Yazında Çocuk Hakları

365

Tepeören Yerleşkemizde ortaokul 5. sınıf öğrencilerimiz, “20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü” etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirdikleri “Yazında Çocuk Hakları” atölyesini 15 Ocak Çarşamba günü ilkokul 4 ve ortaokul 5 ve 6. sınıf arkadaşlarıyla paylaştı.

Öğrencilerimiz, Türkçe dersinde yaptıkları atölyede önce “Sadako Sasaki/ Kâğıttan Bin Turna Kuşu” kitabını inceleyerek üzerine büyük grup tartışmaları yaptılar. Bu tartışmalarda 2.Dünya Savaşı, Hiroşima ve çocukların savaşlar nedeniyle ihlal edilen yaşam haklarını masaya yatırdılar. Öğrencilerimiz Sadako aracılığıyla savaşlardan en çok etkilenen, en büyük zararı görenlerin çocuklar olduğunu; savaşların yıllarca süren olumsuz etkilerinin çocukların hayatlarına yansımalarını fark ettiler.

Atölyenin ikinci ayağında dünyaca ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in Sadako’dan etkilenerek yazdığı “Kız Çocuğu” şiiri ele aldılar. Dünyayı sarsan olayların, şairlerin kaleminden kelimelere yansımalarına dair en çarpıcı örneklerinden biri olan “Kız Çocuğu” şiiri üzerinden öğrencilerimiz, şairlerin dünyanın bütün acılarını, dertlerini kendi yüreğinde duyan ve bunları şiirlerine yansıtan bireyler olduğu fikrine ulaştılar.

Öğrencilerimiz bir sonraki çalışmalarında kendi akranları tarafından yazılmış ve amacına ulaşmış bir mektup üzerinde ikili çalışmalar yaptılar. Yazının ifade özgürlüğümüzü kullandığımız en etkili alanlardan biri olduğunu ve ikna edici yöntemlerle bir yazının nasıl yazılabileceğini mektup türü üzerinden fark ettiler.

Atölyenin son aşamasında kendi hakları için kalemi eline alma sırası öğrencilerimizdeydi. Oluşturdukları gruplarla belirledikleri hak ihlali için yedi satırlık yazılar yazan öğrencilerimiz, hak ihlaline uğrayan çocukların sesi oldular ve onların duygularını kelimelere döktüler. Empati kurdukları, başkalarının sesi oldukları yazılarını ve atölye sürecini Konferans Salonumuzda ilkokul 4 ve ortaokul 5 ve 6. sınıf arkadaşlarıyla paylaştılar.

Haklarını kullanabildikleri için ne kadar şanslı olduklarını dile getiren öğrencilerimiz tüm çocukların haklarını kullanabildikleri bir dünya dileğinde bulunarak sunumlarını sonlandırdılar.

Öğrencilerimizden…

Çocuğun Korunma Hakkı Yazısı – 5A sınıfından Defne Gündoğdu, Nehir Karadeniz, Kayra Kaçkaner, Demir Çiloğlu, Mete Arabacıoğlu

Merhaba, ben Ayşe… Çok dertliyim ama beni dinleyen yok. Yetişkinler onlardan küçük olduğumuz için bizim düşüncelerimizi dinlemiyorlar. Bizim düşüncelerimizin basit olduğunu düşünüyorlar. Onlar farkında olmasalar da bizim düşüncelerimiz var ve oldukça da önemli. Ah bir dinleseler… Üzülüyorum beni dinlemedikleri zaman çünkü biz çocukların da kendimizi ifade etme özgürlüğümüz var. Siz yetişkinler unutmayın ki biz çocuğuz ve düşüncelerimizi siz yönetmiyorsunuz. Bizi duymak zorundasınız!

Yaşam Hakkı Yazısı – 5A sınıfından Umut Konukçu, Nil Su Akkan, Mithat Cino, Demir Alnıkızıl, Derya Yüzer, Nehir Tanyer

Sen hiç savaşın ortasında kaldın mı? Ben kaldım. Her bomba sesinde kalbim sıkışıyor. Silah sesi duymaktan kulaklarım acıyor. Gözümün önünde komşularım, arkadaşlarım domino taşları gibi yıkılıyor. Şimdi sırada kim var? Annem, babam, kardeşim mi? Yoksa ben mi? Hâlbuki ne güzel oyunlar oynardık bomba düşen sokaklarımızda. Arkadaşlarım beni bulamazdı saklandığımda. Ben çocuğum. Haklarım var. Yaşama hakkım var ama ihlal ediliyor ve kimse bunun farkına varmıyor. 

Eğitim Hakkı Yazısı – 5B sınıfından Ceren Çağlar, Dide Naz Tutucu, Deran Kılıç, Elvin Kayabaşı, Berke Albayrak, Ömer Taha Oral

Ben Eyüp, 10 yaşında çalışmak zorunda olan bir çocuğum. Keşke böyle bir zorunluluğum olmasaydı. Zorundayım çünkü ailemi kaybettim ve halamla yaşıyorum. Halam onlar için para kazanmam gerektiğini söylüyor. Onlarda kalabilmem için çalışmam gerek. Eskiden okula giderdim. Kitaplarım vardı. Kitap görünce okulda olmayı özlüyorum. Bazen bulduğum kitapları kenarda köşede okuyorum. Öğretmenimiz söylemişti çocukların hakları var diye. Benim yok galiba! Belki bir gün ben de haklarımı kullanırım. Belki bir gün…

İfade Özgürlüğü Yazısı – 5B sınıfından Defne Fidancı, Ada Su Yılmaz, Efe Oğul Tozan, Daniel Mizani, Yaman Çelikkesen

Merhaba, ben Ayşe… Çok dertliyim ama beni dinleyen yok. Yetişkinler onlardan küçük olduğumuz için bizim düşüncelerimizi dinlemiyorlar. Bizim düşüncelerimizin basit olduğunu düşünüyorlar. Onlar farkında olmasalar da bizim düşüncelerimiz var ve oldukça da önemli. Ah bir dinleseler… Üzülüyorum beni dinlemedikleri zaman çünkü biz çocukların da kendimizi ifade etme özgürlüğümüz var. Siz yetişkinler unutmayın ki biz çocuğuz ve düşüncelerimizi siz yönetmiyorsunuz. Bizi duymak zorundasınız!

İfade Özgürlüğü Mektubu – Buse Gupse Yılmaz (5A)

Sevgili Anne,

Sana bu mektubu komutsuz bir hayat yaşamak için yazıyorum. Ben artık küçük bir çocuk değilim, büyüdüm. Artık kendi kararlarımı kendim verebilirim. Komut almaya ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum. Anlıyorum, ben senin çocuğunum ve beni korumaya çalışıyorsun ama ben “ödevini yap, kitabını oku, kıyafetlerini giy, dişini fırçala!” komutlarından çok sıkıldım. Çünkü bunları sen söylemeden de yapabilirim. Biliyorum yapamayacağımı düşünüyorsun ama ben kendime güveniyorum. Yeter ki bana izin ver. Kendini benim yerime koy lütfen! Her gün aynı şeyleri duyuyorsun ve sürekli ne yapman gerektiği ile ilgili komut alıyorsun. Nasıl hissederdin? Ben kendimi robot gibi hissediyorum.

Senden bir hafta boyunca komutsuz bir hayat istiyorum. Eğer bana bu şansı verirsen kendi kararlarımı alabildiğimi ve ne kadar sorumluluk sahibi olduğumu görebilirsin.

Sevgilerimle…