Öğrencilerimiz “Bir Rüzgâr Her Şeyi Değiştirebilir” Atölyesinde Buluştu

0

Tepeören Yerleşkemizde, Lise Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Ortaokul Türkçe Bölümü tarafından 15–19 Haziran tarihleri arasında “Bir Rüzgâr Her Şeyi Değiştirebilir” başlıklı öğrenci atölyesi gerçekleşti.

Bu yıl 9’uncusu düzenlenen “Düşle Düşme Projesi” kapsamında, “Erişilebilir ve Temiz Enerji” temasıyla hazırlanan atölyede lise öğrencilerimiz Asya Çetin (10GIB), Mayra İpekçioğlu (10GIB), Nevay Defne Diler (10GIB) ve Çınar Güleviz (10GIB) görev aldı. Tepeören Yerleşkemizde gerçekleştirilen etkinliğe ortaokul 5. sınıf öğrencilerimiz katıldı.

Nil Yıldız ve Serkan Yılmaz rehberliğinde yürütülen atölyede öğrencilerimiz, Malavili genç mucit William Kamkwamba’nın yaşam öyküsünü konu alan “Rüzgârı Dizginleyen Çocuk” adlı eserin film uyarlamasından bir fragman izledi. Ardından eserden seçilen bir bölüm sesli olarak okundu ve metinler arası bağlantı kurmaları sağlandı.

Devamında gerçekleştirilen beyin fırtınası etkinliğinde öğrencilerimiz; enerji, temiz ve kirli enerji, rüzgâr, güneş ve su enerjisi ile sürdürülebilirlik kavramları üzerine düşünerek görüşlerini paylaştı. Görevli lise öğrencilerinin rehberliğinde yürütülen çalışmalarda katılımcılar, kendi gözlem ve yorumlarıyla kavramları farklı yönleriyle ele aldı.

Atölyenin yaratıcı üretim aşamasında öğrencilerimiz gruplara ayrıldı ve rüzgâr, güneş veya su enerjisinin önemini anlatan sloganlar tasarladı. Çalışmalar büyük boy kâğıtlar ve çeşitli boyama malzemeleri kullanılarak hazırlandı ve görsellerle desteklendi. Etkinliğin sonunda “En İyi Slogan” ve “En İyi Görsel” kategorilerinde değerlendirme yapıldı.

Bu çalışmalar, edebiyat ve sinema içeriklerinin sürdürülebilirlik temasıyla bir araya getirildiği disiplinler arası bir öğrenme deneyimine dönüştü. Bu süreçte öğrencilerimiz; yenilenebilir enerji, problem çözme, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik kavramlarını farklı yönleriyle değerlendirme fırsatı buldu. Atölyenin planlama ve uygulama sürecinde görev alan 10. sınıf IB öğrencilerimiz ise liderlik, iletişim, iş birliği ve sosyal sorumluluk becerilerini geliştirdi.

Farklı yaş gruplarını bir araya getiren bu atölye, öğrencilerimizin sürdürülebilir bir geleceğe yönelik farkındalık geliştirmelerine katkı sağladı.

Etkinliğin tüm fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.

Öğrencimiz “Gelişim Ligi Tenis Turnuvası”nda İkinci Oldu

0

Tepeören Yerleşkesi öğrencimiz Tutku Temel (4B), 13-14 Haziran tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Spor İstanbul tarafından İBB Spor İstanbul Tenis Eğitim Merkezleri’nde düzenlenen “Gelişim Ligi Tenis Turnuvası”nda “10 Yaş Karma” kategorisinde ikinci oldu.

6. Sınıf Öğrencilerimiz “Benim de Söyleyeceklerim Var” Etkinliğindeydi

0

Her iki yerleşkemizdeki ortaokul 6. sınıf öğrencilerimiz, Türkçe dersleri kapsamında yürüttükleri konuşma çalışmalarıyla düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı.

Etkinlik, Levent Yerleşkemizde 11 Haziran Perşembe günü Kültür Merkezi K2’de, Tepeören Yerleşkemizde ise 15 Haziran Pazartesi günü Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Türkçe derslerinde başlayan bu süreçte öğrencilerimiz; sosyal medya, yapay zekâ, oyun kültürü, futbol ve para ilişkisi, tüketim çılgınlığı ve eğitim gibi konular üzerine araştırmalar yaptı. Konuşmalarını görsellerle destekleyen öğrencilerimiz, çalışmalarını önce sınıf ortamında sundu. Her sınıftan seçilen temsilciler ise her iki yerleşkemizde gerçekleştirilen finallerde sahneye çıktı.

Öğrencilerimiz; toplumun ve çağın güncel sorunlarına değinen içerikleriyle yalnızca bireysel görüşlerini paylaşmakla kalmadı, aynı zamanda dinleyicilerde farkındalık oluşturdu. Etkili sunumları, güçlü sahne duruşları ve özenle hazırladıkları içerikleriyle iletişim becerilerini sergiledi.

Konuşmacı öğrencilerimiz, jüri üyeleri tarafından belirlenen sunum ölçütlerine göre değerlendirildi. Yarışmada “En İyi Görsel Sunuma Sahip Konuşmacı”, “En İlham Verici Konuşmacı”, “En Dakik Konuşmacı”, “En Etkili Konuşmacı”, “En Etkili Beden Dili ve Sahne Kullanımına Sahip Konuşmacı” ve “En Coşkulu Konuşmacı” kategorilerinde öne çıkan öğrenciler belirlendi.

Bu süreç, öğrencilerimizin konuşma becerilerinin yanı sıra öz güven, eleştirel düşünme ve topluluk önünde kendini ifade etme becerilerinin gelişmesine katkı sağladı.

Etkinliğin tüm fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.

Öğrencimiz “Ayfer Tunç Öykü Yarışması”nda İstanbul Üçüncüsü Oldu

0

Levent Yerleşkesi öğrencimiz Berrak Yolaçan (Fen9), Erenköy Kız Lisesi tarafından İstanbul genelinde liseler arası düzenlenen “Ayfer Tunç Öykü Yarışması”nda “Vroom Vroom: Kelimesiz Bir Dostluk” adlı öyküsü ile üçüncü oldu.

Öğrencimiz, Erenköy Kız Lisesi’nin Aziz Haydar Konferans Salonu’nda 16 Haziran Salı günü düzenlenen törende ödülünü Ayfer Tunç’un elinden aldı.

Öğrencimizin “Vroom Vroom: Kelimesiz Bir Dostluk” adlı öyküsünün tam metni;

“Vroom Vroom: Kelimesiz Bir Dostluk”

Yedi yaşındayken hayatım aslında çok basitti; sınırları mahallemizin sonundaki çıkmaz sokakla çizilmiş devasa bir oyun parkı gibiydi. Odamdaki duvar kâğıtlarının üzerindeki o minik kuşları her sabah sanki ilk kez görüyormuş gibi heyecanla sayar, her defasında farklı bir sayı bulup kendi kendime şaşırırdım. Öğleden sonraları, dedemin o gıcırdayan büfesinin en üst rafında duran, kristal kesme şeker kavanozundan gizlice çilekli şeker aşırmak benim için dünyanın en tehlikeli ve en büyük soygunuydu. Şekerin ağzımda dağılan o yapay ama eşsiz tadı, çocukluğumun lezzetiydi.

Mahalledeki bakkal amcaya, dükkânın önünden geçerken verdiğim o utangaç ama gururlu selam, benim için bir yetişkinlik provası gibi dünyanın en önemli işiydi. Bakkalın önündeki plastik kasaların kokusu, tozlu raflar arasındaki güneş ışığı süzülmeleri ve bisikletimin tekerleğinin asfaltta çıkardığı o ritmik ses, güvenli dünyamın müziğiydi. Henüz vatan, göç ya da yabancı gibi kelimelerin ağırlığını bilmiyordum; benim için dünya, annemin akşam yemeği için seslendiği pencerenin altından ibaretti.

Ama o yaz her şey değişti. Babamın o devasa siyah bavulu arabanın bagajına sığdırmak için verdiği mücadeleyi bugün bile hatırlıyorum. O bavul sadece kıyafetlerimizi değil; odamın kokusunu, sokaktaki arkadaşlarımın kahkahalarını ve dedemin o çilekli şekerlerini, yani benim o güne kadar kurduğum tüm dünyayı içine hapsetmişti.  Sanki o fermuar kapandığında, çocukluğumun ilk bölümü de bir anda bitmişti. Babam bavulu bastırıp fermuarı zorla çektiğinde çıkan o keskin dişli ses, sanki geçmişimle aramdaki bağı koparan bir testere gibiydi. Fermuar sonuna kadar kapandığında çocukluğumun ilk bölümü de bir daha açılmamak üzere mühürlenmişti.

Havaalanına giderken arka koltukta tüyleri artık yer yer aşınmış ama benim için dünyanın en güvenli limanı olan en sevdiğim ayıcığıma sımsıkı sarılmıştım. Her gün yürüdüğüm sokaklar, oyun oynadığım park, camdan sarkan Ayşe teyze… Hepsi birer birer arkamızda kalıyordu. Sanki birisi hayatımın renklerini tek tek siliyordu. Mahallemizin girişindeki o dalları sarkan yaşlı çınar ağacı, köşedeki kırık lamba, akşamüstleri fırından yükselen o sıcak ekmek kokusu… Annem ön koltuktan arkaya dönüp “Yeni bir başlangıç yapıyoruz Berrak.” dediğinde sesinin neden titrediğini o zaman anlamamıştım. Gözleri parlıyordu ama bu mutluluktan değil, ağlamamak için kendini zor tutmasındandı. Ben ise sadece camdan dışarı bakıp “Neden?” diye düşünüyordum. Yedi yaşındaki bir çocuk için macera dediğin şey arka bahçede hazine aramaktır; binlerce kilometre öteye, kimsenin seni anlamadığı bir yere gitmek değil.

Uçaktan indiğimiz anı hiç unutmam. Kapılar açıldıktan sonra yüzüme çarpan o ilk havanın kokusu bile başkaydı, içinde ne bizim fırınların ekmek kokusu vardı ne de denizimizin tuzu. Sanki başka bir gezegene iniş yapmıştık. İlk birkaç hafta tam bir kabus gibiydi. İnsanlar konuşuyor, gülüyor, bir şeyler anlatıyordu ama ben sanki televizyonun sesini kısmışım gibi sadece anlamsız dudak hareketlerini izliyordum. Sesler vardı ama anlamlar yoktu. Kendi sesim bile kulaklarıma artık bir yabancıya aitmiş gibi geliyordu.Evin içinde annemlerle Türkçe konuşurken “Tamam Berrak, hala sensin, hala buradasın.” diyerek varlığımı kanıtlamaya çalışıyordum ama dışarı adım attığım an o soğuk kalkanımı takıyordum. Kendimi bir cam fanusun içindeymişim gibi hissediyordum; dışarıyı görüyor ama kimseye dokunamıyordum.

Günler günleri kovaladı ve o kaçınılmaz gün geldi: Okulun ilk günü. Annemin özenle giydirdiği o bembeyaz yeni gömlek, ayağımı biraz sıkan kırmızı ayakkabılar ve sırtımda neredeyse boyum kadar olan o kocaman çanta…

Sınıfa girdiğim o anı, zihnimin en karanlık köşesinde bile olsa asla unutmayacağım. Kapı gıcırdayarak açıldığında otuz kişi aynı anda kafasını çevirip bana baktı. O an zaman durdu, tüm sesler kesildi ve ben o otuz bakışın altında iyice küçüldüm. Öğretmen gülümseyerek ismimi söylemeye çalıştı ama “Berrak” demek onun için dünyanın en zor matematik problemi gibiydi; harfleri bir türlü birleştiremiyordu. Başımı öne eğip en arkaya, cam kenarındaki o ıssız sıraya doğru yürüdüm. O an anladım: Ben artık sadece Berrak değildim, o sınıftaki hikâyesi bilinmeyen, dili dönmeyen “yabancı” çocuktum.

Teneffüslerde diğer çocuklar hep beraber koşturup oyunlar oynarken ben bahçenin en köşesindeki o büyük yaşlı ağacın altına giderdim. O ağaç benim kalesi olmayan krallığımdı. Cebimde eski evimin bahçesinden topladığım ve üzerlerini parmak boyalarıyla boyadığım renkli taşlarım vardı. Onlarla oynarken aslında sınıftakileri izliyordum. Kurallarını bilmediğim bir oyunun içindeki fazlalık gibiydim. Kimse başını çevirip bana “Gel oyna!” demiyordu, ben de o görünmez kapıdan içeri nasıl gireceğimi bilmiyordum.

Bir gün; sınıftaki en gürültücü, en yerinde duramayan çocuklardan biri olan Leo benim o ıssız ağaç altıma, yanıma geldi. Elinde güneşin altında parlayan kırmızı plastik bir araba vardı. Hiçbir şey demedi, yanıma hiç çekinmeden oturdu ve arabayı önüme bıraktı. Gözlerimin içine baktı ve sadece “Vroom vroom!” dedi.

O an dünya bir saniyeliğine durdu sanki. Dilin sadece kelimelerden ibaret olmadığını o an anladım. Sözlüklerde karşılığı olmayan bu basit ses, benim o güne kadar ördüğüm tüm duvarları tek bir darbede yıkıverdi. Leo bana bir soru sormuyordu; bana kendi dilinden, çocukluğun ortak lisanından bir el uzatıyordu. Gülümseyerek arabayı ona doğru sürdüm ve ben de “Vroom vroom!” dedim. O an, o anlamsız gibi görünen ses aramızda bir köprü oldu. Kelimelere ihtiyacımız yoktu. O günden sonra Leo ile arkadaş olduk. Ben ona kelimelerle anlatamadığım dünyamı kâğıt üzerine döktüğüm renkli resimler çiziyordum; o bana bahçedeki böcekleri ve çiçekleri gösteriyordu. İkimiz de kendi uydurduğumuz seslerle anlaşıyorduk. Zamanla o anlamsız gürültüler, zihnimde yavaş yavaş şekil almaya ve kelimelere dönüşmeye başladı.

Zaman, içimdeki o keskin yabancılığı da törpüledi;  o yabancı gökyüzü de evim gibi gelmeye başladı. Artık rüyalarımda bile bazen Türkçe konuşuyordum bazen bu yeni dilde. Eski evimizin duvarlarındaki kuşlar, o eski arkadaşlarımın sesleri ve mahallemizin kokusu bir sis perdesinin arkasında kalarak yavaş yavaş bulanıklaşıyordu ama buradaki hayatım giderek netleşiyordu. Yedi yaşında ülke değiştirmek gerçekten bir ağacı kökünden söküp başka bir yere dikmek gibi bir şey. Önce yaprakların dökülüyor, kuruyacak gibi oluyorsun ama eğer o toprağa alışırsan köklerin yere daha sağlam tutunuyor.

Şimdi 9. sınıftayım ve geriye dönüp baktığımda o devasa siyah bavula sığmayan tek şeyin duygularım olduğunu görüyorum. O uçak yolculuğunda sadece bir ülkeyi değil, tek bir kimlikle tek bir renkle kalmayı da geride bırakmışım. Şimdi ben, iki farklı dilin birbiriyle dans ettiği iki farklı kültürün karışımıyım. Bazen bir kelimeyi Türkçe söylüyorum bazen diğer dilde ama her iki dilde de kendimi anlatabiliyorum. Artık kendimi, ruhumu ve hayallerimi anlatabilecek kadar geniş bir gökyüzüne sahibim.

Değişim gerçekten zordu, bazen akşamları yatağımda ağladığım da oldu. Ama o gün Leo ile paylaştığım o basit “vroom vroom” sesi bana bir şeyi öğretti: Sınırlar sadece haritalarda var, insan kalbi için sınır yok. Nereye gidersen git eğer bir arkadaşın ve umudun varsa orası senin evin olabiliyor. Şimdi yeni bir dilde şaka yapıyor, yeni bir dilde dertlerimi anlatıyorum ama her iki dilde de aynı yıldızlara baktığımı bilmek bana huzur veriyor. Ben artık ne sadece oralıyım ne de sadece buralı, ben bu iki dünyayı birbirine bağlayan o köprünün tam kendisiyim.

Rumuz: Kayıp Cümleler

Berrak Yolaçan (Fen9)

 

 

 

5. Sınıf Öğrencilerimiz “Charlie and the Chocolate Factory” Oyununu Sahneledi

0
Levent Yerleşkesi İngilizce Bölümümüz, 11 Haziran Perşembe günü ortaokul 5. sınıf öğrencilerimizle Kültür Merkezi K2’de “Charlie and the Chocolate Factory” adlı oyunu sahneledi.
 
Drama Kulübü bünyesinde yer alan 22 öğrencimiz, yıl boyunca sürdürdükleri çalışmaların ardından İngilizce dilindeki performanslarını izleyicilerle buluşturdu.
 
“Charlie and the Chocolate Factory” oyununda; Almira Yalçınalp (5C) Augustus Gloop, Arya Fidanoğlu (5H) Willy Wonka, Ayşe Biçer (5G) Grandpa Joe, Beren Topcu (5G) Veruca Salt, Deniz Gürol (5A) Narrator 2, Derin Haydaroğlu (5G) Oompa Lumpa, Duru Cem (5I) Narrator 1, Duru Özbek (5I) Oompa Lumpa, Elif Çiçek (5I) Grandma Josephine ve Mrs. Gloop, Eva Özgü Ökmen (5J) Mrs. Bucket, İris Şimşek (5J) Oompa Lumpa, İzem Defne Kala (5E) Oompa Lumpa ve Squirrel, Melina Dolun (5H) Violet Beauregarde, Melisa Ada Yurtbay (5F) Oompa Lumpa, Mete Kerim Kuseyri (5C) Grandpa George ve Mr. Teavee, Mira Koruyan (5B) Mr. Salt, Selin Göçtü (5C) Oompa Lumpa, Semih Welles Becker (5D) Charlie Bucket, Yaman Karaosmanoğlu (5C) Squirrel ve Candyman, Yasemen Tanla (5C) Oompa Lumpa, Yekta Kemal Kurt (5G) Mike Teavee ve Zeynep Neidim (5I) Emily Straightface olarak yer aldı.
Etkinliğin tüm fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.

“Estetik Hafıza: Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” Sergimiz Ziyarete Açıldı

Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan derlenen 36 tablo ve 5 heykeli bir araya getiren, Nazlı Pektaş’ın küratörlüğünde gerçekleşen “Estetik Hafıza: Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” adlı sergimiz, 17 Haziran Perşembe günü Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı.

Türkiye’de modern sanatın üslupsal eklemlenmelerini ve tarihsel kırılma noktalarını kurumsal bir bellek düzleminde bir araya getiren sergimiz, 17 Haziran-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında izlenebilecek.

Birbirinden bağımsız zamanlarda koleksiyona dahil edilen yapıtlar, yan yana geldiklerinde Türk resim ve heykel sanatının 19. yüzyıl sonundan günümüze uzanan omurgasını bütüncül bir kavramsal haritaya dönüştürüyor. Bu harita, Paris-İstanbul hattında kurulan düşünsel ve estetik diyaloğun genetik kodlarını yansıtırken; batılı modern akımların ülkenin bu en köklü eğitim kurumlarından birinin programına dahil edilerek yerellikle bağdaştırılması sürecini ve köklü bir geleneğin ilerici dönüşümünü görünür kılıyor.

Sergimiz, Türkiye resim ve heykel sanatının yönünü tayin etmiş köşe taşı topluluklardan sanatçıları aynı kurumsal bellek düzleminde buluşturuyor. Seçkide; Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Avni Arbaş, Komet, Abidin Dino, Leyla Gamsız, İbrahim Balaban, Halil Dikmen, Şevket Dağ, Adnan Turani, Fikret Mualla, Gürdal Duyar, Sabri Berkel, Selim Turan, Nuri İyem, İbrahim Safi, Muhsin Kut ve Naile Akıncı’nın eserleri yer alıyor.

Sergimiz, Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde 17 Temmuz’a kadar pazartesi hariç hafta içi 10.00-18.00, cumartesi günü ise 11.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Açılışın tüm fotoğraflarını buradan görebilirsiniz.

Öğrencimiz “Gençler Tarih Yazıyor: Aile Tarihimi Yazıyorum” Makale Yarışmasında Üçüncü Oldu

Levent Yerleşkesi öğrencimiz Nisan Güllü (10IBG), Tarih Vakfı tarafından İstanbul’daki lise öğrencileri arasında düzenlenen “Aile Tarihimi Yazıyorum” Yarışması’nda üçüncülük ödülü aldı.

Tarih Vakfı’nın uzun yıllardır sürdürdüğü “Gençler Tarih Yazıyor” projesi, bu yıl “Aile Tarihimi Yazıyorum” temasıyla makale yarışması formatında gerçekleşti.

Yarışma süreci, 300’ü aşkın başvurunun ardından 21 Şubat Cumartesi günü Metro Han’da düzenlenen öğrenci atölyesiyle başladı. Levent ve Tepeören Yerleşkelerimizden katılan 8 öğrencimize, atölye kapsamında aile tarihi yazımına yönelik eğitim verildi. Öğrencilerimiz yarışma sürecinde ailelerinin tarihini araştırdı, çeşitli belgeler topladı, en az bir sözlü tarih çalışması gerçekleştirdi ve ardından aile tarihlerini tarihsel bağlam içinde değerlendirerek makalelerini hazırladı.

Makale yazım sürecinde projeye katılan öğretmenler öğrencilerimize danışmanlık yaptı, çalışmalarına geri bildirim verdi ve teslim edilen 50’den fazla makalenin değerlendirme ve puanlama sürecinde görev aldı. Levent ve Tepeören Yerleşkelerimizden Tarih öğretmenlerimiz Ahmet Gündoğan, Alkan Özdemir, Sümeyye Korucu Kahveci, Yasemin Yılmaz ve Mine Koçak Yalaz projede danışman olarak yer aldı.

13 Haziran Cumartesi günü Nişantaşı İş Mekan’da düzenlenen final sunumları, Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nurşen Gürboğa’nın açılış konuşmasıyla başladı. Gürboğa, gençlerle yürütülen tarih çalışmalarının yalnızca tarih bilincini geliştirmekle kalmadığını, aynı zamanda tarih yazımında aktif rol alma fırsatı sunduğunu ifade etti.

Ardından proje koordinatörlerinden Özel Şişli Terakki Lisesi ve Fen Lisesi Müdürü Fırat Güllü, “Gençler Tarih Yazıyor” projesine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Devamında finale kalan öğrencilerimiz  hazırladıkları çalışmaları jüriye sundu.

Yarışmada değerlendirmeye dahil edilen sunumların ardından jüri değerlendirmesi tamamlanarak sonuçlar netleşti. Öğrencimiz Nisan Güllü, üçüncülük ödülünü proje koordinatörlerinden Prof. Dr. Başak Tuğ’un elinden aldı. Güllü, yaptığı konuşmada bu çalışmanın kendisine kazandırdığı deneyim ve kazanımlardan bahsetti.

Yarışma süreci, öğrencilerimizin tarihsel araştırma ve yazma becerilerini geliştirmelerine katkı sağladı.

3. Sınıf Öğrencilerimiz Santral İstanbul Enerji Müzesi Gezisindeydi

Her iki yerleşkemizdeki ilkokul 3. sınıf öğrencilerimiz, “Kendimizi Düzenleme Biçimimiz” disiplinler üstü teması kapsamında 8-15 Haziran tarihleri arasında Santral İstanbul Enerji Müzesi gezisine katıldı.

Gezide öğrencilerimiz “Ses, ışık ve elektriğin günlük yaşamı düzenlemede etkisi vardır” ana fikri doğrultusunda enerjinin günlük yaşamımızdaki yerini ve önemini keşfetme fırsatı buldu.

Müze ziyaretinde öğrencilerimiz; elektriğin günlük yaşamdaki kullanımı, enerji kaynaklarının işlevleri ve elektrik üretiminin geçmişten günümüze geçirdiği değişim hakkında bilgi edindi. Ayrıca kaynakların bilinçli ve verimli kullanımına yönelik farkındalık geliştirdi.

Santral İstanbul Enerji Müzesi gezisi ve atölye çalışmaları, öğrencilerimizin enerji konusundaki bilgi ve farkındalıklarını artırırken, öğrendiklerini günlük yaşamla ilişkilendirmelerine katkı sağladı. Etkinlik, öğrencilerimizin gözlem, sorgulama ve deneyim yoluyla öğrenme süreçlerini destekledi.


Gezinin tüm fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.

Öğrencimiz “International Dance Organization Yarışması”nda Birinci Oldu

0

Levent Yerleşkesi öğrencimiz Nil Sönmezışık (5G), 14 Haziran Pazar günü İstanbul’da düzenlenen International Dance Organization (IDO) Yarışması’na katıldı.

Öğrencimiz, Modern Dans Doğaçlama, Disco Slow Dance ve Show Dance kategorilerinde yarışarak üç kategoride de birincilik elde etti.

Öğrencilerimiz TerakkiConnects Etkinliğinde Projelerini Sundu

0

Tepeören Yerleşkemizde JMUN ve Münazara Kulübü tarafından 10 Haziran Çarşamba günü düzenlenen TerakkiConnects etkinliği gerçekleşti.

Kulüpte yer alan 7 ve 8. sınıf öğrencilerimiz; yerel sorunlara teknolojik çözümler üretmek, gelişmekte olan teknolojiler hakkında farkındalık oluşturmak ve kültürel mirası bu gelişmelerle birlikte korumak amacıyla prototipler geliştirdi.

Öğrencilerimiz, hazırladıkları projeleri Kültür Merkezi’nde ortaokul öğrencilerimizle paylaştı.

Tüm ortaokul öğrencilerimizin kendi cihazlarıyla sunumları takip edip, sunum öncesi ve sonrası anket ve soruları cevapladıkları etkinliğin sunuculuğunu Beren Ayhan (7D) üstlendi.

Etkinlik kapsamında Defne Öndoğan (7A) ve Arya Güneş Demir (7A), sokak hayvanlarına yönelik sağlık istasyonu projesi MiPet’i; Berra Çelikaksöy (7D), geri dönüşümden İstanbulkart kredisi kazanımını hedefleyen İsteco projesini; Janset Doğan (7A), mültecilere destek sağlamayı amaçlayan Köprü uygulamasını sundu.

Yaren Hasançebi (7B), artırılmış gerçeklik tabanlı kültürel keşif uygulaması Wandr’ı tanıtırken; Ezo Sahra Tekin (7B), Melodi Yazar (7D) ve Lara Canbatur (7B), gençlere yönelik oyunlaştırılmış ruh sağlığı uygulaması MindWell projesini paylaştı. Ayşe Uslu (7B) ise tarihî mirasın keşfine yönelik artırılmış gerçeklik uygulaması ARKeolog projesini sundu.

Ateş Demir (7A) ve Ata Ilgar Özel (7A), teknolojik giyim markası İz projesini tanıtırken; Bora Cengiz (8C), Mert Aslan Tüylüoğlu (8B) ve Burak Kaya (8A), nükleer enerji planı ve eğitsel simülasyon oyunu NuClean projesini sundu. Ateş Demir (7A) ve Sohan Kanti Dolai (7D) ise Games for Change Öğrenci Proje Yarışması kapsamında geliştirdikleri Final Harvest projesini katılımcılarla paylaştı.

Etkinlik kapsamında oyun ve teknoloji sektörlerinden davet edilen konuk danışmanlar da öğrencilerimizin projelerine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Lorien Accelerator, Kurucu Üye ve Operasyonlardan Sorumlu Direktör Can Akpınar , Games for Change Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi, Koç Üniversitesi KARMA XR Laboratuvarı Doktora Öğrencisi Beril Toper, Bahçeşehir Üniversitesi BUG Lab, Yürütücü Yapımcı, Games for Change Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Oytun Kal Oytun Kal Bahçeşehir Üniversitesi BUG Lab, Yürütücü Yapımcı, Games for Change Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi öğrencilerimizin çalışmalarına ilişkin geri bildirimlerini paylaştı.

TerakkiConnects etkinliği, öğrencilerimizin teknoloji ve girişimcilik alanlarında geliştirdikleri projeleri paylaşmalarına ve farklı bakış açılarıyla değerlendirmelerine katkı sağladı.

Terakki Laboratuvar Kardeşliği Projesinin İkinci Oturumu Tamamlandı

Terakki Birikimini Paylaşıyor Programı* içinde yer alan Terakki Laboratuvar Kardeşliği Projesi’nin on üçüncüsünün ikinci oturumu 13 Haziran Cumartesi günü Levent Yerleşkemizde gerçekleşti.

Bu yıl 13 Haziranda yapılan ikinci oturumda Levent Yerleşkelerimizde Etiler Anadolu Lisesi 10.sınıf öğrencileri konuk oldu. Öğretim programında yer alan deney çalışmalarına, kardeş okulumuzdan 18 öğrenci ve projede gönüllü yer alan 12 lise öğrencimiz katıldı.

Kimya Atölyesi

Kimya atölyesinde öğrencilerimiz, gaz yasaları, tepkime türleri, çözelti hazırlama ve çözünme süreci konularına ilişkin deneyleri akranlarıyla birlikte uyguladı.

İstasyon çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen deneylerin ardından öğrencilerimiz, verilen kısa aradan sonra renkli ve dikkat çekici yükseltgenme–indirgenme tepkimelerini ve bu tepkimelerin arkasındaki kimyasal süreçleri gözlemleme fırsatı buldu.

Kimya atölyesinde Mustafa Diren Aslan (Fen 10), Ecrin Körpe (Fen 10), Arda Kuyucu (Fen 10), Duru Demiryumruk (Fen 10), Elif Doğan (Fen 10), Ege Sarı (Fen 10), İlker Rüzgar Akad (Fen 10), Ege Gençel (Fen 10), Kuzey Çelik (Fen 10), Rüzgar Beyazıt Atalay (Fen 10), Nil Özemre (Fen 9) ve Asel Denkdemir (Fen 10) yer aldı.

* Terakki Birikimini Paylaşıyor; TERAKKİ’nin 1877’den beri oluşturduğu birikim, kültürel zenginlik, ilke ve aydınlığını gelecek kuşaklara taşımayı hedefleyen bir destek programıdır. Terakki Vakfı ve Okulları 2009 yılında hayata geçirdiği Terakki Birikimini Paylaşıyor Programı desteğiyle bilim, kültür ve sanat alanlarında eğitim dünyasını ve çevresini katkılarıyla zenginleştirme sorumluluğunu yerine getirmeyi amaçladı. Bu program, Terakki Vakfı Okulları, çevre okullar ve sosyal sorumluluk taşıyan girişimlerle birlikte yapılan çalışmalarla gerçekleşir. 

Öğrencimizin “14 Yaş Yaz Kupası Tenis Turnuvası”nda Çifte Final Başarısı

0

Levent Yerleşkesi öğrencimiz Zeynep Uzun (7C),  8-12 Haziran tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen “14 Yaş Yaz Kupası Tenis Turnuvası”nda Single Kızlar” ve “Double Kızlar”da finalist olarak turnuvayı her iki kategoride ikinci sırada tamamladı.

Öğrencimiz “Hafta Sonu Tenis Turnuvası”nda Birinci Oldu

0

Levent Yerleşkesi öğrencimiz İlter Efe Ertekin (3D), 5-7 Haziran tarihlerinde Türkiye Tenis Federasyonu tarafından İzmit’te düzenlenen “Hafta Sonu Turnuvası”nda “10 Yaş”  kategorisinde birinci oldu.

TTMUN Kulübümüz MUNDP’26 Konferansı’nda Terakki’yi Başarıyla Temsil Etti

Terakki Tepeören MUN (TTMUN) Kulübü, 22–24 Mayıs tarihleri arasında Koç Okulları tarafından düzenlenen MUNDP’26 Konferansı’nda okulumuzu başarıyla temsil etti.

Bu yıl 26’ncısı gerçekleştirilen MUNDP Konferansı’nda, “Doğu Asya ve Pasifik” teması kapsamında altı farklı komite oluşturuldu. TTMUN Kulübü olarak 33 öğrenciyle katıldığımız konferansta, öğrencilerimizden 16’sı hazırladıkları tasarı taslakları için komitelerinden yeterli desteği almayı başararak tasarı başkanı seçildi ve çalışmalarını resmî oturumlarda savunma hakkı kazandı. Bunun yanı sıra, konferansın sonunda gerçekleştirilen ve yalnızca en başarılı çalışmaların yer aldığı Uluslararası Zirve’ye (International Summit) davet edilen beş tasarının ikisinin TTMUN öğrencilerine ait olması, kulübümüzün güçlü akademik hazırlığını ve etkili performansını bir kez daha ortaya koydu. Elde edilen bu sonuç, öğrencilerimizin akademik araştırma becerilerinin, eleştirel düşünme yetkinliklerinin ve takım çalışmasına dayalı üretken yaklaşımlarının en somut göstergelerinden biri oldu.

TTMUN Başkanlarımız Oturum Başkanı Olarak Görev Aldı

TTMUN Kulübü Başkanımız Derin Halatçı (11E), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) komitesinde; Başkan Yardımcımız Defne Erdoğan (11E) ise Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) komitesinde oturum başkanı (Chair) olarak görev aldı.

Konferans boyunca sergiledikleri liderlik becerileri, akademik yetkinlikleri ve profesyonel tutumlarıyla komitelerinin etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayan öğrencilerimiz, katılımcılar ve organizasyon ekibi tarafından takdir topladı. Alan bilgileri, deneyimleri ve örnek duruşlarıyla hem okulumuzu başarıyla temsil etti hem de diğer delegelere rol model oldu.

Konferans Öncesi ve Konferans Süresi

MUNDP’26 Konferansı öncesinde öğrencilerimiz, takım kaptanlarının liderliğinde düzenli toplantılar gerçekleştirerek temsil edecekleri ülkeleri ayrıntılı biçimde araştırdı ve ülke raporlarını hazırladı. Ardından, konferans boyunca tartışılacak gündem maddelerini inceleyerek sorunların nedenleri, etkileri ve olası çözüm önerileri üzerine çalışmalar yürüttü. Ayrıca öğrencilerimiz komite oturum başkanları tarafından hazırlanan akademik raporları analiz etti. Bu analiz, gündem maddelerine ilişkin bilgi ve bakış açılarını derinleştirdi. Tüm bu hazırlık sürecinin sonunda öğrencilerimiz, çözüm önerilerini içeren tasarı taslaklarını oluşturmaya başladı.

Konferans süresince öğrencilerimiz kulis çalışmalarında aktif rol alarak hazırladıkları tasarı taslaklarını diğer delegelerle paylaştı, farklı görüş ve önerileri değerlendirerek daha kapsamlı ve uygulanabilir çözümler geliştirmeye çalıştı. Gerekli desteği ve imza sayısını sağlayan öğrencilerimiz, tasarılarını onay kurulundan geçirerek komitelerinde tasarı başkanlığı yapma hakkı kazandı.

Yoğun müzakereler, kürsü konuşmaları ve soru-cevap oturumları boyunca öğrencilerimiz tasarılarını başarıyla savundu; diplomasi, ikna kabiliyeti ve takım çalışması becerilerini etkili bir şekilde ortaya koydu. Komite çalışmalarının her aşamasında aktif rol alan öğrencilerimiz, çözüm odaklı yaklaşımları ve iş birliğine açık tutumlarıyla konferansın en dikkat çeken katılımcıları olarak her komitenin en iyi delegeleri arasında ilk sıralarda yer aldı.

Ayrıca, Fazlı Göktuğ Tuna (12A), konferansta Danışman Öğrenci (Student Advisor) olarak görev aldı; konferans süreci boyunca arkadaşlarına rehberlik ederek hazırlık ve komite çalışmalarında destek sağladı.

Genel Kurul Komiteleri ve Tasarı Başkanlarımız

Genel Kurul komitelerinde görev alan 27 öğrencimiz, belirlenen gündem maddeleri üzerine yaptıkları kapsamlı araştırmaları ve geliştirdikleri çözüm önerilerini komitelerinde başarıyla paylaşarak tartışmalara değerli katkılarda bulundu. Konferans boyunca gerçekleştirilen müzakerelerde aktif rol alan öğrencilerimiz, temsil ettikleri ülkelerin politikalarını etkili bir şekilde savunmuş ve komite çalışmalarına yön verdi.

Öğrencilerimizden 16’sı, hazırladıkları tasarı taslaklarını diğer delegelerin görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirerek komitelerinden gerekli desteği ve imza sayısını topladı. Bu başarı sayesinde tasarı başkanı olma hakkı kazanan öğrencilerimiz, çözüm önerilerini resmî oturumlarda tartışmaya açtı ve komitelerinde liderlik rolü üstlendi.

UNHCR (U.N. High Commissioner for Refugees) BM Mülteciler Yüksek Komiserliği

  • Mayra İpekçioğlu (10G) Rohingya mülteci krizinin Bangladeş üzerindeki etkilerinin giderilmesi”
  • Kaan Tarakçı (9D) “Batı Papua çatışması sonucunda yerinden edilen topluluklar üzerindeki şiddetin etkilerinin azaltılması”
  • Ceylin Çiçek (10A) Malezya’daki sığınmacılara yönelik kötü muamelenin önlenmesi”

OHCHR (Office of the U.N High Commissioner for Human Rights) BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği

  • Ali Rüzgar Duru (9D) Filipinler’de ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi”
  • Sinem Ela Köşker (10A) Darbe sonrası Myanmar’da yerinden edilmiş ev işçilerinin haklarının güvence altına alınması”
  • Beyza Çamlı (11E) Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde insan hakları ilkelerinin korunmasının sağlanması”

UNIDO (U.N. Industrial Development Organisation) BM Sınai Kalkınma Teşkilatı:

  • Selin Kısacıkoğlu (11A) Brunei’de fosil yakıtlara bağımlılıktan çeşitlendirilmiş sanayi kalkınmasına geçişin desteklenmesi”
  • Zeynep Yalçın (10G) Samoa’nın sanayi altyapısının ve enerji güvenliğinin güçlendirilmesi”

UNDPPA (U. N. Department of Political and Peacebuilding Affairs) BM Siyasi ve Barış İnşası İşleri Dairesi

  • Boğaç İzmit (11E) Hong Kong’da devlet gözetim uygulamalarının genişlemesinin insan hakları ve özgürlükler açısından değerlendirilmesi
  • Asya Çetin (10G) Bangsamoro Bölgesi’nde çatışma sonrası uzlaşı ve toplumsal barışın güçlendirilmesi”
  • Kaan Ege Körük (12A) Spratly Adaları üzerindeki egemenlik ihtilafının çözümlenmesinin desteklenmesi”

UNESCO (U.N. Educational, Scientific and Cultural Organization) BM Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu

  • Ali Alıç (12A)Doğu Asya’daki ihtilaflı bölgelerde yer alan kültürel miras alanlarının siyasi amaçlarla kullanılmasının önlenmesi
  • Demir Alnıkızıl (11A) Pasifik ada ülkelerinde kapsayıcı ve eşit eğitim fırsatlarının artırılması”
  • Eylül Ece Gün (HzB) “Pasifik ada ülkelerinde kapsayıcı ve eşit eğitim fırsatlarının artırılması”
  • İnci Onay (12E) Doğu Asya’daki ihtilaflı bölgelerde yer alan kültürel miras alanlarının siyasi amaçlarla kullanılmasının önlenmesi
  • Taylan Özgür Ağın (11A) “Pasifik ada ülkelerinde kapsayıcı ve eşit eğitim fırsatlarının artırılması”

APQ (Advisory Panel of the Greater Mekong) Büyük Mekong Danışma Kurulu

APQ (Advisory Panel of the Greater Mekong) Büyük Mekong Danışma Kurulu’nda görev alan İrem Tekel (11D), Cemre Öztürkoğlu (12E), Defne Fidancı (11D) ve Atilla Kaan Yıldırım (11D) konferans boyunca bölgesel güvenlik, kalkınma ve uluslararası iş birliği konularını ele alan oturumlarda aktif rol aldı.

Öğrencilerimiz; “Tayland–Kamboçya sınırındaki toprak anlaşmazlığının giderilmesi”, “Sınır aşan nehirler üzerindeki yukarı havza barajlarından kaynaklanan gerilimlerin önlenmesi” ve “Altın Üçgen bölgesindeki sınır yönetimi zayıf alanlarda faaliyet gösteren kartel ve organize suç yapılanmalarıyla mücadele edilmesi” başlıklı gündem maddeleri üzerine yürütülen tartışmalara çeşitli kürsü konuşmaları ve önerileriyle katkıda bulundu.

Sergiledikleri araştırmacı yaklaşım, güçlü hitabet becerileri ve çözüm odaklı katkıları sayesinde komite çalışmalarında etkili bir performans göstermiş ve okulumuzu başarıyla temsil etti.

Uluslararası Zirve’de TTMUN Başarısı

Konferansın son gününde gerçekleştirilen ve yalnızca en başarılı çalışmaların yer aldığı Uluslararası Zirve’ye (International Summit) seçilen beş tasarıdan ikisi TTMUN Kulübü öğrencilerine aitti. Bu sonuç, öğrencilerimizin konferans boyunca ortaya koydukları akademik hazırlığın, etkili iş birliğinin ve başarılı komite çalışmalarının önemli bir göstergesi oldu.

Uluslararası Zirve’de okulumuzu temsil eden tasarı başkanlarımız ve gündem maddeleri;

UNHCR (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği) adına;

  • Ceylin Çiçek (10A) – “Malezya’daki sığınmacılara yönelik kötü muamelenin önlenmesi”

UNDPPA (Birleşmiş Milletler Siyasi ve Barış İnşası İşleri Dairesi) adına;

  • Boğaç İzmit (11E) – “Hong Kong’da devlet gözetim uygulamalarının genişlemesinin insan hakları ve özgürlükler açısından değerlendirilmesi”

Zirve boyunca öğrencilerimiz aktif katılımları, etkili kürsü konuşmaları ve güçlü savunmalarıyla dikkat çekti. Takım ruhu içinde hareket eden öğrencilerimiz, yalnızca kendi tasarılarını savunmakla kalmadı, aynı zamanda diğer delegelerle yürüttükleri iş birlikleri sayesinde her iki tasarının da zirvede kabul edilmesini sağladı.

TTMUN öğrencilerinin Uluslararası Zirve’de elde ettiği bu başarı, kulübümüzün akademik birikiminin, araştırma kültürünün ve yıllardır sürdürdüğü nitelikli MUN çalışmalarının önemli bir yansıması oldu.

Geleceğin Liderlerine Bir Adım Daha, Öğrenme, Gelişim ve Başarı

MUNDP’26 Konferansı, öğrencilerimizin yalnızca akademik bilgi ve araştırma becerilerini değil; aynı zamanda liderlik, takım çalışması, diplomasi, eleştirel düşünme ve etkili iletişim becerilerini de geliştirmelerine önemli katkılar sağladı. Konferans boyunca öğrencilerimiz farklı okullardan katılımcılarla iş birliği yaparak küresel sorunlara çözüm üretmeye çalıştı ve görüşlerini savunma fırsatı buldu.

MUNDP’26 Konferansı’na katılan öğrencilerimizin izlenimleri;

“Ben 11E sınıfından Defne Erdoğan. Bu yıl Koç Okulları’nın düzenlediği MUNDP Konferansı’na katılma fırsatı buldum. Konferansta UNESCO komitesinde oturum başkanı olarak görev almak, MUN kariyerimin en öğretici ve gurur verici deneyimlerinden biri oldu.

Bu deneyim, yalnızca liderlik ve organizasyon becerilerimi geliştirmekle kalmadı; aynı zamanda farklı bakış açılarını değerlendirme, hızlı karar alma ve etkili iletişim kurma konularında da bana önemli kazanımlar sağladı. Delegelerin hazırlıklı konuşmaları, çözüm odaklı yaklaşımları ve komite boyunca gösterdikleri özveri, konferansın akademik seviyesini oldukça yükseltti.

Konferans süresince yalnızca akademik açıdan değil, sosyal açıdan da oldukça verimli bir ortam oluştu. Farklı okullardan öğrencilerle tanışma, deneyim paylaşma ve yeni dostluklar kurma fırsatı bulduk. Bu yönüyle MUNDP, katılımcıların hem kişisel hem de akademik gelişimlerine katkı sağlayan değerli bir platform oldu.

Bu başarılı organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan tüm sekretarya ekibine, organizasyon kadrosuna ve danışman öğretmenlere teşekkür ederim. Böylesine nitelikli bir konferansın parçası olmak benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı oldu.

MUNDP’26, bana MUN’un yalnızca tartışmalardan ibaret olmadığını; aynı zamanda liderlik, iş birliği ve sorumluluk alma becerilerini geliştiren önemli bir deneyim olduğunu bir kez daha gösterdi. Gelecekte de benzer konferanslarda görev almayı ve edindiğim deneyimleri yeni nesil MUN öğrencileriyle paylaşmayı umuyorum.”

Defne Erdoğan (11IBE)

“MUNDP’26 benim için hem kendimi geliştirebildiğim hem de yeni arkadaşlıklar kurabildiğim çok değerli bir deneyim oldu. Farklı okullardan ve farklı seviyelerden öğrencilerle tanışmanın yanı sıra, kendi komitemde yer alan Terakki öğrencileriyle de daha yakın çalışma fırsatı buldum.

Konferans boyunca farklı bakış açılarıyla karşılaşmak, çeşitli küresel sorunları araştırmak ve bu konular üzerine tartışmalar yürütmek benim için hem öğretici hem de düşündürücüydü. Bu süreç, olaylara farklı perspektiflerden bakabilme becerimi geliştirmeme katkı sağladı.

Okulumuzu temsil etmek ve elde edilen başarılara katkıda bulunmak benim için büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Aynı zamanda arkadaşlarımın gösterdiği özveri ve başarılarla gurur duymamı sağladı. Bu tür etkinliklerin kişisel ve akademik gelişimime önemli katkılar sunduğunu düşünüyor, gelecekte de benzer deneyimlerin bir parçası olmayı umuyorum.”

Zeynep Yalçın (10G)

“Okulumuzla birlikte birçok farklı MUN konferansına katılmış olsam da, MUNDP’26 benim için en unutulmaz deneyimlerden biri oldu. Dört yıldır MUN çalışmalarının içinde yer alıyorum ve bu süreç bana yalnızca akademik değil, aynı zamanda kişisel anlamda da çok önemli deneyimler kazandırdı. Bu konferansta da edindiğim tecrübeleri hem kendi performansıma yansıtma hem de takım arkadaşlarıma destek olma fırsatı buldum.

Konferansta Rusya delegasyonunda beş kişilik bir ekip olarak yer almamız planlanmıştı; ancak çeşitli nedenlerle iki arkadaşımızın eksikliği nedeniyle süreci üç kişi olarak tamamladık. Buna rağmen takım arkadaşlarım Boğaç İzmit ve Mayra İpekçioğlu ile birlikte elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Gösterdikleri emek ve özveri için kendilerine özellikle teşekkür etmek isterim.

Görev aldığım komitenin çalışma ortamı, hem bana hem de aynı komitede bulunan okul arkadaşlarıma fikirlerimizi rahatlıkla ifade etme ve etkili çalışmalar ortaya koyma fırsatı sundu. Bu süreçte Terakki Okulları olarak komitede güçlü bir varlık göstermeyi başardık. Ayrıca komite oturum başkanlarından biri olan arkadaşım Defne Erdoğan da başarılı yönetimiyle konferansa önemli katkılar sağladı.

Konferansın son günü düzenlenen Uluslararası Zirve’de (International Summit) gösterdikleri başarılı performanslardan dolayı Boğaç İzmit, Zeynep Yalçın, Atakan Mert ve Asya Çetin’i de ayrıca kutlamak isterim. Bunun yanında, konferans boyunca uygulanan puanlama sisteminde tüm komiteler arasında en yüksek puana sahip olduğumu öğrenmek benim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı oldu. Ancak beni en çok etkileyen nokta, alt sınıflardan arkadaşlarımızın gösterdiği azim, çalışma disiplini ve öğrenme isteğiydi. Onların konferans boyunca ortaya koyduğu performans, okulumuzun MUN geleceği adına bana büyük bir umut verdi.

MUNDP’26 boyunca tartışılan güncel dünya sorunları, bana modern dünyada problemlerin ancak iş birliği, diyalog ve ortak akıl yoluyla çözülebileceğini bir kez daha gösterdi. Kısacası, MUNDP’26 benim için yalnızca bir konferans değil; dostluklar kurduğum, kendimi geliştirdiğim ve unutamayacağım anılar biriktirdiğim paha biçilemez bir deneyim oldu. Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve öğretmenlerime teşekkür ediyor, onlarla aynı takımın bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.”

Ali Alıç (12F)

“22–24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen MUNDP’26 Konferansı, benim için hem akademik hem de sosyal açıdan son derece değerli bir deneyim oldu. Üç gün boyunca farklı okullardan öğrencilerle aynı komitelerde çalışarak güncel uluslararası meseleleri tartışma, çözüm önerileri geliştirme ve diplomasi süreçlerini yakından deneyimleme fırsatı buldum.

Konferans süresince gerçekleştirilen tartışmalar, kürsü konuşmaları ve tasarı çalışmaları sayesinde araştırma yapma, eleştirel düşünme ve topluluk önünde konuşma becerilerimizi geliştirme imkânı yakaladık. Farklı bakış açılarını dinlemek ve ortak bir paydada buluşmaya çalışmak, MUN’un benim için en öğretici yönlerinden biriydi. Her oturum, yalnızca gündem maddelerini daha iyi anlamamıza değil, aynı zamanda ekip çalışmasının ve iş birliğinin önemini fark etmemize de katkı sağladı.

Akademik çalışmaların yanı sıra konferansın sosyal atmosferi de bu deneyimi benim için daha anlamlı hâle getirdi. Farklı okullardan öğrencilerle tanışmak, yeni dostluklar kurmak ve yoğun oturumların arasında birlikte keyifli vakit geçirmek, konferansı unutulmaz kılan en önemli unsurlardan biri oldu. Bu süreçte hem çok şey öğrendik hem de uzun yıllar hatırlayacağımız güzel anılar biriktirdik.

MUNDP’26 bana yalnızca küresel sorunlara farklı açılardan bakabilmeyi öğretmedi; aynı zamanda iletişim, iş birliği ve problem çözme becerilerimi geliştirmeme de önemli katkılar sağladı. Kendime olan güvenimi artıran ve yeni bakış açıları kazanmamı sağlayan bu deneyimin, gelecekte katılacağım konferanslar için bana güçlü bir motivasyon ve değerli bir birikim oluşturduğunu düşünüyorum.”

Asya Çetin (10G)

“22–24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen MUNDP’26 Konferansı’na katılma fırsatı buldum. Üç gün boyunca farklı okullardan öğrencilerle bir araya gelerek güncel küresel sorunları tartıştık, çözüm önerileri geliştirdik ve uluslararası diplomasi süreçlerini yakından deneyimledik. Konferans boyunca hem akademik anlamda kendimi geliştirme fırsatı yakaladım hem de unutulmaz anılar biriktirdim.

Komite oturumları benim için oldukça verimli ve öğreticiydi. Delegeler olarak yaptığımız araştırmaları kullanarak konuşmalar gerçekleştirdik, tasarılar hazırladık ve farklı görüşleri dinleyerek ortak çözümler üretmeye çalıştık. Özellikle birbirinden farklı bakış açılarıyla karşılaşmak ve bu fikirleri yapıcı bir ortamda tartışabilmek, konferansın benim için en değerli kazanımlarından biri oldu.

Ancak MUNDP’26 yalnızca akademik yönüyle değil, sosyal atmosferiyle de benim için çok özel bir deneyimdi. Oturum aralarında farklı okullardan öğrencilerle tanışma ve yeni arkadaşlıklar kurma fırsatı bulduk. Yoğun çalışma temposuna rağmen konferans ortamının samimi, enerjik ve iş birliğine açık olması, bu deneyimi daha da anlamlı kıldı.

Konferansın sonunda yalnızca diplomasi, araştırma ve topluluk önünde konuşma becerilerimi geliştirmekle kalmadım; aynı zamanda takım çalışmasının, etkili iletişimin ve farklı fikirlere saygı duymanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. MUNDP’26, bana hem akademik hem de kişisel açıdan çok şey katan, gelecek konferanslara katılma isteğimi ve motivasyonumu artıran unutulmaz bir deneyim oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”

Mayra İpekçioğlu (10G)

“5. Sınıflar Arası Futbol Turnuvası” Sona Erdi

0

Levent Yerleşkesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümümüz, ortaokul 5. Sınıf öğrencilerimizin takım ruhu, iş birliği ve fair play anlayışını geliştirmek amacıyla 1-11 Haziran tarihleri arasında “5. Sınıflar Arası Futbol Turnuvası” düzenledi.

Turnuva, öğle teneffüslerinde açık sahada gerçekleşti. 5. sınıflar düzeyinde final maçına kalan 5I ve 5B sınıfları karşı karşıya geldi. 5I sınıfı turnuvayı birincilikle tamamlayarak şampiyon oldu.

Etkinliğin tüm fotoğraflarına buradan ulaşabilirsiniz.