22. Terakki Tarih Günleri “Müzikli Türkiye Tarihi” Temasıyla Gerçekleşti

306

Lise Sosyal Bilimler ve Felsefe Bölümümüzün 22.sini çevrim içi düzenlediği Terakki Tarih Günleri, “Müzikli Türkiye Tarihi” temasıyla 10 – 11 Haziran’da gerçekleşti. Katılımcı okulların sunumlarıyla başlayan etkinliğimizin ikinci gününde Murat Meriç öğrencilerle söyleşti.

Lise öğrencilerinin Tarih alanında yürüttüğü en uzun soluklu etkinliklerden biri olan Terakki Tarih Günleri, çeşitli okullardan gençlerin, öğretmenlerin ve araştırmacı/akademisyenlerin bir araya geldiği karşılıklı bir öğrenme ve tartışma süreci. Gençlerin tarihimizin tartışmalı alanlarında araştırma, öğrenme, paylaşma ve tartışma kültürü oluşturmalarını desteklemesinin yanı sıra, temel bir tarihsel perspektif geliştirmelerine de katkı sağlıyor.

Terakki Tarih Günleri, etkinliğe katılım göstererek, oluşmasında ve akademik ve sosyal anlamda güçlü hale gelmesinde anlamlı katkılar sağlayan tüm okullarımızın öğrenci ve öğretmenleri sayesinde şekilleniyor. Buluşmanın çok öncesinde tüm okullarda tema seçme ve sunum hazırlıkları yaşanıyor. Bu nedenle, bir atölye çalışmasının çok ötesinde bir dinamizme ve akademik seviyeye sahip olmasının yanında öğrenciler arasında oluşturduğu sosyal bağlar da oldukça güçlü.

Bu sene Tarih Günleri çalışmalarımızda yine Özel Getronagan Ermeni Lisesi, Özel Koç Lisesi, Özel Amerikan Robert Lisesi, Özel Ulus Musevi Lisesi, Özel Üsküdar Amerikan Lisesi, Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Tepeören Anadolu Lisesi, ODTÜ Geliştirme Vakfı Lisesi, Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Lisesi yer aldı.

Katılımcı okulların sunumlarıyla başlayan etkinliğimizde sunum konuları şunlardı:

  1. Osman Paşa Marşı ve 1960’larda Muhalefetin 555K Marşına Dönüşümü/Terakki Vakfı Okulları
  2. Girne’den Yol Bağladık (Yasemin Kumral-1974) Şarkısının Kıbrıs Harekatı ve Dönemin Siyasi Gelişmeleri ile İlişkilendirilmesi/ ODTÜ Lisesi
  3. “Hoş Amerika, Puşt Amerika”- 1970’lerde Anti-emperyalizm/ Üsküdar Amerikan Lisesi
  4. “Tamirci Çırağı”- 1970’lerde İşçi Hareketleri/Robert Lisesi
  5. “1960’lar ve 70’ler Türkiye’sinde İşçi Hareketi ve Cem Karaca”/Koç Lisesi

Öğrencilerimiz sunumlarında siyasal, ekonomik ve toplumsal gelişmelerin müziğe yansımalarını örneklendirerek bu alanlarla kültür sanat alanları arasındaki bağlantılar, birbirlerini etkileme biçimlerini ortaya koydular. Enerjisi yüksek, nitelikli sunumlarıyla öğretmenlerine bir kez daha, akademik seviyesi güçlü işler çıkarma konusunda gurur yaşattılar. Okulumuzun sunumunda Tarih Kulübü öğrencilerimiz görev aldı: Levent Yerleşkemizden Esmanur Kaya (9E), Bora Güneş ve Ozan Ölmez (11A), Beril Tuncer (Fen 9) ve Efe Yay (Fen 9); Tepeören Yerleşkemizden Ceren Yanık (9B), Duru Bostan (9D), Efe Özyılmaz’ın (10A) birlikte hazırladığı çalışmayı Efe Yay ve Bora Güneş sundu.

Etkinliğimizin ikinci gününde, katılımcı okullarla her iki yerleşkemizden Anadolu ve Fen Lisesi Hazırlık, 9, 10 ve tüm IB sınıflarımızın öğrencilerinin takip ettiği webinarda Murat Meriç, “Müzikli Türkiye Tarihi” adlı bir söyleşi geçrekleştirdi. Öğrencilerimiz Beril Tuncer, Ceren Yanık, Bora Güneş ve Ozan Ölmez’in moderatörlüğünü yaptığı söyleşide, Murat Meriç Türkiye tarihinin müzikli bir panoramasını çıkardı.

Konuşmasına, Osmanlı döneminde modernleşme süreciyle müziğin geçirdiği değişimden bahsederek başlayan Meriç Osmanlı sarayında alaturka müziğin hakim olduğunu, ancak modernizasyon süreciyle birlikte klasik Batı müziğinin de saray yaşantısına dahil olduğunu; 1800’lerin ortalarından itibaren modernleşmenin topluma yansımasıyla İstanbul’da yeni bir müzik türünün doğduğunu belirtti. “Kanto” adı verilen bu türün İstanbul dışına pek çıkamadığını, ama yine de popüler Batılı müziğin ilk örneği olduğunu, “sokaktan gelen bir ses” olarak önemli olduğunu vurguladı. İstanbul’da olan bitenin doğrudan yansıdığı bu türe örnek olarak İstanbul’da çıkan bir yangının sonrasında yazılan “Yangın Var”, otomobilin ülkeye gelmesinin ardından yazılan “Otomobil Uçar Gider” şarkılarından bahsetti.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, yeniliklerle birlikte değişen hayatın müziğe de yansıdığını, bu dönemde operet ve müzikallerin yaygın olduğunu ifade eden Meriç, Atatürk’ün isteğiyle Cemal ve Ekrem Reşit Rey kardeşlerin hazırladığı Lüküs Hayat Opereti’nden bahsetti. Müzik alanındaki asıl büyük dönüşümün 1950’li yıllarda başladığını, çok-partili hayata geçiş ve ABD ile yakınlaşmanın Batılı popüler müzik formlarının Türkiye’ye bu dönemde giriş yaptığını söyledi; tango söyleyen Celal İnce’nin Amerikan tarzı şarkılar söylemeye başlayarak toplumda büyük bir yankı yarattığını ifade etti. Bu dönemde ABD ile ilişkiler nedeniyle hükümetin Celal İnce’ye “Dostluk Şarkısı” plağı yaptığını söyleyen Meriç, 60’lı yıllarda Amerika’ya bakışın toplumda değiştiğini ve şarkılara çok farklı bir şekilde yansıdığını vurguladı.

1960’larda başlayan Anadolu Rock akımının, 1970’lerde “Hafif Batı Müziği” olarak adlandırılan pop müziğin ve protest müziğin gelişiminden bahseden Meriç, 70’li yıllar boyunca seçimler sırasında müzikten faydalanıldığını ve partilerin seçim çalışmalarını birer şarkıyla yürüttüğünü ve bu yüzden seçimlerin “şarkılı kapışmalar” olarak anıldığını aktardı. Tüm anlatımını şarkılardan örnekler sunarak zenginleştirdi.

Murat Meriç’in müzikli sunumunun ardından soru-cevap bölümüyle Terakki Tarih Günleri tamamlandı.