Öğrencimizin “Korkma! Gençliğin Ruhu Burada!” Temalı Kompozisyon Yarışması Başarısı

33

Levent Yerleşkesi Fen Lisesi öğrencimiz Asel Dendekdemir (10A), Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından “Korkma! Gençliğin Ruhu Burada!” temasıyla düzenlenen yarışmada kompozisyonuyla üçüncülük ödülünü aldı.

Yarışma, İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü etkinlikleri kapsamında millî ve manevi değerlerin benimsenmesi, tarih bilincinin geliştirilmesi ve millî aidiyet duygusunun güçlendirilmesi amacıyla gerçekleşti.

Yarışmada ödül alan öğrencimizin “Korkmaya Gerek Yok! Gelecek, Cesur Yüreklere Emanet” adlı kompozisyonunun tam metni:

KORKMAYA GEREK YOK! GELECEK, CESUR YÜREKLERE EMANET

İstiklal Marşı, Türk milletinin korkusuzca ve canlarını hiçe sayarak yürüttükleri bağımsızlık mücadelesini konu alır. Türk milleti, sadece kaybettiği toprakları geri almak için yürütmemiştir bu bağımsızlık mücadelesini. O topraklarda özgür olmak; dilini, inançlarını özgürce yaşamak için mücadele etmiştir. Arzularını, hayâllerini hatta sevdiklerini geride bırakmış; vatanlarını kurtaracak ışığı birbirlerinin gözlerinde görmüşlerdir. Sütçüsünden çobanına; demircisinden ev hanımına kadar herkes vatanını namusu bilmiştir. Gözü yaşlı analar oğullarını kendi elleriyle cepheye teslim ederken bir an bile düşünmemiş;  onlar da herkes gibi vatanı için her şeyi yapmaya hatta kendi biricik oğullarını bile ölüme göndermeye hazırlanmışlardır. Hepsi bir nefeslik “umut” içindir ancak sadece bunları mı fısıldar kulağımıza İstiklal Marşımız? Hayır! Aslında bir sesleniştir, bir haykırıştır İstiklal Marşımız.

İstiklal Marşımız; gençlere bir sesleniştir. Dünden bugüne hepimize bir yol göstericidir. Nasıl bir yoldur ama bu? Önce korkusuzluk ve umut nakşedilir yüreğimize. İlk sözcüğüdür “Korkma”…Artık gücümüz kalmadığında, her şeyin bittiğine inandığımızda, ”Belki başka bir hayatta” diye düşünmeye başladığımızda çok çok uzaklarda bir kıvılcımlık umut görünür. Bu umuttur bizi hayatta tutan. İşte bu umudun peşinden gidecek olan biziz. Biz gençleriz. Sonra bayrak ve vatan gelir. Bayrak sadece basit bir kumaş parçası değildir. O bayrak; şehitlerimizin kanlarıyla kırmızıya boyanmış o bayrak, bu vatanın bağımsızlığının göstergesidir. Atalarımızın canlarını dişlerine takarak kazandığı bağımsızlığın göstergesi, biz gençlerin de en büyük sorumluluğudur. Bu bayrağı canımız, kanımız uğruna korumak yegâne amacımızdır. Sonra da inanç… Bu bağımsızlık ünvanlarla, parayla, erişilemez askerî donanımlarla kazanılmamıştır. İnançla kazanılmıştır. İnsanın içinde inanç varsa yerine getiremeyeceği hiçbir görev, atlatamayacağı hiçbir zorluk, kazanamayacağı hiçbir savaş yoktur. Türk gencinin de vazifesidir bu inanç tohumlarını çocuklarının, torunlarının yüreğine ekmek. Daha sonra fedakârlık ve sorumluluk diye seslenir bize. Millî mücadelede yer alan tüm gazilerimiz ve şehitlerimizinki gibi bizim de gerektiğinde gözümüzü kırpmadan yapacağımız şeydir fedakârlık. Biz gençler, ihtiyaç duyulduğunda vatanımızı kurtarmanın sorumluluğunu alıp, gözümüzü karartıp harekete geçme bilincine sahip olursak bu vatanın geleceği çok daha parlaktır. Ve son olarak gelecek ve emanetle taçlandırılır bu sesleniş. Şehitlerimizin canları uğruna kazanılmış bu bağımsızlık bize emanettir. Bu bağımsızlığı da gelecek nesillere aktarmak bizim görevimizdir.

İşte İstiklal Marşımız budur. Sadece Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini anlatmakla kalmaz, gelecek nesillere seslenir; omuzlarımıza taşıyacak vazifeler, yolumuzu aydınlatacak öğütler bırakır. Ancak korkmaya gerek yok! Çünkü bizim gibi gençler oldukça bu milletin yolu daha çok açıktır, bizler için aşılamayacak engel, başarılamayacak görev yoktur!

Asel Denkdemir (10A)