Terakkili Deneme Yazısıyla İstanbul 1.si ve Türkiye 2.si Oldu

1094

Levent Yerleşkemizden ortaokul öğrencimiz Tuna Bayık (8H), 6 – 20 Nisan tarihleri arasında Özel Avcılar Mektebim Ortaokulunun ortaokul öğrencilerine yönelik il ve ülke genelinde düzenlediği “Hayalimdeki Okul” temalı deneme yazma yarışmasında İstanbul 1.si ve Türkiye 2.si oldu.

Hayalimdeki Okul Gerçek Olsa

“Gökyüzünü yeşil, yaprağı mavi boyayabilir miyim öğretmenim?”

“Hayır, kızım hiç öyle şey olur mu?”

Ama benim için olabilir, olabilmeli.

“Öğretmenim, seçmeli etkinlik dersi olarak beden eğitimi ya da resmi seçebilir miyim?”

“Hayır, oğlum sadece bizim seçtiğimiz derse gireceksin.”

Oysa benim yeteneğim var, tablo yapmak, koşmak istiyorum.”

“Yazarken, düşünürken, seçerken okulum beni bir kuş kadar özgür bıraksa ne güzel olur!” demeyen var mı içinizden? Dar kalıpların içine sıkıştırılarak “herkes” gibi olmamızı beklemeyin, derdim bana söz hakkı verilseydi.

Hayaller gerçeğe giden yolda atacağımız ilk adımdır. Her gelişmenin çıkış noktasıdır hayallerimiz. Ne denli uçuk olursa olsun hayaller gökteki bulutlar gibidir. Nereye, ne zaman yağacağı; nerelere bereket ya da felaket getireceği onun yoğunluğuna bağlıdır.

Belki de bu dünyada yasaksız olan, zihnimizde, yüreğimizde engellenemeyen tek şey hayal kurmaktır. Yağmur sırasında çıkan güneşe benzer çoğu kez hayaller. Yağmur yağdığında bilemeyiz sonrasında gökkuşağı çıkar mı çıkmaz mı ancak güneş ortaya çıktığında biliriz ki gökkuşağı oluşacaktır. Hayaller, bizi gerçeğe götüren adımlardır ve bu adımlar ne kadar güçlü olursa hedeflerimize o kadar çabuk yaklaşırız. Bu sebeple içimizdeki hayallerin ateşini körükleyen okullar hayalimizdeki okullardır.

Hayal gücümüzü geliştiren, buna fırsat yaratan okullar hemen fark edilir, tercihlerde ilk sırada yer alır. Farklı kültürler, farklı insanlar tanıtan okullar, yabancı okullarla iletişime geçebilmemizi sağlayan okullar faklı düşünce tarzlarına açık olmamızı ve gerektiğinde bunları kendi hayatımıza da uyarlamamızı sağlar. Aynı zamanda öğrencilerin düşüncelerini özgürce ifade etmesini sağlamak da ideal okulda bulunması gereken bir özelliktir bence. Özgürce ifade edilen düşünceler, bireyin gelişmesine ortam sağlar.

Düşüncelerin dar kalıplarından, herkese dayatılan “Böyle yapacaksın, böyle düşüneceksin!” kurallarından çıkmamız da buna bağlıdır. Düşünceler özgürleşince, kişi de özgürleşir ve bilmeliyiz ki hayaller özgür kişilerde çiçek açar.

İdeal okul, insanların yeteneklerinin fark edildiği ve geliştirildiği okuldur benim açımdan. Herkes sevmediği, istemediği ve yeteneğinin olmadığı aktivitelerle uğraşmak zorunda olmamalıdır. Herkesin yetenek ve ilgi alanları farklı olduğundan öğrencilerin aynı şekilde yetiştirilmesini bekleyemeyiz okullardan. Yetenek ve ilgi alanlarına ağırlık verilerek eğitilmelidir çocuklar. Bu şekilde yetiştirilen çocuklar, nitelikli ve mutlu bir neslin temelini oluşturacaklardır.

Hayalimdeki okulda ya da ülkemdeki tüm okullarda öğrenciler sınav sisteminin katı kuralları içinde boğulmaz. Her öğrenci kendi yeteneğine uygun, yapabileceğine inandığı, ülkesine, bilime katkıda bulunacağını düşündüğü alanda not baremi korkusu duymadan okurdu. Lise ve üniversite seçiminde üç yanlış bir doğru paniği yaşamadan kendi hedefi neyse o alanda sınavsız geçişle okuma olanağı bulurdu.

Hayalimdeki okulda öğretmenlerim not veren rehber öğretmen değil sadece rehber olarak bana destek olurdu. Geleceğime yön verirken yeteneklerimi ortaya çıkarma, geliştirme konusunda fırsatlar yaratırlar. Bir sonra başlayacağım öğretim kademesi için gerçekçi önerilerde bulunarak yüreklendirirler.

Yurt dışında okuyan bir arkadaşımdan okul çıkışlarında katıldığı aktiviteleri ve o aktivitelerdeki çabasını hayranlıkla dinlemiştim. Keşke demekten öteye geçemeyen düşlerimi hayalimdeki okulda yaşamak isterdim. Hayalimdeki okulda arkadaşımın bahsettiği gibi okul çıkışlarında her öğrencinin katılacağı bütün bir yıl sürecek sosyal sorumluluk projesi olur. Ben de okuldan çıktığım gibi dershaneye, etüt merkezine ya da özel derse değil katıldığım projeye hizmet eden merkezlere gitmek isterdim. Huzurevleri, yetiştirme yurtları, engelliler merkezleri, hastanelerdeki çocuk klinikleri, hayvan barınakları…

Günümün bir ya da birkaç saatini sosyal hizmet adına kullanırdım. Karşılık beklemeden paylaşmanın, sevmenin, birisini mutlu etmenin sevincini duyardım. Veren el olmanın sıcaklığını duyumsayıp büyümek bizleri de ailemize, büyüklerimize karşı daha paylaşımcı kılabilir.

Hayalimdeki okulda takdiri, ödülü, hak edenden esirgemezdim. Sadece derse değil, gösterilecek iyi bir davranışa da onur belgesi verilsin isterdim. Akademik başarının yanında “iyi bir insan” olmanın erdemine de değer verilsin isterdim.

Hayalimdeki okulda, teknolojik olanaklardan proje, araştırma ödevlerimde yararlanırdım. Aldığım ödevlerin kendi yeteneklerimi geliştirebilecek nitelikte olmasını isterdim. Ödev tesliminde birkaç sayfalık belge vermek yerine bütün bir yıla dayanan, ürün ortaya koymayı hedefleyen çalışma isterdim. Örneğin, internet ortamında yapılacak bir araştırmayı yazmak yerine toplumsal sorunların çözümüne yönelik proje geliştirmem istenebilir. Bir yılın sonunda alanında uzman pek çok danışmanımdan destek alarak ortaya ürün çıkarıp bunu okulumda izleyiciler önünde sunmak isterdim. Bu yolla kendimi çok daha özel hissedeceğimden eminim. Her ilde bir TÜBİTAK merkezi olsa, okullar bu merkezlerle paylaşım içinde öğrencilerini yönlendirebilse hayal bu ya, ne güzel olurdu…

Ülkemin her yerindeki her okulda fiziki ve sosyal koşulların eşit olamadığını biliyorum. O okullarda okuyan arkadaşlarımın düşleriyle benim düşlerim çoğu noktada kesişir. Çoğu şansı yakalayan öğrencilerden birisi olarak yine de derim ki hayalimdeki okul çok daha farklı.

Teknolojik olanaklar yönünden tam donanımlı okul, hayalimdeki okul olmak için yetmez bence. Çünkü okula can veren, içinde yaşayanlardır. Her öğrencinin biricik olduğuna inanan, beni bir anne baba gibi seven, geliştiren, yeteneklerimi ortaya çıkaran, dogmatik ezber bilgiler yerine bilime yönelten bir okul düşlerimde hep var olacaktır.

Bugün olmasa bile yarın, belki…

Biz olmasak bile çocuklarımız böyle okullarda olacaktır bir gün.

Ezberden uzaklaşacak; korkmadan, özgürce düşünecek, soracak, sorgulayacaktır.

Tuna Bayık (8H)
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Ortaokulu