Gençler Tarih Yazıyor: Toplumsal Tarihe Kadınların Yaşamlarından Bakmak

80

Ortaokul ve lise öğretmenlerimiz Tarih Vakfının “Gençler Tarih Yazıyor: Toplumsal Tarihe Kadınların Yaşamlarından Bakmak” adlı projesinin bu yılki ilk oturumuna katıldılar.

Tarih Vakfının ortaokul ve lise öğrencileriyle 5 yıldır düzenlediği “Gençler Tarih Yazıyor” adlı projenin ilk toplantısı, 27 Ekim Pazar günü gerçekleşti. Bu yıl “Toplumsal Tarihe Kadınların Yaşamlarından Bakmak” teması altında gerçekleştirilecek olan projenin ilk oturumu, projeye katılacak okulların öğretmenleri ve proje yürütücülerini bir araya getirmeyi hedefliyordu. Toplantıya her iki yerleşkemizden Tarih, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenlerimiz katıldı.

Etkinlik, Tarih Vakfı kurucu üyelerinden Prof. Dr. Fatmagül Berktay’ın “Kadın Olmak, Yaşamak, Yazmak” adlı konuşmasıyla açıldı. Berktay konuşmasına, lise münazara kulübünde yer alan, hazır cevap bir kişi olmasına rağmen üniversitede katıldığı bir panelde kimliğiyle ilgili konuşması gerektiğinde nasıl nutkunun tutulduğunu anlatarak başladı. Bundan sonra da tüm hayatı boyunca bir kadın olarak kendisine dayatılan egemen cinsiyetçi tasarımlarla nasıl mücadele ettiğini ve bu mücadelede bir kadın olarak yazı yazma eyleminden nasıl güç aldığından bahsederek konuşmasını sürdürdü. Konuşmasının sonunda kadınların kendi ya da başka kadınların yaşamlarını yazarken kullandıkları dilin erkekler tarafından üretilen yaşam yazını literatüründen farklılıklarını ortaya koyan Berktay, kadınların yazdığı metinlerde toplumsal bağlamın ve diğer karakterlerin her zaman erkeklerden çok daha ön planda olduğunu belirtti.

Berktay’ın ardından söz alan proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Erol Köroğlu, “Yaşamı Anlatmak, Özgürleşmek, Özne Olmak: Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak Romanında Kadın” başlıklı konuşmasında tüm romanın başkahraman Aysel’in zihninden geçen bir metin olarak okunabileceğini ileri sürerek bunun aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk yirmi yılının 1968 senesinde bir kadın yazarın bakış açısıyla yorumlanması olarak de görülebileceğini belirtti. Adalet Ağaoğlu’nun kendisinin “kadın yazar” olarak nitelendirilmesinden rahatsızlık duyduğunu hatırlatan Köroğlu, yazarın bir metni tamamladıktan sonra ortaya çıkan farklı okumaları da ister istemez kabullenmesi gerektiğini, böyle bakıldığında bunun elbette bir kadın romanı olarak da okunmasının mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.

Tarih Vakfı Eğitim Komisyonu üyesi ve proje yürütücüsü olan Tepeören Yerleşkemizdeki Anaokulu, İlkokul ve Ortaokul Müdürümüz Fırat Güllü ise “Tarih Vakfı Eğitim Atölyelerinde Ne Yapmayı Amaçlıyoruz?” başlıklı konuşmasında 5 yıldır süren bu atölyelerin eğitmen etiği ve eğitim bilim kuramları açısından bir değerlendirmesini yaptı. Konuşmasında “demokratik sınıf” kavramı üzerinde duran Güllü, öğretmenlerin sınıfa girerken kendi politik dünya görüşlerini ve değerlerini bir eğitmen olarak saklı tutabilmeyi başarabilmelerinin ve sınıfta kendileriyle eşit durumda olmayan tüm öğrencilerin kendilerini eşit biçimde ifade edebilmelerini sağlayabilmelerinin öneminden bahsetti. Öğretmenlerin görevlerinin kendilerinin birer kopyası olan öğrenciler üretmek değil, seçimler yapan ve kendi seçimlerinin sonuçlarını üstlenebilen özgür yurttaşlar yetiştirmek olduğunu vurguladı. Tarih Vakfı Eğitim Atölyelerinde en sıcak konuların bile büyük bir demokratik olgunlukla tartışılabilmesini bir gençlerin bir başarısı olarak gördüğünü söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Bu yıl 9 ortaokul ve 10 lisenin katılımıyla hayat bulacak olan projenin bu seneki ilk öğrenci atölyesi 1 Aralık Pazar günü Tepeören Yerleşkemizde gerçekleşecek.