Öğretmenimizden “Anaokulundan Liseye Eğitim Teknolojilerinin Kullanımı”

0

Bilişim Teknolojileri öğretmenimiz Eda Karaçelebi, 25 Şubat Perşembe günü Saint Benoit Fransız Lisesi’nin düzenlediği 2. Dijital Bahar etkinliğinde farklı okullardan ve ülkelerden gelen eğitimcilerle “Anaokulundan Liseye Eğitim Teknolojilerinin Kullanımı” adlı sunumunu paylaştı.

Karaçelebi;  sürekli gelişen dünyada oluşan jenerasyon farklılıklarını anlatmak için kullanılan “Dijital Yerli -Dijital Göçmen” ve “ X, Y ve Z Kuşağı” kavramlarından bahsetti. Teknolojinin sürekli gelişiminin eğitim alanına yansımasına ve klasik eğitim yöntemlerinin, oluşan yeni jenerasyonun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduğuna değindi. Öğrencilerin daha etkin ve kalıcı öğrenmelerini sağlamak için, alternatif eğitime ihtiyaç duyulduğunu ve bu ihtiyacı karşılamada eğitim teknolojilerinin kullanımının gerekli olduğunu anlattı. Eğitim teknolojilerinin sunduğu farklı yöntem ve tekniklerle hazırlanabilecek etkinliklerden örnekler verdi.

Sunumunda farklı yaş seviyelerinde ve farklı derslerde;

  • Gerçek ve sanal dünyanın bilgisayar ortamında bir araya getirilmesiyle meydana gelen görüntü teknolojisi artırılmış gerçekliğin eğitim alanında nasıl yer alabileceğinden,
  • QR kodların nasıl aktivitelerde kullanılabileceğinden,
  • Dijital hikayelerin öneminden,
  • İnteraktif oyunların faydalarından,
  • Uygulanabilecek web 2.0 araçlarından,
  • Akıllı tahtaların nasıl kullanılırsa gerçek anlamda akıllı olacağından bahsetti.

Bu konularda Terakkili öğrenciler için hazırladığı ve uyguladığı örnek uygulamaları paylaşarak sunumunu bitirdi.

 

 

Kanıt Temelli Sosyal Bilimler Eğitimi Atölyesi

Terakki Vakfı Okulları Lise Sosyal Bilimler ve Felsefe Bölümü ve Ortaokul Sosyal Bilgiler Bölümü öğretmenleri olarak, 20 Şubat 2016 tarihinde Levent Yerleşkesi Lise Kütüphanesi’nde, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yücel Kabapınar yürütücülüğünde “Kanıt Temelli Sosyal Bilimler Eğitimi: Parçadan bütüne bireysel anlam oluşturma” başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirdik.

Atölye’nin ilk bölümünde Prof. Dr. Kabapınar bizlere “Kanıt Temelli Eğitim” felsefesinin Avrupa, özellikle İngiliz ilk ve orta öğretim sistemi içerisinde doğuşu ve hâkim anlayış haline gelişinin kısa bir tarihçesini sundu ve katılımcılara bu yaklaşımın temel ilkelerini anlattı. Kabapınar’a göre eğitim sistemimizde 2000’li yıllarda yaşanan değişimlere rağmen izleri hala güçlü bir biçimde hissedilen düşünen sorgulayan bireyler değil, “makbul vatandaşlar yaratma” misyonu, 1970’li yıllardan önce pek çok Avrupa ülkesi gibi İngiltere’de de eğitim alanında belirleyici yaklaşımlardan birisiydi. Bu geleneksel yaklaşıma göre Sosyal Bilimler alanına bağlı derslerin en temel amacı devlet tarafından belirlenmiş “vatandaşlık bilgilerinin” tek taraflı olarak genç kuşaklara aktarılmasıydı. Bu yaklaşımın tarih öğretimini tüm Avrupa’da “akıl kullanımı gerektirmeyen boş bir ders” haline getirdiğini ve bir eğitim reformu ihtiyacının ortaya çıktığını anlatan Kabapınar, 1970’li yıllardan sonra Avrupa’da hangi siyasi ideolojiden gelirse gelsin hükümetlerin bu eğitim reformunu istikrarlı biçimde sürdürdüğünü belirtti. Ülkemizde her yıl eğitimle ilgili düzenlemelerin radikal biçimde değiştirildiği, eğitim kurumları ve eğitimciler için orta ve uzun vadeli planlar yapmanın ne kadar zor olduğu düşünülürse, hükümetlerin kısa dönemli politikalarına bağlı olmayan, istikrarlı bir eğitim politikasının çağdaş değerler üretmenin ne denli önemli bir parçası olduğu Avrupa örneğinde daha iyi anlaşılacaktır.

Kabapınar’ın “Kanıt temelli sosyal bilimler eğitimi” olarak adlandırdığı ve şu an Batı ülkelerinde ilk ve orta öğretim sistemlerinde belirleyici olan yöntem, makbul vatandaş yetiştirmeye dönük eski geleneksel sistemin tersine birey ve onun farklılığının farkına varılması ve saygı gösterilmesi ilkesine dayanıyor. Bir anlamda çağdaş dünyada artık vatandaşlık tanımı değişmiş durumda. Bu konuda ülkemizde de çeşitli adımlar atılmış olduğu gözlemlenmesine rağmen eğitim programlarımız ve okullarda gözlemleme şansı bulduğumuz uygulamalar, özellikle Sosyal Bilimler alanında henüz istenen seviyenin çok gerisinde olduğumuzu gösteriyor. Bunu en rahat gözlemleyebileceğimiz materyaller hiç şüphe yok ki sınav sistemlerimizde hala önemli bir belirleyiciliği bulunan katı müfredat anlayışımızın bir görüntüsü olan ders kitaplarımız.

Türkiye’de sosyal bilimler alanında yazılmış ders kitapları hala “gerçekliği” tek ve mutlak bir değer olarak sunmakta. Çoklu bir gerçekliğe sahip olan toplumun çoğulculuğunu yansıtmamaktalar. Bu eğitim sisteminin öğrenci üzerinde yarattığı en önemli deformasyon, Yücel Kabapınar’ın da belirttiği gibi önyargıdır. Belli bir toplumun ve topluluğun doğal bir parçası olarak doğarız ve eğer farklılıklarla karşılaşmamız engellenirse “ötekine” karşı önyargılar oluşturarak ilerleriz. Ne yazık ki dünyada ve ülkemizde yaşanan tüm değişimlere rağmen, Türkiye’de eğitim sistemimiz hala farklı olana karşı önyargı yaratma konusunda sorgulanması gereken sorunlara sahip olmaya devam ediyor. Özellikle de sosyal bilimler alanında bu sorun çok daha güçlü ve belirleyici biçimde yaşanmakta. Ne yazık ki, 70’li yıllardan önce tüm dünyada belirleyici olan davranışçı eğitim yaklaşımın kötü bir taklidinin sosyal bilimler eğitimimizde hala güçlü etkileri hissedilmektedir. Bu sistem pek çok eğitim bilimcisinin farklı çalışmalarla ortaya koyduğu gibi öğrenciye yıllarca tekrar tekrar aynı bilgileri verir ama öğrenme gerçekleşmez. Bu yaklaşımın ders kitaplarındaki yansıması da çok açık bir biçimde hala sürmektedir: tüm bilgilere vakıf bir yazarın gençleri açık biçimde yönlendirdiği; “meli, malı” ekleriyle biten yönlendirici cümlelerin kullanıldığı; toplumu “biz” adı altında homojenleşmiş bir grup olarak gösteren bir yaklaşım sergilendiği; “en”, “hep”, “hiç” gibi ölçülmesi imkânsız ve genelleyici değerlendirmeler içeren metinlerdir bunlar.

Peki, birlikte yürüttüğümüz atölye esnasında Yücel Kabapınar’ın çağdaş eğitim örneklerinden yararlanarak bizlere sunduğu alternatif bir yaklaşım olarak “Kanıt Temelli Eğitim” Sosyal Bilimler alanında ne tür bir değişim öngörüyor? Avrupalı eğitimciler 1970’lerde Sosyal Bilimler eğitimi açısından önemi büyük bir soru sordular: Çocuklarımızda ve gençlerimizde tarihsel ya da sosyal bilinç nasıl oluşmalı? Aslında bu soru bir yol ayrımına gelindiğine işaret ediyordu: Bir otorite öğrencilere istendik davranış ve değerleri mi zerk etmeli? Yoksa öğrenci kendisine sunulan veri ve kanıtlardan yola çıkarak kendi görüşünü mü oluşturmalı? Yeni yaklaşım ikinci görüşü savunmaktadır, bizde hala etkisi hissedilen davranışçı eğilim ise ilkini. Bu yaklaşım eğitim etkinliğini bir simülasyon olarak anlamlandırmakta ve öğrencinin kanıtları kullanarak çalışan bir Sosyal Bilimci olduğunu hayal etmesini istemektedir.

Bu bağlamda çağdaş Sosyal Bilimler metodolojisi sınıfın içerisine kadar girmektedir. Sosyal Bilimci bir sorunsal belirler, kaynaklara ulaşır, analizini yapar ve bu konudaki görüşünü oluşturur. Kanıt temelli eğitimde de ders kitabı yazarı ve/veya öğretmen, öğrencinin temel bilgi eksikliğini giderip, kanıtları onun adına bulup sınıfa getirir ama analizi yapıp görüşü oluşturan öğrencidir. Bu yaklaşımda öğrenciye çeşitli kaynaklar sunulur: modern ya da eski tarihçilerin yorumları, dönemin tanıklarının anıları, gazete ve radyo haberleri, fotoğraflar ve afişler, istatistik ve haritalar… Öğrenci bunları belirtilen yönergelere uygun biçimde tek tek inceler ve konuya dair kendi görüşünü oluşturur. Sınıfta yaşanan bir otoritenin yegâne görüşü altında birleşme değil farklı görüşlerin medenice tartışılabilmesi deneyimidir. Bir sonuç almak beklenmez. Bu anlamda Yücel Kabapınar konuşmasını “bir ülkedeki demokrasi ve insan haklarının düzeyini sosyal bilimler kitaplarına bakarak anlayabiliriz” sözlerini kullanması da manidardır.

Şu anda Türkiye’de seçkin ve öncü eğitim kurumları, gençleri bu çağdaş yaklaşımla buluşturmak için genellikle çift diploma seçeneğini gündemlerine almakta. Okulumuzda son üç yıldır uygulama alanına girmiş durumdaki IB (International Baccalaureate) diploma programı da bunlardan birisi. Bu tür uygulamalar okuldaki öğrencilerden sadece bir bölümünü ilgilendiriyor gibi görünse de Terakki Vakfı Okulları deneyimi ortaya koymuştur ki aslında tüm okul sisteminin işleyişini belirlemekte ve ulusal program ile entegre olması sorun oluşturmayacak pek çok konuda uygulanan eğitimin çağdaş değerlerle uyumlu hale gelmesini kolaylaştırmaktadır. IB mantığı içerisinde verilen Sosyal Bilimler dersleri ve IB merkezi tarafından uygulanan ölçme değerlendirme kriterleri büyük oranda Avrupa eğitim sisteminin değerleriyle örtüşmektedir. Bu da yerel amaçlarla uluslararası amaçlar arasında bir denge oluşmasını kolaylaştırmaktadır.

Kanıt Temelli Sosyal Bilimler Eğitimi Atölyesi’nin ikinci aşamasında incelediğimiz ders materyalleri bu konudaki görüşlerimizin daha da güçlenmesine yol açmıştır. Bu bölümde öğretmenlerimiz Yücel Kabapınar’ın sunduğu İngiltere’de ortaokul ve lise seviyesi için yazılmış ders kitaplarını, bu kitaplardan seçilmiş çeşitli üniteleri ve seçilmiş öğrenci defterlerinden örnekleri ve sınavları inceleme şansını buldular. Bu sayede kanıt temelli eğitim anlayışıyla şu anda ülkemiz genelinde uygulanan yaklaşımın kapsamlı bir karşılaştırmasını yapma şansını elde ettiler.

Atölyenin son aşamasında ise ikili gruplar halinde bir araya gelen öğretmenlerimiz, dört farklı başlık altında toplanmış olan konulardan birisini seçerek sunulan malzemelerden “Kanıt Temelli Eğitim” yaklaşıma uygun birer ders materyali hazırlama denemesinde bulundular. Atölye oluşturulan materyallerin farklı gruplar tarafından karşılıklı olarak değişilmesi ve değerlendirilmesiyle son buldu.

Sonuçta bu atölye Lise ve Ortaokul öğretmenlerimizin Sosyal Bilimler eğitimi alanında çağdaş Batılı ülkeler ve ülkemizdeki uygulamalar, yaklaşımlar ve ders materyallerini karşılaştırarak okulumuzdaki uygulamalara dönük çıkarımlar yapmasına bir katkı sunmuş oldu. İki farklı seviye grubunda uzmanlaşmış öğretmenlerimizin paylaşımda bulunmasına zemin hazırladı. Kendi eğitim felsefemizi oluştururken yerel ve evrensel değerler arasında nasıl bir köprü kuracağımıza dair ortaklaşa düşünmemize olanak sağladı. Bu uzun, yorucu ama bir o kadar da öğretici ve keyifli günde bizlere liderlik eden sayın Prof. Dr. Yücel Kabapınar’a bir kez daha teşekkür ediyor ve Türkiye’de Sosyal Bilimler eğitiminin çağdaşlaşması için verilmekte olan mücadelede yan yana yürümekte olmaktan duyduğumuz mutluluğu kendisine iletmek istiyoruz.

Fırat Güllü
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Lisesi
Sosyal Bilimler ve Felsefe Bölüm Başkanı

 

Demokrasi ve Yurttaşlık

0

Terakki, 17 Şubat Çarşamba günü Levent Yerleşkesinde İstanbul Liseleri Felsefe Kulüpleri Platformu’nun “Demokrasi ve Yurttaşlık” adlı etkinliğine ev sahipliği yaptı.

Etkinliğe konuşmacı olarak katılan İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ahmet Ayhan Çitil, 20. Yüzyılda insanın bir özne olarak klasik liberal görüşün aksine seçimlerinin bir ürünü olmadığını, doğumla birlikte içine düştüğü toplumsal bir sistem tarafından aşama aşama kurulduğu yolundaki yaklaşımıyla konuşmasına başladı. Ardından, Aristo’nun sadece kendisinin değil herkesin siyaset yapabilmesi için mücadele etme şiarına sahip antik çağ bireyine değindi.

Çitil konuşmasının devamında, Hobbes’un devlet ve devletin şiddet tekelini elinde bulundurması yolundaki tezlerinden yola çıkarak şiddetin gerçekte her an etrafımızda dolanan ve toplumun yapısal olarak ürettiği bir olgu olduğunu anlattı. Yoksulluk üreten bir sosyal sistemin üyelerinin büyük bölümüne aslında çok yoğun bir şiddet uygulanmış olduğunu düşündüğünü belirtti. Şiddetin sadece militer bir olgu olmayıp sosyal sistem içerisinde çok farklı biçimlerde yeniden ve yeniden üretildiğini düşündüğünü söyledi.

Daha sonra, platform üyesi okullardan gelen misafir öğrenci ve öğretmenler, Çitil’in çizmiş olduğu çerçeve kapsamında özne olmak, şiddetin biçimi ve niteliği açısından her koşulda kabul ya da red edilmesinin mümkün olup olamayacağı ve siyasetin insan toplumlarının varoluşu için taşıdığı hayati önem gibi konular üzerine görüşlerini belirtme ve tartışma olanağı buldular.

Böylece, içinde yaşadığımız coğrafyayı kuşatan şiddet sarmalına rağmen demokratik tartışma ortamları oluşturmanın mümkün ve gerekli olduğunu bir kez daha gözlemlediler.

 

 

Terakkili Delegeler Hindistan, Sri Lanka, Filipinler ve Danimarka'yı Temsil Etti

0

TTMUN (Terakki Tepeören Model United Nations) Kulübü öğrencilerimiz, 25 – 28 Şubat tarihleri arasında “Asya ve Pasifik Bölgesi” temalı MUNDP’16 konferansında çeşitli ülkelerden gençlerle bir araya gelerek Hindistan, Sri Lanka, Filipinler ve Danimarka ülkelerinin delegeliğini yaptı. Özel Koç Lisesi’nin düzenlediği bu konferansta öğrencilerimiz, 11 ayrı komitede yer aldı ve önceden belirlenmiş tartışma konuları üzerine yapmış oldukları araştırmalar sonucunda hazırladıkları yasa tasarı taslaklarını komitelerinde diğer delegelerle paylaşarak tasarılarını geliştirdi.

Hazırladıkları tasarı taslaklarını da komitelerinden geçirmeyi başardılar:

Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Örgütünde (UNODA); Kayra Kapran (9B) “Kitle imha silahlarının kullanımına son verilmesi”, Ayberk Salkım (9A) “Endonezya bölgesinde yolsuzluklara, kara para aklamaya karşı mücadele verilmesi”, Efe Ekren (9A) “Güney Çin denizi bölgesindeki bölgesel anlaşmazlıklara karşı önlem alınması,

Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişme Örgütünde (UNIDO) Ceren Süer (9A) “Asya bölgesindeki endüstri standartları ve kalite arttırılması için strateji geliştirme”,

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinde (OHCHR) Ece Erturan (9C) “Güneydoğu Asya’daki insan hakları ihlalinin durdurulması”,

Birleşmiş Milletler Enerji Organizasyonunda (UN ENERGY) Ceren Köseoğlu (9B) “Güney Asya’da güneş enerjisi kullanımını teşvik etme”, Umay Sezen Acar (9C) “Doğu Asya bölgesinde nükleer reaktör risk değerlendirmesinin yapılması” ve Sena Saime Bayat (9C) “Asya bölgesinde fosil yakıt ve kömür kullanımını azaltmaya teşvik etme,

Dünya Sağlık Örgütünde (WHO) İlayda Albaş (9B) “Batı Pasifik bölgesindeki MERS-CoV salgınının sağlık denetim sisteminin iyileştirilmesi”, Arda Aksakal (10A) “Asya ve Pasifik bölgesinde HIV/AIDS ile mücadele edilmesi”,

Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisinde (UNISDR) Ozan Ertan (10A) “Nepal depremi sonrası yardımların değerlendirilmesi, Kardelen Hiçdönmez (9B) “Hızla endüstrileşen dünyamızda iklim değişikliklerine uyum sağlanması”.

Dünya Sağlık Örgütünde (WHO) öğrencimiz İlayda Albaş’ın (9B) “Batı Pasifik bölgesindeki MERS-CoV salgınının sağlık denetim sisteminin iyileştirilmesi” ile ilgili yasa tasarı taslağı ise Uluslararası Zirve Toplantısında ayrıca tartışılıp kabul edildi. Ayrıca 10A sınıfı öğrencilerimizden Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Organizasyonundaki Batu Kaan Dilaver, Asya Pasifik Ekonomik İşbirliğindeki Selin Avcı ve Barış Topçuoğlu’ya oturum başkanları tarafından sahnede komitelerindeki etkin katılımları için teşekkür edildi.

Üniversite Terakki’de: Tadımlık Dersler

0

Levent Yerleşkemizden 11 ve 12. sınıf öğrencilerimiz, 20. Kariyer Günleri kapsamında 23 Şubat Salı günü düzenlenen “Üniversite Terakki’de: Tadımlık Dersler” etkinliğinde İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nden akademisyenlerle buluştu. Konuklarımız, üniversitelerinde kendi öğrencilerine anlattığı bir dersi öğrencilerimizle paylaştı.

Konuklarımız; Bilgi Üniversitesi’nden Elektrik – Elektronik Mühendisliği Bölümü Yrd. Doç. Dr. Baykal Sarıoğlu, Hukuk Bölümü Yrd. Doç. Dr. Kerem Cem Sanlı, Ekonomi Bölümü Yrd. Doç. Dr. Orhan Erdem, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gençer, İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü Yrd. Doç. Dr. Aylin Dağsalgüler, Psikoloji Bölümü Prof. Dr. Diane Sunar, Mimarlık Bölümü Yrd. Doç. Dr. Banu Tomruk, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Yrd. Doç. Dr.  Özgür Gül; Bahçeşehir Üniversitesi’nden Tıp Bölümü Doç. Dr. Gözde Erkanlı Şentürk, Endüstri/İşletme Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. Tunç Bozbura oldu.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimiz,  öğrencilerimizin üniversite ve meslek seçimlerinde doğru karar verebilmelerine yardımcı olmak için tüm seneye yayarak 20. Kariyer Günleri etkinlikleri düzenliyor. Bu sene gerçekleşecek diğer Kariyer Günleri etkinlikleri ise “Dekanlarla Buluşma: Mesleğe Göz Kırpmak”, “Üniversite Gezileri”, “Sunny ve BAU Apply Tanıtımı”, “Ders Seçim Konferansı”, “Meslek Gözlem Çalışmaları” ve “Tercih Konferansı”.

Mimar Dilek Kayalar Konuğumuz Oldu

0

Levent Yerleşkemizden mimar olmak isteyen lise, fen lisesi ve IB sınıfı öğrencilerimiz, 20. Kariyer Günlerimiz kapsamında 25 Şubat Perşembe günü “Mimarlık Tanıtımı” etkinliğinde mimar Dilek Kayalar’la buluştu.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimizin düzenlediği etkinlikte Kayalar, öğrencilerimize bu meslekte çalışma alanının çok geniş olduğundan, isteğe bağlı olarak proje ya da saha mimarı olarak görev alınabileceğinden bahsetti. Mimarın, bir yapıyı hayal edip çizime çevirdiğini daha sonra inşaat, elektrik, makine mühendisi ve peyzaj mimarıyla birlikte binayı gerçekleştirdiğini, bu yönüyle mimarlık mesleğinin orkestra şefliğine benzetilebileceğini belirtti.

Projelerin yapımındaki diğer çalışanlarla ekip olabilmenin, insan ilişkilerinin, müşterinin ihtiyaçlarını anlamanın ve bir fikri hayata geçirmenin ne kadar değerli olduğunu anlattı. Mezuniyet sonrası; özel mimarlık şirketlerinde, büyük inşaat firmalarında ya da özel bir büro açarak serbest çalışılabileceğini söyledi. Bir mimarın yapı malzemeleri ile ilgili yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri takip etmesinin, değişik projelerde çalışıp bilgi ve deneyimini artırmasının mesleki kariyerini nasıl etkilediğine değindi.

İnsan nüfusunun artması ve eskiyen binaların yenilenme ihtiyacından dolayı mimarlık mesleğinin her zaman var olacağını düşünen Kayalar, bu mesleğin sabır gerektirdiğini belirterek mesleği sevmenin önemli olduğunun altını çizdi.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimiz,  her yıl öğrencilerimizin üniversite ve meslek seçimlerinde doğru karar verebilmelerine yardımcı olmak için tüm seneye yayarak Kariyer Günleri etkinlikleri düzenliyor. Bu yıl gerçekleşecek diğer Kariyer Günleri etkinliklerimiz; “Dekanlarla Buluşma: Mesleğe Göz Kırpmak”, “Üniversite Gezileri”, “Sunny ve BAU Apply Tanıtımı”, “Ders Seçim Konferansı”, “Meslek Gözlem Çalışmaları” ve “Tercih Konferansı”.

Psikodramatist Feray Öztorun’dan “Öfke Nedir? Öfkemle Nasıl Baş Ederim?”

0

Levent Yerleşkemizden 9. sınıf öğrencilerimiz, 23 Şubat Salı günü Psikodramatist Feray Öztorun “Öfke Nedir? Öfkemle Nasıl Baş ederim?” konulu konferansta 9.sınıf öğrencilerimizle bir araya geldi.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimiz, öğrencilerimizin sosyal ve psikolojik gelişimlerini desteklemek amacıyla, tüm lise yıllarına yayarak gerçekleştireceği okul dışı uzmanlarla farklı konulardaki konferanslarını ikinci dönemde “Öfke” temasıyla sürdürüyor.

Öztorun; Öfke nedir? Öfke ile ilgili algımız, öfkenin nasıl bir duygu olduğu, öfke anlaşılır olduğunda nasıl işimize yaradığı konularına değindi. Öfkenin fiziksel belirtilerini doğru tanımlamanın olumsuz davranışlara götürmeyeceğine değindi. Öfke ile saldırganlığın ayrı şeyler olduğunu; öfkenin bir duygu, saldırganlığın ise bir davranış olduğunu anlattı.

Öztorun; öfkenin bulaşıcı olduğuna ve yaşam kalitesini düşürdüğüne değindi. Öfkelenmeyle ilgili olarak öğrencilerimize şu mesajları verdi:

  1. Öfkenizden korkmayın, tanımaya çalışın.
  2. Buzul dağının altında yatan duygularınızı tanımaya çalışın.
  3. Bu temel duyguları ifade etmeye çalışın.

Zamanında ifade edilmeyen ve ertelenen duyguların başka bir noktada, konuda, olayda kontrolsüzce ortaya çıkabileceğinden ve bunun kişilere verdiği zararlardan bahseden Öztorun, öfkenin içsel ve dışsal nedenleri fark etmenin önemine vurgularda bulundu.

Öztorun; Öfke ile baş edebilmek için bireyin kendisinden kaynaklanan nedenleri ve başkalarından kaynaklanan nedenleri keşfetmesi ve çözümlemesi gerektiğini belirtti. Öfkenin bastırılması, ertelenmesi veya kontrolsüz dışa vurumun, önerilmeyen çözüm yollarından olduğunu söyledi. Ardından, “öfkeye neden olan duyguları fark etmeniz, tanımanız,  tanımlamamız ve ifade etmenizi diliyoruz.” sözleriyle konferans sona erdi.

 

 

 

 

 

Lise Öğrencilerimizin Meslek Gözlemi

0

Her iki yerleşkemizden lise öğrencilerimiz, 19 Şubat Cuma günü Meslek Gözlemi Programı sertifikalarını aldılar.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimiz, 2004 yılından beri öğrencilerimizin gelecekte seçecekleri mesleğin kendilerine uygun olup olmadığına karar vermelerine yardımcı olan bir “Meslek Gözlemi Programı” gerçekleştiriyor.

Öğrencilerimiz bu sene; Tıp, Hukuk, Makine Mühendisliği, Mimarlık, Elektrik Elektronik Mühendisliği, Psikoloji, Sinema Televizyon, İşletme, Bilgisayar Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Psikiyatri gibi meslekleri gözlemleyip bu alanda küçük görevler alarak ara tatilinin bir haftasını kariyer gelişimine ayırdı.

2004 yılından beri okulumuzun gerçekleştirdiği bu çalışma ile şu ana kadar toplam 758 öğrencimiz bu imkândan yararlanmış oldu.

Ayrıca, sertifika töreninde deneyimlerini paylaşan öğrencilerimiz, arkadaşlarından farklı mesleklerin detaylarını duyma fırsatını da yakaladı.

Yaz tatili döneminde Meslek Gözlemi Programımıza katılmak isteyen öğrencilerimiz, mayıs ayında yapılacak duyurular doğrultusunda ilgili Psikolojik Danışmanları ile görüşebilir.

Genç Tarihçilerin 3. Atölyesi Gerçekleşti

0

Tarih Kulübü öğrencilerimiz, farklı okullardan öğrencilerle birlikte Cihan Harbi’ni derinlemesine inceleyip tartışmaya devam ediyor.

Tarih Vakfı yürütücülüğünde ekim ayında başlayan ve tüm yıla yayılması planlanan “Birinci Dünya Savaşı’na Katılan Ülkelerden Mesaj Var: Gençler Cihan Harbi’ni Farklı Perspektiflerden Tartışıyor ve Yazıyor” adlı projenin üçüncü öğrenci atölyesi, 14 Şubat Pazar günü ENKA Okulları’nda yapıldı.

Genç tarihçiler, önceki atölyelerde belirlenen temalar doğrultusunda aralık ayından itibaren kanıtlar (yazılar, fotoğraflar, grafikler, tablolar, haritalar, resimler vs…) topladı ve bir kanıt havuzu oluşturdu. Bu temalar; “Kadınların ve çocukların gözüyle savaşta sivil olmak”, “Savaşta askerler, hayvanlar ve makinalar”, “Savaşta propaganda ve ideoloji” ve “Savaşın savaş sırasında ve sonrasında olumlu-olumsuz temsilleri ve hatırlanışı”ydı.

Sonra, Cihan Harbi ile ilgili seçtikleri temayla ilgili kanıtlar üzerinde gruplar halinde çalıştılar. Seçtikleri kanıtları, görüş farklılıklarını yansıtacak ve kaynak çeşitliliği içerecek şekilde bir araya getirip konuyu okura anlatmak üzere bir kurgu oluşturdular. Yaptıkları taslak kurguyu da tüm gruba ve öğretmenlerine sundular.

Proje danışmanları Prof. Dr. Yücel Kabapınar, Yrd. Doç Dr. Erol Köroğlu ve Lise Sosyal Bilimler ve Felsefe Bölüm Başkanımız Fırat Güllü, öğrencilerin sunumlarını güçlü ve zayıf yanlarıyla analiz etti. Ardından, kendi sayfalarını yazarken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulundular.

Öğrencilere, oluşturdukları taslak kurguyu bir metne dönüştürmeleri için 15 Mart tarihine kadar zaman verildi. Bu tarihte oluşan ilk metinler değerlendirilip öneriler doğrultusunda ikinci taslak için gerekli hazırlıklara başlanacak.

Öğrencilerin 29 Mayıs’a kadar seçtikleri tema ile ilgili metin yazımını tamamlamaları ve oluşturdukları son metni Levent Yerleşkemizde yapacakları final sunumunda kamuoyuyla paylaşmaları amaçlanıyor.

Tarih Kulübü Başkanımız Efe Demokan’ın (11 B), 20 Aralık 2015 tarihinde düzenlenen öğrenci atölyesinde yaptığı konuşmaya buradan ulaşabilirsiniz.

Terakki’de “Işık ve Gölge” Günleri

0

Tepeören Yerleşkemizden 5. sınıf öğrencilerimiz, 15 – 23 Şubat tarihleri arasında “Işık ve Gölge” konusunda “Fen Bilimleri” ve “Yaratıcı Drama” disiplinlerinin birleştiği çeşitli etkinlikler yaptı.

Kısa Film Eleştirmenliği

Fen Bilimleri öğretmenimiz Aylin Sarı ve Yaratıcı Drama öğretmenimiz Yıldız Yaman önce; öğretmenlerimizden aşçımıza kadar tüm Terakkililere ışık ve gölge ile ilgili çeşitli sorular hazırladı. “Işık”, “ışığın yayılması”, “ışığın kaynağı”, “ışık engeli”, “gölge” ve “opak madde” ilgili soruların yanıtlarından kısa filmler yapıp Ölçme Değerlendirme Uzmanımız Fatma Yıldız’la birlikte her kısa film için de bir gözlem formu oluşturdular.

15 – 16 Şubat tarihlerinde öğrencilerimiz bir eleştirmen olarak bu kısa filmleri izledi ve gözlem formlarını doldurdu. İlk aşamanın sonunda da her öğrencimiz, kısa filmde yer alan kavramların doğru, yanlış ya da eksik kullanımı ile ilgili görüşlerini belirtti.

Gölge Kuklası Yapımı

Öğrencilerimiz, 17 Şubat Çarşamba günü yaratıcı drama ile fen bilimleri öğretmenlerinin rehberliğinde bir gölge atölyesi gerçekleştirdi. Bu atölyede, her öğrencimiz kalın asetatlar ve renkli asetat kalemleri ile farklı karakterlerin kuklasını oluşturup tam gölge ve yarı gölge durumunu gözlemlediler. Ardından, kuklalarıyla doğaçlama gölge oyunu yaptılar.

Bingo Oyunu

23 Şubat Salı günü ise öğrencilerimiz, “ışık ve gölge” konusundaki kavramlarla ilgili “Bingo” adlı oyunu oynadı. Bu oyunda, öğretmenlerinin konu ile ilgili onlara verdiği soruları birbirlerine soran öğrencilerimiz, aldıkları cevaplar doğrultusunda eksik öğrenmelerini giderdi.

 

Danimarka Öğrenci Değişim Programı 2015/2016

0

Günümüzde lise öğrencileri olarak farklı uluslardan yaşıtlarımızla birçok farklı şekilde tanışıp zaman geçirebiliyoruz; internet üzerinden tanışıyoruz ya da yaz okullarında vakit geçiriyoruz. Bu sene, Terakki lisesi öğrencileri olarak Danimarka’da bulunan Rejbsy Europian Efterskole’la birlikte öğrenci değişim programına dahil olduk. Herkesin katılmasını tavsiye ettiğim farklı, eğlenceli aynı zamanda da öğretici bir deneyim.

danimarka 3

Ocak sonu tatilinin  başlamasıyla birlikte gittiğimiz Danimarka’da bir haftamızı eşleştiğimiz öğrenciyle hafta içi okulunda, hafta sonu da ailesinde olmak üzere geçirdik. Partnerimizle aynı odalarda kaldık ve onları çok yakından tanıma fırsatı bulduk.

Ayrıca, akıcı ve pratik İngilizce konuşma konusunda bir bakıma ustalaştık, ben İstanbul’a döndüğümde neredeyse bir haftadır Türkçe konuşmadığımı fark edip şaşırmıştım.  Üstelik, kendi ülkemden ve kültürümden çok yabancı olan bir ortamda zaman geçirdim ve farklı bir hayat stilini deneyimleme şansı buldum. Öğrencilerle de aileleriyle de yaşamak hiç zor olmadı, aksine, hepsinin cana yakın, yardımsever ve rahat tavırları benim de geçirdiğim hafta sonunun çok rahat ve eğlenceli geçmesini sağladı. Kendi partnerimin Nisan’da İstanbul’a gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum! Yeniliklere ve gezmeye açık olan herkesin değişim programlarına katılmasını tavsiye ediyorum.

Ayça Dibekoğlu (10 IB G)

 

 

 

Terakkili Gençlerin Amerika’daki NASA Eğitimi

0

Levent Yerleşkemizden lise öğrencilerimiz, 29 Ocak – 5 Şubat tarihleri arasında Miami ve Orlando’da sertifikalı NASA eğitimi, kültür, sanat ve eğlence organizasyonuna katıldı.

NASA eğitiminden önce öğrencilerimiz Miami Üniversitesi’ni gezdi. Üniversitenin kampüs yaşamını gözlemleyip, kütüphane ve spor alanlarını keşfettiler. Orlando Bilim Merkezi’nde (Orlando Science Center) ise fizik, kimya ve biyoloji alanlarında yapılan deneyleri gözlemleme ve uygulama fırsatı buldular.

4

Kennedy Uzay Merkezi’nde (Kennedy Space Center) uzay çalışmalarının tarihsel gelişimi hakkında bilgi edinip çeşitli simülasyonlarda aktif rol aldılar. Uzay yolculuklarında defalarca görev yapmış Atlantis uzay mekiğini yakından incelediler. Apollo 15 uzay mekiği ile Ay yolculuğuna çıkmış ve en uzun uzay yürüyüşünü yapmış olan astronot Al Worden’ın sunumunu izleyip ona sorular sordular.

“Astronaut Training Experience” sertifika programı ise Astronot Jon A. McBride’ın öğrencilerimize uzay yolculukları ile ilgili ön bilgilendirme vermesiyle başladı. Programda öğrencilerimiz; uzay mekiği simülasyonu, ay yürüyüşü, uzay mekiği uçuş görevi, çok eksenli hareket simülasyonu gibi çeşitli etkinliklere katılarak sertifikalarını aldı.

2

Fizik müfredatında yer alan Newton yasaları, yerçekimi, itme momentum kazanımlarının bilim, teknoloji ve uzay çalışmalarındaki uygulamalarını gözlemlediler. Eğitime katılan öğrencilerimiz, uzay çalışmalarında takım çalışması ve iş birliğinin önemini kavradı.

Eğitim dışında öğrencilerimiz, binlerce canlı türüne ev sahipliği yapan Seaworld gezisi, NBA Orlando Magic – Boston Celtics karşılaşması, dev bütçeli filmlerin yapıcısı olan Universal Film Studios turuna da katıldılar.

Türk Beyin Takımı’ndan Serkan Yürekli ve Ebru Gezer’le Söyleşi

0

Ortaokul öğrencilerimiz, Dünya Zeka Oyunları Federasyonu ile Rubic Küp Birliği’nin Türkiye Temsilcisi olan Türk Beyin Takımı (TBT) üyeleriyle “Zeka Oyunları bizi daha zeki mi yoksa daha akıllı mı yapar’’ başlıklı sunumda bir araya geldi.

10 Şubat Çarşamba günü Akıl Oyunları Yayıncılık – Türk Beyin Takımı’nda tasarımcı, çözer, eğitmen, organizatör ve yayın yönetmeni olan Genel Müdür Serkan Yürekli, Levent Yerleşkemizde konuğumuz oldu.

5. sınıf öğrencilerimizle buluşan Yürekli, Türk Beyin Takımı’ndan bahsettikten sonra akıl ve zeka kavramları üzerine öğrencilerimizle söyleşti. Öğrencilerimize farklı zeka oyunları ünitelerinden örnekler gösterip birlikte oyunları oynadılar. Ardından Yürekli, yaratıcı düşünmenin önemini örneklerle vurgulayan söyleşi sona erdi.

Tepeören Yerleşkemizden 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerimiz ise 16 Şubat Akıl Oyunları Yayıncılık – Türk Beyin Takımı’nda pedagog Ebru Gezer’le buluştu.

Akıl ve zekânın önemine dikkat çekilen söyleşide Gezer; farklı zekâ çeşitlerinden, problemlere yönelik farklı çözüm yöntemlerinden bahsetti ve öğrencilerimizden bu konuda yorumlarda bulunmalarını istedi. Ayrıca konuğumuz, “Resfebe”, “Nim”, “Kibrit Çöpü Değiştirmece” gibi farklı zekâ sorularının örneklerini öğrencilerimizle paylaştı. Öğrencilerimiz karşılaştıkları zekâ sorularını cevapladı.

Terakkili Genç Mühendisler Hexagon Studio’daydı

0

Enerji verimliliği ve alternatif enerji kaynakları alanında lise ve üniversite öğrencilerinin katıldığı dünyanın en büyük yarışmalardan biri Shell Eco-marathon Europe. Tepeören Yerleşkemizden Turbo TERAKKİ ve Türkiye’yi 11 yıldır temsil eden Levent Yerleşkemizden Team TERAKKİ 10 Şubat Çarşamba günü Türkiye’nin otomotiv alanındaki lider tasarım merkezi  Hexagon Studio’yu ziyaret etti.

Öğrencilerimiz, Hexagon Studio’da takımlarımız kurumun projeleri hakkında İş Geliştirme Müdürü Ünal Elbeyli ve İş Geliştirme Mühendisi Ramazan Yeğin’den bilgi aldıktan sonra tasarım ve AR-GE  mühendisleriyle kabuk, makanik, elektrik-elektronik, tasarım konsepti ve inovasyon alanlarında çalışmalar yaptılar.

Shell Eco takımlarımız mevcut araçlarını geliştirme ve yeni araçlarını tasarlama konusunda yaptıkları çalışmaları deneyimli mühendislerle paylaşıp mühendislik açısından çalışmalarını nasıl daha ileriye taşıyabilecekleri konusunda bilgi aldılar. Çalışmanın ardından tasarım ve prototiplerin yapıldığı bölümleri gezdiler.

 

Bursa CAS Sosyal Sorumluluk Projemiz

0

16 – 17 Ocak 2016 tarihleri arasında IB Diploma Programı Yaratıcılık, Etkinlik, Toplum Hizmeti (Creativity, Action, Service – CAS)  çalışmaları kapsamında FMV Işık Okulları Ayazağa ve Erenköy Kampüsü öğrencileri ile sosyal sorumluluk amaçlı bir gezi gerçekleştirdik. Bursa’nın Büyükorhan ilçesindeki Kınık İlkokulu’nu ziyaret ettik ve çocukları tanıma amaçlı dans, spor, resim ve bilim alanlarında etkinlikler yaptık. Bu etkinlikler çocukları daha iyi anlamamızı ve kaynaşmamızı sağladı. Aktivitelerin sonrasında öğrencilerin velilerinin bizler için yaptıkları yemekleri hep birlikte yedik. Yemek sonrasında Kınık İlkokulu’nun öğrencileri bizlere halk oyunları gösterisi yaptılar ve hep birlikte eğlendik. Bu gezinin bir amacı da okuldaki eksikleri tamamlamaktı, bunun için okulda değiştirebileceklerimize baktık ve sınıfları gözlemledik. Okulun öğretmenleri ile konuşarak ihtiyaç analizini tamamladık.

20160116_121508

İlk ziyaretimiz sonrasında oradaki öğrencilere bir karne hediyesi vermek istedik ve velilerimizin, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin de desteğiyle her öğrenciye bir mont kampanyası başlattık, kışlık botları olmayan öğrencilere bot yardımı yaptık ve diş sağlığında problem olan bir öğrenciyi de öğrencimiz ve velisi sayesinde tanıdıkları bir dişçiye yönlendirdik.

20160116_123706

Mayıs ayı gibi yapacağımız ikinci ziyarete kadar sponsorluk çalışmaları ile okulun eğitim anlamındaki eksiklerini tamamlamayı ve bu sayede okulun eğitim kalitesini arttırmayı planlıyoruz.bursa 2

İki taraf içinde oldukça eğlendirici ve hayatımıza güzel anılar katan bu günü bir dahaki gidişimizde daha da güzelleştirmeyi düşünüyoruz.

Ayşenur Tuncer (10 IB G)