IBDP gönüllü öğrencileri CAS kapsamında gerçekleştirdikleri “Book Drive” isimli proje ile Şanlıurfa’daki Hamurkesen Ortaokulu’nda kitap okuma kültürünü desteklemek amacıyla harekete geçti.

Projede aktif rol alan öğrencilerimiz 10IB H sınıfından Defne Demirel, Ekin Günay, Defne Kurtkaya, Naz Mısır, Alara Hızlan, Zeynep Özerdem, Ceren Arabacıoğlu, Mina Güleç ve 10IB E sınıfından Naz Tepeçam, Doğa Nil Özdemir, Muhammet Ali Bekir ve Elif Akan, okulun çeşitli noktalarında kitap toplama istasyonları kurarak, öğrenci ve öğretmenleri kitap bağışı yapmaya teşvik etti, okul duvarlarına asılan renkli posterlerle de bu etkinliği duyurdu ve topluluğun desteğini sağladı. Kitap kolileri içerisine öğrenciler tarafından hazırlanan özel notlar iliştirildi. Lise öğrencilerimizin küçük arkadaşlarına yazmış oldukları notta kitapların önemine “Kitapsız yaşamak kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır” sözü ile vurgu yapılarak, kitapların yeni dünyalara açılan birer kapı olduğu belirtildi.
Öğrencilerimiz proje kapsamında Bake Sale etkinliği gerçekleştirdi ve buradan elde ettikleri gelir ile Şanlıurfa’ya kitap gönderimini sağladı.

UN Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde bu proje, SDG 4 Nitelikli Eğitim hedefine doğrudan katkı sağlıyor. Kitapların sağladığı eğitim imkânlarıyla öğrencilerin bilgi ve deneyim dünyalarını genişletmeye yönelik bu adım, eğitim fırsatlarını artırmaya yönelik önemli bir örnek teşkil ediyor. IB öğrencilerimiz, bu projeyle sadece bir kütüphanenin kurulmasına değil, aynı zamanda eğitim alanında farkındalık yaratma ve sosyal sorumluluk bilincini artırma konusunda da önemli bir rol üstlendi.
]]>IB Diploma Programı sınav sürecini tamamlayarak mezuniyete hazırlanan ve aynı zamanda yükseköğretim hedefleri doğrultusunda ulusal sınavlara odaklanan 12 IB sınıfı öğrencilerimiz konferansta; Tepeören Yerleşkemizden 12. sınıflar Müdür Yardımcımız, Yurtiçi Üniversite Danışmanımız ve Kimya Bölüm Başkanımız tarafından gerçekleştirilen sunumları dinledi.
Konferansın ilk bölümünde sunumlara yer verilirken, ikinci bölümde öğrenci ve velilerimizden gelen soru-cevaplarla, 2024 YKS ve hazırlık süreci kapsamlı bir şekilde ele alındı.
]]>IB Diploma Programı’nın bir parçası olarak gerçekleşen Yaratıcılık, Fiziksel Aktivite,
Toplumsal Hizmet (Creativity, Activity, Service – CAS) programı, öğrencilerin okul dışı etkinliklerde yer almalarını teşvik eder ve hayatlarında kendilerini geliştirebilecekleri, toplumsal sorunlara daha duyarlı hale gelebilecekleri deneyimler yaşamalarını sağlar.
Birçok etkinlik ve atölye çalışmasının yer aldığı bu programda öğrencilerimiz, bahçıvanlığı deneyimledi. Çevre
dostu bir yaklaşımla, öğrencilerimiz tohum ekimi, odun kesimi, gübreleme, bitkilerin nasıl yetiştirileceği ve çevreye nasıl faydalı olabileceği hakkında bilgi sahibi oldu.
Öğrencilerimiz katıldıkları Grafiti atölyesinde sanatçılardan, grafiti tekniklerini öğrendi. Bu teknikleri kullanarak sprey boyalarla hayal güçlerini kullanarak ortaya eserler çıkardı. Sokak sanatının toplum üzerindeki etkisini vurgulayan ve gençleri sanatla tanıştıran bu etkinlik, öğrencilerin yaratıcılık ve özgüvenlerini artırmalarına yardımcı oldu.
Ardından, evsizlere yemek yapma etkinliğine katıldılar. Öğrencilerimiz, yerel bir marketten aldıkları malzemelerle sıcak yemekler hazırlayıp, evsizler barınağına giderek dağıtımını gerçekleştirdi, orada bulunanlarla sohbet etti. Günün kalanından şehri evsiz bir rehber eşliğinde farklı bir bakış açışıyla gezip dünya genelinde büyük sorun teşkil eden evsizlik problemiyle ilgili bilgileri birinci ağızdan öğrenme ve merak ettikleri soruları sorabilme şansı elde ettiler.
Program sırasında ayrıca, sürdürülebilir tasarım yarışmasına katılarak öğrencilerimiz, atıl halde bulunan bir bölgeyi daha sürdürülebilir bir hale sokabilmek için insanlarla röportaj yaptı, bölgede bulunan sorunları anlamaya çalıştı. Edindikleri bilgiler doğrultusunda bir proje ortaya koydular ve tasarımlarını diğer gruplardaki arkadaşlarına sundular.
Program boyunca, Prag Kalesi, Charles Köprüsü, Astronomik Saat Kulesi ve Eski Şehir Meydanı gibi Prag’ın tarihi ve turistik yerlerini de ziyaret ettiler. Onlara özel düzenlenen konsere katılıp, bowling oynadılar.
Dünya vatandaşı olmalarını destekleyen bu programla öğrencilerimiz, gezi boyunca bakış açılarını genişletecek deneyimler yaşadılar.


]]>
Environmental Systems and Societies (Çevresel Sistemler ve Toplumlar), Film, Mathematics (Matematik) ve English B (İngilizce B) derslerinin disiplinler arası projesi olan “Give A Second Life to Your Clothes! (Kıyafetlerine ikinci bir yaşam ver!)” projesi çerçevesinde öğrencilerimiz sırasıyla şu çalışmaları yaptılar:
Bu posterlere göre;
Tek bir T-shirt/gömlek üretimi için 2700 lt – 900 günlük içme suyu (WWF),
Tek bir pantolon/kot için 8183 lt – 104 kez duş almak ya da 12000 fincan kahve içmek (Tree Hugger),
Tek bir sweatshirt için 3350 lt – 1116 günlük içme suyu ya da 42 kez duş almak (Elle MacArthur Foundation).
Bir çift ayakkabı için 8543 lt – 2847 günlük içme suyu ya da 109 kez duş almak için gerekli su kullanılmaktadır (Tree Hugger).
Bilimsel formüller kullanarak hazırladıkları posterlerin sınıflarda paylaşımından sonra öğrenci ve öğretmenlerin gönüllü katılabilecekleri 2. el kıyafet satış ve değiş tokuşu etkinliğini organize eden öğrenciler 2. el 27 adet pantolon/kot, 33 adet tişört/gömlek ve 44 adet sweatshirt/kazağın satış ve değiş tokuşunu sağlayarak toplam 455.7 ton su tasarrufu yapılmasına katkıda bulundular. Böylelikle 151900 kişinin bir günlük su ihtiyacını giderebilecek suyu kurtarmış oldular.
10IBF sınıfı öğrencilerinden Yonca Öztürk proje ile tecrübelerini şu şekilde paylaştı:
“Son 1-2 aydır ders öğretmenlerimizin destekleriyle üzerine çalışıp ve düzenlediğimiz, 2. el kıyafet satış ve değişimini etkinliğini beklentilerimizin de üzerinde verimli geçti. Yaptığımız kıyafet alışverişlerinin çevreye ve suya olan olumlu etkilerinin farkına varmak ve su israfı azaltmak için yapabileceklerimizi öğrenmek projeye katkı sağlayan herkesin hayatına yeni bir perspektif kattı diye düşünüyorum. Bu projeyi hayata geçirebilmek için araştırma yapıp, saatlerce planlama ve data toplamamız gerekti. Ancak salı günü gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik sayesinde yaklaşık 450 ton suyun boşa harcanmasına engel olduk. Bu sayı global verilerle karşılaştırıldığında çok yüksek olmasa bile, düzenlediğimiz bu etkinliğin devamıyla çevreye büyük bir katkıda bulunacağımızdan eminim.”
]]>10 IBG öğrencilerimiz Can Emre Turgay, Rabia Kaya, Rasin Tan Aytürk, Çağan Öztürk, Uzay Çakır, Işık Ulus, Ozan Akın ve 10 IBH öğrencimiz Duru Tan, TOK dersi konularına yönelik farkındalık yaratmak üzere IBDP* ve IBPYP** Koordinatörlüklerimizin rehberliğinde bir “IB DP PYP Bilgi Kuramı Projesi” oluşturdular. Bu kapsamda “What Makes You, YOU?” adlı bir sunum hazırladılar. Sunumu yapan öğrencilerimiz ise Rabia Kaya, Işık Ulus ve Duru Kaya’ydı.
Öğrencilerimiz bu sunumda, IB Diploma Programı’nın TOK dersi doğrultusunda kimlik, kişisel bilgi, bilgi ve kültür arasındaki ilişkiyi ele aldılar. Knowledge (Bilgi), Knowers (Bilen) ve Sources of Knowledge (Bilgi Kaynakları) gibi TOK dersinin temel kavramları üzerinde durdular.

Sunumun PYP öğrencilerinin sınıfta işledikleri mekan, zaman ve kimlik konularıyla da bağlantılı olması nedeniyle, 4. sınıf öğrencilerimiz Fransızca konuşabilmek ya da piyano çalabilmek gibi kişisel bilgilerini, çevrelerindeki bilen ve bilgi kaynaklarından öğrendikleri matematiksel ya da bilimsel bilgi örneklerini ve kültürün bilgiye etkisi konularındaki farklı fikirlerini paylaşarak sunuma renk kattılar.
10IBG sınıfı öğrencilerimizden Işık Ulus sunumda edindiği tecrübelerinden şu şekilde bahsetti: “Bugün, Kasım ayından beri üzerinde büyük bir heyecanla çalıştığımız IB PYP Bilgi Kuramı projesini sunma şansını elde ettik. Projenin hazırlık süreci, takım olarak çalışma disiplinimizi geliştirdi; geçmiş bilgilerimizi şimdi öğrendiklerimizle, hatta gelecekte öğreneceklerimizle birleştirmemize olanak tanıdı. Sunum süreci ise iletişim becerilerimizi geliştirmenin yanı sıra başkalarına yeni bir bakış açısı sunmanın, onları düşünmeye sevk etmenin uyandırdığı tatlı duyguları da yaşattı her birimize. Bu duygu ve düşüncelerin hepsi altın değerinde olmasına rağmen, benim için bu projenin en unutulmaz yanı, bizi empati kurmaya teşvik etmesiydi. Projemizi hazırlarken, bir PYP öğrencisi gibi düşünüp, onların hayatlarını, yaşadığı zorlukları anlamaya çalıştık. Bunun yanı sıra, bilgi ve düşünce dünyamızı aktarmanın çok fazla emek istediğini fark edip, öğretmenlerimizle de empati kurma şansı elde ettik. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma, öğretmenlerime; ayrıca güzel katılımları için PYP öğrencilerine çok teşekkür ederim.”
10IBG sınıfı öğrencisi Rabia Kaya ise: “2 yıldır gördüğümüz Bilgi Kuramı dersinin en temel adımları kişilik, kültür, bilginin kaynakları ve bizi biz yapan şeyin ne olduğunu 4. sınıf öğrencilerine gönüllü olarak grubumdaki arkadaşlarım ile tanıtmaya çalıştık. PYP 4.sınıf öğrencilerinin hepsinin bu kadar istekli bir şekilde sunumumuzda söz alıp, fikirlerini paylaşmak istemesi bizi çok mutlu etti. Takım olarak bir şeyleri başarabilmek, özellikle de 4. sınıftaki küçük arkadaşlarımıza paylaşımda bulunabilmek çok güzel bir histi.” dedi.

* Uluslararası Bakalorya Diploma Programı (International Baccalaureate Diploma Programme – IBDP)
** Uluslararası Bakalorya İlk Yıllar Programı (Primary Years Programme – IBPYP)
IB programı kapsamında PYP, MYP ve DP öğrencilerinin Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (UNSDG’s) yönelik yapılan araştırmaların ve projelerin sunulduğu konferansta:
Tepeören Yerleşkemizden ilkokul 4C sınıfı öğrencilerimiz Deniz Ela Abul ve Mira Cığızoğlu, PYP kategorisinde 14. maddedeki “Sudaki Yaşam” ile ilgili; plastik atıkların denizlerde yaşayan canlılar için yarattığı tehlikelerle ilgili farkındalık yaratmak ve bu konuda yapılması gerekenlerle ilgili çözüm önerilerini paylaşmak için İngilizce bir kukla gösterisi hazırladılar.
Levent Yerleşkemizden lise öğrencilerimiz Defne Gürdal (11 IB G) ve Leyla Özgüder (11 IB I), DP kategorisinde 4. amaç olan “nitelikli eğitim” konusunu, kısıtlı erişim imkânına sahip ortaokul öğrencilerine İngilizce ders verdikleri Bolu IBDP CAS* Projesi’yle anlattılar.
Diğer öğrencilerimiz Mete Alp Turgay (10 IB I) ve Deniz Küpeli (11 IB H) ise 13. amaç olan iklim eylemine yönelik yapılan Call to Earth Projesi’ni sundu. CNN tarafından 10 Kasım’da gezegeni korumak için harekete geçmek amacıyla düzenlenen farkındalık projesiyle öğrencilerimiz kullanılmayan kumaş parçalarını toplayıp, onları değerlendirerek alışveriş çantası yaptı ve bu çantaların iklime zarar veren plastik poşetlerin yerini alması hedefiyle anlaşmalı marketlerde insanlara dağıttı.
Öğrencilerimiz bu etkinlikle Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Gelişim Amaçlarını daha yakından tanırken, birçok ülkeden katılım sağlayan öğrencilere kendi seçtikleri bir yöntemle İngilizce sunum yapma, öğrenci ve konuşmacılarla sohbet etme fırsatı buldular.
*Uluslararası Bakalorya Diploma Programı (International Baccalaureate Diploma Programme – IBDP) Yaratıcılık, Fiziksel Aktivite, Toplumsal Hizmet (Creativity, Activity, Service – CAS)
]]>
TOK Exhibition çalışmasında öğrencilerimiz, IB tarafından verilen 35 bilgi sorusu içinden bir soruyu seçip o soruyu 3 nesne aracılığıyla farklı bakış açılarından ve farklı bilgi alanlarından yararlanarak yanıtladılar. Bu serginin amacı, bilginin hayatın her alanında yer aldığını kanıtlamak ve bir öğrenen olarak öğrencilerin bilgiyle olan ilişkilerini görünür kılmak.
Bilginin hayatın her alanında yer aldığını seçtikleri üç nesne ve bu nesnelerin gündelik hayattaki, bilgi alanlarındaki bağlamlarıyla irdeleyen öğrencilerimizin çalışmaları sanal olarak sergilendi. Bu sanal sergiyi gözlemleyen IB öğretmenlerimiz ve 10 IB sınıfı öğrencilerimiz, irdelenen bilgi sorularını, seçilen nesneleri ve öğrencilerimizin ortaya koyduğu bilgi savlarını öğrencilerimizin ses kayıtları aracılığıyla dinlediler.
Çevrim içi yapılan bu sergide, salonlarda bulunan çalışmaları detaylı biçimde inceleyen 10 IB sınıfı öğrencilerimiz, yapılan çalışmaları ve süreci 11 IB sınıfı öğrencileriyle etkileşim içinde değerlendirdiler. 11 IB sınıfı öğrencilerimize yaşadıkları bu deneyimle ve yanıtlamaya çalıştıkları bilgi sorularıyla ilgili sorular sorup onlardan yanıtlar aldılar. Bu etkileşimden sonra sergiyle ilgili yaptıkları yazılı değerlendirme çalışmalarını TOK öğretmenleriyle paylaştılar. Böylelikle önümüzdeki sene yapacakları ‘TOK Exhibition’ için iç görü ve deneyim kazandılar.
]]>
IB Film öğretmenimiz Gonca Özmen’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, davetli konuşmacı Erick Pessôa, paylaştığı örnek çalışmalar aracılığıyla kültürel ve sanatsal bağlamda filmlerin karşılaştırmalı okuması ile ilgili deneyimlerini paylaştı.
Pessôa, IB’de yapılan çalışmaların nasıl değerlendirildiğini, değerlendirme süreçlerinde nelere dikkat edildiğini örnekler üzerinden irdeledi. IB Film öğrencilerinin çalışmalarını tamamlarken nelere dikkat etmeleri gerektiği üzerinde duran Pessôa, öğrencilerimizin yararlanabilecekleri alternatif yollardan ve pratiklerden bahsetti. Kuramsal bilgi yanında teknik bilgiyi de içeren konuşmasında Pessôa, kullanılabilecek farklı yöntemlerden ve araçlardan söz etti.

Pessôa’nın örnek olarak paylaştığı çalışmaları öğrencilerimiz IB’nin değerlendirme ölçütleri bağlamında irdeleyip bu çalışmalara tahmini notlar verdiler. Verilen notları nedenleri ve sonuçlarını tartışarak değerlendirdiler. Etkinlikte Pessôa, sinema akımları, türleri ve kuramlarını detaylandırdı ve bunların filmlerdeki kültürel, tarihsel, toplumsal ve sanatsal etkileri konusunda soru-cevap ve tartışma yöntemiyle hep birlikte fikir alışverişinde bulundular.
Film dersini almakta olan 10 ve 11. sınıf öğrencilerimizin sorularına detaylı cevaplar vererek düşüncelerini örnekler ve uygulamalarla da destekleyen konuşmacımız Pessôa, sinemanın kültürlerarası ve disiplinlerarası bir sanat dalı olarak eleştirel bakışımızı ne ölçüde genişletip geliştirebileceği ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.
]]>2008’den bu yana Robert Kolejde Edebiyat ve Film öğretmeni olarak görev yapan Jameson Vierling’in konuk olarak yer aldığı bu web seminerimiz, IB Film öğretmenimiz Gonca Özmen’in moderatörlüğünde gerçekleşti.

Vierling seminerde, paylaştığı örnek kısa filmler aracılığıyla sanatsal yaratıcılığı geliştirme yollarını irdeledi. Konuşmasında görsel bir dille hikâye anlatabilme becerisini detaylandırarak öğrencilerimizin kısa film çekerken izleyebilecekleri alternatif yollardan ve pratiklerden bahsetti. Kısa film öyküsünün oluşturulması, senaryo yazımı, senaryonun dramatik yapısı, ses, ışık, kamera kullanımı, görüntü estetiği, kurgu hakkında öğrencilerimizle tartıştı. Kısa film yaratmanın yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası aşamalarında yapılması gerekenlerden söz etti.
Öğrencilerimiz, Vierling’in örnek olarak paylaştığı kısa filmlerin sinema diliyle okunmasının yanı sıra görüntü, ışık ve sesle anlam yaratmada yaratıcılığın ne yönde kullanılabileceği ile ilgili soru-cevap ve tartışma yöntemiyle fikir alışverişinde bulundular. Örneklerden hareketle özellikle sinemada sesin ve sessizliğin rolü, ses tasarımı, ortam ve efekt kayıtları üzerinde durdular.

Film dersini almakta olan lise 10 ve 11. sınıf öğrencilerimizin sorularına detaylı cevaplar vererek düşüncelerini örnekler ve uygulamalarla da destekleyen konuşmacımız Vierling, film öğrencilerimizin sanatsal yaratıcılıklarını, düşünsel-duygusal donanımlarını ve kısa film çekme becerilerini geliştirmelerine yararlı olacak bilgiler paylaştı.

IB Film öğretmeni Gonca Özmen’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, davetli öğrencilerimiz 12 IB H sınıfından Eda Bekar ve Nur Güzeldere, etkili bir film portfolyosu hazırlama ve kısa film çekme konularında örneklerle çeşitlendirdikleri bir sunum yaptılar.
Konuk öğrencilerimiz, bireysel olarak hazırlamış oldukları portfolyo filmleri ve portfolyo raporları bağlamında deneyimlerini paylaştılar. Film dersinin içeriği kapsamında ürettikleri özgün sanatsal çalışmalarının güçlü ve geliştirilmesi gereken yanlarını detaylandırarak anlattılar. Bu süreçte kullandıkları araçlar ve programlardan, yaratıcılıklarını geliştirme yollarından, zaman planlamasında nasıl bir yol izlediklerinden bahsettiler. Ayrıca film dersinin görsel okuma, film analizi yapma, sinema tarihini ve akımlarını bilme, filmler ve yönetmenler arasında bağlantılar kurma, sanatsal yaratıcılığı besleme, yeni ifade yolları bulma ve anlatılmak istenenleri görsel bir dille anlatabilme becerisi benzeri kazanım ve katkılarından söz ettiler.
Film dersini almakta olan 10 ve 11. sınıf öğrencilerimizin sorduğu her bir soruya detaylı cevaplar veren, düşüncelerini örnekler ve uygulamalarla da destekleyen konuk öğrencilerimiz Eda Bekar ve Nur Güzeldere, öğrencilerimizin kısa film çekme ve portfolyo oluşturma becerilerini geliştirmelerine yararlı olacak bir çalışma yürüttüler.

]]>
IB Film öğretmenimiz Gonca Özmen’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, davetli konuşmacılarımız 2018-2019 IB mezunu öğrencilerimizden Cemre Akın ve Emre Özülkü, etkili bir film portfolyosu hazırlama ve kısa film çekme konularında örneklerle ve sorularla zenginleştirdikleri interaktif bir çalışma yürüttüler.

Online Öğrenci Buluşmaları adlı etkinliğimizin ilk oturumunda Cemre Akın ve Efe Özülkü, bireysel olarak hazırlamış oldukları portfolyo filmleri ve portfolyo raporları bağlamında deneyimlerini paylaştılar. Film dersinin içeriği kapsamında ürettikleri özgün sanatsal çalışmalarının güçlü ve geliştirilmesi gereken yanlarını, eksiklerini, yaptıklarını ve yapamadıklarını detaylandırarak anlattılar.

Bu süreçte kullandıkları araçları ve programları, yaratıcılıklarını nasıl geliştirdiklerini, film dersinin kazanımlarını ve bu kazanımların üniversite yaşantılarına olan katkılarından söz ettiler. Etkinliğimizin ikinci oturumunda ortaklaşa çektikleri 7 dakikalık kısa filmlerini göstererek sanatsal üretimde yaratıcı kararlar alma ve bunları gerçekleştirme konusunu irdelediler.

Film dersini almakta olan 10 ve 11. sınıf öğrencilerimizin sorduğu her bir soruya detaylı cevaplar veren, düşüncelerini örnekler ve uygulamalarla da destekleyen konuşmacılarımız Cemre Akın ve Efe Özülkü, öğrencilerimizin kısa film çekme ve portfolyo oluşturma becerilerini geliştirmelerine yararlı olacak bir çalışma gerçekleştirdiler.

]]>
Levent Yerleşkesi lise 10 IB ve 11 IB sınıflarından 40 öğrenci, öğretmenlerimiz Yeşim Bozkurt, Birol Binici ve Eda Torun eşliğinde 18 -19 Ekim tarihleri arasında Bolu’daki Yukarısoku Anaokulu, İlkokulu ve Ortaokulu’nu ziyaret ettik. Yaratıcılık, Etkinlik ve Toplumsal Hizmet (Creativity, Action, Service – CAS) çalışması olarak sosyal sorumluluk projesi adı altında ziyaretimizi gerçekleştirerek Bolu’daki 350 öğrenci ile keyifli bir zaman geçirme fırsatı yakaladık.
Gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projesinin hazırlık aşamasında ziyaret edeceğimiz okulun kararlaştırılmasının ardından Bolu’daki öğrencilerle birlikte eğlenebileceğimiz ve aynı zamanda onları bilgilendirebileceğimiz, öğrenciler arasında bağ kurabilecek etkinlikler yapmaya özen gösterdik. Okulda gerçekleştirdiğimiz etkinlikler için projede görevli olan koordinatörler Ceren Yılmaz, Elif Kaplan ve Selin Naz Avdan’ın yardımlarıyla sanat, oyun,
müzik ve dans olarak dört komite oluşturuldu. Bolu’daki okulun öğrencileri, sınıf sınıf değişerek her bir komitede aktiviteler yapma fırsatı yakaladılar. Terakkili her katılımcı evlerinden kek ve kurabiye gibi yiyecekler yaparak Bolu’daki okula getirdi ve hep birlikte yemek yiyerek sohbet ettik. 11 IB’den arkadaşımız Ceren Yılmaz, düşüncelerini şu sözlerle paylaştı: “Bolu projesinde hem biz hem de gittiğimiz okuldaki çocuklar çok eğlendi. Bizle zaman geçirdikleri için çok mutlu oldular ve ayrılmak istemediler. Bu projede bulunduğum için çok mutluyum.”
Sanat komitesinde ilk ve ortaokul öğrencilerine uygun sanatsal faaliyetler planladık ve gerçekleştirdik. Bu komitede amaç çocukların hayal güçlerini geliştirmek ve onları farklı çizim türleri ile tanıştırmaktı. Komite içinde uygun malzemeleri toplayarak; yüz boyası, parmak boyası, sulu boya, pastel boya, patates baskısı ve sim ile resim olarak birbirinden farklı sanatsal etkinlikleri çocuklara sunduk. En çok rağbet gören aktivite yüz boyası oldu. Sanat komitesindeki arkadaşlarımız çocukların yüzlerinin onların isteklerine doğrultusunda kediden gökkuşağına birçok farklı çizimle renklendirdi. Bununla birlikte birçok sanatsal aktivite sırasında onlara yardımcı olmayı da unutmadık.

Dans komitesinde gerekli şarkılar açılarak komite görevlileri ve öğrenciler damat halayından break dance’e ilgilerini çeken çeşitli dansları denediler. Farklı dans figürlerinin paylaşıldığı bu komitede öğrenciler stres ve yorgunluklarını bir kenara atarak dans etme fırsatı yakaladılar. Bu komitenin amacı öğrencileri farklı dans türleri ile tanıştırmak ve fiziksel bir aktivite yapmalarını sağlamaktı.
Müzik komitesinde öğrencileri, farklı müzik aletleriyle ve notalarla tanıştırma imkânı bulduk. Çocuklarla müziğin ne oldu ve niçin dinlenip çalındığı üzerine bir sohbetten sonra müziğin nota olarak ifade edilen seslerden oluştuğunu öğrendik. Öğrencilere gitar ve piyano üstünde farklı notaların nasıl değiştiğini demonstre ettik. Ardından müziğin bir diğer bölümü olan ritme geçtik. Ritim tutmayı öğrettikten sonra öğrencilerin sevdiği şarkıları dinleyip ritim tuttuk. Komite görevlisi Emre Durmuş, şu sözleri dile getirdi: “Öğrenciler hem notaları öğrenirken, hem de ritim tutarken çok eğlendi. Piyano ve gitarın çalınmasını dinlemek de oldukça hoşlarına gitti. Bazı öğrenciler ilk kez gerçek hayatta bu enstrümanların seslerini duyduklarını söylediler.”

Oyun komitesine geldiğimizde ise amaç, çocukların günlük hayatlarında oynamak istedikleri fakat belki oynama imkanlarının olmadığı oyunları oynamak ve onlara sonradan oynayabilecekleri oyun fikirleri vermekti. Bu komitede gerek Süper Doktor ve Twister gibi kutu oyunları, gerekse de komitede bulunan arkadaşlarımızın hazırladıkları eğitici ama öğretici oyunlar vardı.
Aynı zamanda okulun anaokulu öğrencileriyle de çeşitli aktiviteler yaptık. Hikaye okuma, yüz boyama, balonla oynama ve pastel boyalar ile renklendirme gibi eğitsel ama eğlenceli etkinliklerle anaokulu öğrencilerinin hayal gücünü geliştirecek ve fiziksel olarak hareket etmelerini sağlayacak faaliyetlerde bulunduk.

Terakkililer olarak bu sosyal sorumluluk projesinde bulunmaktan onur ve mutluluk duymaktayız. Mutluluktan havalara uçan ve bize geldiğimiz için teşekkür edip duran, yaptıkları çizimleri üfleyerek kurutan, “Abla, artık her gün geleceksiniz değil mi?” diyen, çikolatalı kek yediği için mutluluktan sırıtan çocukların, unutamayacağımız bu değerli günü yaşamalarını sağlamak bizim için önemli bir deneyim oldu.
Gezimizin ikinci gününde ise Bolu’nun el değmemiş doğasının bir parçası olan Abant Gölü ve çevresini ziyaret etme fırsatımız oldu. Bolu Belediyesinin “Doğayı Seviyorum” projesi kapsamında 6 km’lik yürüyüşte, Abant’ı 1357 rakımdan izleme keyfini yaşadık. Kayın yaprakları ve çiğdemlerle bezenmiş parkurda sonbaharın tüm güzelliklerine tanık olma şansını yakaladık.
Ada Vardar (11 IB G)
]]>Levent Yerleşkesi lise Matematik öğretmenlerimiz Canan Ayhan Öztürk ve Mehtap Sabah, matematiksel bilgiyi bilgi kuramı ekseninde değerlendirdikleri “Sharing
Samples About Theory of Knowledge Integrated Maths Lessons (Matematik Derslerinde Bilgi Kuramının Kullanıldığı Örnek Derslerin Paylaşımı) konulu bir sunum yaptılar. Bu sunumda öğretmenlerimiz bilgi kuramı uygulamalarının matematik derslerindeki önemi ve sonuçlarını konuştular. Öğrenci ürünleri ve yapılandırılmış ders planı örneklerini gösterdiler. Levent Yerleşkemizden Canan Özkul ve Tepeören Yerleşkemizden İpek Dulundu ise gerçekleştirdikleri matematik sunumunda, öğrencilerini matematik dersi bitirme projesi yazma sürecine hazırlarken 10 ve 11. sınıf düzeyinde uygulanan 5 adımda 5 farklı aktiviteye ilişkin içerik ve süreci paylaştı. Sunumlarının ismi şuydu: “Five Different Activities Connected with the ATL Skills to Get the Students Ready for Mathematical Exploration is Being Discussed in the Presentation (Öğrencilerimizi iç değerlendirme sürecine hazırlarken kullandığımız 5 farklı aktivite ve öğrenme yaklaşımları ile olan bağlantıları)’’.
Levent Yerleşkemizden Fizik Öğretmenimiz İlhan Çalışkan, “The Role of Serendipity in Scientific Discoveries (Bilimsel Keşiflerde Tesadüfün Rolü)” konulu sunumda
radyoaktivitenin keşfinden hareketle, Temel Bilimler ve özellikle Fizik alanında yapılan ve şans faktörünün önemli olduğu düşünülen diğer keşif örneklerini verdi. Öğretmenimiz bu konudaki Fizik dersi ve Bilgi Kuramı dersinin entegrasyonuna yönelik bilgi ve tecrübelerini anlattı. Keşifler her ne kadar beklenmeyen tesadüfler sonucunda bulunmuş gibi gözükse de aslında keşiflerin izlenen bilimsel yöntem, sezgi, tümevarımlı usa vurma, yaratıcı düşünce, merak ve kendi alanında bilimsel yeterliliğinin sonucunda ortaya çıktığını vurguladı ve Bilgi Kuramındaki bilgiye ulaşma yolları ile ilişkilendirdi.
Levent Yerleşkesi Bilgi Kuramı (Theory of Knowledge – TOK) öğretmenlerimizden Lucy Griffin, Yasemin Erdinç ve Victoria Gauna’nın yaptıkları “The Presentation Explores How TOK and Subject Teachers Can Work Together to Integrate Critical Thinking Skills in Their Subject Areas (TOK Kavramları İle Entegrasyonun Nasıl Uygulanabileceğine Dair Stratejiler)’’ konulu sunumda IB Diploma Programı’nın
çekirdeğinde yer alan Bilgi Kuramı dersinde edinilen eleştirel düşünce becerilerinin diğer IB derslerine entegre edilmesine yönelik yaklaşım ve uygulamaları kavramsal ve uygulamalı boyutlarıyla aktardılar. Sunumun başında Bilgi Kuramı dersindeki temel kavramları irdelediler. Daha sonra Language B (İngilizce), ESS (Çevre Sistemleri ve Toplumlar) ve Tarih/20. Yüzyılda Türkiye derslerinde yapılan uygulamalardan örnekleri sundular. Sunum, katılımcıların disiplinler arası bir örnekten yola çıkarak, kendi derslerinde Bilgi Kuramı bağlantılarını kurabilecekleri stratejileri paylaştıkları bir uygulama ile sona erdi.
Göritz, 18 Aralık Salı günü öğrencilerimizle kısa film okuma, film dili, film analizi, sinema tarihi ve sinema eleştirisi konusunda bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Seçtiği çarpıcı kısa film örnekleri üzerinden şiir ve sinema ilişkisi üzerinde duran Göritz, sözel ve görsel dil konusundaki birikimini öğrencilerimizle paylaştı. Öğrencilerimizin aktif katılımı ve sorularıyla zenginleşen atölyede Göritz, öğrencilerimize şiir çevirisi yaptırarak sanatsal yaratıcılıklarını ortaya koymalarını sağladı. Sözel dili görsel dile uyarlama pratikleri ve sözcükleri görüntülere aktarma pratiğini de yine şiir çevirisi üzerinden tartıştılar.

23 Aralık Pazar günü ise öğrencilerimiz, Göritz ve Özmen’in uygulama çalışmaları eşliğinde 11.00’den 16.00’ya kadar Balat’ta kısa film çekimleri yaptılar. Beşer kişilik beş gruba ayrılan öğrencilerimiz, Göritz ve Özmen’in şiirleri odağında kısa filmlerini planlama, rollerini belirleme ve çekim süreçlerini tamamladılar. Balat’ın farklı mekanlarını kullanan öğrencilerimiz, şu an filmlerini bitirme aşamasındalar.

Matthias Göritz kimdir?
1969 yılında Hamburg’da doğdu. Felsefe ve Edebiyat Bilimleri eğitimini tamamladıktan sonra uzun süre Moskova, Paris, Chicago ve New York’da yaşadı.
2001 yılında ilk şiir kitabı Loops yayımlandı. İlk romanı Der kurze Traum des Jakob Voss (2005) için Hamburg Edebiyat Ödülü, Bayern Radyosu Jüri Ödülü ve Mara Cassens Ödülü’ne layık görüldü. 2006 yılında ikinci şiir kitabı Pools yayımlandı. Göritz bu şiirler için Aşağı Saksonya İkinci Kitap Ödülü’ne layık görüldü. Yazar 2008 yılında Warsaw Haiku Yarışması’nı kazandı. 2011 yılında Robert Gernhardt ödülüne layık görüldü. 2013 yılında Hayalperestler ve Günahkârlar adlı romanı yayımlandı. 2014 yılında ise William Gass Ödülü’ne sahip olan ilk kişi oldu. Shangai Blues adlı romanı Vanja Vukovic’in 20 sanat eseri ile birlikte 2015 yılında yayımlandı. Son romanı Parker ise 2018’de C.H. Beck tarafından yayımlandı.
2016 yılında Tarabya Kültür Akademisi’nin konuk yazarı olan Matthias Göritz, 2017 yılında iki ay süreyle yeniden residans yazarı olarak İstanbul’da bulundu. Bu süre zarfında şiir seçkisi Aşk Benim Dilsizliğim 2016 yılında, Hayalperestler ve Günahkârlar romanı Mayıs 2018‘de Yitik Ülke Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı.
Matthias Göritz, ABD St. Louis Washington Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık dersleri vermektedir.
]]>“Where Are We? (Neredeyiz?)” temasına odaklanan konferans, tamamen öğrenciler tarafından hazırlanan bir dizi etkinlik çerçevesinde gerçekleşti. Konferansın amacı dünyanın farklı yerlerinden bizim gibi Uluslararası Diploma Programı öğrencilerinin Bilgi Kuramı derslerinde öğrendikleri konuları ilgi çekici, eleştirel ve yaratıcı bir şekilde sorgulamalarını sağlamaktı.

Bu yılın teması çerçevesinde dünyanın farklı ülkelerinden akranlarımızla insanların içinde yaşadıkları toplumlarda ve dünyada bulundukları yerleri sorguladık ve insanlığın nereye doğru gittiği hakkında tartıştık. Bunun yanında farklı ülkelerden gelen gençler olarak içinde bulunduğumuz sosyal ve kültürel ortamlardan nasıl etkilendiğimizi doğrudan gözlemleme ve değerlendirme fırsatı bulduk. Konferans süresince Parag Mehta, Rebecca Warren ve Leonoor Cornelissen gibi değerli konuk konuşmacıları dinleyerek, dünyadaki konumumuzu sorgulama ve edindiğimiz bilgiler arasında bağlantılar kurma şansımız oldu.
Konuşmacılardan UWC Eğitim Programları Koordinatörü Warren, 21. yüzyılın geleneksel eğitim anlayışlarına yönelik eleştirileri özgün bir sunum yöntemiyle bizlerle paylaştı. Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanlığından Mülteci Politikaları Uzmanı Cornelissen ise yaptığı sunumda göç, göçmenlik, cinsiyet rolleri, kültürler arası etkileşim, Avrupa’nın yüzleşmek zorunda olduğu mülteci sorunları ile çalışırken izlediği yolları hakkında insan hakları temelinde irdeledi. Bu konu kapsamında paylaştığı öyküler insan olmaya dair pek çok konuyu sorgulamamızı sağladı.

Yaşıtımız öğrencilerin hazırladığı atölye çalışmalarına katılarak her birimiz farklı çalışmalardan çok zengin deneyimler edindik. Katıldığımız atölyelerde tartıştığımız başlıklardan bazıları şöyleydi:
“The Admission Office” (Üniversite Kabül Ofisi)
Bir üniversite sizi neden seçmeli? Doğru bir tercih mi yapıyorlar? Onların seçimleri etik mi, nasıl gerekçelendirilebilir? Bu atölyede üniversite kayıt ofisi çalışanları rollerine girerek bu sürecin öğrenci tarafında değil de kayıt kabul bölümünde olmanın anlamını, hayattaki seçimlerin hangi kriterlere göre yapılabildiğini ve bunların etik sonuçlarını irdeledik.
The Meaning of Life and Our Places in the Society (Hayatın Anlamı ve Toplumdaki Yerimiz)
Muhteşem etkinlikler, tartışmalı sorular, kaliteli müzik ve sanat…
Bu atölyede hayatın anlamını, toplumdaki yerimizi sorgularken ilkel/gelişmiş toplum, yaratıcılık/üretkenlik, kültür, toplumsal ilişkiler/siyasi otorite kavramlarını tartıştık. Dünyanın farklı kıta ve ülkelerinden gelen akranlarımızla konulara bazen nasıl farklı bazen ise benzer açılardan baktığımızı görmek tarif edilemez bir duyguydu.
Konferanstaki atölye çalışmalarının yanı sıra çeşitli ülkelerden öğrencilerle tanışmak ve onlarla paylaşımlarda bulunmak hepimiz için heyecan verici ve sıra dışı bir deneyim oldu. Çeşitli okullardaki Uluslararası Bakalorya Programı (IB) ile okuyan birçok yeni öğrenciyle bir araya gelmek, bu süreç için daha motive olmamızı, gündelik yaşamda karşılaştığımız sorunlara karşı farklı bakış açıları geliştirebilmemizi sağladı. Gerek benim için gerekse arkadaşlarım için bu konferans eşsiz bir deneyimdi.
Konferans Tanıtım Paketi’nden alıntı…
“’Neredeyiz?’ sorusu kendi içinde barındırdığı muğlaklıkla ‘Birey olarak toplumdaki konumumuz neresi?’ ‘İçinde bulunduğumuz zamana kadar nasıl geldik?’ gibi yeni sorular sormamıza, yeni tartışmalarda bulunmamıza olanak sağlıyor. Ayrıca ‘İnsanlık olarak nereye gidiyoruz?’ ‘Var olduğumuzu nereden biliyoruz?’ ‘Sahip olduğumuz inanç ve değerler günümüze kadar nasıl değişti?’ gibi yeni soruları da tartışmamıza dahil etmeyi düşünüyoruz.”
Konferansa Katılan Arkadaşlarım:

Kübra N. Sarp (11 IB I)
]]>