Lise Öğrencimizin Kompozisyon Başarısı

909

Levent Yerleşkemizden lise öğrencimiz Miray Aslan (11E), İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 13 Mayıs Türk Dil Bayramı kapsamında düzenlediği “Türkçenin Coğrafyaları Birleştiren Kimliği” konulu kompozisyon yarışmasında ilçe elemelerinde birinci oldu. Türkçeyi etkin ve etkileyici kullanma, konuya hâkimiyet, kurgu becerisi  gibi unsurların öne çıktığı yarışmada öğrencimizin yazdığı kompozisyon:

SALOM GO’ZAL ODAMLAR

你好当人看了这篇文章美丽的自然奇观很多人什么都不懂你好当人看了这篇文章美丽的自然奇观很多人什么都不懂。你好当人看了这篇你好当人看了这篇文章美丽的自然奇观很多人什么都不懂文章美丽的自然奇观很多人什么都不.

“Merhaba güzel insan burada yazanları anlamaman çok normal, merak etme.” Bu cümleyi art arda Çince yazdım ve muhtemelen anlayamadınız ama korkmayın ben bunları anlamanız için yazmadım. Anlamamanız çok doğal, sonuçta bilmediğiniz bir dil ve size çok yabancı gelen bir alfabe. Benim de önüme Çince bir şeyler yazan bir kâğıt koysalar ben de anlamam çünkü günlük hayatımda kullanmıyorum, öğrenmek fiilini Çince için kullanmadım bile. Muhtemelen Çine gitsem birçoğunuz gibi İngilizce anlaşmaya çalışıp anlaşamadığım anda ortada kalırım. Ama Azerbeycan’a getsəm elə mi olur? Xeyr, təbii ki də. Yazılışta biraz farklılık, aksanda değişiklik olsa da anlamanız daha kolay oldu değil mi? Atalarımız sağ olsun zamanında yaptıkları göçlerle güzel Türkçemizi ve lehçelerini farklı coğrafyalara yaymışlar, şimdi bize de bunun faydalarından yararlanmak düşüyor. Peki, bu faydalardan kastım ne? Azerbeycan’a gittiğimizde ortada kalmamak. Ah, tabii ki bu işin şakası! Farklı coğrafyalarda yaşasak da farklı milletlerle ortak bir mirasa sahibiz. Dil. Tek hece üç kelime ama şu anda benim size ulaşmamı sağlıyor. Bundan daha büyük bir miras olabilir mi?

Hâlâ faydalardan bahsetmedim değil mi? Çok sabırsızsınız ama sizi daha fazla meraklandırmadan bir örnek vereyim. Farz edin ki uzun bir süreliğine Moldova’ya gittiniz ama ana dilinizi konuşan kimse yok, bir yerden sonra da İngilizce konuşmanız yetmiyor ve çok bunaldınız geri de dönemiyorsunuz. Sonra Moldov bir arkadaşınız gelip diyor ki “Gagavuzların olduğu özerk bölgeye gitsene, senin dilinden konuşuyorlar sıkılmazsın.” Araştırıyorsunuz ve bu fikir içinize siniyor. Malum yılbaşı da geldi. Gidiyorsunuz bu bölgeye sokaklarını geziyorsunuz her dudaktan aşina olduğunuz kelimeler ulaşıyor kulaklarınıza. İçinizi özlemle harmanlanmış aitlik hissi kaplıyor. Bir mekâna oturuyorsunuz. Garson sizin dilinize yakın. Farklı ama aynı, anlaşılır. İstediklerinizi kendi dilinizde -tabi biraz çabayla anlaşılıyor- anlatabiliyorsunuz.

Akreple yelkovanın yarışında ikisi de on ikinin üstünde berabere kalıyor. Aynı garson size gelip “Yeni yılınızı kutlerim.” diyor. Siz de ortak bir mirası paylaşmanın sağladığı mutlulukla “Yeni yılınız kutlu olsun.” diye karşılık veriyorsunuz. Bir kucak dolusu kardeşlik. İşte bu atalarımızdan bize kalan mirasın en büyük faydası.  

Miray Aslan (11E)