce Eğitimi” dersi almaya başladı. Bu dersle öğrencilerimiz, düşünme becerilerini geliştirecek; hayata, her türlü olaya ve probleme çok yönlü bakacak, evrensel bir bakış açısı kazanacak.

Dünyanın birçok ülkesinde çocuklarla/çocuklar için felsefe adı altında uygulanan bu etkinlikler için okulumuzda bu yıl bir ilk uygulama olarak 3. sınıf düzeyi seçildi. Programın 4.sınıfta da ilerleyerek devam etmesi planlanıyor. Dersin içeriği felsefenin temel disiplinleri temel alınarak yaş düzeyine uygun çeşitli ve eğlenceli aktivitelerle zenginleştirilerek hazırlanıyor.

Bu yıl öğrencilerimizin sorgulayacağı temel kavramlar felsefenin temel disiplinlerinden dördü olan “epistemoloji (bilgi felsefesi),  ontoloji (varlık felsefesi), etik (ahlak felsefesi) ve estetik (sanat felsefesi)”ten yola çıkarak belirlendi:

  • Merak etmek, Bilmek, Düşünmek
  • Kavram üretme yetisi
  • Var olmak – Gerçeklik, Ben kimim? /neyim?, Kişisel varoluşum ve diğer var olanlar
  • Özgürlük, Adalet, İyi – Kötü, Güzellik Çirkinlik

Oktay Aydın Değişen Sınav Sistemini Velilerimize Anlattı

0

Yurt İçi Üniversite Danışmanımız Oktay Aydın, Anadolu ve Fen Liseleri 10. sınıf öğrencilerimizin velilerine, 25 Eylül Salı günü Türkiye’de üniversite giriş sistemi ile ilgili bilgi aktardı.

Aydın, velilere Yükseköğretime Geçiş Sınavı – YGS ve Lisans Yerleştirme Sınavları – LYS ile ilgili olarak sınavdaki testler, testlerdeki soru sayıları, sınav süreleri, puan türleri, puanlarda testlerin katkı %’leri ve Ortaöğretim Başarı Puanı – OBP gibi teknik konular üzerinde durdu.

Üniversite giriş sınavlarına hazırlıkta gençleri ders çalışmaktan, test ve soru çözmekten alıkoyabilecek engelleri paylaştı. Özellikle de bilgisayar ve internet oyunlarına olan bağımlılığın öğrencilerin günlük yaşamlarını olumsuz yönde nasıl etkileyebileceğini anlattı.

Başarılı olmuş olan adayların neler yaparak başarılı olduklarını örnekleyen danışmanımız, basari icin en onemli noktalarin, hedef koyma, girilecek bolumun belirlenmesi, bolumun puan turu ve girilecek sinavlarin saptanmasi, duzenli calisma ve cok soru cozmek en onemlisinin de okuldaki derslere gerekli ozeni gostererek gerekli bilgilerle yeterince donanmanın önemininden söz etti.

Sınav anında yapılması gereken konular ve adayların izleyecekleri taktikler konferansın diğer bir konusuydu. Son olarak Aydın, velilere onlara düşen sorumluluk ve ödevleri aktardı.

Oktay Aydın konferansta velilerimizin çocukları ile kurdukları iletişimin niteliği ve gösterdikleri ilginin önemi üzerinde de durdu.

Avrupa Diller Günü

0

1-4. sınıf öğrencilerimiz Yabancı Diller Bölümü öğretmenlerimizle birlikte 26 Eylül Çarşamba günü “Avrupa Diller Günü”nü çeşitli etkinliklerle kutladılar. Anaokulu çocuklarımız farklı dillerde şarkılar öğrendiler. 1. sınıf öğrencilerimiz farklı dillerde ‘Merhaba’ demeyi öğrendiler. 2. sınıf öğrencilerimiz İspanyolca sayıları ve çeşitli şarkılar öğrendiler. Fransızca ve İngilizce öğretmenlerimiz 3. sınıf öğrencilerimize İngiltere, İspanya ve Almanya hakkıında interaktif sunumlar yaptılar ve öğrencilerimize farklı dillerde şarkılar öğrettiler; oyunlar oynadılar. 5. sınıf öğrencilerimiz belirli bazı kelimelerin beş dildeki farklı karşılığını araştırıp posterler oluşturdular; farklı dillerde şarkılar dinlediler.

26 Eylül  Avrupa Diller Günü kapsamında her hazırlık sınıfı bir ülke seçip  öğrenciler sınıfça belirledikleri cümlelerin o dildeki karşılıklarını araştırıp resimlerle renklendirip bir sınıf posteri hazırladılar. Posterler sınıf kapılarının dışında sergilendi.

Avrupa Diller Günü nedeniyle lise öğrencilerimiz teneffüslerde dünya müzikleri dinlediler. Yabancı Diller Bölümü öğretmenlerimizin hazırladığı, farklı dillerde yazılmış cümlelerden oluşan 15 ayrı poster lise binamızın çeşitli yerlerine asıldı. Öğrencilerimizden verilen sürede 15 cümleyi düzgün bir şekilde İngilizceye çevrilmesi istendi. En başarılı olan öğrencimiz ödüllendirildi.

Terakki Vakfı Okulları Toplumsal Sorunları Eğitim Ortamında Tartışıyor

0

Okulumuz,  2012-2013 öğretim yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi ile birlikte yeni bir projeye başladı. Öğretmenlerimizle Bilgi Üniversitesi akademisyenlerinin bir araya geleceği proje, önyargılar ve sosyal dışlanma konularını odağa alarak, toplumsal sorunların eğitim ortamında nasıl tartışılabileceğine dair etkinlikler üretmeyi hedefliyor. Bu projeye her branştan öğretmenin katılımına ve bu öğretmenlerin proje süresince edinecekleri deneyime, bilgi ve becerileri proje tamamlandıktan sonra da birbirleriyle paylaşabilmelerine; diğer öğretmenlere de paylaşımlarını yansıtabilmelerine önem veriliyor.

Öğretmenlerin ve akademisyenlerin birlikte öğrenme ve üretme projesi olan bu çalışmanın sadece eğitim bilimcilerce değil, disiplinlerarası bir yaklaşımla başarıya ulaşacağı düşünülüyor. Çünkü bilgi üreten akademi çoğu zaman sahadan uzak; sahada veya sınıfta eğitimi yürüten öğretmenler de çoğu zaman akademi ile iş birliği için zaman bulamamakta. Bu proje sosyoloji, hukuk, psikoloji, siyaset bilimi ve dilbilim alanındaki akademisyenlerle farklı branşlardaki öğretmenleri bir yıl boyunca bir araya getirerek, birlikte öğrenmeyi ve üretmeyi sağlayacak.

Proje, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi’nin bu konuları odağa alarak yürüttüğü eğitim projeleriyle desteklenecek. Bu projelerde, akademiyle öğretmenlerin bir arada çalışarak farklı konularda ürettikleri dersler ve eğiticilere yönelik metinler kullanılmakta. Ayrıca öğretmenlerin ve akademisyenlerin bu süreçte hem deneyim hem de uzmanlık kazanacakları düşünülmekte.

Bu bağlamda Terakki Vakfı Okulları’ndan projeye katılan gönüllü öğretmenlerimiz, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi işbirliğiyle bir yıl boyunca;

  • Farklı disiplinlerden akademisyenlerin belli aralıklarla düzenlenecek seminerlerinde bir araya gelecek ve toplumsal sorunları tartışacak,
  • Bu toplumsal sorun alanlarına ilişkin konularda etkileşimsel eğitim yöntemlerini içeren ders modülleri üretecek,
  • Bu modüllerin sınıf ortamında uygulanması, gözlemlenmesi ve güncellenmesi sonucunda son haline getirecek ve bu modülleri içeren bir kitapçık hazırlayacak,
  • Bu modüllerin farklı platformlarda Türkiye’deki diğer eğitimcilerle paylaşılmasına katkıda bulunacak,

Proje sürecinin niteliksel araştırma yöntemleri yoluyla izlenmesi, değerlendirilmesi ve araştırma verilerine dayanarak bilimsel değerlendirme raporunun yazılması aşamalarında yer alacaklar.

Tolga Çalışır ve Zeynep Oral Röportajı

0

Öğrencimiz Tolga Çalışır, SBS’deki başarısıyla Türkiye genelinde 1.075.533 aday arasında Türkiye 2.si oldu. 44. SİYAD Türk Sineması Ödüllerinde ve Altın Portakal Film Festivalinde ödüller kazanan öğrencimiz Zeynep Oral’ın Tolga Çalışır ile yaptığı sohbet.

httpv://www.youtube.com/watch?v=4S-Pq5hZ9mM

Evsel Atıkların Geri Dönüşümü Projesi

0

Projenin Önemi:

İnsan nüfusunun artması ve şehirlerin giderek büyümesi özellikle evsel atıkların gün geçtikçe artması, bu atıkların doğada yok olmasının yüzyıllar alması öğrencilerimizi harekete geçirdi. Çevre olgusunun önemini fark eden bireyler olarak “Evsel Atıkların Geri Dönüşüm Projesi”ni gerçekleştirmek istediler.

İkinci sınıf öğrencilerimiz ve öğretmenleri Terakki Öğrenme Geliştirme Merkezi Program Geliştirme Uzmanımızın birlikte çalıştıkları bu proje ile organik atıkların diğer çöplerle birlikte çöp kutusuna atılması yerine organik çöpe atılmasının sağlayacağı faydaları öğrendiler. Sağlıklı çevrede sürdürülebilir bir yaşam için acil olarak ele alınması gereken “Evsel atıkların organik bölümünün nasıl geri dönüştürülebileceği” konusunu alışkanlık haline getiriyorlar.

Sürekli odaklanılan geri kazanılabilir ambalaj atıklarının oranı %20’lerde kalırken, %60’lar seviyesinde olan çok daha önemli bir oran ise evsel atıklara ait. Evsel atıkların toplanması, ayrıştırılması belediyelere ve kamu kuruluşlarına önemli yükler bindirmekte. Bu yöntemle, evsel atıkların yerinde komposta tabi tutulması evsel atıkları azaltacak. Daha az evsel atık belediyeler üzerinde daha az çöp yükü ve daha az çöplük alanları anlamına geliyor.

Özellikle başta Amerika olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri bu konuda çalışıyorlar. Bu çalışmalar ilköğretim düzeyindeki birçok okulda da uygulanıyor. Evsel atıkların geri dönüşümü için yapılan, İngilizce’de ‘backyard composting’ ve ‘balcony composting’ olarak geçen kompost işleminin anlamı, bahçede ve balkonda organik çöplerden kompost yani humusça zengin organik toprak üretilmesi. Bu işlem için ise “kırmızı solucanlar” kullanılmakta. Doğada yok olması yüzlerce yıl alan evsel atıkları kırmızı solucanlar birkaç ay içinde yiyerek gübreye çevirebiliyor.

Bu geri dönüşüm projesi ile çöp kovasının içerisindeki çöpleriniz 3 gün içerisinde gürültüsüz, kokusuz ve bir o kadar da organik bir gübreye çevriliyor. Amerika’nın California eyaletinde bir günde ortaya çıkan 400 ton evsel atık, 200 ton solucan tarafından birkaç gün içinde yenilerek gübreye çevriliyor.  Yaklaşık 40 yıldır ABD’de ve birçok Avrupa ülkesinde üretilmekte ve kullanılmakta olan solucan gübresi havayı, toprağı kirletmiyor, üretimde yüzde 50’lere varan artış sağlıyor. Solucanlar sindirim sistemleri içinde sentezledikleri antibiyotik nitelikli yapıları, amino asiti ve vitaminleri dışkılarına karıştırarak gübrenin biyolojik aktivitesini artırıyorlar. Böylece bu gübreyle beslenen bitkilerin sağlıklı ve hızlı gelişmeleri sağlanıyor.

Sözü edilen bu biyolojik stimulatörler diğer hayvansal gübrelere oranla 100 kat daha fazla. Kimyasal gübrelerde ise hiç bulunmuyor. Solucan gübresi sebzelerde %30-50 daha yüksek verim sağlıyor, üzümlerde erken hasat sağlayarak kaliteli ve orijinal ürünlerin piyasaya erken girmesine olanak tanıyor.

Okula Nasıl Hazır Olunur

0

Çocuklar okula başlarken, okul ortamının onlar için anlamlı, mutlu ve yaratıcı deneyimlerle dolu bir yer haline gelebilmesi zihinsel olarak hazır olmalarının yanı sıra, duygusal ve sosyal olarak da hazır olmalarına bağlı. Okula başlama dönemini öğrencilerimizin ve velilerimizin daha kolay geçirebilmeleri için Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisimiz 8 Eylül’de Terakki’de birinci sınıfa başlayan öğrencilerimizin velilerine “Okula Hazır Olmak” konulu bir konferans düzenledi.

Bireysel farklılıklara uygun sınıf içi etkinlikler konusunda ilköğretim okulu sınıf öğretmenlerine yönelik çalışmaları, düşünme becerileri eğitim programları, yaratıcılık dersi için içerik çalışmaları, öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için program oluşturma çalışmaları, okul olgunluğu ve okula hazırlık programlarını destekleme konularındaki çalışmaları bulunan İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tamer Ergin, 4+4+4 yasasıyla birlikte bu yıl zorunlu olarak birinci sınıfa başlayan çocukların ebeveynlerine çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinin nasıl destekleneceğini ve okul olgunluğunun nasıl kazandırılacağını anlattı.

Ergin, birinci sınıf öğrencilerinin büyük kas motor gelişim, küçük kas motor gelişim, bilişsel gelişim, dil gelişim, sosyal ve duygusal gelişim alanları ile ilgili detaylı bilgi verdikten sonra bu alanlarda çocuklarını nasıl destekleyebileceklerini çeşitli örneklerle aktardı. Küçük kas ve büyük kas gelişimini desteklemek için açık alanlarda daha çok aktiviteye olanak sağlanması, ev içi düzenlemelerin çocuğun yaş düzeyine uygun oluşturulması gerektiğini belirtti.

Ayrıca bilişsel gelişimi desteklemek için ise çocuğun zengin materyallerle karşılaşmasının önemine değinen Ergin, bu dönemde velilerin çocukları ile geçirecekleri zaman diliminin ve sohbetlerin okul başarısı için ne kadar önemli olduğundan söz etti. Konuşmacımız, çocuklardan beklentilerin minimum düzeyde tutulmasınında çocukların özgüvenini artırıcı bir etken olacağını söyledi.

Uzmanından Okula Başlama Tavsiyeleri

0

Okula başlama dönemi çocukların en önemli geçiş dönemlerinden biri . Onların her zamankinden daha fazla ilgi ve sevgiye ihtiyaç duydukları bu dönemde Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisimiz, 8 Eylül’de Terakki’de anaokuluna başlayan çocukların anne ve babalarına yönelik, bu geçiş dönemini kolaylaştıracak “Okula Başlıyorum” konulu bir konferans organize etti.

İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hatice Ergin’in konuşmacı olarak katıldığı konferans, anaokuluna bu yıl başlayan çocukların ebeveynlerine çocukların okula başlama duygusu ve bu duyguyu yönetme becerileri üzerineydi.

Ergin, evden anaokuluna geçişin çocuklar için yeni ve uyum sağlanması gereken bir durum olduğunu,bunun da iki ortamın fiziksel koşulları, insan ilişkileri, eğitim yaklaşımları farklılığından kaynaklandığını belirtti.

Çocuklarda bu dönemde görülebilecek tepkilerin dört ayrı grupta toplandığını anlatan Ergin şöyle bir sıralama yaptı: “Birinci grubu, her açıdan kolay adapte olan ve sorunsuz bir şekilde başlayıp, okula isteyerek ve severek devam edenler; ikinci grubu, ayrılık endişesi gibi nedenlerle ilk başlangıçta okula gitmek istemezken, zamanla okula adapte olanlar; üçüncü grubu, en baştan okula gitmek istemeyen ve bunu ısrarla sürdüren çocuklar; dördüncü grubu ise çok isteyerek başlayıp, daha sonra kendi kontrolü dışında ve sürekli gidilmesi gereken bir yer olduğunu anladığında okula gitmek istemeyen çocuklar oluşturmaktadır. “

Ergin, okula gitmek istemeyen çocukların çeşitli nedenler sıralayabildiğini ve bu nedenlerin de inandırıcı olabileceğini söyledi.

Okula gitmeyi reddetme nedeninin gidilen yerden, ortamdan hoşlanmamak değil; okula gitme sürecinin yarattığı kaçınılmaz boyuttaki kaygıdan kaynaklandığını belirten Ergin çocukların okula alışma sürecini kolaylaştırmak üzere yapılması gerekenlerden söz etti.

Çocukların okula gitmek istememeleriyle ilgili açıklamalarının ne olursa olsun önce dinlenilmesi gerektiğini; uyum sürecinde ailelerin ve öğretmenlerin sahip olduğu olumlu yaklaşımın yanı sıra, çocuğun uyması gereken kuralların olduğu ve ailenin tutarlığının önem taşıdığını belirten konuşmacımız ailenin, çocuğa okula neden gitmek zorunda olduğu ve okulun ona şimdi ve ileride sağlayacaklarının yanı sıra, eğer okula gitmezse bu durumun kendisi için ileride nelere yol açacağı kesin, kısa ve basit bir dille anlatılması gerekliliğini belirtti. Oryantasyon döneminin nasıl geçmesi gerektiği konusunda izleyicilerini bilgilendirdi.

Terakki Sanat’ın Web Sitesi Yayın Hayatına Başladı

“Sanat eserleri sergilenmeli, gelecek nesillere aktarılmalı, sanata destek olunarak sanatçıyla izleyiciyi buluşturmalı” düşüncesiyle 2000 yılında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’ni açan Terakki Vakfı şimdi de www.terakkisanat.com sitesini yayın hayatına geçirdi.

Her zaman sanata ve sanatçıya değer veren Terakki Vakfı, Sanat Galerisinin kurulduğu günden günümüze kadar açılmış sergilerini ve ‘Kültür Mirası’ olarak geleceğe bırakacağı önemli sayıdaki seçkin ve değerli eserlerden oluşan “Sanat Eserleri” koleksiyonunu bu siteyle sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Bu yeni sitemizden galerimizin aktivitelerine ve tüm koleksiyonuna ulaşabilirsiniz.

Seramik Panolarımız

Öğrencilerimiz 1997 yılından bu yana okulumuzun seramik atölyesinde seramik yapıyorlar. Öğrencilerimizin çeşitli boyutlarda çalıştıkları bu seramikler, seramik fırınımızda boyutlarına ve niteliğine göre büyük parçalar veya küçük parçalar halinde pişiriliyor. Panolara dönüştürülen seramikler 2001 yılından günümüze okulumuzun farklı mekanlarında sergileniyor.

Okulumuzun çeşitli yerlerinde 20 adet seramik panomuz bulunuyor. Konuları, “23 Nisan”, “Akvaryum”, “Beyin Haftası”, “Nuh’un Gemisi” olan panolarımızın yanı sıra çok sayıda serbest çalışmadan oluşan panolarımız öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz ve ziyaretçilerimizle buluşuyor.

[nggallery id=11]

Türkiye’nin Dört Önemli Üniversitesinin Akademisyenlerinden Gençlere Yönelik Önemli Mesajlar

0

Terakki Vakfı Okullarında Kariyer Günleri kapsamında öğrencilerle buluşan Türkiye’nin dört önemli üniversitesinin Rektör ve Mütevelli Heyeti üyesi akademisyenleri sınava hazırlanan öğrencilere kendi hayat hikâyelerinden yola çıkarak gençlere yönelik önemli mesajlar verdiler. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisimiz bu mesajları derledi.
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker:

Kendi kanatlarınız ile uçun, bunu başarabilirsiniz.

MIT de birlikte çalıştığı ve kara tahta üzerinde deneyler ve ispat çalışmaları gerçekleştirdiği Nobel Fizik Ödülü sahibi K. Alex Müller’in Nobel aldığı çalışmadan örnekler vererek Öğrencilere Fizik dersi anlattı. Bu dersin özelliği olarak da gençlere çok önemli tavsiyelerde bulundu.

  • Hayatta şans eseri bir şey bulunmuyor. Hayatta herkese eşit fırsatlar veriliyor. Hayatta başarılı insanlar tesadüf eseri başarılı olmuyorlar. Şanslarını kendileri yaratıyor. Bazıları kendilerine verilen fırsatları iyi değerlendiriyor bazıları ise bu fırsattan kaçıyorlar. Gençler başarılı olmak için sizlere tanınan fırsatları mutlaka iyi değerlendirin.
  • Hayatta siz birşeyi istedikten sonra ve o isteğinizin peşini bırakmayıp takip ederseniz çok başarılı olursunuz. Bir meslek edinip master doktora dereceleri aldığı halde ben bunu istemiyordum ben başka bir alanda mutlu olacağım diyen ve bu isteğini yerine getiren insanlar hayatta başarılı oluyorlar.
  • Gerçek hayatta kendinizi kanıtlamalısınız ki başarılı olabilesiniz.
  • Mutlaka özgün çalışmalar yapın, yaptığınız projeler gerçek hayatın projesi olsun.
  • Kendi kanatlarınız ile uçun, bunu başarabilirsiniz.
  • Çalışma yapacaksanız erkenden başlayın. Lisede ya da üniversitede araştırmanızı, size özgün çalışmanızı ya da deneyiminizi okurken elde edin.
  • Hayatta ne olursanız olun ama mutlaka sosyal biri olun. Çevre edinin, dost edinin.

Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan:

Ne iş yaparsanız yapın ama yeni bir şey yaratın.

Başarılı insanların pek çoğunun yaşamında spor yapmanın büyük etkisi olmaktadır. Spor kişiye disiplin verir, zamanı kullanmayı öğretir. Yenilgiler alınır ama bu yenilgiler hiç rahatsız etmez. Her yeni günde yeni bir başlangıç yapılır ve hiç mücadele bırakılmaz.

  • Doğru yerde doğru kariyer yapmalısınız. Kendi yetenekleriyle ilgili alanlarda çalışanlar çok daha kolay gelişiyor ve başarılı oluyor.
  • Hayatta yanılsamalar üzerine yaşarız. Denizin rengi yoktur. Ne görüyorsanız ve ne algılıyorsanız baktığınız odur. Yanılsamalarla hareket edemezsiniz. Başarılı olmak için gerçekleri görebilmelisiniz.
  • İnternet artık her şey yaptırabiliyor, Facebooku oluşturan çocuk 20 li yaşlarında, Bilgi Üniversitesini kuran kişi bir zamanlar Alo Bilgi Hattını kuran genç birisiydi. O nedenle hayalleriniz için fırsatınız var peşini bırakmayın.
  • İlerleyen yüzyılın mesleklerinden en önemlisi yazılım mühendisliği
  • Bu yüzyıl başımıza ‘icat çıkarma’ devri iken siz gençlerin yüzyılı ve geleceği alışa gelmiş her şeyin değiştirildiği bir devir yani mutlaka bir ‘icat çıkarma’ devridir.
    Ne iş yaparsanız yapın ama yeni bir şey yaratın.
    Bulunduğumuz toplumu iyi tanımlamalısınız. Dünyanın nereye gittiğini iyi takip edin.
    Dünyadaki kadın CEO’ların ortak özelliği sporcu olmaları / sporun yaptıkları dalı ise basketbol.

Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümran İnan:

Hayatta kalıcı en önemli şey insan ilişkileridir.

  • Hayat karşınıza pek çok seçenekler çıkaracaktır. Siz önce kalbinize sorun. Ben ne istiyorum? Cevabını verdiğinizde gerekeni yapıyor olacaksınız zaten.
  • Hayatta kalıcı en önemli şey insan ilişkileridir. Önemli olan ailen çevren ve dostluklarındır. Ama çevrindeki insanlara nasıl ve ne şekilde dokunduğun önemlidir. O dokunuşla aldığın ve verdiğin seni kalıcı kılar.
  • Her insanın içinde olan heves ve heyecan bir insan için en büyük zenginliktir. Bu heves ve heyecanı doğru kanalize edebilirseniz büyük bir başarı yaşamışsınız demektir.
  • En az bilen insan, en çok keşfedebilecek insandır. Eğitimde bilgiyle boğulmak değil, keşfetmeye çalışmak önemlidir.

Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut:

Kendisini farklılaştıran üniversite öğrencisi dünyayı da farklılaştırır.

Şöyle bir üniversite mezunu getirin gözünüzün önüne: Donanımlı bir üniversitede işletme okumuş, bazı derslerden kalmış olsa da 4 yılda mezun olabilmiş, üniversitenin öğretebildiği kadar İngilizce biliyor, derslerinde başarılı olabilmek için kulüp faaliyetlerine pek katılmamış, zamanında mezun olabilmek için staj yapmamış, yabancı dilindeki yetersizlikten çekindiği için de yurtdışı değişim programına katılmamış. Böyle bir öğrencinin iş bulma şansı nedir? Girdiği organizasyona katkı sağlama şansı nedir? Dünyayı değiştirme şansı nedir?

Özyeğin Üniversitesinin kurucu rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut da bu sorudan hareketle dünyanın içine düştüğü ekonomik bunalımdan çıkılmasını sağlayacak olanın sanıldığı gibi büyük devletler veya büyük şirketlerin değil, gözü pek girişimcilerin olacağını söylüyor ve ilave ediyor;

  • Başarılı bir girişimci olabilmek için kendinizi eğitmeli ve farklılaştırmalısınız.
  • Üniversite eğitiminin hedefi iş bulmak veya iş kurmak değil, öğrencinin hakikati aramasına, kişisel gelişimine, potansiyeline erişimine yardımcı olmak ve önünde yeni ufuklar açmaktır. Bu nedenle aynılaşmadan uzak durmalısınız.
  • Araştırmalar başarı için yetenekli olmayı çok gerekli görmüyor. Buna karşılık üst düzey performansı en iyi açıklayan faktörün “çok çalışmak” olduğu biliniyor. Siz de çok çalışmalısınız.
  • Birçok öğrencinin varsayımının tersine, ders kitaplarında bulunan standart mesleki bilgiler sizi diğerlerinden ayrı kılmak için yeterli olmayacaktır.
  • Herkesin bilmesi beklenen dünkü bilgilerden çok, kurumlara yarın gerekli olacak bilgilere sahip olmayı başarmalısınız. Farklılığınız ancak böyle anlaşılır.
  • Derslerde verilen bilgiler ile yetinmeyin. Kütüphaneleri, kültürel ve magazin haberlerini yakından takip edin. Alanınızdaki kongre ve seminerlere katılmanız ve öğretim üyeleri ile dersler dışında da görüşmeniz önemlidir.
  • Unutmayın şirketler 22 yaşındaki bir üniversite mezununa gerekirse birkaç haftalık bir uzaktan eğitim ile kitaptaki bilginin önemli bir kısmını aktarabilirler. Ama profesyonel yaşamda başarı için gereken yetkinlikleri size kazandıramazlar.
  • Yetkinlik geliştirmek (hele belirli bir yaştan sonra) daha zor olabilir. Lise yıllarında bilinçli bir gayret ile iletişim, dinleme, grup çalışması, sunum teknikleri, planlama ve zaman, stres, proje yönetimi yetkinliklerini geliştirmeniz, en az derslerde öğrenebilecekleriniz kadar önemlidir.
  • Dil bilin. Anadilinizi iyi bildiğiniz kadar birinci ve ikinci bir yabancı dili mutlaka öğrenin.
  • Bilgisayarı iyi kullanın. Özellikle word, excell bilgisi dışında becerebiliyorsanız programlama işini de çözün.
  • İş sektörünü şimdiden tanımaya çalışın. Derslerinizde mutlaka projeler yapın, lise ya da üniversitede kesinlikle staj olanaklarını araştırın ve yapın hatta mümkünse yarı zamanlı işlerde çalışın.

Velilerimize Kitap ve Film Önerileri

Bizim anne babalarımız da bizleri yetiştirirken “Bizim zamanımızda böyle değildi.” diyorlardı. Biz de çocuklarımızı yetiştirirken aynı şeyi söylüyoruz. Dünya 20. Yüzyılın başlarından itibaren hızla değişti ve değişmeye devam ediyor. Olumlu değerlere sahip ve sorumluluk sahibi bir çocuk yetiştirmek gittikçe daha da zorlaşıyor. Çocukları bağımsız ve kendine özgü karakteri olan bir birey olarak görmek ve onun sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini desteklemek her anne-babanın görevi. Anne-babalık bu nedenlerle sadece fizyolojik bir bağ değil, içerdiği yoğun duygusal bağ ile her koşulda vazgeçilemeyen koşulsuz bir bağlılık.

Bu nedenle çocuklarınızı daha iyi yetiştirmek ve onları anlayabilmek için bu yaz tatilinde Terakki Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi olarak sizlere kılavuzluk edecek bazı kitap önerilerimiz oldu. Bu kitapların çocuklarınızın dünyasına yolculuk yapmanızda olduğu kadar kendinizle ilgili farkındalık yaratan içsel yolculuğunuza da rehberlik edeceğine inanıyoruz.

Yine kitaplar dışında çocuklarınızla birlikte bazı evrensel değerlerin daha iyi anlaşılabilmesine katkı sağlayacağına inandığımız film önerilerimiz oldu. Bu filmleri birlikte izledikten sonra üzerinde konuşmak, tartışmak farkındalık kazanma adına iyi olabilir düşüncesindeyiz.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi olarak sizleri olduğu kadar çocukları da düşündük tabii ki. Çocuklar için tatil iyi bir dinlenme fırsatı olduğu kadar sürekli bir öğrenme fırsatıdır da. Bu, bazen bildiğimiz sokak oyunlarıyla, bazen strateji oyunlarıyla bazen de kutu oyunları ya da küçük yaş gruplarında beceri geliştiren kitaplarla mümkün olabilmekte. Belirli aralıklarla önerdiğimiz kutu oyunları ya da kitaplarla zaman geçirmek okula başlarken çocukları zinde kılmanın bir yolu olarak görüyoruz.

Hepinize bol eğlenceli ve iyi dinlenmeli tatiller.

Alpaslan Dartan
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi Koordinatörü
Terakki Vakfı Okulları

KİTAPLAR VELİLERİMİZ İÇİN

Küçük Ağacın Eğitimi Forrest Carter Say Yayınları
Beni Duyuyor musun? Leyla Navaro Sistem Yayıncılık
Küçük Şeyler Üstün Dökmen Sistem Yayıncılık
Ödül Yok, Ceza Yok! Bu Nasıl Disiplin? Dr. Marvin Marshal Sistem Yayıncılık
Türkiye’de “Gençlik Miti” Demet Lüküslü İletişim Yayınları
Baba, Beni Sevmeye Niye Korkuyorsun? Ercan Nar Babıali Kültür
Evinizdeki Terapist Dennis Greenberger
Christine A. Padesky
Altın Kitaplar Yayınevi
Benimle Oynar mısın Anne Ali Çankırılı Timaş Yayınları
İletişim Çatışmaları ve Empati Üstün Dökmen Remzi Kitabevi
‘Keşke’siz Bir Yaşam İçin İletişim Doğan Cüceloğlu Remzi Kitabevi
Bugünü Yaşama Arzusu Irvin Yalom Kabalcı

FİLMLER ÖĞRENCİLERİMİZ VE VELİLERİMİZ İÇİN

Fil (Elephant) Gus Van Sant ABD – 2003
Cyrano De Bergerac Jean-Paul Rappeneau FRANSA – 1990
Küçük Gün Işığım  (Little Miss Sunshine) Jonathan Dayton ABD – 2006
Koro (Les ChorIistes) Christophe Barratier Fransa / İsviçre / Almanya – 2005
İçimdeki Deniz (Mar Adentro) Alejandro Amenábar İspanya / Fransa / İtalya – 2004
Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) Michel Gondry ABD – 2003
Hayalperest John Gatins ABD – 2005

KİTAPLAR ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN

Filozof Çocuk Serisi/Ben neyim?,
Duygular nedir?, Hayat nedir?,
İyi ve kötü nedir?
Oscar Brenifier Tudem 10-14 yaş
Güneş İmparatorluğu J.G. Ballard Ayrıntı   Yayınları 11-18 yaş
Otostopçunun Galaksi Rehberi Douglas Adams Kabalcı 12-18 yaş
Büyülü Dağ Thomas Mann Can Yayınları 13-18 yaş
Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı Robert M. Pirsig Ayrıntı   Yayınları 14-18 yaş
Doğmamış Kristof Carlos Fuantes Ayrıntı   Yayınları 14-18 yaş
Parfümün Dansı Tim Robins Ayrıntı   Yayınları 14-18 yaş
Mülksüzler Ursula K. Le Guın Metis Yayınları 15-18 yaş

ÖĞRENCİLERİMİZE BİLİŞSEL AKTİVİTE OYUNLARI VE DÜŞÜNME BECERİLERİ KİTAPLARI

Duy İşit Dinle Kavra Yeşim Kesgül Sercan Pencere-Sey Yayınları Tüm yaş grupları
Ne Kadar Dikkatliyim? Elçin Toker Kök Yayınevi 5-7 yaş
Yaratıcılığımızı Geliştirelim Seti Fatma Çiğdem Gökçen Ya-Pa Yayınları 5-7 yaş
Yönlerle Düşünelim Oya Güngörmüş Özkardeş Pencere-Sey Yayınları 6-11 yaş
Düşün ve Dikkat Et! Uzm.Psk. Hasan Demirci
Psk.M.Arzu.Elemek
Pedam Yayınları 7-9 yaş
7-12 yaş Çocukları İçin Zeka Oyunları Söz Yayınları 7-12 yaş
Düşünme Becerileri Seti Pencere-Sey Yayınları 7-12 yaş
Hikayelerle Deyimler ve Atasözleri Söz Yayınları 9 yaş ve üstü

ÖĞRENCİLERİMİZE OYUNLAR

Macera Ormanı www.hiperaktivite.org.tr 6-12 yaş
Tam Zamanında www.hiperaktivite.org.tr 6-16 yaş
Mastermind 8 yaş ve üstü
Kids Surprise Seti (Activity Learning Materials) Turkuaz 4 yaş üstü
Eğitici Oyun Kartları Serisi BTR Reklamcılık/ Eğitim Serisi 9 yaş üstü
Figurix  Ravensburger 5- 10 yaş