Terakkililerin Kültür Gezileri: İspanya, Almanya, Fransa

123

Terakki’de İngilizcenin yanında İspanyolca, Fransızca ya da Almanca dillerinden birini öğrenen öğrencilerimiz, 12 – 18 Haziran tarihleri arasında İspanya, Fransa ve Almanya’ya yaptıkları gezilerle öğrendikleri yabancı dilleri yerinde konuşma fırsatı bulurken, ülkelerin kültürünü de yakından tanıma şansı elde etti.

Her iki yerleşkemizden ortaokul İspanyolca dersi öğrencilerimiz Barcelona ve Girona; Almanca dersi öğrencilerimiz, Münih, Bad, Schüssenried, Stuttgart, Freiburg ve Levent Yerleşkemizden Fransızca dersi öğrencilerimiz ise Nice, Cannes, Marsilya, Nîmes, Arles, Aix-en-Provence şehirlerini gezdi.

İspanya

İspanya’da öğrencilerimiz, Barcelona’nın kültür ve sanat dolu tarihine tanıklık ederken, bilgiyi ve farklı disiplin birikimlerini harekete geçiren çeşitli gezi ve aktivitelere de katıldı. Rehberler eşliğinde şehir turu yapan öğrencilerimiz; Endülüs Arenası, Montjuic Tepesi,

Barcelona Limanı, Kristof Kolomb Heykeli (Colon Meydanı), La Sagrada Familia Bazilikası, İspanya ve Catalunya Meydanı, Gaudi’nin evleri (Casa Batllo ve Casa Mila), La Rambla, Port Olimpic’i  gördü. Müslüman, Hıristiyan ve Musevi mirasının iç içe geçtiği en güzel örneklerden biri olan Girona gezisiyle şehrin balıksırtı sokaklarında tarih içinde bir seyahate çıkan öğrencilerimiz, Eyfel Köprüsü’nden geçerken nehir kıyısındaki rengârenk evlerle büyülendiklerini paylaştılar.

Fransa sınırına çok yakın, küçük ve şirin bir kasaba olan Figueras ziyaretleriyle öğrencilerimiz Salvador Dali’nin henüz hayattayken açtığı sürrealizmi ve zihinleri zorlayan eserlerinin bulunduğu müzeyi gezdiler.

Gaudi’nin dehasına bir kez daha hayran bırakan Park Güell ziyaretinin ardından İspanya’nın 17 bölgesinin ev mimarilerinin, karma bir köy şeklinde bir araya getirildiği Pueblo Espanyol ve Barrio Gotik gezisini gerçekleştirdiler. Öğrencilerimiz, Barcelona’nın dünyaca ünlü muhteşem stadyumunu Camp Nou’yu gezdikten sonra Flamenko şovunu ve danslarını da izlediler.

Almanya

Almanca öğrencilerimiz, Almanya’nın futbolun tapınağı olarak adlandırılan ve 2006 yılında kullanıma açılan Herzog & de Meuron imzalı Münih’teki Allianz Arena Stadyumu’nun ardından “Deutsches Museum” adlı dünyanın en büyük teknoloji ve bilim müzesini ziyaret ettiler. Yılda yaklaşık 1.5 milyon ziyaretçinin geldiği bu müzede, 50 bilim ve teknoloji dalına ait 28,000 obje sergileniyor. Sonrasında Münih şehrinin Marienplatz olarak bilinen en ünlü ve kalabalık caddesi olan Marienstrasse’yi gezdiler.

İkinci gün öğrencilerimiz Walt Disney’in logo olarak kullandığı ve en sevdiğimiz masallara ilham kaynağı olan, 19.yy’da yapılan Neuschwanstein Şatosu ve Neuschwanstein Kalesi’ni ziyaret ettiler.

Üçüncü gün öğrencilerimiz Ritter Sport Çikolata Fabrikasına giderek atölye çalışmalarında kendi çikolatalarını yaparak çikolata yapımı hakkında bilgi sahibi oldular. Daha sonra, Mercedes müzesine giden öğrencilerimiz, Mercedes’in ürettiği tüm modelleri burada görebilme şansını elde ettiler. Günün devamında Stuttgart’taki şehir turunda Altes Schloss, Neues Schloss, Stift Kilisesi, Schiller meydanı, modern mimariye örnek binalardan olan Staatsgalerie müzesi ve ünlü alışveriş caddesi Königstrasse’yi gördüler.

Dördüncü gün “Europa Park” adlı Almanya’nın en büyük eğlence merkezine gittiler.

Son gün Freiburg şehrinin Augustiner Platz’dan gezmeye başlayan öğrencilerimiz, temiz enerji üreten ve renkli konutlarıyla, çevreyle dost bir yaşam tarzının mümkün olabileceğini gösteren bir model şehir örneği olan Vauban semtini de ziyaret etti.

Fransa

Fransızca öğrencilerimiz ise Nice şehrinde Tarihi Kent/Vieille Ville, Cours Saleya, Melekler Koyu/Baie des Anges ve kentin sahil şeridi boyunca uzanan İngilizler Rıhtımı/ Promenade des Anglais’i gezdiler. Daha sonra Cannes şehrine hareket edip ünlü Cannes Film Festivalinin düzenlendiği Festival ve Kongre Sarayı/ Palais des Festivals et des Congrès’yi gördüler.

Marsilya şehrinde, önce eski liman bölgesini keşfe çıktılar. Daha sonra, Anadolu’dan gelip Marsilya’yı kuran Foçalıların ilk yerleşim yeri Le Panier semti, Lenche Meydanı/ Place de Lenche ve Küçük Kuyu Sokağı /Rue du Petit-Puits gibi şehrin ünlü ve kaçırılmayacak mekanlarında güney Fransa’ya hayran kaldıklarını belirttiler.

Nîmes şehrinde, Klasik Antik Dünyanın en eski yapısı olan Le Pont du Gard’ı ziyaret ettiler.

Antikçağ mühendislik harikası Su Kemerini gördükten sonra öğrencilerimiz, heyecanla bekledikleri Haribo Müzesine gittiler. Daha sonra, Esplanade Charles-de-Gaulle ile günümüzde antik dünyanın en iyi durumdaki arenası ve yine antik dünyanın en iyi durumda korunagelmiş tapınaklarından olan Maison Carrée çevresinde tur atıp hatıra fotoğrafları çektiler. Aynı zamanda bu tarihi şehirde etkisinden kolay çıkılmayan ve derslerimizde öğrencilerimize anlattığımız “Pétanque” oyunun da oynandığına şahit oldukları Les Jardins de la Fontaine ve Diana Tapınağı’nı ziyaret ettiler.

Turun devamında Van Gogh’un kaldığı ve resimlerine ilham kaynağı olan Arles şehrine geçilmiş olup öğrencilerimiz Van Gogh’un eserlerini yarattığı kafeyi görüp Espace Van Gogh’u dolaştılar. Daha sonra gezinin en etkileyici yeri olan Carrière de Lumières – eski taş ocağında bu sene konusu Van Gogh’un eserleri olan müzede öğrencilerimiz, Van Gogh’un eserlerini üç boyutlu olarak duvarlara yansıtılmış bir şekilde, etkileyici bir müzik ve sunum eşliğinde izlediler.

7. sınıflarımızın bu sene okuduğu Alphonse Daudet’nin ünlü kitabı “Les Lettres de Mon Moulin”e konusu olan yel değirmenini de gezdiler.

Son olarak gezimiz Aix-en-Provence şehrinin güzelliğini keşfederek ve öğrencilerimizin İstanbul’a dönmeden yanlarına hatıra olarak aldıkları ünlü badem ezmesi “Calisson” un tadımını yapıp müzesini ziyaret ettikten sonra gezi sona erdi.