Çanakkale, Bir Kurtuluş Destanı

1697

Fen Lisesi öğrencimiz Deniz Aral Vurucu’nun (Fen 11) 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi Kutlaması kapsamında Terakki Vakfı Kültür Merkezi K1’de yaptığı konuşma:

Çanakkale, Bir Kurtuluş Destanı

Yüz iki yıl önceydi…

İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan silah, mermi ve yıkım yüklü bir donanmayla gelmişlerdi Çanakkale’ye… Dünyanın en güçlüsü sayılan bu donanmayla Osmanlının kalbine İstanbul’a ulaşacaklarını sanıyorlardı. Hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaştılar. Çanakkale boğazının derinliklerinde kaldı gemileri, denizcileri ve elbette karanlık umutları… Ama vazgeçmeyeceklerdi, dünyanın askeri vardı ellerinde; Afrika’dan İrlanda’ya kadar uzanan. Kolayca ölüme sürülecek yüz binlerce askerle yeni plan bu kez karadan ele geçirmekti Çanakkale’yi…

Saldırılar aylarca sürdü. Yine başaramadılar. Mehmetçiğin zaferi bir mucize kabul edildi. Aslında mucizenin adı cesaret ve üstün askerlik yeteneğiyle kahramanlık ve gurur simgesi saydığı Mehmetçiğiyle, sadece ülkesinin değil savaşın ve elbette dünyanın kaderini değiştiren Mustafa Kemal’di…

Mustafa Kemal’in yıldızı, Çanakkale savaşlarıyla parlamıştı. Artık başarılı bir komutan olarak dillerde dolaşıyordu… Halkın sokaklara döküldüğü büyük törenlerle karşılanıyor, kimi İstanbul gazetelerinde Anafartalar kahramanı olarak övülüyordu. Bu anlamda Çanakkale savaşında kazandığı başarılar,  Kurtuluş Savaşı günlerinde ulusuyla kolayca kucaklaşmasını sağlayacak bir mihenk taşıydı Atatürk’ün.

İstanbul’da saltanat ve padişah ülkenin kurtuluşu adına ümit eden herkesi hayal kırıklığına uğratmıştı… Kimileri İngiliz ya da Amerikan mandasını savunuyordu. Oysa eski imparatorlukların, Avrupa’nın dünyanın kaderi çoktan belirlenmişti müttefikler arasında. Özellikle Osmanlı ile ilgili gizli paylaşım antlaşmaları daha savaş bitmeden imzalanmıştı.

Saray ve İstanbul hükümetinin tükenmişliği ulusun kurtuluş, bağımsızlık ve özgürlük yolunda tek bir hedef gösteriyordu: Anadolu

Yiğitler ve şehitler diyarı Anadolu, ne kaldıysa geriye bin bir cephede savaşmış ordularından, ne kaldıysa topundan tüfeğinden mermisinden umudundan, ne kaldıysa evladından ekmeğinden emeğinden bu kez onları bir araya getirerek kurtuluş destanını yaratacaktı. Emindi Mustafa Kemal, saray ve saltanat artık bitmişti. Yine emindi ki yüreği verdiği kayıplarla yanan Anadolu onu bekliyordu.   Bilinen öykü ve serüvenin ilk dalgalarına atıverdi kendini Mustafa Kemal. Sadece ulusu adına çarpan yüreğinin sesini dinledi.  Çanakkale Savaşının Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal, Anadolu’dan bir direniş destanı yaratarak, ya istiklal ya ölüm sloganıyla Cumhuriyet yolunda ilerleyişini sürdürdü ve modern Türkiye Cumhuriyetinin temellerini attı.

Biz gençlerin görevi yüz yıl önce bu topraklarda yaşanan dünyanın en kanlı savaşında yitirdiğimiz Çanakkale şehitlerinin anısına saygı duyarak, Atatürk’ün bizlere bıraktığı Cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkmaktır.

Deniz Aral Vurucu (Fen 11)