Bana Göre Meclis

1736

Levent Yerleşkemizden öğrencimiz Deniz Delen (8F), Milli Eğitim Bakanlığı’nın il genelinde ortaokul öğrencileri arasında düzenlediği “Sizin Gözünüzde TBMM” konulu kompozisyon yarışmasında “Bana Göre Meclis” adlı yazısıyla ilçe birincisi oldu.

BANA GÖRE MECLİS

Hepimizin sesidir meclis.

Tarihteki varlığımızın kanıtıdır.

Meclis bir ulusun bağımsızlığını ve halkın adına özgür iradeyi temsil eden bir simgedir.

Milli egemenlik deyince aklımıza cumhuriyet ve halk egemenliği gelir. Her milletin egemenliğini, iradesini temsil eden bir meclisi vardır.

Halk egemenliğinin varlığını temsil eden ilk kurum olan Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 tarihinde kurulmuştur. Bu meclis Osmanlı Devleti’nin toprakları işgal altında iken halkın bağımsızlığını sağlamak için- düşmanlara karşı direnirken- kurulmuştur.

TBMM 23 Nisan 1920’de kurulan Türk Milletinin anayasa ile verdiği yetki ile yasama görevi yapan Türkiye Cumhuriyetinin anayasal devlet organıdır. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur. Meclis, bağımsızlık savaşını verdiğimiz bir dönemde çok büyük sorumluluk üstlenmiş ve halkın sesi olmuştur.   Orada alınan kararlar savaşın gidişatına ve tarihine yön vermiştir.

TBMM’yi üstün kılan milletin meclisi olmasıdır. Halk adına halkı temsil etmesi için seçilen kişilerden oluşan ortak sesimizdir Meclis.

Çoğu ülke tarih boyunca monarşiyi inatla reddetmiş ve sürekli kendisine ait olması gerektiğine inandığı egemenlik hakkını aramıştır. Yıllar boyu bir kral tarafından yönetildikten sonra bağımsızlığını ilan eden uluslarda “özgürlük” çok daha değerli bir kavram olmuştur.

Dünyada ve ülkemizde halk tek kişinin baskısından zulmünden yılarak monarşi ile cumhuriyet arasındaki büyük boşluğu gördükçe özgürlük mücadelesini yıllar boyu sürdürmüştür. Bugün dünya üzerinde bu savaşı hala vermeye devam eden pek çok ulus vardır.

Peki, halk adına halkı temsil eden, uğruna can verilen, kutsal görülen, ulusal kararların alındığı bir meclis nasıl olmalıdır?

Meclis, saygın olmalıdır. Hayalimdeki meclis de çok kutsal ve değerlidir. Çünkü o meclis bizi temsil etmektedir.  Farklı fikirlerin tartışma ortamı bulabildiği, ulus adına en doğru kararların alındığı, insan haklarına saygı duyan ve bireyin haklarını da sonuna kadar koruyan bir merci olmalıdır.

Meclis, hata yapmaz. Meclisten çıkan kararlar halkının haklarını korumalı, temel insan haklarını güvence altına almalı, çıkardığı yasalar yansız ve çağdaş olmalıdır. İnsanların özgürlüğüne, yaşama hakkına saygı duymalıdır. Toplumu birleştirici nitelikte tutum ve davranışların sergilendiği yer olmalıdır.

Mecliste bizi temsil eden vekillerin düşüncelerini açıklarken diğer vekillerin tutumu saygılı olmalıdır. Vekiller dinlediği fikri beğenmese de karşısındakine konuşma fırsatı vermelidir. “Sadece benim doğrum, doğrudur” tavrı sergilenmemelidir. Meclis konuşmalarını izlerken ağır eleştiriler, saygı sınırını aşan söylemler meclisimde olmamalıdır.

Daha aydın ve çağdaş bir toplum olmanın göstergesidir meclis. Televizyonda bazı ülkelerin meclis toplantılarında kavgalar izliyoruz. Bence bu görüntü o ülkenin diğer uluslar nezdinde prestijini zayıflatıyor. Benim ulusumun bu görüntülerle anılması beni ve halkımı üzer. Çünkü Atatürk’ümün kurduğu, o ulvi kararların alındığı meclis, tarihi bir simgedir yüreğimizde.

Hayalimdeki meclis halkın potansiyelini keşfetmesine yardımcı olmalıdır çünkü toplumun kalitesi eğitimli insanların varlığına bağlıdır. Meclis, halkı birbirine kenetlemeli, birleştirici olmalıdır. Birlikteliğin olduğu toplumlarda gelişme hızlı ve sürekli olur.

Meclis ve halk zıt kutuplar olamaz. Çünkü meclisi halk oluşturur. Halk ve meclis bir bütündür, meclis halkın iyiliği ve yetenekleri doğrultusunda karar almalıdır. Meclis sorun değil çözüm üreten saygın bir kurumdur ve böyle olmaya da devam etmelidir.

Meclis bir halkın ortak sesidir. Bir milletin meclisi yoksa ortak sesi de yok demektir. Konuşamayan bir insan nasıl başka insanlarla iletişim kuramıyorsa ve topluluktan dışlanıp yalnız başına bir hayat sürüyorsa meclisi olmayan bir millet de çağdaş uygarlık seviyesine yükselemez. Yabancı devletlerle olan ilişkilerini ilerletemez, sürdüremez ve geri kalır.

TBMM gibi bir meclisimiz olduğu için çok şanslıyız. TBMM sadece bir bina değil bizim egemenliğimizin kanıtıdır. Bizi özgür kılan, farklı görüşten her insana saygı duyan, bizi medeni ülkeler arasına çıkaran bu varlığımızın değerini bilmeli milli egemenliğimizi her türlü düşmandan korumalı ve sonsuza dek TBMM’yi ayakta tutmalıyız.

Unutmayalım ki meclis bir ulusun özgürlüğünün, varlığının kanıtıdır. O varlık var oldukça ulusu da var olacaktır.  TBMM’si Türk ulusunun ebediyen varlığını temsil edecek en büyük güçtür.

Deniz Delen (8F)