Eğitimde Olumlu Yaklaşım: Etkileri ve Önemi

1426

7. Türkiye Temel Eğitim Sempozyumunda Anaokulu ve İlkokul Müdürümüz Zehra Kasap Erkan 2 – 3 Aralık tarihlerinde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Sınıf” ve “90 +1” başlıklı konuların yer aldığı panelin başkanı olarak yer aldı. Sempozyumun teması ise Eğitimde Olumlu Yaklaşım: Etkileri ve Önemi”ydi.

Türkiye Özel Okullar Birliğinin düzenlediği sempozyum, İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlköğretim Okulunun ev sahipliğinde her iki yerleşkemizden öğretmenlerimizle birlikte 705 katılımcıyla gerçekleşti.

Açılış konuşmalarını İTÜ Rektörü ve İTÜ GVO Kurucu Temsilcisi Sayın Prof. Dr. Mehmet Karaca, Türkiye Özel Okullar Derneği Eş Başkanı Sayın Yusuf Tavukçuoğlu ve MEB Müsteşar Yardımcısı Sayın Dr. Muammer Yıldız yaptı.

İki konferans, 9 panel ve 23 paralel çalıştayla tamamlanan sempozyumda; eğitimde olumlu yaklaşım sürecinde oyun oynamanın, olumlu iletişim ikliminin, dansın, farklılıklara saygının, merhametin, doğa sevgisi ve bilincinin, mizahın, duygusal güvenliğin ve ihtiyaçlara duyarlılığın eğitime katkısı konuşuldu. Her biri kendi alanında uzman kişilerin önderliğinde düzenlenen sunum ve çalıştaylarda eğitim ortamını olumlu etkileyecek çalışmaların önemi vurgulandı, örnekler paylaşıldı.

Anaokulu ve İlkokul Müdürümüz Zehra Kasap Erkan’ın başkanlık yaptığı panelde ise Öğretmen Akademisi Vakfı üyesi Sonnur Özel, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Sınıf”, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulundan Yard. Doç. Dr. Sefa Şahan Birol “90+1” konularını ele aldı.

zehrakasaperkan

Özel, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Sınıf” sunumunda toplumsal cinsiyet, kadınların ve erkeklerin toplum içindeki rolleri, sorumlulukları, sınırlılıkları ve ayrıcalıklarından bahsetti. Eşitliğin, ayrımcılığa izin vermeyen, bireylere potansiyelleri dâhilinde her şeyi yapabilme olanağının güvencesini veren bir araç olduğunu dile getirdi. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir sınıf ortamı oluşturmanın, öğretmenin insan hakları konusuna verdiği önemin değerli bir parçası olduğunu ifade etti.

Öğretmenin, kız ve erkek öğrencilere toplumsal roller açısından ayrımcılık yapmadan ne kadar bilinçli yaklaşırsa ve bu konuda adalete dayalı bir eşitlik ortamını oluşturur ve kendisi de model olursa, ön yargı/ kalıp yargılardan uzak, farklılıklara saygı duyan ve herkesi “önce insan olarak” değerlendiren nesiller yetiştireceğini vurguladı.

Birol ise öğrencilerin derslerden beklentileri doğrultusunda değerlendirme sonuçlarının onların sevinçlerine etkisinden bahsetti. Ders içeriği, ilişkiler ve saygı ile sevginin o dersin not sonucundan çok daha etkili olabileceğini dile getirdi.

Sempozyumda öğretmen olmanın en önemli nedeninin öğrenciye okul ortamında “var olma” fırsatı vermek olduğu ve sağlıklı kişilik geliştirmeleri için ait olma, güçlü olma, özerk olma ve eğlenme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği vurgulandı. Dolayısıyla 20. yüzyıldan kalan “öğretmenlik” paradigmalarının gözden geçirilip değişen koşullara ve değişen öğrenci özelliklerine uyum sağlanarak öğretmenlik rolünün gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi.