Terakkililer Medyada Nefret Söylemini Araştırdı ve Tartıştı

185

Levent Yerleşkemizde lise 11. sınıf gönüllü öğrencilerimiz, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde “Medyada Nefret Söylemi” konulu çalışmalarını Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de lise 10. sınıf seviyesinden arkadaşlarına sundular.

Irkçılık, ayrımcılık ve ötekileştirmenin üretilmesinin araçlarından biri olan ayrımcı dili ve nefret söyleminin medyadaki örneklerini tespit edebilmek ve medyada insan haklarına saygının güçlendirilmesi için farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştirilen sunumlarda öğrencilerimiz, ifade özgürlüğü, nefret söylemi, nefret suçu kavramlarını da tanıttılar. İfade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki farkı ortaya koydular.

Sunumlar, öğrencimiz İnci Temur’un (11A) aşağıdaki açılış konuşmasıyla başladı. Sunumun bitiminde 10. sınıf öğrencilerimiz soru ve yorumlarıyla yapılan tartışmaya katkıda bulundular.

“Bugün burada toplanmamızın sebebi bugünün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olmasıdır.

Bugün burada,İnsan Hakları Günü dolayısıyla ayrımcılık ve nefret söylemi konulu bir sunum yapılacak.Ayrımcılık, biz Terakkililer için sürekli çeşitli çalışmalar,projeler ürettiğimiz ve hassasiyetle önem verdiğimiz bir problemdir. Bu doğrultuda okulumuzda, ayrımcılığın farklı boyutları, insan hakları, ifade özgürlüğü,nefret söylemi,medya ve özgürlük kavramlarının farkı; yürütülen projeler ile sürekli gündemimizde olmakta ve bu sayede bir farkındalık yaratılmaktadır.

Bugün sunum yapacak olan arkadaşlarımız, 5 Aralık tarihinde bir araya gelerek “Medyada Nefret Söylemi”konulu bir atölye gerçekleştirdi. Uzun bir çalışma süreci sonucunda atölyede inceleyecekleri ve nefret söylemi içerdiğini düşündükleri haberler topladılar. İfade özgürlüğü ve nefret söylemi üzerine yaptıkları okumalar ışığında, haberleri tartıştılar. Hangi haberin,neden ve hangi kategoride nefret söylemi içerdiğini saptadıktan sonra bugün sizlere sunmak üzere sunumlarını hazırladılar. ‘Cinsiyet ayrımcılığı, cinsel yönelim ayrımcılığı, din-mezhep ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve göçmen karşıtlığı’konuları hakkında yaptıkları çalışmaları sizlere sunacaklar. Geleneksel olarak yapılan bu etkinliği önümüzdeki yıl sizlerin arasından gönüllü öğrencilerin devam ettireceğini umuyoruz.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından hazırlanan ve 10 Aralık 1948’de BM Genel Kurulu’nun Paris’teki oturumunda kabul edilen, 30 maddelik bir bildiridir. Temel hak ve özgürlükler alanının anayasası olarak nitelendirilen beyannamenin imzalandığı 10 Aralık günü, 1950’den bu yana İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulünün yıl dönümü olan bugün, yüzyıllar boyunca süren bir hak mücadelesinin ürünü olarak,insanların doğuştan ve eşit bir biçimde sahip oldukları hakları ifade eden uluslararası bir belgenin kabul edilişinin kutlamasıdır.

Her grup sunumunu yaptıktan hemen sonra yaklaşık 2-3 dakika sorularınızı cevaplayabilecek.

Şimdiden içtenlikle ve uzun emeklerle hazırlanmış bu çalışmayı dikkat ve saygıyla dinlediğiniz için teşekkür ederiz.”

İnci Temur (11A)