Doç. Dr. M. Kemal Kuşcu Konuğumuz Oldu

1388

Velilerimiz, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisimiz ve Okul Aile Birliğimizin düzenlediği “Dertsiz Ebeveyn: Öyle Biri Var mı?” konferansında değişim ve beraberinde gelen kişisel ve sosyal dönüşümlerle baş edebilmek ve sebebini tam olarak adlandıramadıkları tıkanıklıkları aşabilmek için “bilme” ve “görme” biçimlerinin farklılaştırılması konusunda bilgi edinmek üzere  Doç. Dr. M. Kemal Kuşcu ile 27 Eylül Cumartesi günü Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de bir araya geldi.

Ebeveynlerin dertleri, çocuk ve gençlerin dertleri, bu dertleri oluşturan nedenler ve ebeveyn, çocuk ve gençlerin birbirlerini anlamakta zorlandığı konuları ele alan Kuşçu, zorluklara karşı nasıl yaklaşılması gerektiği ve değişime giden kapının nasıl aralanabileceği üzerinde durdu.

Çocuklar ve gençler için hedef koymanın çok önemli olduğunu, hedeflerin açık, net ve anlaşılır olması gerektiğini dile getiren Kuşçu, içinde bulunduğumuz dönemde çocukların büyük bir baskı altında olduğunu, hedeflerin gün geçtikçe büyüdüğünü, takdirin ise gittikçe azaldığını ifade ederek çocukları yaptıkları ile takdir etmenin öğrenilmesi gerektiğini vurguladı.

Kuşçu; çocuklarla yaşanılan en küçük sorunun bile ebeveynler tarafından tolere edilemez bir noktaya geldiğini, bu nedenle çözümün dışarıda arandığını, çözülebilir konuların psikolojik danışmanlara, psikologlara ve son noktada psikiyatristlere taşındığını söyledi. Sorunları çözme konusundaki gücün ebeveynlerde olduğunun önemle altını çizen Kuşçu, sorunları büyütmeden aile içinde çözebilmenin önemini vurguladı.

Dayanışma duygusunun önemine işaret ederek büyük siteler ve benzeri yapılaşmaların “biz” duygusunu yok ettiğini ve gençlerin kendi hikâyelerinde yalnız kaldığını söyleyen Kuşçu, dayanışma duygusunun yeniden canlandırılması, çocuk ve gençlerin mücadele edebilmeleri için öncelikle mücadele içinde olan yetişkinleri görmeleri gerektiğini dile getirdi.

Kuşçu, yatırımların “insan”a yapılması gerektiğini, sorunun nedenlerini araştırmanın, sorgulamanın en önemli nokta olduğunu, sorunu çözmek için yeterli bilgiye ancak bu şekilde ulaşılabileceğini belirterek konferansını bitirdi.