Tasarıma İlham Veren Doğa: Biyomimikri

111

Terakki Vakfı Kurumsal İletişim Koordinatörü Banu Akbaşlı, Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Anaokulu ve İlkokul Müdürü Zehra Kasap’la Eylül’ün ilk haftasında “Tasarıma İlham Veren Doğa” kitabı üzerine küçük bir söyleşi gerçekleştirdi.

Zehra Hocam, Şenay Kasap ile National Geographic Kids’ten “Tasarıma İlham Veren Doğa” isimli kitabınız Mayıs 2019’da çıkmıştı. Böyle bir kitap hazırlamak/yazmak için sizleri harekete geçiren neydi?

Küçük yaşlardan itibaren doğada zaman geçirmeyi, gözlemler yapmayı, oyunlar oynamayı hep çok sevdik. Yıllar içinde yaptığımız gözlemler, doğadaki kusursuzluğu ve döngüyü keşfetmemizi sağladı. Yeni nesil çocuklar, doğada zaman geçirme konusunda bizler kadar şanslı değiller. İstedik ki, çocuklar kendileri gibi olağanüstü yaratıcı çözümler sunan doğanın içindeki akışı, neden-sonuç ilişkilerini fark etsinler ve bunu ihtiyaç duyduklarında kendi hayatlarına taşıyabilsinler. Teknoloji çağına doğan çocuklar, çok fazla uyaranla bir arada yaşarken her şeyi olduğu gibi zamanı da daha hızlı tüketiyorlar. Ellerinin altındaki değeri, paha biçilemez gücü yani doğanın ilham veren gücünü hissederek deneyimlesinler.

İnsanların var oldukları günden bu yana, doğayı gözlemlediklerini, taklit ettiklerini söylüyorsunuz ve bir disiplin olarak biyomimikriden söz ediyorsunuz. Öğrencilerinizin doğayı örnekleyen motivasyonlarına tanık oluyor musunuz?

Hayata gözlerini açmasıyla birlikte doğayı taklit eden çocukların, farklı bitki ve hayvan türlerini, okudukları kitaplar, izledikleri filmlerin dışında gözlemleyebilmeleri, sanal dünyadan gerçek dünyaya adım atmalarının en kolay yoludur. Hele hele bu konuda yönlendirilen, gözlem becerileri desteklenen çocuklar için doğa, içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamadıkları büyük bir laboratuvar gibidir. Bu laboratuvarda kaynaklar sınırsız ve çok renklidir. Ağaçların mevsimlere ve yıllara göre değişimini, suyun bir dal parçasını kaldırma kuvveti ile yüzdürmesini gözlemesi bu konuda verilebilecek en basit örneklerdir.

Biyomimikri tasarımında sıraladığınız adımların erken yaşlarda eğitim hayatına katacakları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu konu onların eğitim hayatlarında nasıl bir yer kaplıyor?

Erken yaşlarda çevresine objektif bir şekilde bakarak tanımlamalar yapmayı, olayları neden-sonuç ilişkisi içinde anlamayı, ihtiyaç duyduğu kaynakları nerede bulabileceğini, karşılaştığı sorunlara çözüm stratejileri geliştirebilmeyi ve bütün içerisinden ihtiyaç duyduğu bilgiyi/kaynağı seçerek alabilmeyi, sahip olduğu bilgileri kullanarak harekete geçmeyi, çözümlerinin ne kadar işe yaradığını değerlendirmeyi deneyimlemesi uzun vadeli eğitim hayatı açısından çok büyük bir kazançtır.

Çevresine karşı duyarlı ve sürdürülebilir bir doğanın oluşturulmasında katkı sağlayan bir birey olmaları, küçük yaşlarda atılan tohumlarla mümkündür. Doğadaki basit, sade ve aynı zamanda estetik çözümleri, günlük yaşamlarındaki pratiklere dönüştürme deneyimi, onların ileride daha az enerjiyle daha yüksek performans sergileyen yetişkinler olmalarını sağlar.

Bu disiplinden haberdar olmayan, bilim insanı da olmayan insanların günlük yaşantılarında doğayı izleme ve öğrenme alışkanlıkları olduğunu düşünüyor musunuz?

İlk çağlardan bu yana görüyoruz ki insanlar, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde doğayı referans almışlar, taklit etmişler ve yorumlamışlar. Elbette gelişen teknolojiyle birlikte doğayı taklit etmenin şekli de değişmiş, daha sistemli ve bilimsel araştırma yöntemleri kullanılarak doğayı inceleyen ve bulgularını farklı alanlara taşıyan bilim insanları da olmuştur. Kitabımızda yer verdiğimiz örnekler, günlük yaşantısındaki gözlemlerini karşılaştıkları bir sorunun çözümüne transfer etme fikriyle harekete geçen insanlara aittir.

Çevremize bu gözle baktığımızda pek çok örneğin günlük yaşantımızda ve farklı meslek gruplarının çalışma ortamlarında kullanıldığını görebiliriz. Bunları çeşitlendirmek ve çoğaltmak için bazen biraz yavaşlamak, çevreye bu bilinçle bakmak bile çok katkı sağlayabilir.

Doğayı örnek almak bizi nerelere taşıyabilir?

Ne yazık ki biz insanların neden olduğu küresel ısınma ve doğal kaynakların tükenmesi gibi sorunların çözümünde doğanın temiz, yenilenebilir ve düşük enerjiyle yüksek performans sağlayacak çözümleri çok önemli ipuçları içeriyor. Bu ipuçlarını değerlendirmek ve doğadan alınan ilhamlarla harekete geçmek daha yaşanabilir bir dünyayı yaratmak adına değerlidir.

Sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ederiz.