Terakkili “Yaşam Kaynağımız Su” Yazısıyla Bölge Birincisi

79

Levent Yerleşkemizden ortaokul öğrencimiz Çınay Yina Zeng (8H), 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Marmara Bölgesi genelinde düzenlediği “Kimseyi Geride Bırakmamak” konulu kompozisyon yarışmasında “Yaşam Kaynağımız Su” başlıklı yazısıyla Bölge 1.si oldu.

Yaşam Kaynağımız Su

Kimseyi geride bırakmamak… İnsanlığın en büyük ideali olsak gerek; geride kalmamak, kalana el verip onu insanca bir yaşama kavuşturmak. Dünya var olduğundan beri doğada bulduğu her kaynağı kullanarak koşulları kendisine uydurmaya çalışmıştır insan. Bu kaynaklar sayesinde beslenme, barınma, giyinme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmiştir. İhtiyaçlarını karşılarken akan suyun gücünü sezmiş, güneş enerjisinin yaşamına kattığı değeri fark etmiş ve kendi çıkarı doğrultusunda doğadaki kaynakları nasıl kullanabileceğinin yollarını aramıştır. Bilimin gelişmişliği oranında- ki her ulus farklı düzeylerde- kaynakları tüketmeye başlamıştır.

Her şey gibi bu kaynakların da bir gün tükeneceğinin ayırdına ne yazık ki geç vardı insanlık. Kutuplarda buzullar erimeye, tarım toprakları azalmaya, su kaynakları kirlenmeye başlayınca hatasını anlayıp çareler bulmaya çalıştı. Büyük uluslar, “Ne yapabiliriz?” sorusundan yola çıkarak hem kendileri hem de gelecek nesiller için hırpalanmış doğal kaynakları hiç olmazsa bu noktada koruma altına alacak bir dizi önlemler aldı, almaya da çalışıyor.

Ekonomik anlamda güçlü ve kaynak yönünden daha zengin uluslar, susuzluğa çözüm bulmak amacıyla kendi iç kaynaklarını koruma altına aldı. Oysa yoksul ülkeler ve su kaynakları az olan özellikle üçüncü dünya ülkeleri şu an kuraklığın yanı sıra susuzlukla da mücadele etmek zorundadır. Temel insan hakları olan yaşama, barınma, beslenme hakları, kaynakların yetersizliği nedeniyle maalesef tehdit altındadır. O insanlar, kendilerine uzatılacak bir kaşık yemeğe, bir damla suya hasrettir. Afrika ve Asya kıtalarında yaşayan yerliler, mikroplu sularla gelecek hastalıkları umursamadan kilometrelerce uzaktaki kuyulardan ilkel şartlarda su temin etmektedir. Her yıl sudan kaynaklanan sebeplerle yaklaşık 3,5 milyon insan hayatını kaybediyor. Başka bir örnek vermek gerekirse, doğudaki bazı ülkelerde yeraltı sularının %80’i kirli sudan oluşmakta, yaklaşık 700 milyon insan mikroplu su içmektedir.

Su, vazgeçilmez bir nimettir. Onsuz kalırsak yoksulluk, yoksunluk başlar. Hayatın varlığı suya bağlıdır. Enerjisinden, içmeye, temizliğe kadar her alanda suya bağımlıyız. Sulanmayan toprak, kurur, çoraklaşır; besin üretemeyen bir toprak da üzerinde yaşayan canlıları açlığa, ölüme mahkûm eder. Atılacak her adımda bilinçli olmak, su kaynaklarını azami derecede korumak, kullanırken hesaplı kullanmak ve atık suyu arıtarak yeniden doğaya katmak alınabilecek önlemler arasındadır. İçilen her yudum suda bir başkasının da hakkı olduğunu düşünen insan, suya kutsal bir değer verir. Kaynak yönünden zorda kalan toplumlara destek olmak, su kaynaklarını tespit etmelerine ve en verimli şekilde kullanmalarına öncülük etmek de “su” adına insanlık görevdir. Tüm ulusların ele ele vererek alacağı önlemleri desteklemek gerekir. Yaşamsal faaliyetlerin devamı suyun varlığına bağlıdır. Bu nedenle ırk, dil, cinsiyet, milliyet ayrımı gözetmeksizin doğal kaynakları verimli ve doğru yöntemlerle değerlendirmek de insanlığın görevidir.

Ey insanlık!

Canlıların en akıllısı olan tek varlık sensin, evrendeki diğer varlıkların yaşamının da sana bağlı olduğunu unutma! Eğer dönülmez hata yaparsan unutma ki onlarla birlikte sen de kendini yok edeceksin. Toplumsal bilinç oluşmadıkça zorla, yasa ile enerji kaynaklarının özellikle suyun kullanımı denetlenemez.  Canlı yaşamının devamlılığı için elzem olan her kaynağın korunması gerektiğini içselleştirmek en güzel çözümdür.  Ben, sen, o; biz, siz, onlar… Ozon tabakası, asit yağmuru hepsi geçmişteki umarsızlığın bedeliyse el ele verme zamanı geçmeden “ Su, yaşamdır!” diyerek kaynakları korumalı ve çevre bilinci kazanmış nesillere geleceği emanet etmek insanlık görevi olmalıdır. Ne olursa olsun, bu bilinci tüm dünyaya yaymamız gerekli çünkü elimizdeki tek çıkış yolu budur. Medeniyetin, yaşamın gerisinde kalmamak için o tek yol da:  su, su, su…

Çınay Yina Zeng (8H)