En Büyük Hediye 23 Nisan

878
23 nisan kompozisyon

Levent Yerleşkemizden ortaokul öğrencimiz Duru Çağlayan (8B), “23 Nisan 2018 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” etkinlikleri kapsamında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği “Çocukların Rüyası” konulu kompozisyon ve şiir yazma yarışmasına katıldı. Öğrencimiz bu yarışmada kompozisyon dalında “En Büyük Hediye 23 Nisan” yazısıyla İlçe 1.si oldu.

 

En Büyük Hediye 23 Nisan

 

23 Nisan,

Sen en güzel bayram, yine geldin bahar çiçeklerinin güzel kokusu içinde.

Nisan’ın en güzel günü, Ulu Önder Atatürk’ün biz çocuklarına bıraktığı çok özel bir gün…

Bir rüya gördüm çocuk uykumda: Geleceğe giden bir trendeydim. Trenin penceresi açıktı ve ben tertemiz orman kokusunu içime çekerek yemyeşil, bereket fışkıran ovaları, bacasından temiz dumanlar çıkan fabrikaları, bilim merkezlerini,  çimenlerde koşan ve bana el sallayan mutlu çocukları görmenin sevincini yaşıyordum.

Upuzun bir yoldu bu yol, çocukların hayalinin bitimsizliği gibi.

Ne zaman ki tren kapkaranlık bir tünele girdi, kendi çığlığımla uyandım “Karanlık istemiyoruuum.” diyerek.

Evet, biz çocukların rüyasında karanlığa yer yoktur çünkü geleceğe giden her yolculukta güzellik, başarı, bilim bizi bekleyen duraklar olsun istiyoruz.

Yolculuklarımız hep ama hep aydınlığa olsun.  Böyle rüyalardır aslında bizi büyüten adım adım. Bindiğimiz her trenin adı da bu nedenle hiç değişmez: Çocukların Rüyası

Gelecek, çocukların rüyasıdır.

Gelecek, daha iyiye ve daha güzele kavuşma isteğidir; bugünden çok ötelere uzanan sonsuz bir yolculuktur.

Gelecek, çocukların ta kendisidir.19 Mayısları, 23 Nisanları, 30 Ağustosları ve 29 Ekimleri unutmamaktır.

Bütün toplumlar geleceğini çocuklarına emanet eder. Onları ülkenin yapı taşları olarak düşünür ve yarınları koruyabilecek yetilerle donatmaya çabalar. Ülkenin hangi zorluklardan geçerek bu günlere geldiğini, sahip olduğu değerlerini, kültürel ögelerini çocukların kalplerinin en güzel köşelerine bir nakış gibi işler. Büyük, güçlü ulus olmak, büyük düşünen çocuklara sahip olmakla mümkündür. Bu nedenle uluslar, kendisini var eden tarihini çocuklarına öğretirken onlara aynı zamanda iyi insan, iyi yurttaş olma sorumluluğunu da aşılar. Geçmişten geleceğe uzanacak her adım güçlü olmalıdır ki çocukların rüyası büyüdüğünde gerçeğe dönüşsün.

Dünyanın en zengin kültürel mirasına sahip bir ulusun çocuklarıyız. Biz Türk çocuklarına layık görülen ”23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” kutsal bir emanet ve değerli armağandır. Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir çocuğa nasip olmamıştır böylesine bir armağana sahip olmak ve onun korumanın sorumluluğunu taşımak.

23 Nisan, Türk ulusunu aydınlığa çıkaracak olan bir rüyaydı. Bu rüyanın diğer rüyalardan farkı gerçekleşmesi için uğrunda koskoca bir ulusun can vermeye hazır olmasıydı. Bir destanın kanla, canla yazılmasıydı.

23 Nisan, Türk ulusunu yeniden dirilişinin adıdır. Ulusal egemenliğe atılan ilk adımdır. Özgürlüğe açılan bir kapıdır. Topraklarımıza göz diken, bağımsızlığımızı elimizden almak isteyen uluslara karşı bir haykırıştır.

Atatürk’ün önderliğinde Türk halkı el ele vermiş, onca yokluk ve yoksulluğa rağmen bağımsızlığa kavuşurken yaptığı devrimlerle yepyeni rüyalara açılmıştır. Tüm bu olağanüstü değişimleri yaparken Atatürk, Türk çocuklarına güvenmiş, onlara sorumluluklar yüklemiştir.

Bugün biz Türk çocukları, kazanılan bu zaferin ve bize emanet edilen bu güzel vatanın ne kadar kutsal olduğunun farkındayız. Bu onurlu görevi yerine getirirken, ülkemizde ve dünyada barışın, kardeşliğin, huzurun ve mutluluğun var olması için çabalarken yeteneklerimizi doğru analiz etmek zorundayız. Her birimiz kendi yeteneğimiz doğrultusunda zamanı doğru kullanırsak ülke kalkınmasında daha hızlı yol alırız

Çocuk; bir ülkenin geleceğe yönelik rüyasıdır. Ulusları zenginleştiren, farklılık kazandıran bu rüyalar sayesinde ülkemiz yükselir.

Çocuk; sevginin, temizliğin, saflığın sembolüdür. Her çocuk doğduğu andan itibaren yakın çevresinden başlayarak gözlemlediği örnek davranışlar doğrultusunda şekillenir. Aldığı eğitimler,  olumlu olumsuz bildirimler duygu dünyasında farklı rüyalara zemin hazırlar. Kimi çocuğun rüyası bir gökkuşağı kadar renkliyken kiminin rüyası da bir savaş alanı gibi barışa hasrettir.

Çocuklar kâbusu sevmez. Güven içinde yaşamak, yüreğinde, teninde sevdiklerinin varlığını duyumsamak ister. Varlığını borçlu olduğu ailesi ve ülkesinin refahı için gidilecek yol ne kadar zorlu ve uzun olursa olsun o da büyükleri gibi hizmete hazırdır.

Bugün özgür, mutlu ve huzur içinde başlayan uykularımızda güzel rüyalar görebiliyorsak bunu vatan için can veren şehitlerimize borçluyuz. Tarihe adını yazdıran büyük insanların hayatlarını incelediğimiz zaman pek çok sıkıntılar yaşadığını ama asla yılmadıklarını görüyoruz. Onların yaptığı her buluş, gösterdiği her çaba sadece ülkelerini değil çağları da ileriye taşımıştır. Bize düşen de budur.

Öncü ışıklar olmadan karanlıklar aydınlığa çıkmaz. Türk çocukları olarak yağmur sonrası gökkuşağı gibi ülkemizi ve evreni başarılarımızla, sevgimizle sarmalıyız. Yüreğimizde yaktığımız, daha nice yıllar yakacağımız 23 Nisan meşalesinin ateşini hiç söndürmeyeceğiz.

Çünkü o meşalenin rüyalarımıza giren tek bir adı vardır:  “Vatan sevgisi”

Duru Çağlayan (8B)
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Ortaokulu