Biz Geleceğiz

321

Levent Yerleşkemizden ortaokul öğrencimiz Öykü Özdemir (8 D), İl Milli Eğitim Müdürlüğünün “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” etkinlikleri kapsamında 20 Şubat – 30 Mart tarihleri arasında düzenlediği “Gelecek Biziz” temalı yarışmada kompozisyon dalında Beşiktaş İlçe Birincisi oldu.

BİZ GELECEĞİZ

Gelecek beklentidir.

Gelecek; düşlere ulaşma umududur.

Gelecek; daha iyiye daha güzele kavuşma isteğidir.

Gelecek; bugünden çok daha ötelere uzanan büyük hayallerdir.

Bulunduğumuz kıta, ülke, kent ya da köy neresi olursa olsun gelecek hep çocuklarla ilintili olan bir kavramdır. Her toplum varlığını sürdürebilmek için çocuklarına, gençlerine güvenir. Bugünü yaşarken yarınlarını düşünerek yatırım yapar. Eğitim, ekonomi, bilim, ticaret, kültür… Her konuda bir adım daha öteye gitmek için çaba gösterir. Geleceğini emanet edeceği çocuklarını bu nedenlerle tam donanımlı yetiştirmeye çabalar. Bir ulus, temel kültür değerlerini, inançlarını, vazgeçilmez milli varlık öğelerini çocuklarına aşılar. Ülkesini iyi tanıyan, değerlerini özümsemiş gençler olarak büyüyen bu çocuklar, yeni bir yarının kurucusudur artık.

Gelecek biziz, derken her çocuk aslında omuzlarına düşen ağır ama kutsal sorumluluğun bilincindedir. İçinde var olduğu toplumunun geleceği ona bağlıdır. Ezilen ya da güçlü bir ulus yaratmak bilir ki kendisine bağlıdır.

Kutuplardaki çocuklar, Rio’da festivale katılan gençler, Güney Kore’de Bağımsızlık Günü’nü kutlayan çocuklar, Küba’da puro fabrikasında çalışanlar, Etiyopya’da temiz su arayışında olan gencecik bedenler… Dili, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun her kıtada gelecek, işte bu çocukların çabalarıyla şekillenecektir.

Türk çocukları olarak bizler de ulusumuzun geleceğinden sorumluyuz. Ülkemizi aydınlığa götürecek olan yolu biz çizeceğiz. Adına “vatan” dediğimiz bu topraklar candır, canandır.

Tarihte var olduğumuz günden bu yana, kurulan her Türk devleti; varlığını, uğrunda can veren şehitlerine borçludur. Bugün dünyanın her yerinde Türk kültürünün izlerini görebiliyorsak geçmişimize ve geleceğimize  sahip çıktığımız  içindir.

Bizi tarih sayfasından silmek isteyen uluslara göğsünü siper eden atalarımız sayesinde yarınlarımızı var kıldık. Emaneti devralan her Türk, aynı sorumlulukla çaba göstermek zorundadır. Çünkü düşenin ezildiği bu çağda dik, onurlu ve güçlü bir Türkiye bizimle mümkündür.

Atatürk, gençlere: “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.” derken yarınları bize emanet ettiğini açıkça belirtmiştir.

Sevgi, kardeşlik ve dostluk bağlarını güçlendirerek demokrasinin, ulusal egemenliğin korunması atacağımız bilimsel adımlarla mümkündür. Tüm insanlığın huzur ve barış içerisinde yaşayabilecekleri bir dünyanın temeli bizlere bağlıdır.

Bilimin aydınlığında yürümeyen ulusların yaşadığı dramı görüyor ve üzülüyoruz. Savaşın çirkin yüzü geri kalmış ulusları bir kıskaç gibi sararken bunlardan ders almak zorunda olan biz çocuklar atacağımız her adımda dikkatli olmalıyız.

Ülkemizin umutları bize bağlanmışken kültürümüzle uyuşmayan yaşamların peşinde koşmak yerine; doğruyu, iyiyi özümüzden kopmadan aramalıyız. Bilim adamlarının hayatlarını incelediğimiz zaman pek çok sıkıntılar yaşadığını ama asla yılmadıklarını görüyoruz. Onların yaptığı her buluş sadece ülkelerini değil çağları da ileriye taşımıştır.

Öncü ışıklar olmadan karanlıklar aydınlığa çıkmaz. Teknolojideki dev adımlar aslında binlerce küçük adımın yaktığı kıvılcımlarla atılmıştır. Kalkınma; bir ulusun tüm bireylerinin içine katıldığı bir bayrak yarışı gibidir, bence. Mesleği ne olursa olsun herkes üzerine düşeni en iyi şekilde yaparak bu yarışta var olmalıdır

Her ulus özeldir, biriciktir. Medeniyet yarışında bir sonraki nesle bayrağı teslim ederken önemli olan birlikte ne kadar koşabildiğimizdir. Yaratacağımız fark, yapacağımız buluşlar sayesinde hem kendi ulusumuza hem insanlığa yararlı olacağız.

Büyük düşünceler ancak büyük hayallerle elde edilir. Günü, kurtarmaya razı yaşamak geriliği kabullenmek demektir. Gelecekte biziz, diyebilmekten vazgeçmektir. Bunu söylemeye hiçbirimizin hakkı yoktur.

Dünyanın en güzel toprak parçası bizim vatanımızdır. Bir toprak, üzerinde yaşayan insanlarıyla değerlidir. Fabrika bacalarının tüttüğü, teknolojinin her yerde, her alanda gücünü gösterdiği, toprağından bereketli ürünler elde edilen, yer altı ve yer üstü her türlü cevherin doğru işlendiği bir vatan olmalıdır hayalimiz. Millet olmanın bilinciyle büyük küçük; genç yaşlı demeden medeniyet yarışına katılmak zorundayız. Çünkü gerileyen ulusların bağımsızlığı tehlikeye girer.

Geleceğin dünyasında var olmak bize bağlıdır. Altı yüz yıllık bir tarihe sahip soyumuzu, varlığımızı sürdürmek için yürekten inanarak “biz “olmak zorundayız.

Büyük sevdalar büyük yüreklerde olur, der büyüklerimiz. Yunus misali büyük sevdalarla çıktığımız medeniyet yolunda, Atatürk’ün ışığından feyzalarak onurlu yürüyüşümüze devam etmeliyiz. Ne bulduğumuza değil ne bırakacağımıza odaklanmalıyız.

Unutmayalım ki bizden sonrakiler teslim edeceğimiz değerlerle, bilimsel ve kültürel gelişmişlikle öteye gitme fırsatı bulabilecektir ancak.

Bugünü var kılan dün; geleceği kuracak olan da bugündür.

Gelecek biziz. Bu nedenle yürüyüşümüz sonsuza dek devam edecektir.

Öykü Özdemir (8 D)
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Ortaokulu