Enis Batur’un yazdığı “2024 Şiir Bildirisi” okul koridorlarında, lise hazırlık ve 9. sınıf öğrencilerimizin seçtikleri şairin şiirleriyle tasarladığı posterler sınıf kapılarında sergilendi. Tepeören Yerleşkemizde de öğrencilerimiz seçtikleri şiir örneklerini, şairlerin isimlerini verdikleri şiir duraklarına yerleştirerek bir şiir yolu oluşturdu.
Ayrıca lise hazırlık sınıfı öğrencilerimiz, sevdikleri şairlerin dizelerinden oluşan birer tişört tasarladı ve bu tişörtleri 21 Mart Dünya Şiir gününde giyerek şiir sevgilerini dizeler aracılığıyla dile getirdi. Sevdikleri şairlerin dizelerini renkli kâğıtlara yazarak “Şiir Niyeti” küreleri oluşturan şiir severlerin aracığıyla okul koridorlarında, sınıflarda, yemekhanede, kantinde, bahçede şiirle buluşuldu.

Özmen, ilk kez 1999 yılında UNESCO tarafından ilan edilen 21 Mart Dünya Şiir Günü‘nün
amacının “farkındalık yaratmak ve ulusal, evrensel, bölgesel şiir hareketlerine taze bir enerji sağlamak” olduğunu açıklayarak konuşmasına başladı. Ardından, 1996’da Mazhar Candan, Mehmet H. Doğan, Talât Halman, Gülseli İnal’ın ve Tarık Günersel’in kuruculuğunda açılan Şiir Uzayı Laboratuvarı’ndan ve bu oluşumun Dünya Şiir Günü’nün kutlanmasındaki etkisinden bahsetti.
Sonrasında II. Yeni şairlerinden İlhan Berk’le dostluğunu anlattı. Berk’in hayat hikayesini, fotoğraflarla destekleyerek gözler önüne serdi. Zor geçen bir çocukluğun ardından şairin nasıl dünya çapında bir sanatçıya dönüştüğünü paylaştı.
Berk’in kadim uygarlıklardan cinselliğe, nesnelerden şehirlere, şifalı otlardan şairlere kadar “her şeyi” şiirin alanına dahil ettiğini ifade etti. Şairin yayımlanmış kitaplarının listesini öğrencilerle paylaşırken yabancı dillerde yayımlanmış kitaplarına da dikkat çekti, Berk’in evrenselliğine vurgu yaptı; bunun nasıl olabildiğini öğrencilerimizle irdeledi.
İlhan Berk’in “Üç Kez Seni Seviyorum Diye Uyandım” şiirinin analizini de yapan Gonca Özmen “Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün” dizesi üzerine öğrencilerimizin düşünmesini istedi. Bu dizenin anlamsal zenginliğini öğrencilerimizle tartışan şair onlara yeni bakış açıları kazandırdı.
İlhan Berk’in el yazısı ile tuttuğu defterlerin, bazı çizimlerinin, hakkında açılan sergilerin, yayımlanmış kitaplarının fotoğraflarını da paylaşan Özmen, İlhan Berk’in hayatını ve sanatçı kimliğini her yönüyle öğrencilerimize tanıttı.
Etkinliğin sonunda 2020 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü alan “Bile İsteye” adlı kitabında yer alan ve arkadaşı Gamze için yazdığı “Yama” şiirini okudu. Atölye sonunda öğrencilerimizle fotoğraflar çektirdi ve onlar için kitaplarını imzaladı.
Dünya Şiir Günü kapsamında yapılan diğer tüm etkinliklerimizi içeren haberi buradan okuyabilirsiniz.


]]>
Tüm ilkokul öğrencilerimiz, sınıf öğretmenlerimiz ve Türkçe Koordinatörlüğümüzün iş birliğiyle düzenlediği şiir dinletisinde “doğaya” ilişkin şiirleri; görseller, melodiler ve danslar eşliğinde izlediler. Serbest Şiir Kürsü’sünde hafta boyunca kendi yazdıkları şiirleri kürsüden arkadaşlarına okudular. Şiir seslendirme videolarını izlediler. İlkokul kütüphanesinde “Şiir Kitapları Sergisi ve Tadımlık Şiirler Etkinliği”, Classroom üzerinden de Dijital Şiir Kitapları Sergisi’ne katıldılar. “Pablo Neruda’ya Terakkili Şairlerden Cevaplar” etkinliğiyle öğrencilerimizin dizeleri okul koridorlarına taştı.

Lise öğrencilerimiz de 21 Mart Dünya Şiir Günü’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzün düzenlediği etkinliklerde buluştu. Her iki yerleşkemizde lise 10. sınıf öğrencilerimiz, “Bir Şiirin Peşindeyim” etkinliğinde birbirinden farklı şairlerin şiirleriyle buluştu. Şiir dinletisiyle başlayan etkinlik, öğrencilerimizin şairlerin dizelerine kendi dizelerini de ekleyerek yeni şiirler yazmasıyla devam etti ve ardından bu şiirleri arkadaşlarıyla paylaştılar. Ayrıca tüm lise sınıf seviyelerinden öğrencilerimiz okudukları, sevdikleri şiirlerden ya da kendi yazdıkları şiirlerden dizeler seçtiler. Seçtikleri dizeleri ve şairlerinin isimlerini tişörtlerine yazdılar.
Tepeören Yerleşkemizde Dünya Diller Bölümümüzle birlikte düzenlenen “Şiir Ağacı”
etkinliğinde tüm lise öğrencilerimiz, kendi yazdıkları Türkçe şiirleri beyaz kâğıtlara yazdılar. İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca yazdıkları şiirleri de renkli kâğıtlara yazıp şiir ağacına astılar. Ayrıca ağacı, kâğıttan yaptıkları renkli şekillerle süslediler. Ortaya çok renkli, çok dilli bir ağaç çıktı. Her koridorda içine ipler gerilmiş tahta çerçevelerin asıldığı bir diğer etkinlik “Askıda Şiir”de öğrencilerimiz, bu kez ünlü şairlerden sevdikleri, onlarda iz bırakan şiirleri yazıp küçük mandallarla çerçevelere astı. Böylece hem kendi şiir beğenilerini yansıtmış hem de akranlarının şiir beğenilerini görmüş oldular. Levent Yerleşkemizde ise öğrencilerimiz seçtikleri şiir örneklerinden ve şairlerin isimlerinden şiir durakları oluşturdu.
Etkinliklerden tüm fotoğrafları buradan görebilirsiniz.
]]>Kitabın resimlerinin sulu boya tekniğiyle Mısra Karahan tarafından yapıldığını dile getiren Akipek, bu tekniğin şiirlerin verdiği duygu yoğunluğunu daha iyi yansıttığına inandığını ifade etti. Akipek, kitabın ismine nasıl karar verdiğini anlatırken, ejderhaları çok sevdiğini ve kitabın ruhunu çok iyi temsil ettiği için bu ismi seçtiğini belirtti.

Öğrencilerimizden gelen, “Kitabı neden anne ve babanıza ithaf ettiniz?” sorusuna Akipek, anne ve babasının kendini doğru ve etkili ifade etme konusunda en büyük destekçisi olduğunu, herkesin kendini farklı şekillerde ifade ettiğini, sözcüklerle arasının hep iyi olması nedeniyle kendisini ifade etme yolu olarak yazmayı seçtiğini ve ailesinin de her zaman yazılarını dinleyip, okuyup, olumlu dönütler verdiğini anlattı.
“Kitabınızda sizin en sevdiğiniz şiiriniz hangisi oldu?” sorusuna ise “Beni başka dünyalara götüren çocuklarım hepsi, ama en sevdiğim şiirim Yıldız Çorbası’ydı” diye belirtti. “Şiirlerinizde konu olarak neden sıklıkla çiçekleri kullanıyorsunuz?” sorusunu çok beğenen yazar, bu soruya “Sanata da çok iyi bir sembol olduğunu düşündüğüm için çiçekler yazılarımda her zaman yer bulur.” cümlesiyle karşılık verdi. Sınıf öğretmeninin masasında tesadüfen gördüğü Hayyam’ın bir şiirinden çok etkilendiğini ve şiir yazma isteğinin o zamanlarda başladığını belirten Akipek, bu şiiri öğrencilerimiz için okudu.

Aslında yetişkinlere yönelik yazdığını söyleyen Akipek, çocuklarla buluşmanın kendisini daha çok motive ettiğini sözlerine ekledi. Yazma sürecini “Başkalarında duygusal karşılığını görmenin mutluluk veren bir duygu olması.” şeklinde tanımlayan yazar, yayınevine bu kitabın dosyasını sunarken kitap şiir türünde olduğu için tereddüt yaşadığını ancak şu an en çok baskı yapan kitabının da bu kitap olduğunu bizlerle paylaştı. Eserlerinin ilham kaynağını merak eden öğrencilerimize ise, her anın ona ilham olabildiğini, özellikle bir an veya ilham beklemediğini söyledi. Etkinlik, yazara teşekkür belgesinin verilmesi ve iyi dileklerle sona erdi.

TÖGEM (Terakki Öğrenme Geliştirme Merkezi) ve Türkçe Bölümümüzün tasarladığı bu bardak altlıklarıyla yapılan küçük sürprizden sonra öğrencilerimiz Şairler Meydanı’nda bir araya geldi. “Ses Veren Şiirler” adlı gösteride ünlü şairlerin bestelenmiş şiirleri yer aldı. Öğrencilerimiz bu bestelenmiş şiirleri, hem şiir hem de Müzik Öğretmenimiz Ayhan Öztürk’ün piyanosu eşliğinde şarkı olarak dinledi. “Şiir, çağının seslerinin yankısını taşır: Kahkahalar, çığlıklar, ıslıklar… Aşk şarkılarına marşlar karışır, ağıtlara çocuk sesleri. Çok sesli bir korodur şiir, bir orkestra.” ifadeleriyle başlayan gösteride şiirin duyguları ifade etmede ne kadar etkili olduğuna vurgu yaptılar. Dinletide Orhan Veli’nin “Dedikodu”, Nazım Hikmet’in “Ceviz Ağacı”, Murathan Mungan’ın “Olmasa Mektubun”, Ülkü Tamer’in “Güneş Topla Benim İçin”, Özdemir Asaf’ın “Çizik”, Ataol Behramoğlu’nun “Bu Aşk Burada Biter” ve Karacaoğlan’ın “Kara Değil mi?” adlı şiirlerine ve bu şiirlerin bestelenmiş biçimleri bulunuyordu.
7. sınıf öğrencilerinin şiir dizelerinden yola çıkarak Görsel Sanatlar Bölümümüzün rehberliğinde yaptıkları resimler ise Şairler Meydanı’ndaki panoda sergilenerek gösteriye renk kattı.
Gösterinin sunuculuğunu öğrencimiz Alara İlkyaz Özel (8B) yaptı. Şiirin insanı anlatmadaki en iyi yol olduğunu vurgulayan öğrencimiz, şiirlerin içeriklerine göre anonslar yaparak sözü şiir okuyacak arkadaşlarına bıraktı. Dinletiye 6A sınıfından Ege Şengül, Aytunç Sarandal, Sakina İmanova, 7B sınıfından Azra Akpınar, Öykü Çorap ve Ege Poyraz Bodur şiirleri; 8A sınıfından Ertuğ Özkan, 8B sınıfından Ela Elif Ekşi, Abdullah Kılıç, 8C sınıfından Ada Güler, Arda Sevil ve Ayşe Duru Karaduman şarkılarıyla ses verdi.
Karacaoğlan’ın “Kara Değil mi?” adlı bestelenmiş şiiri, tüm Terakkililerin hep bir ağızdan seslendirmesiyle dinleti sona erdi.
]]>
İlk kez 1999 yılında UNESCO’ tarafından ilan edilen ve dünya çapında kutlanan “Dünya Şiir Günü”nün amacı farkındalık yaratmak, ulusal, evrensel ve bölgesel şiir hareketlerine taze bir enerji sağlamak; insanları şiir okumaya ve yazmaya teşvik etmek.
Öğrencilerimiz, Dünya Şiir Günü’nde duyguları en iyi ifade etme aracı olan şiiri tüm öğretmenleri ve arkadaşlarıyla buluşturdu. Pazartesi sabahı bayrak töreni öncesi konferans salonunda bulunan öğretmenlerimiz, hazırlanan şiir sepetlerinden kendileri için bir şiir seçti. Öğrencilerimiz, teneffüslerde de tüm Terakkilileri ziyaret edip şiir verdiler. Böylece bir anda okuldaki pek çok kişi şiir okumaya başladı. Seçtikleri şiirlerde kendilerine benzer yönler bulan Terakkililer, kendilerini özel hissettiklerini dile getirdi.
Beşinci dersin sonlarına doğru koridorlarında öğrencimiz Arda İşcan’ın (8A) davul eşliğindeki duyurusuyla kendileri için hazırlanan etkinlikten haberdar olan öğrencilerimiz, büyük bir coşkuyla “Şairler Meydanı”nda kendileri için hazırlanmış bölümlerde yerlerini aldılar. Arda İşcan’ın: “Önce ses vardı, sonra söz… Sonra şair… Sonra şiir… Herkesten birkaç duyu fazlası vardır şairlerin… Aşkı da, ayrılığı da hüznü de sevinci de kendi aynalarından yansıtırlar. Buna bir de müziğin tılsımını ekleyin ve öyle düşünün şiir ve şairin serüvenini… Şiir, çağının seslerinin yankısını taşır: Kahkahalar, çığlıklar, ıslıklar… Aşk şarkılarına marşlar karışır, ağıtlara çocuk sesleri. Çok sesli bir korodur şiir, bir orkestra. Eskimeyen, yaşamaya övgüdür, adalete, aşka. Kendisi de dâhil hayata itirazdır. Kendisine de karşıdır, itirazına da… Bir de kendisi dışında her şeydir. Şiir, şiirden başka bir şey değildir!” sözleriyle başlayan gösteri, 6. sınıf öğrencilerimizden Asya Tunç (6A), Kaan Şapoğlu (6B), Pelin Pak (6A) Ege Dolmacı (7B), Tuna Gürer (7B) ve Dila Değirmenci’nin (7A) bölüm bölüm seslendirdikleri Can Yücel’in “Her Şey Sende Gizli” şiiriyle devam etti.
Şiir sonrasında gösteride görev alan öğrencilerimiz, ellerindeki balonların uçlarına bağlı olan şiirleri gökyüzüne bırakarak dünyayı şiirin güzelleştireceğini herkese yeniden hatırlattı.
]]>