Terakkili Öğrencinin Kendisi ve Çevresi İçin Başlattığı Change.org Kampanyası

1844

Levent Yerleşkemizden ortaokul öğrencimiz Talu Yıldırım (6G), dünyanın değişim platformu change.org’ta “Türkiye’de plastik poşetler ücretli olmalı ve doğamızı korumalıyız” başlıklı bir kampanya başlattı.

Öğrencimizin bu kampanyasıyla ilgili EkoIQ dergisinin Şubat 2016 sayısında yayımlanan röportajı:

Bazen Çok Basit Bir Fikir Bile Dünya İçin Büyük Bir Değişimi Başlatabilir.”

Talu Yıldırım, Şişli Terakki Okulu’nda 6. sınıf öğrencisi.

Talu, change.org/plastikposet adresinde yürüttüğü kampanyasında, dünyada birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de süpermarketlerde plastik poşetlerin ücretli satılmasını talep ediyor. Genç yaşında dünyada fark ettiği bu doğru örneği, kendi ülkesine taşımak için harekete geçen ve kampanyasıyla 1900 kişiye ilham olan Talu, bu ayki köşemizin konuğu.

Kampanya açmaya nasıl karar verdiniz?

Kampanyayı açmaya, okulumun ara tatilinde, ailemle Safranbolu’ya giderken yolda karar verdim. Yolun kenarında ormanın içine doğru yığılmış, kimisi toprağa gömülmüş, kimisi toprağın üzerinde plastik poşetler vardı. Çok çirkin bir görüntüydü ve doğayı kirletiyordu. Bu çöpler büyük ihtimalle aylarca orda kalmışlartı. Arabayı durdurup bakmaya gittik. Plastik poşetler ve seyrek pet şişeler dışında bir şey yoktu. Plastik poşetler o kadar çoktu ki toprağa bile karışmıyorlardı. Toprağa karışsalar bile etrafa kimyasallar saçacak, hayvanları ve bitkileri zehirleyeceklerdi. Belki o çöplüğün içinde sıkışmış kalmış hayvanlar ve böcekler vardır diye düşündüm. insanlar sonuçta parasız ve sınırsız olduğundan istedikleri kadar plastik poşet alıyorlar ve poşete azıcık bile değer vermeden doğaya atıp gidiyorlardı. Eğer poşetler ücretli olursa belki insanların gözünde biraz değerlenir diye düşündüm. Belki işleri bitince atmak yerine, saklayıp tekrar kullanır ya da başka bir işe yaramasını sağlayabilirlerdi. Kumaş poşet kullanımı artar, bu da plastik kirliliğini azaltırdı. Annem bana yabancı ülkelerde poşetlerin ücretli olduğunu hatırlattı. Birkaç sene önce gittiğimiz Viyana’da ve Paris’te marketlerde poşete para ödediğimizi hatırladım. Herkes poşetini çantasında taşıyordu, biz de ikinci alışverişimizde öyle yapmıştık. Yolculuğun sonlarına doğru bir radyoda change, org denen bir sitenin kampanyaları okunuyordu. Biraz biliyordum change.org’u. Ben de eve varır varmaz hemen araştırma yaptım. Kampanyaları inceledim. Çok ilgimi çekti. Birkaç gün içinde kampanyamı başlattım.

Çevrenizden kampanyanızla ilgili nasıl geri dönüşler aldınız?

Ailem beni çok destekledi. Kampanyayı başlattığım gün Ingiltere’de olmalarına rağmen sosyal medya hesaplarından kampanyayı duyurdular. Kampanyayla ilgili beni hep teşvik ettiler. Ben de arkadaşlarıma duyurdum. Arkadaşlarım tahmin ettiğimden çok daha fazla ilgi gösterdi. Onlar da sosyal medyada paylaştılar, ailelerine ve arkadaşlarına imzalattılar. Onlar olmasaydı bu kadar imza gelir miydi bilmiyorum. Onlara çok teşekkür ediyorum.

Kampanyanda ileriki günlerde neler yapmak istiyorsun?

İleriki günlerde daha fazla imza toplamak için okulda, yüzme kulübümde ve izcilik kulübümde kampanyayı daha fazla duyurmak istiyorum. İmzalar çoğaldığında ise Migros gibi büyük market zincirleriyle kampanyam hakkında konuşmak ve onlardan destek almak istiyorum.

Binden fazla kişi sizi destekledi. Bu nasıl bir his?

Kampanyayı ilk başlattığımda ailem ve arkadaşlarım dışında nerdeyse hiç imza yoktu. Bu beni çok üzmüştü. Kampanyamın hiçbir zaman yeterli sayıda imzaya ulaşamayacağını düşünmüştüm. Ancak birkaç gün sonra sabah uyanıp bilgisayarın başına oturduğumda gözlerime inanamadım. 600 imza olmuştu. Özellikle destekçi yorumlar beni çok neşelendiriyor, kampanyayı büyütme isteğimi artırıyordu. Hepsini defalarca okuyordum. 1000 imza olduğunda inanılmaz sevindim. Bu kampanyanın uygulamaya geçirileceğini hissediyordum. Şu an 1900’ler deyiz. Kampanyama daha fazla imza gelmesini çok isterim.

Change.org’da kampanyacı olmak nasıl bir duygu?

Change.org’dan Sırma abla bana mesaj attığında hemen anneme haber verdim. Gerçek olduğuna inanamıyor- dum. Sırma ablayı aradık, bana amaçlarını ve bu kampanya ile ilgili neler yapabileceğimizi anlattı, istersem onları ziyaret edebileceğimi söyledi. Çok mutlu oldum ve heyecanlandım. Kampanyamı change.org’da başlattığım için çok mutluyum. Bu kampanyayı birlikte daha da büyütebileceğimize inanıyorum.

Bu tarz kampanya açmayı düşünenlere tavsiyen var mı?

Bazen size çok basit gelen bir fikir bile aslında dünya için önemli ve büyük bir değişimi başlatabilir. Tavsiyem; fikirlerinizi söylemek, savunmak ve destek istemekten çekinmemenizdir.”

 

Öğrencimizin www.hurriyet.com.tr adresinde yayımlanan diğer röportajına da buradan ulaşabilirsiniz.