Emek ve Karşılığı

1806

Levent Yerleşkemizden öğrencimiz Eda Koç (8F), T.C. Başbakanlık Sermaye Piyasa Kurulu’nun il genelinde ortaokul öğrencileri arasında düzenlediği “Gençlikte taş taşı, ihtiyarlıkta ye aşı” konulu kompozisyon yarışmasında “Emek ve Karşılığı” adlı yazısıyla ilçe birincisi oldu.

Emek ve Karşılığı

Siz, hiç emek harcamadan kazanılan başarı,  hiç çalışmadan diploma alan  öğrenci gördünüz mü?

Sizler hiç dokunulmadan, çimentoya bulaşmadan, işçisiz, mimarsız yükselen binada yaşadınız mı?

Bir amacımız olduğu zaman, o amaç uğruna uğraş veririz. Yaptığımız işin niteliği ne olursa olsun o işin sonuçlanması için didinir dururuz. Zorluklar karşısında pes ettiğimiz  zamanlarda  ara verir  ve  dinleniriz. Sonra kaldığımız yerden mücadeleye devam ederiz. Çalışmamızın sonucunda da  mutlaka bir ürün elde ederiz. Para kazanırız, mal alırız, diploma sahibi oluruz. Tüm bu çabaların ise tek bir  amacı vardır: Rahat etmek, gelecekte  sıkıntıya düşmemek.

İnsan yaşamı gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık gibi evreleri içinde barındıran bir süreçtir. Bu sürecin nasıl kullanıldığı ve bu kullanım sonucu elde edilecek kazanç kişinin emeğine, isteğine, yeteneğine, göstereceği çabaya  bağlıdır.

İnsan yaşamının en zinde, sağlıklı, üretken olduğu dönem gençliktir. Aldığımız eğitim için harcanan süreyi göz önüne alırsak yaklaşık  yirmi beş yıl  hayata hazırlanma sürecidir.

Bu sürecin sonunda seçtiğimiz meslek dalında ilerlemeye, emeği ürüne dönüştürmeye başlarız. Para kazanırız. Kazandığımız para miktarı ne olursa olsun birikim yapmak için çabalarız. Birikimlerimiz doğrultusunda daha iyi koşullarda yaşamak isteriz. Evimiz yoksa ev alırız, varsa daha büyüğünü ve güzelini tercih etmek isteriz. Araba alırız, çocuklarımızı iyi okullarda, iyi şartlarda okutmak isteriz. Yaşadığımız yer eğer isteklerimizi karşılayamıyorsa o yerden göç ederiz.  Eşimize, çocuklarımıza, ailemize katkıda bulunmak için maddi manevi desteğimizi sunarız.

Gençlik döneminde insan vücudu doğal olarak daha sağlıklı, daha enerjik ve üretkendir. Zihinsel kapasitemizin, yaratıcılığımızın en olgun olduğu dönem bu dönemdir.

Bir araba motoru düşünün. Yeni bir arabanın motoru ile yıllarca kullanılarak yıpranmış arabanın motoru nasıl farklı olursa insan bedeni de yıllara bağlı olarak yorulur, yıpranır. Yaşlılık döneminde gösterilen çaba ne kadar çok olursa olsun gençlik dönemindeki çaba kadar üretime dönüşemez. Zihin ve beden yorgundur çünkü.

Gençlik döneminde elde edilen birikimler yaşlılık döneminde kişinin yaşamını sağlıklı, huzurlu sürdürmesi için destek olur. Gelecek korkusu duymadan yaşam standardını ancak gençlikteki birikimler sayesinde koruyabiliriz.

Ağustos böceği ile karınca hikâyesini hepimiz biliriz. Sıcak bunalımlı yaz günlerinde karınca kışı, yani geleceğini düşünerek harıl harıl çalışır. Oysa ağustos böceği için gelecek kavramı o an için önemsizdir. Eğlenir, gezer, tozar. Aradan bir süre geçip soğuklar başlayınca ağustos böceği için kâbus başlamıştır. Karınca karnı tok, mutlu, korkusuz yaşarken ağustos böceği biçare ve açtır. Aslında bu, insanlar için bir ibretlik bir öyküdür.

Bugün sokaklarda dilenen, devlet korumasına muhtaç kalan çaresiz pek çok yaşlımız, yakınlarına güvenerek tembellik ederek çalışmayan, birikim sağlamayan insanlarımızdır.

Gelecekte güven, huzur ve mutluluk içinde yaşamak istiyorsak çalışan taraftan olmaya özen gösterelim. Çalışmak başta zor gelecektir, tembel olan insanları gördükçe özenecekseniz belki, hatta vazgeçip onların yolunu izlemeye kalkacaksınız.

Ancak böyle bir durumda kendi kuyunuzu kendiniz kazdığınızı da unutmayın, çünkü tembellik size sadece geçici bir rahatlık verecektir. Küçük çaplı bir yalanla sizi rahatlıkla kandırabilir tembellik, bu yüzden kurtulması çok zor olur. Çalışmak başlangıçta yorucu görünebilir.  Unutmayalım ki bugün harcanan emekler, bugün taşınan taşlar gelecekte bizlere rahatlık, huzur, güven, mutluluk ve aş olarak geri dönecektir.Pharmacy online australia

Sonrasında ise bizlere gülümsemek kalacaktır.

Eda Koç (8F)